HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | ![]() Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın sol omzuna. Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı. Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda. Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye kıyamadığım dudaklarınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken, karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı. Hayatla başa çıkabilecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen. Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de getirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana. Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini ver bana. Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarını da yanına yoldaş yaparak. Ama neyse sen bana aldırma. Unut yukarıda istediklerimin tümünü. “Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana …” |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() ♣ aLı$ma baηa! ♣ Kayıt: 21.07.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 5.036 İtibar Gücü: 46 | tŞkLer canım ![]() ![]() Uzaklarda bir yerlerde, bir özlediğin varsa buruk bir mutluluk yaşarsın kimselerin bilmediği zamanlarda. Her aklına gelişinde ya da aklından hiç çıkmayışında gülümsersin. Yarım ve hüzünlü bir gülümsemenin sıcaklığı yayılır yüzünün kıvrımlarına. “Özlediğim...! ” diye haykırırsın rüzgarlara verip sesini. Duyar da belki yüzünü sana çevirir diye. Nafile olduğunu bilsen de sesini rüzgara emanet edip usanmadan seslenirsin. “Özlediğim...!” Özlediğin senin özlediğin kadar seni özlemeyebilir. Sen gibi zaten hiç özlememiştir, sen gibi sevmediği gibi, sen gibi sevemeyeceği gibi. Zamanın bir yerine takılmıştır o. Geçememiştir. Geçemez de...Geçse sen gibi özler mi seni? Sanmıyorum değil, hiçbir zaman! Özlediğin seni görmez, duymaz, önemsemez, sen gibi... Halbuki gözünün önündesindir. Kulağının dibindesindir. Değerimsin dediği yerdesindir ama sen gibi önemsemez seni. İstemezsin de zaten sen gibi önemsemesini. Ama sen başka önemsersin özlediğini... “Özlediğim...!” Bir noktadan sonra hâlâ acıtıyordur ama kanatması durur özleminin. Özlediğini özler durursun yılmadan, usanmadan, sevginle. Yanındayken, seni görmezken özlersin hâlâ. Misyonun budur belki de. Özlemek... Özlediğini düşünür, iç geçirirsin. Senden uzaklığı hiç aklından çıkmaz, uzaklığı ile ters orantıda yakınlığıyla. Dalar gider gözlerin uzaklarının karanlığına. Gözlerinin daldığı karanlıkta sevgini görürsün. Gülümsersin şaşkın aynadaki yüzüne, karanlıklarına, yalnızlığına. Gülümsersin, hüzünlü bir sıcaklıkla. Yalnızlığına gülümsersin usanmadan. Bir yalnızın özlemi ile daha da büyür yalnızlığın. Kocaman bir dağ olur, geçit vermeyen. Uzattığın elini tutmuştur özlediğin ama başka biri sanarak. Tıpkı senin bir zamanlar bir başka eli, o elin sahibinin farkına varmadan tuttuğun gibi. Biraz aşka benzer sanki özlemin! Özlediğin, farkında olmasa da - olamasa da- , kimi zaman yakıcı, kimi zaman durgun, kimi zaman umursamaz, kimi zaman dayanılmaz, kimi zaman acıtıcı, kimi zaman sessiz, kimi zaman şiddetli, kimi zaman mutluluk verici olabilir özlemin. Aşk gibi... Bilemiyorum belki de aşk gibi... Hep olmanı isterken özlediğin, sürekli de gitme çabasındadır. Özlememen için, belki daha az özlemen için, belki o da seni özlediği için. Özlemi bu kadar içinden, bu kadar yoğun yaşarken bırakamazsın ki tuttuğun eli, sen ne sanarsan san ya da o ne söylerse söylesin. “Merhaba” dediğin özlediğine “güle güle” diyemezsin! Yokluğunu bilemesen de özlediğinin bildiğin bir şey vardır. Özlediğinin yokluğu varlığından daha acıtıcı, daha dayanılmazdır. Çaresiz kabullenip isyanını, özlediğine seslenmeye devam edersin... “Özlediğim...!” “Özlediğim... Sevgimlesin...!” aLıntı |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| masal dünyası | GiRL_Léé | Fotoğrafçılık ve Resimler | 7 | 23-11-2007 13:28 |
| Masal Gibi... | ^^DoLCe^^ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 16 | 02-03-2007 22:37 |
| ~ bi maSaL ~ | sinemis | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 28-08-2006 15:34 |
| ..:MaSaL::. | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 22 | 24-08-2006 21:41 |
| Masal | WhirLpooL | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 18-08-2006 22:03 |