HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ♣ aLı$ma baηa! ♣ Kayıt: 21.07.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 5.036 İtibar Gücü: 46 | Gittin... Yüreğini verip ellerime, ![]() bir “hoşçakal”ı çok görerek gittin. Yağmurlar yağdı üzerime sırtımdan soğuk terler boşandı. Birazdan gün ağaracak ve sen benim bilmediğim kim bilir nerde açacaksın gözlerini sabaha. Hiçbir şey gözümde değil. ![]() Bu ilk vedasız ayrılışım senden ve ilk cesareti yüreğimin. Doğru, kapıyı açmayan bendim sana ama açmadığım o çelikten duvar değil yüreğimin dört yıldır ardına kadar açık olupta görmediğin kapısıydı. Uğraşmadın bile, öylece gittin. ![]() Hala gelmedin. Biliyor musun evin kokusu bile değişti. Gelmedin, gelseydin ne değişecekti ki. Ben biraz daha senli olacaktım o kadar. ![]() Sabaha senli açacaktım gözlerimi. Yetmez miydi... Yetmedi... Irmak oldun, deniz oldun içimde bir anda, kocaman oldu yokluğun. ![]() Bugün bütün gecelere inat uyumayacağım, sensiz uyanmak istemiyorum çünkü. Dönersen bıraktığın yerdeyim ama aynı BeN olur muyum? BiLMiYoRuM ! |
| | |
| __ n i L i m __ için teşekkür edenler 8 kişi. | DiLrUbA (10-02-2007), f.kulalı (09-02-2007), Gecem (10-02-2007), KãRdé£éN (12-02-2007), MoRiaNTeS (11-02-2007), sheZofr3niCh (10-02-2007), sweet_ (10-02-2007), ^^DELİKIZ^^ (09-02-2007) |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 13.01.2007
Mesajlar: 2.184 İtibar Gücü: 15 | eline saglık canım yazı ve resimler cok güzel olmus |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Sürünen bir aşk hikayesi..Her beste acıdır bize..Her pembe kara olur bizim hayatımızda..Denizler hep gece görür,mavisini gösteremez güneşe..Bizim hikayemiz,acıtır biraz..Dinlemek bile kolay değildir hiç..Bazen bir dost gibi yakınlaşır kalplerimiz..Birimiz mutlu birimiz mutsuzdur her an..Ya ben sevinirim,ya o..Biz hiç aynı aşka baş koyamadık..Biz hiç aynı sabaha uyanamadık.Biz hiç derin mavilere dalamadık beraber..Belki benim maviye açlığımdandı bu,belki de onun maviye doymasından.. Sürünen her aşk gibi,yıprattı bizi bu hikaye..Her hazin son gibi son buldu düşlerimiz..Her ayrılık gibi zamansız tükendik biz..Gidişler,hıçkırıklar ve her nefeste bin acı.. Hüzünle alınan nefesler,kolay verilmezmiş..Her rengin ayrı bir güzelliği varmış da,mavinin büyüsü başkaymış..Mavi hüzün,mavi acı..Ve mavi,mutlulukmuş!! Ve mavili nefes almak,en iyisiymiş..Nefes,hayat,su .. Mavi herşeymiş..Ve sürünen aşk hikayelerinin başrol oyuncusu MAVi.!! Bu hikayenin bitişi bildiğiniz gibi değil..Öykümüz gökyüzünün denizle birleştiği yerde son bulur!! Güneş kaybolur..Gökyüzü kararır..Deniz kararır..Ay doğmaz olur gecelere..Ve mavi kaybolur günden güne..Kararır zihnim denizler gibi,mavisiz kalır..Ve bu bitişten sonra her saniye ölüme uzaklaştırır aşkı..Ölümsüzleşir günden güne.MAvi ölür,aşk dirilir.. Günler geçer..Hikayenin tüm oyuncuları göçer buradan..Geriye kalan AŞK olur..AŞK..Mavisiz aşk..Siyah aşk.. Sonraki nesillere armağan aşkın adı budur.. MAsallardan elimize kalan aşk; MAVİsiz aşk!! |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ♣ aLı$ma baηa! ♣ Kayıt: 21.07.