ηιﻮђt קяเภ¢єรร "G£c£_£$iNTİ$i "
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21 Mesajlar: 10.259 Rep gücü: 51 |  | |  | | | yorumlarınız ve paylasımlarınız için tkler  Ona o kadar bağlıyım, o kadar seviyorum ki..."
Hastalıklı sevgi budur işte; insanı alçaltır, aşağılık bir yaratığa
dönüştürür.”
Aşk böyle bir şeydi. İnsanın gücünü alan, kişiliğini zedeleyen, zaaflarını
açığa çıkartıp karşısındakinin hizmetine sokan bir şey. Aşka muhatap olan
kişi aşık olanın zaaflarının üstüne basarak yükselir, egemenliğini böyle
kurar. Egemenlik arttıkça aşık olanın kişiliği giderek zayıflar, sonunda
teslim olur. Artık aşık olan için esaret, aşık olunan içinse sonsuz özgürlük
vardır.
“Ona âşıktım, evet ama bu imkânsız bir aşktı, bu bir hastalıktı, tedavi
edilmesi gereken bir hastalık. ...bu hastalıktan kurtulmam için bir fırsat
bu, Tanrım kuvvet ver bana.”
Hayır, bu aşk olamaz, sadece aşk olamaz. Aşkın üstünde bir şey olmalı; henüz
tanımlanmamış, adı konulmamış bir şey. Sevdiğim birçok insandan günlerce,
aylarca uzak kaldığım oldu, bu denli bir özlem büyümemişti içimde. Ondan
ayrıldığım günden bu yana midemin ortasında oturan bir kütle her gün beni
büyüye büyüye kuşattı. Aklımdan bir an, bir saniye bile çıkmıyor, onu deli
gibi merak ediyorum. Ona bir şey olacak korkusu öyle bir yapıştı ki, ne
yapsam kurtulamıyorum bu korkudan.”
Söylediklerinizi psikiyatri diline çevirelim: “Bu aşk değil, aşkın dışında
bir durum. Yeni tanımlanmış, adı yeni konulmuş bir hastalık; “İlişki
bağımlılığı, ya da aşk bağımlılığı”. Kurtulamadığım kötü bir şey olacak
hissi ‘anksMadde bağımlılığı, ruhsal bozukluklar arasında yaygın rastlanması
ve sonuçlarının hem kişi hem toplum için yıkıcı olması nedeniyle önem taşır.
Doğal maddelerin küçük işlemlerden geçirilmesi sonucu elde edildikleri için
en eski zamanlardan beri kullanıldığı bilinmektedir. Psikiyatri
uzmanlığını, bağımlılık üzerine yoğunlaştıran Hakan Coşkunol, madde
bağımlılığının insan ruhunun tüm yönlerini etkileyişini madde madde, öz bir
biçimle tanımlamaktadır:
Bağımlılık, bir duygu, bir düşünce, bir durum, bir eylem ya da bir maddeye
karşı konulmaz bir şekilde istektir.
Bırakılmak istense de bırakılamaz.
Başlangıçta düşük dozlarla başlanır, giderek artırma ve sıklaştırma gerekir.
Bırakıldığı zaman birtakım yoksunluk belirtileri ortaya çıkarır.
Zarar görmesine rağmen kişi bu durumu sürdürür.
Böyle bir uyuşturucu bağımlısı, başlangıçta enerji kazanır. Düşünme yetisi,
sosyal ve cinsel özgüveni, iş verimi artar. Yalnızlık, çökkünlük, uykusuzluk
ve sıkıntı gibi istenmeyen belirtiler de ortaya çıkmış olsa bile kişiyi
rahatlatır. İş verimi artmış olmakla birlikte işe gitmeme, çalışamama, hatta
yasadışı yollara sapma göstermeye başlar. Düğün-dernek toplantıları, özel
günler, toplantılar, bağımlılık yapan maddeyi kullanmayı kışkırtan
nedenlerdir. Ardından dengesizlik, güvensizlik, başka uyuşturucu maddelere
yönelme ortaya çıkar. Bağımlılık eğilimlerinin bilinçaltı tarafından
kullanılması, hatalı bir korunma veya duygusal dengeyi sağlamak için
yetersiz bir yardım gibidir.
