HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | --- Çatısız Hayaller --- Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum. Akşam kızıllığı düşerken okyanuslara, seni hayal ediyorum bulutların avuçlarında. Sana gelirken ayaklarıma batan dikenleri toplayıp " yanakların " diye yüreğinden öpüyorum onları. Seni fısıldıyorum çiçeklerin yüreklerine. Susamış çardak kuşlarına avuç içlerimde biriktirdiğim gözyaşlarını sunuyorum. Dualarını alıyorum nice yetim kuşların. Sana kavuşmanın heyecanında alnımdan terler akıyor toprağın dudaklarına..İliklerim titriyor gözlerini solurken ... Kanımda tarif edemediğim telaş anaforları. Dilimde mutluluk yağmurlarında bestelenmiş sevda türküleri. Ellerimde dalından yeni koparılmış bir nefeslik çiğdemler. Gözlerinde geceyi emzirmeye geliyorum. Ve dizlerinde göz kapaklarımı dinlendirmeye geliyorum. Çatısız hayallerimde bedenimi senin gözlerine kapatıp sabah ezanı okunmadan göz kapaklarından güneşe selam durmalıyım. Gece, güne yenik düşmeden ben uykuya dalmış kardelenleri uyandırmalıyım. Ve tenini gül kokulu yağmurlar yıkarken , ben kırgın düşlerimi göğsüne yaslayıp senin avuçlarında mutlulukları kana kana içmeliyim. Sana küçük ellerimden gecenin karanlığında nice hayali yıldızlar çizmeliyim. Güllerle yıkanmış saçlarının kokusuyla ılık meltemleri kıskandırmalıyım. Rüzgar, yavru ceylanları üşütmeden ben utangaç yanaklarından toprağa bir cemre misali yuvarlanmalıyım. Her soluk aldığında dalgaların kıyıları dövdüğü zamanlardan kalma kırık uçurtmalarımı toplayıp yeni fideler ekiyorum ezik gül bahçelerine. Goncalar düşerken yüzün coğrafyasına, ben kuytu köşelerde ay teninin kokusunu soluyorum. Küçük ellerimle bakır tenli bulutların yüreğine “gözlerini “ çiziyorum. Bu gece “ gözlerindeki Cenneti “ soluyup sabah güneşini senin yanında karşılamak istiyorum. Sonra varlığının sıcaklığına uyanıp senin avuçlarından mavi semaya kanatlanmalıyım. Yüzünün ince çizgilerinden kayıp güneşin eteklerine koşmalıyım. Pencerene gün doğmadan yüreğimle alnına baharları , dudaklarımla gözlerine yıldızları bırakıp engin okyanuslara koşmalıyım. “ Gül yüreklim ; Bu gece, yüreğine uzanıp sabaha kadar ılık nefesinde gezindim durdum.Kah kirpiklerinde rüzgarları kovaladım kah avuç içlerinde yavru keklikleri uyandırdım. Dizlerine başımı yaslayıp sabaha kadar her soluğuna bir dua ekledim. Varlığının huzurunda nice seni seviyorum kelimelerini fısıldadım kulağına. “ Geldiğinde niye uyandırmadın beni “ der gibisin. Biliyorum. Uyandırmaya kıyamadıım işte. Eğer uyandırsaydım seni , gül kokulu Melek’lerin yüreğini güllerle yıkamasına ve yetim güvercinlerin dudaklarına baharı bırakmasına engel olacaktım. Kıyamadım o kuru dudaklarından öpmeye. Kıyamadım işte. Ve giderken her zaman beni soluman icin yüreğimi “ ılık nefesine “ bıraktım. . Kıyamadığım yüreğine nice seni seviyorum cümlelerini yolluyorum…” “ İyi ki varsın . Nefesine dokunamadığım, Yüreğimde soluduğum cansın. Sen, kıyamadığımsın, Mutluluklarda nefes aldığımsın…” |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Gidiyorsun ve beni bu hareketli şehrin en ıssız köşesine atıyorsun. Bana kalan sadece ağlamak belki de... Ama ağlayamıyorum ki...Yapabildiğim sadece ama sadece gidişini seyretmek. Gidiyorsun artık evet. Veda vakti yaklaştıkça isyan ediyorum. Yaşama, yaşadıklarıma... En önemlisi de seni seviyorum demeyişime... Gidiyorsun artık. Kaçmak istediğim bu şehirde tek umudum sendin. Şimdi seni de alıyorlar. Belki de seni benden kaçırıyorlar. Kaçmak istedim bu şehirden. çünkü bu şehirde seninle birlikte ama sanki sen yokmuşsun gibi yaşamak o kadar kahredici bir şey ki... Gidiyorsun. Git. Ama ben kaçmak istediğim bu şehrin en ıssız köşesinde seni hep bekleyeceğim. Geri dönersen eğer belki yıpranmış göreceksin beni. Belki yaşlanmış göreceksin. Belki de gittiğin yerden döndüğünde tanımayacaksın beni. Ama seni sonsuza kadar o ıssız köşemden hiç ayrılmadan bekleyeceğim. Bir gün geri geldiğinde beni görebilmen için o köşeden hiç ayrılmayacağım. İster yıpranayım, ister yaşlanayım,istersen hiç tanıma beni... ama ben o köşede gittiğin gibi dönmeni bekleyeceğim nasılsa. Geri döndüğünde beni tanımazsan eğer tanıyacağın günü de beklerim. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| """"Sevabını 12 Bİn Melek Yazmakla Bitiremiyor""""" | NuR-u HüdA | Dini Konular | 32 | 19-10-2008 23:22 |
| " Sendeki " beni " öldürebilirsin lakin bendeki " seni " asla ! " | **Zerd@** | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 25-05-2007 16:00 |
| Google'la" ZUZU "Yazdım Yazmaz Olaydım | zuzu | Fotoğrafçılık ve Resimler | 46 | 03-03-2007 17:10 |
| Sana "Seni" Yazıyorum... | motan | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 14-02-2007 15:01 |
| Sana "Yar" Diyorum.."YaraLarım" Kanıyor!.. | aSi MeLeq | Paylaşmak İstedikleriniz | 13 | 26-09-2006 18:25 |