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 5.036 İtibar Gücü: 46 | riCa edeRim .. ![]() payLaşımın iÇin tŞkLer iNCiPeRiSi ![]() ![]() Merhaba Sevgili, Bu sana yazacağım ilk ve son mektup. Ne öncesi nede sonrası olacak… Beyaz bir sayfada anlatmaya çalışacağım yüreğimden geçenleri ve daha sonra bir kitabın sayfaları arasında yıllanmaya bırakacağım içimde büyüttüğüm seni… Derler ki!... Alınyazımıza karşı koyamayız. Ne yazıldıysa onu yaşamak zorundayız. Soğuk bir şubat akşamı bizim yazımızın başlangıcıydı… Usulca giriverdin, sakin ve sessiz dünyama… Yeni bir başlangıç, yeni bir umut oldun senelerdir yalnız kalmış ruhuma. O soğuk kış gününde yaşantıma serpmeye çalıştığın sevgi kırıntılarını, avuçlarımda toplayıp, yüreğime yerleştirmek istedim. İzin vermedin… Sadece bekle dedin, bekledim… Ama sevgili sen ne istediğini hiçbir zaman bilemedin. Allah’ın biz kullarına bahşettiği en büyük özellik en yüce yetenek… Konuşmak dururken, biz beklemeyi tercih ettik, yarınları bekledik, ama aşkta yarın yoktur sevgili, biz bunu bilemedik. Şimdi soruyorum sana, sen aşk nedir bilirmisin? Yasaklar, kısıtlamalar olmadan, yüreğini zamana esir etmeden, içinden geldiği gibi, çıkarsızca, umarsızca bir insanı sevebilirmisin? ... Gecenin bir vakti, yüzüne vuran ay ışığının gölgesinde, ulaşılmazlar içinde sevdiğin bir insana ulaşabilmeyi hayal edebilir mi sin? Kan ter içinde, sevdiğinin adını sayıklayarak uyanabilir misin? Durmak bilmeyen zaman içinde, geçmek bilmeyen saat tik taklarına umudunu bağlayabilirmisin? Peki ya! onun yokluğu yumruk misali boğazına çökmüşken, yorganını gözyaşlarına kalkan yapıp, sesini kimseler duymasın diye, için için döktüğün her bir damlayı yüreğine akıtabilir misin? Derler ki; Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Ama kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Gidene ağlamaz kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. İşte sevgili, sayende ben bunların hepini yaşadım… Şimdi ise gidişine değil yüreğimde açtığın ince yaraya ağlıyorum. Sen... Aniden çıkıp gelen... İzinsizce yaşamıma girip, ümitler vaat eden, sorumsuzca umarsızca yüreğime sevgi tohumları serpen, sonra yeşermesine izin vermeden, acımasızca, onursuzca, hoyratça çiğneyip yok eden... Bir zamanlar avuçlarımda ısıtmak istediğim zalim yüreğini artık serbest bırakıyorum. İnan bana artık bende seni istemiyorum... Söyle...! Şimdi mutlu musun? İstediğin bir değil bin çiçekse... Artık özgürsün... Yolun açık olsun.... ![]() |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Gidene ağlamaz kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. paylasimlar harika nilim cok basarilisin |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Harikasın bitanem Yine hayata küsmüş kendimi gönül hapishaneme hapsedip karanlık soğuk ve küçük camında kalınca demirleri olan soğuk nemli zindana kilitlemiş anahtarı da çok uğraşarak alabileceğim belki de alamayacağım uzaklıktaki bir yere fırlatıp atmıştım. Dışarıdaki yağmurla karışık havanın ve fırtınanın beni etkileyemeyeceği bir ruh haliyle kendime işkence etmekteydim. Gündüzleri sevmediğim için zor geçiyor geceleri rahatlayabildiğim ve sevdiğim için çabucak geçiyordu ama kendimle yaptığım savaşı ne kazanacak nede tamamen kaybedecek bir hamle yapabiliyor nede gördüğüm kabus sona eriyordu. Sende yoktun ortalıkta ama nasıl isterdim bilir misin gelmeni gelipte beni sen kurtarmalıydın yoktun geleceğe de benzemiyordun. Gökyüzünün rengi değişmiş rüzgarlar serinletmez olmuş çiçeklerin rengi solmuş, öyle değişmişti ki dünya içim yanarken doya doya içtiğim suyun bile tadı yoktu. Hiçbir şey düzelmeyecek ben kendimi hapsettiğim bu zindanda yapa