#1 (permalink)
15-02-2007, 11:21
|
ηιﻮђt קяเภ¢єรร "G£c£_£$iNTİ$i "
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21 Mesajlar: 10.259 Rep gücü: 51 | Bir Merhaba Sözü  | |  | | | Soluk bir kelebek kanadında düş büyütmek gibi merhaba..
merhaba; uzak ülke rüzgarlarının serinliğine bıraktığım mavi şal, merhaba
sana.
Yine kağıtla, kalemle merhaba ruhumdaki yalnızlığına..
Yeni bir eklendi yaşamışlığıma , yine bir yıl biterken. 97 'nin 6. sabaha şu satırlar yazılırken ; henüz dağıtmadı güneş saçlarını
,semanın yüzüne..
Sarı siyah gökyüzü bu yüzden : arada kalmanın resmi bu olsa gerek doğanın
tualinde ;sabaha inat karanlık , geceye inat aydınlık..
Loş bir gölgeyim kararsızlığında göğün, ya var ya yokum biraz sonra.
Hayatıma uzak, bir hikaye kaharamanının gözüyle baktığımda sen nasılsan ben
öyleyim şimdi kendi etim içinde.. Bak..! yine görmeyeceksin biliyorum ama
bak...
bakmakla görmenin arasında bir ânka havalanır biliyorsun çölden vahaya ya da
bir çiçek fidelenir de büyür Ama sen yine de bak ;
samyeli saçlarında bak sevdiğim ben tükeniyorum ânka kanat çırptıkça
görmenin yeşil ormanına..
Uzaktasın biliyorum; yakınken bile Kâf dağı ardında ama bildiğim bir şey
daha var sevdiğim ;
seven ulaşırmış ardına dağların, seven görebilirmiş de delerek
geçebileceğini dağları , sevdiğinin gözlerinin ışıltısında..
Bir yalvarış türküsü mü bu satırları yazdıran yoksa yakarış mı ;
sevdayı yürek denen deryaya hoyratça demirleyene bilmiyorum..
Bilmiyorum dedikçe ne kadar kızdığın geliyor aklıma ;
ben de hep kızdım sana beni bırakıp gidişinin ardından içten içe öfke
tarttım yürek terazisinde sevgi yanında oysa, kendim için sevmiştim seni de
, makyaj yapar gibi boyamıştım hatta çizmiştim seni istediğim şekilde .
Kimbilir belki bu yüzden sakladı bencilliğim seni benden ,
demiştin ya '' sana açan çiçeklerini gösterdim bahçemin; sen onları sevdin .
bir de kuruyan ormanları bilsen''. Kan kırmızı karanfillerle getirirken
gönül bahçenden yüreğindeki kızıl kıyameti mi anlatmaya çalışıyordu ruhun
umarsız.. Oysa kuruyan ormanlarıda sevebilirdim;
sevgi büyütmez miydi çiçekleride kimbilir belki yeterince sevmediğimiz için
birbirimizi yeşermez diye düşündün. Ve işte bir paradoksa yolculandık
birlikte ama iki yabancıydık elele.
Yine de senle geçen zamanı düşündükçe anlıyorum ki tutunmuşuz birbirimize
ama ip üstünde bir cambaz kadar güvende..
Bir parçada sen suçlusun kanımca ; kabullenmeyebilirdin boyamışlığımı seni.
Gözlerindeki yaşların , rengini yıkadığı anlarda bile susarak bizi
yanılgılara bayadın. Ikimiz yalancı çocuklar gibi kandırdık birbirimizi ,
kendimize ait olmayan yalanlarla belki de son oyunuydu çocukluğumuzun(da) ,
sen korkularına teslimettin , ben kimliksiz egoma...
Şimdi mutsuzuz ; bir sabun kayganlığı var avuçlarımızda hayata
tutunabileceğimiz pençelerimiz yok öylesine yaşayan ve ölen insanlar gibiyiz
bu devinimsiz boşlukta ...
Yine de bir şansımız daha var ufacıkta olsa ... | |  | |  | |
| |