ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
Alt 13-02-2007, 12:03   #1 (permalink)
!NC!PéR!S!
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bLackpearL
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851
İtibar Gücü: 29


Saygi Duy Efendine

SENİ KİMLER DÜŞÜNDÜ?

Sevgili vatandaşım, bir ibret olsun diye,
Belki gününden önce vasiyet olsun diye,



Bu gönülden destanı senin için yazdım ben;
Her harfini elimle yüreğime kazdım ben.




Canın çekerse onu bir nasihat gibi al,
Gör işin içyüzünü, benim gibi, şaşıp kal!..



Bilmemek ayıp değil, bilmezden gelmek fena;
Oku, hepsini yazdım; günah yok benden yana.




Göreceksin apaçık işin aslı ne imiş?
Hakkımda söylenenler nasıl bir nesne imiş?



Onu sen geçmişteki bir hikaye tut, dinle;
Bu masalda birleşir derdim belki derdinle.




İnsan insana benzer uyarsa kaderleri,
Candan kardeş olurlar birlikse kederleri.



Geçti başımdan bunlar kısa zaman içinde,
Saman kalburda değil, kalbur saman içinde!




Anlatmakla tükenmez, gönül sözü uzanır;
Ne yazık ki bahtımız ömrümüzden kısadır.



Birkaç yıla sığınıştır bu başıma gelenler;
Akıllıyı çıldırtır hakkımda söylenenler.




Her biri zehir dilli kuyruklu bir yalandır;
Beni sokmağa gelen çıngıraklı yılandır.



Aldanma renklerine, göz alır, gönül çeker;
Isırır sivri dişi, garez ağusu döker.




Aldanma dedimse ben boşuna değildir bu;
Çabuk kanar insanlar, kolay bozulur duygu.



Çünkü iyi ruhlular, saftır, hemen inanır;
Herkesi kendi gibi temiz yürekli sanır.




Kapılma onun için ilk ağızda her söze,
Kabukta dolaşma sen, düşüncenle gir öze.



Unutma, göze batar bizde biraz sivrilen;
Tekmelenir arkadan toplumda önde gelen.




Tarihimiz tanıktır böyle haksızlıklara,
Milletin sinesine bunlar açmıştır yara.



Onun için kendini kuru lafa kaptırma;
Bilmiyerek suçlayıp öz kardeşini kırma!




Gözünle görmedikçe, köküne ermedikçe,
Bu böyleymiş, şu şöyle deyip günaha girme!



Yanlış yargıya düşme biraz tetik bulun da,
Kötüleme kimseyi vatan, millet yolunda.




Sonra adam yetişmez sana hizmet edecek,
Çoban bile bulunmaz dağda davar güdecek.



Sen ki uzun asırlar bakılmadan kalmışsın,
Gökten yağmur beklemiş, yerden rızık almışsın
.



Deprem yıkmış köyünü, seller almış evini;
Başındaki kimseler yapmamış görevini.



Düşünmemişler seni: Arık mısın, aç mısın?
Hasta mısın, sağ mısın, bir şeye muhtaç mısın?




Bu yüzden sana gerek doğru yol gösterenler;
Gönülden yardım için sana gönül verenler.



Az da olsa çıkmıştır, çıkıyor böyle yurddaş;
Güven ona yürekten, onunla seviş, anlaş!




Kötü gözle görürsen, tersine, böylesini,
Kim bahtiyar eder ki bu yoz dünyada seni?



Hayrını istiyeni, bunu bil de hor tutma;
"İyiliğe iyilik" diyen doğru sözü unutma.




Böyle yapmıyanların yurdu zindana döner,
Yerden afet fışkırır, gökten belalar iner.



Kötüler geçer sonra başına birer birer;
Kim sorar da halini derdine derman eder?




İyiye kötü deme, zulme düşme, Allah var;
Yazık etme kendine, mazlumun ahı tutar.



Neye dedim bunları anlamışsındır elbet,
Kötüsünden ayrılır kolayca iyi niyet.




Denenler olmasaydı bir sürü yalan dolan,
Kendimden söz etmeye utanırdım ben, inan!.



Köşeme çekilmişken saldırdılar üstüme,
Aka kızıl döktüler kan akıtıp sütüme.




Savunmam farzolmuştu, kılıç ettim kalemi;
Kalkan ettim onlara has çelikten gövdemi.



