HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | anne babam neden gelmedi? Anne! Babam neden gelmedi yemeğe? Neden sustun, neden siren sesleri tıkadı kelimeleri ağzına, neden daldın uzaklara?" Bir kıvılcım gibi fırladın sokaklara. Ardından baka kaldım... Sonra polis ablalar geldi: "Elif, Elif''im" dediler. Lojman bahçesinde ötüşen serçeler, oynadığım kaydıraklı park, babamın uçarcasına salladığı salıncak... Mağrur, hüzün dolu selamlarcasına beni... Gözlerinden bir damla yaş aktı polis ablanın. Dedim, "Neden ağlıyorsun, hırsız amcalar çok mu üzdü seni?" "Hiç" dedi, "hiç Elif.. Elif''im" dedi. "Baban senin ismini neden Elif koymuş biliyor musun?" diye sordu komser amca. "Elif demek, tek demektir. Sen teksin, bir tanesin bizim için. Elif, Elif''im" dedi komser amca. "BABAM DA, ELİF''İM DERDİ BANA!.." Babam da, "Elif''im" derdi bana, "Elif''im, sen öğretmen olacaksın. Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan zordur. Sen bunu başaracaksın." Nerden bilirdi, hemzemin geçitlerde bırakacağını hayallerini, Nerden bilirdim bir tören sabahı bayraklarla uğurlayacağımı babamı... Uçan kuşlar haber getirmiş lojmana, kaydırağa, tahtıravalliye ve salıncağa... Yüreğine salmış annemin siren sesleri, içinde babamı taşıyan ambulansın. Sabah alnımdan öpmüştü oysa; "Elifim" diye koklamıştı. Ben yanaklarımdaki ıslaklık neydi diye merak ediyordum. Gözlerinin tuzlu yaşıymış meğer. Çıkarken "Elif''ime söyle" demiş, "Çok çalışsın, öğretmen olacak, bizim silahla yapamadığımızı kalemle başaracak." "ANNE CENAZE NE DEMEK?.." "Cenaze töreni" diyorlar, "Anne cenaze ne demek?.." Bayrağa sarılı bir tabut var. "İçinde babam mı var anne?" Bak, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diyorlar. "Babam ölmedi, ölmedi değil mi anne?" Bak "Şehitler ölmez" diyorlar, "Vatan bölünmez!" "Vatan bölünmez, değil mi anne?" Ey güzel Batman, hoşça kal... Lojmanların, caddelerin, parkların hoşça kalın. Benden selam götürün dağlarınıza ve babamı çalan Hemzemin geçite. Onlara geri döneceğimi de söyleyin. İntikam alacağımı da... "TEKRAR GELECEĞİM BATMAN" Tekrar geleceğim Batman. Elimde kalemimle, öğretmen olarak; mühendis, asker, polis olarak, tekrar geleceğim. Babamın kanı yerde kalmayacak. Cahilliğine inat tekrar geleceğim. Şimdi Elif''im, tekim. Yüzler, binler, milyonlar olarak tekrar geleceğim. alıntıdır... |
| | |
| !NC!PéR!S! isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | BurcuUu_ (13-10-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: anne babam neden gelmedi? HARBİYELİ GAZİDEN ......ili kirsalinda teroristlerin dur ihtarina atesle karsilik vermesi sonucu cikan catismada.guvenlik gorevlisi sehit oldu. Ya da ......ilinde devriye gorevini yerine getiren ..aracina acilan ates sonucu..guvenlik gorevlisi sehit oldu. Ya da ......ili kirsalinda teroristlerce dosenen mayinin patlamasi sonucu.asker yaralandı. Bu nasil baslar biliyor musunuz? Hava o kadar sicaktir ki beyninizdeki sivinin buharlasip uctugunu dusunursunuz. Olustugu anda kuruyup giden ter damlaciklarindan geriye kalan tuzlar yuzunuzun ve hatta elbisenizin her yanini kaplamistir. Avucunuzun icindeki ter, yuzunuzdeki gibi kolay kurumadigi icin elinizdeki tufeginizin metal kismi avucunuzun icinde vicik, vicik oynar. Ter ile islanan celigin kokusu avucunuzun icine ve elinizi surdugunuz her yere siner. Onunuzde