HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | *An ve an bir gidiş hikayesi* *An ve an bir gidiş hikayesi* Sen gittin..! Çok acelen olmalı ki ansızın gittin.. Hazırlıksız yakalandım bu gidisine , kusura bakma bu yüzden sana hoşçakal diyemedim.. Aslında hiçbir şey diyemedim, gözlerimi çok sevdiğim saçlarına diktim , gözlerinden kaçtım bana \"ben gidiyorum\"u anlatmasınlar diye.. Sadece sesin kulaklarıma gidisinin resmini çizdi..Ben sessiz kaldım. Yağmur yağmadan gök gürlerdi , \"birazdan yağacağım ey insanlık\" diye bizi uyarırdı belki.. Sen gürlemedin, haber vermedin gideceğini.. Geldin , gidiyorum dedin gittin..! Dur desem de gidecektin..Sustum, dur demedim.. Diyemedim aslında ve sen gittin..! Evet git..! Git ki ben uyanayım aylarca suren uykumdan. Uyandığımda bir rüya gördüm diyebileyim ve gördüğüm bu rüyanın sonunu hiç hatırlamayayım.. Saçlarının dakikalarca parmaklarımın arasındaki dans edişleri aklıma gelsin..Yada ne bileyim uyandığında gözlerinin \"biraz daha uyku\" diye yalvarışlarını hatırlayayım.. Su içişlerini de hatırlayabilirim , çay içişmelerimizi de.. Dişlerimin omuzlarındaki izini , dudaklarının parmaklarımla buluştuğunda bana verdiği hissi hatırlayayım.. \"Vazgeçemiyorum\" diyişlerin olmasın rüyanın hatırladığım kısımları arasında ki vazgeçebileceğine hazırlayayım kendimi.. Sonra, bir anda kaybolup gittiğini ekleyeyim rüyamın son kısmına.. Kaybolduğunu ve seni aylarca aramama rağmen bulamayışımı kabulleneyeyim.. * Gerçek hislerin 1/5\'ini dahi anlatmaktan aciz zavallı kelimelerin \"yan yana gelelim bakalım ne olacak\" tripleri * Gittin iste ansızın be nutellam..Tamam hatalar yapıyordum, uzun bir hatalar zinciriydim de kırabilecek güce sahiptin bu zinciri yada sahiptik.. Gerçi sebepler önemli mi ki? Sebep ne olursa olsun gittin bana büyük tecrübeler bırakarak.. Öğrettin birçok şeyi bu gidişinle ama öğrendiklerimi sana anlatamıyorum.. Giderken bana bıraktığın bu sayfaya bile yazamıyorum.. Gittin..! Evet git..! Bu kararı alırken çok uzun düşündüğünün farkındayım da ben bu kararını kabul etmek zorunda kaldığımda düşünecek vakit bırakmamıştın.. Yangın mi vardı da kaçıyorduk? Dur koşma bu trenden 5 dakika sonra bir tren daha var diyemedim sana.. Bir sigara içelim , sessiz dururuz konuşmayız, rüzgarda biraz daha dalgalansın sacların, tamam gittin kabul ederiz ama bir sonraki tren birazdan geliyor, koşma yorulma cancağızım.. Hayır , koştun ve trene yetiştin.. Üzgünüm hazırlıksızdım , el sallayamadım seni benden götürenin arkasından.. Çok sessizce izledim gidisini , sen bakamıyordun evet gidisini pekiştirmen için bakmaman gerekliydi , rolünün hakkını veriyordun , tebrik ederim.. *Sona doğru yaklaşımlar hiyerarşisi, akrebin yelkovanı yakalama telaşesi, sigaranın kendini içip bitirişi , bir çocuğun oyuncak feryatları * Sen gittin..! Baharla gittin,bahar yalan..! Tren rüyamda yok gerçek öykümüzde de olmadığı gibi.. Tren de yalan..! Vazgeçemeyişlerin yalan..! Kış bitmiyor benim için bitmeyecek,bu kış yalan..! Ellerimi çok az tutabildin,ellerim de yalan.. Soner Arıca \"eğer gidersen bu aşka çok yazık olacak\" diyor dirinim dirinim... Aldırma bu da yalan ..Votka vişne yalan.. Uzanıp şarkı söyleyişlerimiz de yalan.. Bana dair ne varsa yalan.. * Veda anındaki iyi dilek eklentileri , gözlerdeki donukluk , rüzgar uğultusu , ırmağın debisindeki düşme , güneşin batışı* Simdi gidiyorsun.. Evet git.. \"Bir ikincisi daha olmayacak asla\" diye belleğime kazıdığım o \"muhteşem duyguyu\" bana yeniden yaşattığın için, hayatinin bir kısmına beni de eklediğin, kulaklarında sesimi , dudaklarında dudaklarımı misafir ettiğin için, benimle birlikte aldığın her nefes için minnettarım.. Simdi yolun açık olsun sevgili başlangıcı ile sonu arasında hiç istasyon bulunmayan bu tren yolculuğunda.. *Son iki buçuk cümle* Hoşçakal beş yüz yıllık sevdiğim.. Hoşçakal 4 mevsimim.. Hoşçakal.. |