İlişki bağımlılığı da madde bağımlılığı gibidir. Kullanılan uyuşturucu
yerine bağlanılan kişi geçmiştir. Kişi, bağlandığı kişiyi, istese de
bırakamaz. Bağımlılığın derecesi giderek artar. Zorunlu ayrılma durumunda
birtakım yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Kişi zarar görmesine, bunun
farkında olmasına rağmen bağımlılık sürdürülür. Bağımlı kişi ve bağlandığı
partneri, bir tahter*******linin iki ucuna oturmuş gibidirler. Bağımlı kişi,
yoğun duygular yaşarken partneri bu duyguları yaşamaz. Kişi partnerini
önemserken partneri sadece kendini önemser. Kişi, tüm coşkusunu, desteğini,
parasını, zamanını partneri için harcarken partneri kendi istek ve
ihtiyaçlarını karşılamış olur. Kişi yüzde elliden fazlasını verirken
partneri yüzde elliden fazlasını alır. Kişi partnerine aşırı değer verirken
partneri aşırı değer görür. Kişi, partnerinin yanlış davranışlarını hoş
görürken partneri yanlış davranışlar sergiler. Kişi partnerine yaklaşmaya
çalışır, partneri ise o kişiden uzaklaşır. Sonuçta son derece asimetrik bir
ilişki söz konusudur.
Madde bağımlılığı kişiyi ruhen, bedenen ve toplumsal yönden çökertir. İlişki
bağımlılığı içindeki kişinin başına gelenler de hemen hemen aynıdır. Kişi
kendisini tükenmiş hisseder. Benlik sınırları net değildir. Sado-mazohistik
davranışlar sergiler. Olayları akışına bırakmaktan korkar. Bireysel
gelişimleri sınırlı kalır. Partnerini değiştirmeye çalışır ve elbette
başarılı olamaz. Çözümü kendisi dışında arar. Partneri tarafından terk
edilmekten korkar.
Dahası, bağımlılık arttıkça karşısındaki kişi ya da ilişkiye aşırı tepki
göstermeye başlar. Bu olmazsa kendini tamamen diğer kişiye ya da ilişkiye
yöneltir. Bir başka olasılık olarak karşısındaki kişi ve ilişkiden
gerçekdışı beklentilere kapılır.
Arkasından, kendisindeki çöküşün kısmen de farkına varılmasıyla, kişi iç
muhasebesine odaklanır. Partnerine yoğun bir ihtiyaç duymakta mıdır? Aynı
biçimde bu ilişkiye yoğun bir şekilde ihtiyaç duymakta mıdır? Partneri ile
ilişkiyi yoğun bir şekilde yaşamakta mıdır? Partnerine karşı yoğun bir
kıskançlık veya sahiplenme duygusu yaşamakta mıdır? Bu ilişki ile kendini
feda mı etmektedir? İlişkisini ya da bağımlılığını çok mu erken ve yoğun
biçimde belli etmiştir? Duygularını da aynı acelecilik ve yoğunlukla mı
ortaya koymuştur? Sorunlar çıktığında gereksiz yere kendini suçlamakta
mıdır? Partnerinden kısa sürede bile ayrılığa katlanamamakta mıdır? Bu tür
sonu gelmez iç muhasebelerin, ilişki bağımlısı kişiyi tümden çöküşe
sürükleyeceği kolayca anlaşılabilir. İsterseniz “ilişki bağımlığı” yerine
“aşk bağımlılığı” da diyebilirsiniz. Perspektifi daha da genişleterek, bir
siyasetçiye, herhangi bir düzeydeki bir parti liderine bağımlılık olarak da
alabilirsiniz.
Sonuçta, ilişki bağımlısı kendini gereğinden çok fazla ortaya koymuş, çok
fazla vermiştir. Karşısındaki kişiyle ya da ilişkiyle gereğinden fazla
ilgilenmektedir. İlişki dışındaki sosyal hayatını tamamen bitirmiştir, en
azından çok aza indirmiştir. İlişkisi dışında hiçbir ilgi alanı kalmamıştır.
Tüm zamanını, hayatını, partneri ya da ondan gelecek bir haberi bekleyerek
geçirir olmuştur. Her olayı ya da davranışı partneri ile bağlantılı
görmektedir. Yaşamının dengesi bozulmuştur. | |  | |  | |