#1 (permalink)
06-02-2007, 01:53
|
ηιﻮђt קяเภ¢єรร "G£c£_£$iNTİ$i "
Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21 Mesajlar: 10.259 Rep gücü: 51 | NeDen Oldugunu Hala Bilmiyorum...  | |  | | | Hiç hesaba katmadığım bir anda çıkmıştı o karşıma. Üstüme gelen onca dostumu, arkadaşımı bir kenara atıp sürüklenmiştim arkasından. Aslında kimseyi kırmak değildi amacım. Sadece kendi doğrularımı yaşamak istiyordum. İçimden dualar ederek onların söyledikleri doğru çıkmasın diye… En sonunda arkadaşlarım da vazgeçtiler zaten bana bir şeyler anlatmaktan.
Ve ben bilmediğim bir yerlere sürüklenip gidiyordum bu aşkla. Neden diye sordum defalarca kendime. Neden o? Neydi beni bu kadar ona çeken? Neydi beni ona âşık eden diye… Ama her cevabım ona daha da yaklaştırıyordu beni.
Dedim ya hiç hesaba katmadığım bir anda çıkmıştı karşıma. Kimseler olmasın artık hayatımda derken. Kırılıp kendi ayaklarım üstünde durmaya, yeniden birey olmaya çalışırken çıkıvermişti. Aslında olmayacaktı kimse hayatımda. Kararlıydım. Ama o nasıl başardıysa girivermişti hayatıma.
Mutsuzdum. Çok yıpranmıştım. Aşktan korkmuştum. Ve âşık olmak istemiyordum. Kimseye güvenim kalmamıştı. Ona nasıl güvenecektim ki. Hem o tipik erkek normlarına da uymuyordu. Ya da benim rastladıklarımla pek ilgisi yoktu onun. Bir yanım güvenemezken, bir yanım birilerine şans vermek zorundasın diyordu bana. Eğer birine bir şans vereceksem neden ona vermeyecektim ki bu şansı? Evet, ona bu şansı verdim. Hayatıma girmesine izin verdim. Bu da yetmezmiş gibi kalbime ona âşık olması için bile izin verdim.
O mu? Keşke bilebilseydim duygularını. Belki de bu güvensizliklerimden, korkularımdan dolayı onun duyguları hep sahte geldi bana. Sanki bir şeyler eksikti. Varlığı da yokluğu da belli değildi sanki. Aslında yokluğu belliydi ama varlığı çok nadir gelip buluyordu beni. Ona ihtiyacım olan zamanlarda yoktu hiç. Sabah güzel bir mesajıyla uyanamadım hiç. Bir kerecik olsun bir demet çiçekle gelmedi yanıma. Sanki o benden uzakta daha iyiydi. Sanki beni özlemiyor gibiydi. Korkularım yerini buluyordu sanki. İşte bir erkek daha hayatıma girivermişti ve zaten altüst olan kalbimi bir kere daha kırmaya hazırlanıyordu.
Ben isterdim ki gözleri gözlerime tutkuyla baksın. Ben isterdim ki beni özlediğini içimde çaresiz fırtınalar kopmadan hissettirsin. İsterdim ki gerçekten sevebilsin. Bunların cevabını hala bilemesem de birinden emin olamamak o kadar acı veriyor ki insana.
Kendime söz vermiştim artık umursamayacağım kimseyi diye. Bana değer verildiği kadar değer vereceğim demiştim. Neden ben bu kadar hassasım, neden dürüstçe sevdiğim birine kalbimi ölçüsüzce verdiğim halde karşımdakiler bu kadar cesur, bu kadar dürüst olamıyor. Neden aşk hep bana ceza veriyor. Üstelik ben ne olursa olsun aşkıma sahip çıktığım halde! Neden sevgisini hissedemiyorum hayatımdaki insanın?
Şimdi yine yok. Varlığı mutluluk, yokluğu kocaman bir boşluk. İşte ben şimdi o boşlukta kayboldum yine. Nerde kiminle ne yapıyor haberim yok. O hiçbir zaman benim ona davrandığım kadar şeffaf ve dürüst davranmayacak bana. Ben bunu hak edecek ne yaptım hayata? İstemez miyim sevdiğim bir telefon edip “Aşkım seni özlüyorum” desin? İstemez miyim ben sormadan gün içinde neler yaptı söylesin.. Amacım hesap sormak değil. Sadece paylaşmak. Hesap sormak güvensizlik çünkü ben bunu çok önce öğrendim. Ben sadece isteyerek, içinden gelerek, ben sormadan ama kendini bunun için zorunlu hissetmeden anlatmasını istiyordum. Aşk sorumluluktur. Aşk özveridir. Aşk paylaşmaktır. Aşk sevdiğinin yanında kendini güvende hissetmektir. Aşk onu bir başkasıyla paylaşmayacağını bilmek, hissetmektir. Aşk yanında olamasan bile onun senden başkasını düşünmeyeceğini bilmektir. Ve aşk onun yanında değilken de yanında o varmış gibi davranabilmektir. Onu taşıyabilmektir adım attığın her yerde. Ama önemli olan bunları her iki tarafın da birbirine hissettirmesidir.
Şimdi yalnız hissediyorum kendimi bu boşlukta, onun yokluğunda. Vazgeçmekle savaşmak, gitmekle kalmak arasında gidip geliyor yüreğim. Keşke değse aşkıma. Keşke sevebilse benim gibi içten ve yürekli. Bunu bir anlasam, ona bir inansam hayatım boyunca savaşırım onun için, aşkım için. Oysa şimdi kafamda milyonlarca soru işareti ile boğuşuyorum ben. Tek isteğim gelip kurtarması beni bunlardan. | |  | |  | |
| |