yalnız yok olacaktım. Ama her şeyin sebebi sendin belki de sen olsan gökyüzü daha mavi olacak asi rüzgarlar serin bir melteme dönüşecek çiçekler apayrı daha canlı milyonlarca tonda açacaktı. Gönül hapishanemin anahtarı gözlerindi o kocaman pırıl pırıl gözlerin sen gelsen bitecekti mahpusluk zaten senin cellatlığınla asılmaya bile razıydım. Çünkü yaşanmıyordu artık hayat. İnandırmıştım kendimi sana ve senin her şeyi değiştireceğine gözümde devleşmiş devleştikçe de seni daha bi sevmiştim. Sen gelince her şey sona erecekti. Her şey seninle güzelleşecek zindan kapısı açılınca ben sana sende bana kavuşacaktın. Ellerim ellerine değdiğinde tüm düzeni değişecekti dünyanın ve mutluluk benim olacaktı. Sen yine kapkara ve kocaman bakacaktın, gözlerinle güldüğünü veya sövdüğünü ben anlarım, gelirken gün ışığına biraz mutluluk gözyaşı karıştır getir yürek yaramı iyileştirecek tek çare gözlerindir ve kendi hapishanesindeki bu esir senindir ve senin için yazılan en güzel şiir hapishanede seni bekleyen esirindir. Her şeyin sebebi sen ve tek çaremde sendin. Gönül kapımı açamayacak ve hatta celladım dahi olamayacaksan gelme. Gelme her şeyi sana bağlamışken bir şey yapamazsan dağılır bu yürek. Gelişinle batacaksa gönül gemim bırak hayalinle belki vuslat limanına giderim. Aşkını tanyerine sakladıysan eğer üzülme gün doğmadan ben dağlarda olacağım |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | nilim gönlüne sağlık |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ♣ aLı$ma baηa! ♣ Kayıt: 21.07.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 5.036 İtibar Gücü: 46 | rica edeRim arkadaŞLar ![]() Zaman... Her soruya verilen tek kelimelik soğuk bir cevap. Yaralar zamanla kapanır... Zamanla insan alışır her acıya...zaman unuttur yaşananları... Zamanı durdurmak imkansızdı ama ben durmuşum içinde zamanın . Bir başkası nefes alıyor yerime .Aldığı her nefes beni tüketiyor,ağır sancılar saplıyor kaslarıma. Zaman akıp gidiyor bense içindeyim. Gözlerim kapalı,yaşamaksa anlamsız ve gereksiz şu saatten sonra. Öyle ya kime,neye bu göz yaşları? Yaşananlar ardımda. Derli toplu her şey. Her insana bir yer ,her göz yaşına bir iz açılmış sanki. Ama bir şeyler hep eksikti. Adını henüz koyamadığım. O benimdi ve oradaydı biliyorum. İçimdeydi ve nefes alıyordu. Dedim ya her soluk beni tüketiyordu. Ama nedense insan acıya tutkunmuş. Ben o canımı yakan adını bilmediğim şeyi seviyordum. Acı veriyordu belki ama seviyordum işte. Farkında değildim belki ama içimde bir tiryaki besliyordum. O benden her dumanı çektiğinde ben biraz daha yok oluyordum. Ama onun soluğunu kanımda hissetmek istiyordum. Damarlarında dolanıp kalbinden yeni yüzlerle doğmak istiyordum. Oysa bilmiyordum. Tükeniyordum. Bense onun her nefesinde biraz zehir ,bir parça tat oluyordum dudaklarına. Dedim ya insan acıya tutkun diye.O da bunu severdi biraz işte. O mu benim içimdeydi ben mi Onun bilemedim. Cevapsız kalan son bir soru gibiydi. Gökyüzü mü sizin içinizde siz mi gökyüzünün içinde? Peki sonunda ne mi oldu? Tiryaki öldü... Bense yaşıyorum. Zaman geçti... Acıya alıştım doğru! Peki alıştığım acı nerde? Onun her nefesi zaten bir acıydı bana ama ben onu seviyordum. Söyledim ya size ben bilmiyordum ama tükeniyordum . İşte haklıydınız yine acıya alıştırdı zaman,yaram kapandı. Ama ben o tiryakiyi istiyorum. Bana acı vermeyi kafasına koymuş inatçı tiryakimi... Kopardılar. Hiç