O gövde ki, varlığı senden bir küçük parça,
Kökü tarihe inmiş seninle asırlarca.




Özü, senin özüne karışmış öylesine,
Dil uzatmak olur mu soydaşın böylesine?



İçi, dertli içine ilgi duymuş, bağlanmış;
Onun ateşli bağrı senin sevginle yanmış
.



Yakın uzak dememiş, bakmamış yaza kışa,
Sürmüş sevgi atını köye giden yokuşa.



Gönlünde nesi varsa hepsini sana vermiş;
Ömrünün ülküsüne ancak seninle ermiş.




Vakit buldukça gelmiş ta senin ayağına,
Sevgisi ateş olmuş ödünsüz ocağına.



Sen de ona kayıtsız kalmamışsın bir zaman,
İçinden saymamışsın onu kendine yaban.




Yatırmışsın evinde, konuk etmişsin onu;
Yabancılık olur mu böyle dostluğun sonu?



Onun için düşmanca şu bu denildi diye,
Bir küçük leke sürme beslediğin sevgiye.




Köye okul yapanı taşlama, yazık olur;
Bilgisizlik yüzünden bu vatan arık olur.



O bilmiş de bunları "Haydi kardeşler!.." demiş,
"Kaybedecek vakit yok, bitsin bu işler" demiş.




"Taş getirin, su çekin, söndürün kireçleri"
"Kesin şu odunları, kazın şu kıraç yeri."



"Kadın erkek toplanın, önce temeli atın,"
"Çıktı duvarlar, artık çatıyı gelin çatın!.."




"Ay yıldızlı bayrağı çekin yeni okula,"
"Sevinin, bu başarı nasip olmaz her kula!"



Görmemiş böyle bir şey atandan bir tek kişi,
Ne hocan, ne imamın yapmış böyle bir işi.




O bunları söyleyip baş olmuş bu savaşa,
Yurddaşlık nasıl olur göstermiş her yurddaşa.



Değişmemiş bir zaman işte Yücel, bu Yücel,
Bu inanla gidecek gelince ona ecel.




Yirmi milyon nüfusta cahil on beş milyonken,
Nasıl aylak kalırmış millete gönül veren?



Bırakmak istememiş hiçbir Türk'ü bilgisiz,
Kalmamış bir an bile Türk'e bağsız, ilgisiz
.



Candan evladı bilmiş senin öz evladını,
Basmış yanan bağrına sormaksızın adını.



O senin yavrun için her mihnete katlanmış,
Sendeki öz cevherin kıymetine inanmış.



Okusun, adam olsun, kaygusuyla didinmiş;
Seninle anlaşarak bu inanı edinmiş.



Hem de sen değil miydin köye okul istiyen?
"Bilgi gerek bizlere ekmekten önce!" diyen?




O da ne yapmış etmiş sarılmış bu dileğe,
Bile bile kendini kaptırmış bu ereğe.



Nasıl koymalı yola kolayından bu işi,
Gömmek için tarihe başarısız geçmişi?




Düşünmüş uzun uzun, bakmış başka illere,
Sonunda bir yol bulmuş kendince bize göre:



Köyden çocuk almalı köyler için kız erkek,
Yetiştirmeli onu köylüye olsun örnek.




Gitsin köye baş olsun, başlasın uygarlığa;
Köylü kardeşlerini kavuştursun varlığa.



İyi ama nereden bu işi başarmalı;
Bu güç davayı nasıl, nasıl kırıp sarmalı?




Madem köye gidecek, köye olmalı yakın,
Kurulacak duraklar, başlasın köyden akın.



Bunun için yatacak, okuyacak yer gerek;
Bunlara para bulmak o zamanlar ne demek?




Harp çıkmıştı, orduya akıyordu bütçemiz;
Maarif örgütümüz kalmıştı pek desteksiz.



İşi Devlet Başkanı İnönü aldı ele;
Gün doğdu bu tutuşla o zamanlar Yücel'e.




Yanımda Hakkı Tonguç bana yardımcı oldu,
Bu işe gönül veren hayli arkadaş buldu.




Bin sıkıntı içinde kuruldu enstitüler,
Bu ateşli çalışma göreni hayran eder.



Köyden akın başladı, geliyordu çocuklar;
Kıraç yurdun yüzünde doğdu yeni bir bahar
.



