HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 13.01.2007
Mesajlar: 2.184 İtibar Gücü: 15 | Sahi...Biz Ne Zaman Bittik? ![]() Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Korkar oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kurmaya... Artık yokmuşsun, artık yokmuşum, artık yokmuşuz... Gün batımları yokmuş oturduğumuz odanın sarı duvarlarına yansıyan... Ellerin yokmuş en beklenmedik anda ellerimle kavuşan... Aşklar yokmuş artık, bir zamanlar var olduğuna inanılan... Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İçimde kırılan bir ayna kaldı sadece... Geceler yokmuş artık, gündüzler de… Saatlerin kadranları kırılmış, küsmüş zamana... Kala kala bir rüya kalmış geceleri buluştuğum... Bir zamanlar bir romantiğin sarhoş eden gitar sesini dinlediğimiz yer de silinmiş gitmiş haritalardan... Ne çok şey kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden… Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… En çok da isminin içinde geçenleri... Bir pusula ömründe ilk kez yanlış yönü göstermiş... Gururuyla intiharı seçmiş, düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye... Güney de yokmuş artık, kuzey de… Sabahları yaşadığımız doğu silinip gitmiş, batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten… Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Kala kala sadece ve sadece o kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış... Sadece üç nokta… Apostroflar yokmuş artık, virgüller de çoktan yitip gitmiş geldikleri masallar alemine... Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık bu ucunu göremediğimiz sokağın ortasında, ne de kendini sorgulayıp duran tek bir soru işaretine… Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Yok olmuş dakikalar, saatler, saniyeler... Ve sen biraz da... Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki olduk, belki olmadık... Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık... Biz koskoca birer yalandık... Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani, o da yok artık... Dağınıklığım da yok, serzenişlerim, boşvermişliklerim de... Artık biz yokuz ki… Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Ancak, bana aldırmadan geçip giden zaman kalabilirdi ardımdan... Devam etti takvim yaprakları ardı ardınca koparılıp atılmaya... Aylar yıllara dönüp gitti... Artık ay yok, yıldızları da kaybettim ne zamandır... Sahi gökyüzü var mıydı seni sevdiğim zamanlar? Bilmiyorum ama, banyonda her sabah baktığım aynada gördüğüm siluetin yok artık... Ya da telefonlarda duyduğum sesin... Yoklar ne zaman var oldu! Veda etmeyi mi unuttuk artık olmayanlara yoksa! Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İki şehir, bir köprü vardı bir zamanlar... Eskiden izlediğimiz filmler yok artık, ilk kez gittiğimiz bale de oynanmadı bir daha hiç... Belki bir tiyatro oyununun ta kendisi bizdik... Tanrım, sen ve ben ne çok şey yitirdik... Birdik, bizdik, “en”dik, tektik… Sahi biz ne zaman bittik! Ne kadar zaman geçtiyse üzerinden, bu gece o kadar yutuyorum sesli harflerimi… “Ah”larımı yutuyorum artık... Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime... Bitenlere gülüp başlamak isteyenlere ağlıyorum... Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum... Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi… Elveda sevgili… |
| | |
| ^^DELİKIZ^^ isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | _CeyLiN_ (21-02-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | kis walla bilmiyom Ah”larımı yutuyorum artık... Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime... Bitenlere gülüp başlamak isteyenlere ağlıyorum... Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum... Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi… Elveda sevgili… merci deli kiz akilli paylasim olmus |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 13.01.2007
Mesajlar: 2.184 İtibar Gücü: 15 | tşkr ederim ablacım |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | İçime biriken bunca şey, bunca şey bir gün bu dünyanın helakına sebep olacak. Yere düşen her bir damla göz yaşım ayaklarının dibinden hüzün sarmaşıkları olarak yeşerecek. Ruhumu ve aşık olmuş yanlarımı kapattığım bu karanlık sessizlikten yayılan iniltim bir gün, en olmadık zamanda , kendini koyuverdiğin bu sessizliğini bozarak en gizli şehirlerini yerle bir edecek. Ellerimle terkedilmişlik şarabını içirdiğim binlerce umutsuz aşık senin ismin üzerine destanlar yazacak ,senin ismin üzerine … Tüm bunlar neden diye sorma,hayır,hayır seni suçladığım falan yok. Çünkü yıllar olmuş ben hala o sarhoşluğu yaşıyorum,lütfen anlamaya çalış, suçlama… Bu sarhoşa çok görme bu kırgınlık laflarını. Çünkü tutunduğum son dal senin yüreğindi, çünkü gözlerim artık yıldızlardan kayınca baktığı iki siyah yıldız senin gözlerindi. Ey sessizliğinde boğulduğum, yarım kalmış rüyalarım unutulmuş şehirlerim…Bu