| | |
| ^^DoLCe^^ isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | _P!nK_ (17-02-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | Hoşçakal..! |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Kaybettim seni bu gece.. Farkındayım. Sıradanlıkların içinden kurtulmuştum oysa seninle. Şimdi bakıyorum da sıradanlıklar esir almış bizi. Çarçabuk bitip tükenen heyecanların içinde... Zordur severken ayrılmak. Herhangi bir şeyden, yaşadığınız şehirden, oturduğumuz evden, eşinizden, işinizden… Bir ağaç düşünün; budadınız, suladınız, ilaçladınız; yaprak döküşünü, çiçek açışını izlediniz. Sonra, o ağacın artık sizin olmadığını söyledi birileri. İçiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Çünkü, bu “sevgi”dir, “aşk”tır. Ağaç siz, siz ağaç olmuşsunuzdur. Ayrılık zordur. Artık size ihtiyaç duyulmayacak olması ise en ağırıdır. Bunu sindirmek ise hiç kolay değildir. ”Aşkım, Bir tanem, Canım, Hayatım, Sevgilim” her ne iseniz, artık değilsinizdir. Dün yanı başınızdayken, bugün artık yoktur. Sizden kimsenin beklediği bir şey kalmamıştır. Neyi ne kadar bildiğiniz, neler becerebildiğiniz kimsenin umurunda değildir. Bu dünyada yalnız bedeniniz kalmıştır, ruhunuz ise kimselerin bilmediği yerlerde… Unutmak için akşamları erkenden yatarsınız. Yatakta uyumak için verdiğiniz savaş onu unutmak için verdiğiniz savaşa yenik düşer. Unutamazsınız. Aklınızı yitirme noktasına da gelseniz, unutamazsınız... Derken eliniz telefona gider; isimler arasında dolaşırken tuşlarsınız numaraları… İçinizde bir ses yankılanır; “Neye inanıyorsan öyle davran “… Pehhhhhhhh… Sonra anında wazgeçersiniz, paketteki son sigarayı da içip düşünürsünüz; “Severken ayrılmak hakikaten ne kadar da zormuş.” |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bir düş-tük kırıLdık.. Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.515 İtibar Gücü: 65 | Kayboluşlardayım Sensiz.. "Hani olur ya belki özlersen, istersen beni... En son bıraktığın yerde parçalanan kalbimi toplamaya çalışıyorum. Bekliyorum orada seni.Bir düş kurmaya aciz kaldım, beden haykırışlarda, çaresiz savruluyorum bu esen ayrılık rüzgarında. Bir yerinden tutmak istiyorum zamanı, tutunmak belki hayata kaçış.Duygular anlamsız, sözler kişiliksiz kaldı sen yokken. Pencerelerden göremiyorum ufku, erken iner oldu akşamlar. Buram buram koklamak, dağlara inat hissetmek seni. Bu yüzümde süzülenler yaş olmalı, hissetmeye küsmüşüm. Belki de sana bu dargınlığım, içten içe ateşler içinde, varmak koz olmaya. Dışlamışım her şeyden, herkesten kendimi. Ne olabilir kilerle çelişkideyim. Aynaya bakmaya korkmak, görmek korkaklığımı. Bir kerecik tutuversen ya elimi çekiversen hayata tekrar. Bazen bırak diyorum yüreğime bu yalancı umudu. Kalıversin diyorum, yapayalnız çaresiz. Olmak istemezcesine varoluşlara yönelme boşuna. Her şeyini kaybetmişlik içinde, daha kalmışsa başka şeyleri kaybetmeye bu yeltenişim. Ne kadar basitmiş diyor bu haykırış, yerine tekrar konulamayacak kırıklıklarla dolmuşum ve taşıyorum. Yabancı bedenlerle çıkmaz bir sokakta ilerleyişim. Bir umut , bir çare, belki yalnızlığıma inat. Kayboldum sensiz var etmeye çalıştığım hayallerimde..." |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Canımsın,renk kattın konuma... Ben; bu gece inadına seni düşündüm,ellerini düşündüm, gözlerini düşündüm taparcasına, bana verdiğin mutluluğu düşündüm. Sonra; istemeden seni bir başkasıyla düşündüm kıskançlık damarlarımda dolaştı sabaha dek. bir görmeliydin nasıl perişandım. Ben; bu gece sana geldim. Yokluğun öyle koydu ki yüreğime; dayanamazdım. Ne karanlık nede korku dinledim. Sadece sendin bu gece gözlerimde büyüyen. Sonra; bir türlü utanç duvarını aşamadım. Bilirsin ben kendimden de utanırım. Paramparça geri döndüm kapından. Ben; bu gece bütün benliğimi sana verdim. Dualar yağdırdım gökten üzerine,nin-niler söyledim sevgi sözcükleriyle, yıldızlardan evler yaptım ikimze küme küme, şafaklardan ağ ördüm sevgimizin ölümsüzlüğüne senden habersiz! Ve ilk kez yalnızlığıma ağladım bu gece! |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bir düş-tük kırıLdık.. Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.515 İtibar Gücü: 65 | ne demek her zamn ![]() Kulağımın içi kaşınıyor. Felaket. Önce azar azar başlıyor kaşıntı, geceleri. Sonra artıyor. Kaşımak da bir zor ki kulağın içini. Bir türlü geçmiyor. Ne yapsam acaba_?" diyorum. Günler geçtikçe daha da artıyor.Doktora gitmeye karar veriyorum. Arkadaşlarıma soruyorum "Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğazcı var mı_?" diye. "N'oldu ki?" diye soruyor arkadaşlarım. "Kaşınıyor kulağım" diyorum. "Uyuyamıyorum geceleri, kulak kaşınmasından!" Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi. "Çok iyi doktordur" diyor. "Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir." Gidiyorum doktora.Gözlüklü, şirin bir amca. Elinde bir büyüteç, kulağıma bakıyor. Şaşırıyorum önce. "İçinde kaşıntı var" diyorum. "Öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki?" "Yok" diyor, "Ben çoktan anladım ne olduğunu da, şimdi daha iyi görmek için bakıyorum." "Nedir?" diyorum doktora. "Eski sözler kaçmış kulağınıza" diyor. "Nasıl yani?" diyorum."Kimin sözleri?" "Bakacağız" diyor. Sonra bir alet çantasından kocaman, ucu ince, cımbıza benzer bir alet çıkarıyor. "Yan durun. Kıpırdamayın" diyor bana. Biraz irkiliyorum. "Eski sözler" diyorum, "Ha?" Cımbızın ucu kulağıma giriyor, canımı acıtmıyor nedense. "Bir bayan sesi bu" diyor. Sanki bir uğultu duyuyorum. Cımbızı çıkarıyor kulağımdan. "Yalan kaçmış kulağınıza!" diyor doktor.Yalana bakıyorum.Küçücük bir şey gibi gözüküyor. "Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş? Hangi yalan peki?" diyorum. "Durun, bekleyin" diyor doktor. "Dikkatli olmamız lazım. Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız." Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.Serbest kalıyor yalan. "SENİ SEVİYORUM" diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden. "Yalanmış ha?" diyorum. Kulağım bile anlamış, KALBİM hálá anlamıyor... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | AŞK TA BİT Tİ Bu Aşk Burda Bitti Burda Başlamıştı Hayallerim UmutLarım Arayışım Sevincim Sevgim Gülüşüm Aglayışım Hüznüm Yalnızlıgım Terk Edilişim İşte Burda Bitti Bu Aşk Burda Bittii........ AŞK TA BİT Tİ...... AŞKTA BİTTİ Bir aşk nasıl biterse Öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim Alaturka bir fasıl gibi. Gökyüzüne bakmayı, Dostlara mektup yazmayı, Çiçekleri sulamayı Unutmuşluğum gibi bitti. Bir aşk nasıl biterse, Öyle bitti bu aşk da. Yürümeyi yeniden öğrenen Felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi Ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara Yeni bir adres bırakmalıyım. Pencereleri açmalı, Kitapları düzenlemeliyim. Belki, bir yağmur yağar Akşama doğru Yarıda bıraktığım Şiirleri tamamlarım. "Aşk da bitti" diyordu ya bir şair, AŞK BİTTİ İŞTE.. TAM DA ÖYLE... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu Nasıl Bir Gidiş Böyle | FoRuM_MeLeGi | Paylaşmak İstedikleriniz | 22 | 01-11-2007 18:56 |
| Bir gidiş, bir bitiş... | M'LANCOLY | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 14-05-2007 23:51 |
| yağmur bebeğin hikayesi Hikayesi | DiLrUbA | Hikayeler ve Efsaneler | 2 | 13-03-2007 19:34 |
| Dev derbiye toplu gidiş yok | Haberci | Spor haberleri | 0 | 16-11-2006 17:50 |
| Ey Aşk!! Bu Kaçıncı Gidiş(in) Ben´´den´´... | M'LANCOLY | Paylaşmak İstedikleriniz | 13 | 01-11-2006 00:00 |