Zeminlikte yattılar, kar, soğuk demediler;
Zeminlik üstüne de yapılar döşediler.



Kız erkek kardeş gibi çalıştılar beraber,
Müdürü, öğretmeni, gece gündüz döktü ter.




İki yılda mevcutlar vardı on altı bine,
Bir ucunda Kars durur, bir ucunda Edirne.



Kapladı dört bir yandan yirmi enstitü yurdu;
Köyden gelen çocuklar kurdu yeni bir ordu.




Kepirtepe, Akçadağ, Gölköyü, Pazarören,
Akpınar, Beşikdüzü, Dicle, Ortaklar, Gönen,



Arifiye, Düziçi, Çifteler, İvriz. Aksu,
Savaş Tepe'yle Pulur, Cılavuz, Kızılçullu,




Ne kaldı, Pamuk Pınar, o meşhur Hasanoğlan;
İftihar duymalıdır bunlardan, her Türk olan.



Yine masraf az değil, elli milyonu buldu;
Fakat kısa zamanda bu işler tamam oldu
.



Cumhurbaşkanı başta, meclis, hükümet, millet,
Elele vermişlerdi; buydu en büyük kuvvet.



Sen görünce devletin bu sıkı tutuşunu,
Çalışmaya koyuldun, bıraktın şunu bunu.




Dört yanımız ateşken aklını aldın başa,
Gönüllü yazılmıştın bu tüfeksiz savaşa.



Sıvadın kollarını koyulup da yapıya,
Enstitülü öğretmen kilit oldu kapıya
.



Girdin zahmete amma yaptın binlerce okul,
Bunu yüz yılda bile yapmadılar, hey oğul!..



Belki bu iş yüzünden sıkıntı çektin biraz,
Böyle mutlu bir nimet, külfetsiz de olamaz.




Parayla sanma öyle işler kolay olurdu;
Her zaman bütçesinden millet para bulurdu.



Eğitim davasını bırakıp hükümete,
Zor alırsın sonunu yük oldukça devlete.



İlköğretim işine kaç defa başlanıldı;
Alt ucu güç çıkınca "he!" denip boşlanıldı.



Yüzyıl var bizde bunun önemi söylendi;
Bir asırda olana bakıp da "vah!" demeli!




Kimi zaman para yok, kimi zaman insan yok;
Yapmamaya bahane istersen bundan da çok!



Para yoksa çalış bul, adam yoksa yetiştir,
Sanma bütün bunları başkası sana verir.




Evlad yetiştirmede ne aile, ne devlet,
"Ben acizim" diyemez, gösteremez mazeret.



Batıda kalmadı hiç bunu düzenlemeyen.
Bilgisiz gözü bağlı demokrasiye giden.




Demokrasi olur mu; okuma, yazma yoksa,
Hiç bina kurulur mu, kürek yok kazma yoksa!



Dedi birkaç dalkavuk: "Bunu sayma sen kusur,
"Türk milleti olgundur, okumadan da olur!"




Seni cahil görme var bu sözün arkasında,
Esir olup kalasın yoksulluk yakasında.



Kur'an ne anlamazsan, kanun nedir bilmezsen,
Gözündeki perdeyi okuyarak silmezsen,




Ne dinin bütün olur, ne de vatandaşlığın;
Başını taştan taşa vurursun mutlak yarın.



Harfler icat olalı iki bin seneden çok;
Onu öğrenmek için gözün mü, aklın mı yok?




Demokrasi olamaz yollamazsan Meclise,
Kendine vekil diye beğendiğin kim ise.



Halbuki oy verirken seçim yazıyla olur.
Oy vermeden önce de geçim yazıyla olur.




Okuyup yazman yoksa her zaman aldanırsın;
Meclise seçtiklerin vekil gitti sanırsın.



Cahillikle iş olmaz, bilginin önemi bu,
Bırakmamak gerekir okulsuz tek çocuğu.




İlkokul çağdaşları, ne dersin, kaçı bulur?
Yediden on dördüne belki dört beş milyondur.



Kolay değil yer bulmak milyonlarca çocuğa;
Bu ne büyük bir iştir, bakılmaz aza çoğa.




Unuttun mu, öğretmen köye ne zor gelirdi?
Çoğu köyden gitmeyi cana minnet bilirdi.



Kalanlar arasında iyiler yok değildi,
Fakat köyde tutunan pek öyle çok değildi.