umarsızlık niye,bu sessizlik niye..Sessizliğini bozacak tılsım hangi dağın ardında ,hangi devin kursağında… Söyle ,yeter ki söyle ben en ıssız vadilerde ölümü selamlamaya hazırım,söyle sessizliğini bozacak sihir kimin elindedir. Ah nasılda yanılıyorum,ne kadarda yanılmışım. Oysa rüyalarımda gördüğüm mavimsi bir mutluluktu,şimdi terkedilmiş bir şehirde, şehrin hemen girişinde, lalelerin solduğu yerde boynumda ilmek bekliyorum,bekliyorum… Kim gelip ayaklarımın altından senin hayalini çekecek diye ,kim gelip ruhumu karanlıklara gark edecek. Kim gelip bu dar ağacına hayat verip çığlığımı susturacak.. Şimdi ya bu ayaklarımın altındakini alıp gidiver ,yada bırak karanlıklarda kaybolup gideyim. Artık boz şu sessizliğini… Çünkü artık dayanacak gücüm kalmadı,baksana şehrin diğer yakasında oturmuş beni bekleyen bir ölüm var ,hadi ya konuş yada bırak gideyim… |
| | |
| | #5 (permalink) | |
| Kayıt: 13.01.2007
Mesajlar: 2.184 İtibar Gücü: 15 | Alıntı:
| |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Gülüşlerimden Öperek Uyandır Beni Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana. Güneşin, karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı" yolluyorum sana. Durgun suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu kelebeğin kanadında sana yolluyorum. Dolunayda çığlık atan bir gecede sevdim seni. Göremesem de gülüşlerini, seher yelinde yapraklarını güneşe açan ciceklerin yüreğinde bildim gözlerini. Sırtımı sıvası dökülmüş duvarlara yaslayıp seni anlatırım karanlıkla inatlaşan yıldızlara. Her sabah papatyanın ayak uçlarında uykuya dalmış ceylanları kaldırıp onlarla nice selamlar yollarım sana… Sakın kederlenme sen. Kozasından hayata gülümseyen kelebeğin kirpiklerinde öğüttüm arsız acılarını. Çünkü sen, doğan güne umutla uyanmalısın. Ne olur düşünme içinde kanattığın sancılara. Yüreğin irin toplasa da ne olur ağlama. Ben sen uyanmadan gül kokulu yağmurlarla yıkarım kanayan dudaklarını. Cünkü sen, her soluğunda “ baharları “ solumasın. Duası ıslak, yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak için.Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının terleyen çizgilerini. Beli kırık virgüllerle uzattım senli cümleleri. Susamış karanfillerin dudaklarına sundum ıslak kirpiklerini. Ve birazdan tüm şehir uyanacak. Kaldır üzerindeki hüznün ağır yorganını. Pencerelerini aç ve hayatı solu bir an. Ilık nefesinden bir yudumunu uzat şehrin titrek tenine. Yüreğinin sıcaklığını avuçlarından akıtıp yetim güvercinleri emzir terinle.. Perdelerini güneşe aralayıp aynalara gülümse. Karanlıklarda ezilmiş bu topal şehir senin varlığında ayağa kalksın. Ve güneş ısıtmadan karlı tepeleri, memleketimin mahzun yüklü çocuklarına sevdanın umutlarını uzat. Uzat ki ; yetim uçurtmalar karanlık göğü aşıp vuslat yağmurlarını getirsin kurak bozkırlara.. “ Sana baharları getirirken Terlemiş yüreğimi Ilık nefesinle kurula. Sevdanın kundağına sarıp Düşlerinde uyut beni. Üşüyen tenimi Nefesinin sıcaklığıyla sar. Avuç içlerinde uyurken Gülüşlerimden öperek uyandır beni. |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 13.01.2007
Mesajlar: 2.184 İtibar Gücü: 15 | Gece yine büründü sessizligine… Ben ezelden yana sessiz… ‘’Geldim’’ dedin, gözlerimden kacarak… Bense gittigini anladım… Sensin beni tek anlayan derdin ya… Seni anlamak, ilk defa beni benden etti! Yüregime dokunmuyor, gözlerin… Isıtmıyor ellerin… Sevmiyorsun… Senden ne gelirse gelsin kabulum, bilirsin sen beni… Cennetim de sensin, cehennemim de… Şikayetci degilim, bu vurgundan… Bekledigimdi, geldi… Bilirim, beklenen ayrılıksa gelir…! Belki zamanında, kimbilir belki de cok zamansız… Şimdi benim payıma düşen, sensizlik… Uykusuz, zifiri karanlık geceler… Her sözde, care arayısları… Bugulu bakışlarda, seni görme arzusu… Daraldı ruhum yine… Aldırma sen bana… Ben kandırırım kendimi… Bilirsin! Acıtmaz gidişin… Sen beni iyi tanırsın… Susuyorum, aglamıyorum, izin veriyorum gidişine sualsiz…! Korkma… Ben sensizlige alışamam, senin bana alısamadıgın gibi…! Birgün yine geleceksin, biliyorum ‘’sen’’ gibi… Ve bana düşen, sıcacık bir ‘’hoşgeldin’’ olacak… Yine mühürleyecegim gönlümü sana, sualsiz! Gidişini izledigim gibi, gelişini de izleyecegim hüzünlerimle… Şimdi git… Unutma; Ben sartlı- şartsız tahliye ederim kendimi… |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| sahi ben ne zaman öldüm ??? | rap!n k!z! | Fotoğrafçılık ve Resimler | 38 | 01-06-2007 18:30 |
| Sahi,Neydi... | ^^DoLCe^^ | Şiir Köşesi | 6 | 15-04-2007 03:25 |
| bittik mi..! | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 05-04-2007 14:33 |
| Sahi.. Biz ne zaman Bittik? | SuPeRiSi | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 27-02-2007 00:15 |
| 'Öldük, mahvolduk, bittik' diyenler çıkarları için ülkeyi tehlikeye atmasın | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 14-12-2006 23:00 |