acımadan aldılar benden. İçimde nefes alsın. Her nefesinde hem kendini hem beni tüketsin. Onun ölümü benden benim ölümüm ondan olsun istiyorum. Siz insanlara sesleniyorum. Evet size! Hiç sevmemiş olan,nasırlaşmış kalplere son sözüm. Dilerim ki Tanrı bu gece hepinizin yüreğine,size acı veren,acı verdikçe sevdiren ama en sonunda tükenecek olan bir tiryaki yerleştirir. Ama unutmayın her tiryakinin son soluğu kendi ciğerlerinden gelmez. Ben bir tiryaki sevdim. İçimde büyümesine engel olamadığım o tiryakiyi hayatta her şeyden herkesten daha fazla sevdim. O benden her dumanı çektiğinde ben biraz daha yok oluyordum. Ama onun soluğunun kanımda hissetmek istiyordum. Damarlarında dolanıp, kalbinden yeni yüzlerle doğmak istiyordum. Koca bir yalandı bu hikayenin sonu. Oysa ben her şeyi başından biliyordum . TükeniyorduM... ![]() aLıntı |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Unutmalıyım seni… Gitmelisin benden artık. Bitmeli sana duyduğum her şey.. Her bitti sandığımda, tamam artık bu sefer unuttum dediğim de yine sen çıkıyorsun karşıma. Ve ben yine bütün hayatımı sana adıyorum bir kez daha… Her gittiğini, bu şeyin adı her neyse artık hala koyamadım, bittiğini düşündüğümde bir o kadar daha büyüyorsun içimde. İmkânsızlıklar içinde boğuluyorum her gün ne yapacağımı bilmiyorum hiçbir çıkar yolu yok önümde. seni mi unutmalıyım yoksa kendimi mi… onu dahi bilmiyorum… Adını bile koyamadığım bir şey bu sana beslediğim. Aşk desem değil… Hoşlanmak değil… Sevgi hiç değil… Ne o zaman bu. Yoksun, üşüyorum… Uzaktasın ama seni düşünmeden yapamıyorum… ![]() Ben o gözlere bakmadan bir tek gün bile geçiremeyeceğimi söylemek istiyorum… ben o ellerinin sıcaklığını hissetmeden gidebileceğim hiçbir yer olmadığını söylemek istiyorum…. Ve ben hayatımda olduğun bir an her şeyimi feda edebileceğimi söylemek istiyorum. Ölümüne edilmiş bir yemin bu.. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Seni aradım dün Yoktun... Yine boynu bükük döndüm kapından Kimbilir kaç defa belki karşılaşırız diye Dolaştım bütün sokaklarını olduğun yerin. İçim umut doluydu gelirken Saatler ilerledikçe,kırıldı bütün umutlarım. Yoktun işte bulamadım seni! Seni bulmak mucize olurdu inan. Okyonusta kum tanesini nasıl bulur insan Seni martılara,denize,solmuş güllere Kıyıdaki sandallara,karaya vurmuş yosunlara, İstiridyelere midyelere Kim bilir kimlerin içip boşalttığı şişelere sordum söylemediler. Neredeydin. Neden benden kaçıyorsun Kendini unutturmak mı istiyorsun. Yapma gülüm Ben seni hiç unutmadım ki Yokluğuna bir an olsun alışamadım ki Kendini özletmekse maksadın Çatlayan torakların yağmuru özlediği gibi Kurumaya yüz tutmuş çiçeklerin suyu özlediği gibi Tutsakların özgürlüğü özlediği gibi Özledim işte. Yok bir daha gelmeyeceksen Hasretin le acı çektirme Yavaş,yavaş öldürme Gelmiyorum de Bir kerede vur beni. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| gittin | ilaydaa | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 01-12-2007 17:44 |
| gittin ya... | Pasli_Hisler | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 26-09-2007 00:12 |
| Gittin | FoRuM_MeLeGi | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 25-08-2007 14:46 |
| Gittin | SuPeRiSi | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 16-02-2007 22:26 |
| Gittin | sweet_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 19-12-2006 04:00 |