Onlar da suçlu değil, köy için yetişmemiş;
Ne yapsın, köylü gibi dağda, kırda pişmemiş.



Halbuki köyler için lazım yüz bin öğretmen;
Ancak gelecek sana, senin içinden giden.




Bunu bil de yüksünme, uğraş cenk eder gibi;
Yardım et devletine olgun milletler gibi.



Her diktiğin ağacın yemişini bekleme;
"Yavrum ne yerse yesin, bundan bana ne?" deme.




Çocuğunu yetiştir, taze bir fidan olsun;
Görsün yaşama nedir, uygar bir insan olsun!



Bu işde doğru yolu sana gösterenlere,
Kopmadan bağlan, sana gönlünü verenlere.




Onlardan ancak senin hizmetinde bulunan,
Onlar olmuştur sana faydaları dokunan.



"Köylü efendimizdir" diyenleri kendine
Sen de efendi belle; saygı duy efendine!
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
!NC!PéR!S! için teşekkür edenler 2 kişi.
sweet_ (13-02-2007), __ n i L i m __ (13-02-2007)
Alt 13-02-2007, 14:10   #2 (permalink)
sweet_
мαн_ι яαнşαη
 
sweet_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
★.HayaL MahsuLü.★
Kayıt: 25.06.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 7.898
İtibar Gücü: 74




Son sözümdü, bir alacakaranlık vakti söylenen.
Dinlemedin, dinleyemedin!
Sen de Ben de tükenmiştik... tıkamıştık kulaklarımızı, ne duyabilirdik ki?
Hiç… koca bir hiç!

Umutlar, umutlarımız vardı bizim. Onlar bir pencereden girip öbür pencereden kaçamak yapıyordu, yakalayamadık umutlarımızın cereyanını...

Sen izin vermedin...
Yalvarmıştım Sana, hatırlar mısın?
Hadi hatırla !
Tut, tut onları, hadi sevgilim!
Tutamadın! Bıraktın, üstelik tam da yakalamıştın ensesinden..


Uçtum! Uçurdun!
Kanatlarım benden habersizdi, çırptı, çırpıldı.. Hem de kara kışı bile umursamadı. Öyle güçlüydü, öyle gururluydu ki ve bir o kadar üzgündü.
En uzağa çırpındı durdu.
Uçtum...

Belki korku sinmişti, bilmiştin ama bilmezliğe gelmiştin. Bilinç altına yerleşmiş bir korkun var mıydı senin?
Hani ben gidersem, gidebilirim, gittim işte.

Bilemedim...
Bilemedin...
Bilemedik...


Şaşkın, suskun öylece daldık derin sulara, deniz soğuktu... buz gibi.
Üzerimizden kayıyordu dalgalar.

Titriyordum, titriyorduk!
Bütün duyguları saldık, hatırlar mısın ?

Önce Sen bırakmıştın, sonra da Ben.
Senin bırakmanı bekledim, sabırlıydım....
Belki de hala bir umut mu taşıyordum?

Bırakır mı?
Bıraktın!
Sonra;
Bende bıraktım!
Tek başıma sensiz umudu ne yapabilirdim ki?



Dağıldık koca denizin kollarına. Her bir duygumuzu aldı gizemli efsanelerin balıkları.
Bir Seni yuttu bir Beni…

Öncesi sonrası yoktu aslında bizi yutmalarının... Eşit davrandı bize, hakkını yeme denizin. Sırayla yuttu, bir Seni bir Beni... hem Seni hem Beni...
Bir Senin duygunu bir Benim duygumu…
Hem balıklar hem deniz,
Aldı bizi…

Sonra mı?

Kesildik ölüme...
Sözleştik o beklediğimiz an’a,
bittik, bitirdik.
Ama yine eleleydik
Sonsuzduk, artık o bilinmeyen yerde.
El ele......



Umutlar, umutlarımız vardı bizim.


maSaLımız bitmeSin bitanem ..
sweet_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
selam saygi hurmet vs. mre Tanışma / Kaynaşma 29 22-10-2007 12:15
sAYGI bİTİYOR sEVGİ gİDİYOR FoRuM_MeLeGi Paylaşmak İstedikleriniz 0 28-07-2007 11:36
......iNsANa SaYgI..... ölümlü yazar Paylaşmak İstedikleriniz 0 31-05-2007 20:28





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848