yuruyen adamin, ayaginin kuru toprakla her temas edisinde cikan toz, agzinizin kupkuru olmasina ve zor nefes almaniza sebep olur. Sirt cantanizin aski kayislari yuzunden omuzlarinizi hissetmezsiniz. Kult agrilari ancak cantayi sirtinizdan cikardiginizda fark edersiniz. Bastiginiz her tas parcasi, her cali ve bir ayaginizin kaplayabildigi her yeryuzu parcasindan cikan sesi duyarsiniz. Yurudugunuz yerdeki her Agustos boceginin sesini, dallardaki kuslari, yuzunuzun etrafinda urkutucu devriye ucuslari yapan arilarin kanat seslerini, agziniza ve yuzunuze ya da herhangi bir yerinizdeki kucuk yaralarin uzerine konmaya calisan sineklerin viziltilarini, ayaginizi bastiginiz yerden havalanan yesil cekirgenin kucucuk cussesine ragmen cikardigi tok kanat sesini en ince ayrintisina kadar duyarsiniz. Sonra, kendi techizatinizin ve onunuzdeki arkadasinizin ve arkanizdaki arkadasinizin techizatlarinin cikardigi duzensiz seslerin her birini ayri ayri duyarsiniz. Ve ayni anda onunuzdeki arkadasinizin nefes alislarini duyarsiniz, oksurmesini ve hapsirmasini da duyarsiniz. Telsizinizden cikan seslerin ve cizirtilarin her biri ayri ayri senfoniye. Ter ve tozun birlesmesinden olusan kaygan camur, postalin icindeki tum patlayan yerlere adeta bir deri gibi yapismistir. En cok yapmak istediginiz sey ayaklarinizi yikayip, coraplarinizi degistirmektir. Ama bu cok buyuk bir lukstur o anda. Cunku... Cunku hangi calinin dibinde, hangi kayanin arkasinda sizi bekledigini bilmediginiz ihaneti arayip bulmaniz ve yok etmeniz gerekmektedir. Butun masumlarin hayati ve huzuru size emanet diye, ogretmenler bayrak diregine asilmasin diye, kundaktaki bebekler kursunlanmasin diye, binlerce yillik emanete halel gelmesin diye kahpeligi ve ihaneti yok etmeniz gerekmektedir. Cunku bunun icin bayragin, silahin, namusun ve serefin uzerine yemin etmissinizdir. Cunku onemli olan ayaginiz degil, ulkeniz, bayraginiz ve onurunuzdur. Iste bu yuzden lukstur ayak yikamak, corap degistirmek. Iste bu yuzden senfoniye donusmustur butun o duzensiz sesler guruhu. Sonra!.. Sonra birden tum sesler kesilir, bicagin dali kestigi gibi, makasin kâgidi, pensenin bir hoparlor kablosunu kestigi gibi... Bir anda... Kuslarin sesleri, arilarin ve sineklerin viziltilari, cekirgenin kanat sesleri hepsi bir anda biter. Gozlerinizi actiginizda onunuzdeki arkadasinizi degil, gokyuzunu gorursunuz, yere dusmus oldugunuzu anlamaniz birkac saniye surer. Tek hissettiginiz kesif bir barut ve yanik et kokusudur, yuzunuzun toprak parcalariyla kaplandigini fark edersiniz, temizlemek icin calismazsiniz. Arkadaslarinizin bagirarak kosusturdugunu gorur ama kulaginizdaki cinlama ve ugultudan seslerini duyamazsiniz. Sesleri yavas yavas duymaya basladiginizda ayaga kalkmaya calisirsiniz ama basaramazsiniz. Yine birkac saniye sonra arkadaslarinizin sesleri arasinda "mayin" kelimesini ayirt eder ve kalkmaya calistiginizda ayaginizdaki yogun agriyi fark edersiniz. Ayaginiz yoktur ama yine de agridigini hissedersiniz. Ne oldugunu anlamak icin baktiginizda ise parcalanmis pantolonunuzun ve kopmus ayaginizin farkina varirsiniz. Iste her sey o anda baslar. Avaziniz ciktigi kadar bagirirsiniz. Sonra, nefesiniz biter. Sonra, yeniden nefes alirsiniz ve yeniden bagirmaya baslarsiniz. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine... Yaniniza ilk gelen arkadasiniz size, "fazla bir sey yok, sadece kucuk bir yara" gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadasiniz konusurken de, helikopterle hastaneye goturulurken de artik bir ayaginizin olmadigini biliyorsunuzdur. Hep bir soru cinlar kafanizin icinde "neden ben, neden ben, neden ben ?" Hastanede gecen aylar, tedavi ve terapilerde gecen yillar sonunda, dizkapaginizin on iki santim altindan takili olan ve her aksam yatarken veya banyoya girerken cikarip kenara koydugunuz takma bacak artik bir uzvunuz olmustur. Ama bunun onemi yoktur cunku bu fedakârliginiz sayesinde vatan var olacaktir. Sizin bir bacaginizin ne onemi vardir ki! Artik kosamayacak olmanizin, yazin herkes gibi havuza, denize giremeyecek olmanizin da hic onemi yoktur. Vatan sag olsun yeter. Sonra birilerinin, sizin odediginiz vergilerle Fransiz televizyonlarinda, ugruna yarim kaldiginiz vatan hudutlarini hice sayan programlara finans sagladigini okursunuz. Ayni dillerin bundan pismanlik duymadiklarini soylediklerini de okursunuz. Pamuk'lari, Dink'leri, okursunuz, Bizans cocuguyum diyenleri duyar, Ali Kemallere tanik olursunuz, "koclar gibi satanlari"gorursunuz. . Turk Bayraklarinin yakildigini, gorursunuz. Baslarina cuvallar gecirilip asagilanarak elleri arkalarindan baglanan Turk askerlerini gorursunuz. Bu asagilanmaya cevap verecek tanklarin motor seslerini, helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayi beklersiniz ama duyamazsiniz. Onun yerine hainlerin cesetlerinin ustune ortulen caputlara "bayrak" diyenleri gorursunuz, "ucaklarini cek", "valiyi cek" diyen baskanlari ve okarsilarinda kekeleyen riyaseti gorursunuz. Bu da yetmez Turk askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafindan,"cete" diye suclandigini, yargilandigini gorursunuz. Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, ogretmene ates eden, yol kesip soygun yapan, koy yakan, okul yikan, mayin doseyen teroristlerin sadece "ben bir sey yapmadim" demelerinin esas kabul edilip, "sucsuz" sifatiyla serbest birakildigini gorursunuz. Susanlari, konusmasi gerektigi halde susanlari gorursunuz, konusanlar her konustugunda, kekeleyenler her kekelediginde ve susanlar her sustugunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden olursunuz her defasinda. Govdenizden o topraga akan kan, bu defa icinize akar, inandiklariniza, ugrunda savasarak kendi kaninizi akitmak pahasina tertemiz tuttugunuz degerlerinize akar. Sizin kaya arkalarinda, cali diplerinde aradiginiz ihanet gelir akliniza, o mayinlari yerlestiren eller gelir. Sorgulamaya baslarsiniz: "Biz bu ihaneti dogru yerde mi aradik, kuyrugunda dolastigimiz yilanin basi, hep gozumuzun onunde miydi yoksa?"diye sorarsiniz kendinize. Onlara verilen maas'in sizin vergilerinizden odendigini, icinize sindiremezsiniz, uykulariniz kacar, neden bu vatani sizin kadar sevmediklerini dusunursunuz. Bu vatan onlarin da vatani degil mi? Onlar da, tipki benim gibi namusun ve serefin ustune yemin etmedi mi? diye sorarsiniz kendi kendinize. Sinirlenirsiniz, uzulursunuz, on bes yasinda bir askeri okul ogrencisi iken her adimda soylediginiz, beyninize ve yureginize naksettiginiz sozler gelir akliniza": VATAN, SANA CANIM FEDA" Geri kalan tum hayatinizin ilk bes dakikasi, boyle baslayacak iste ve hayatiniz boyle devam edecektir. Son nefesinize kadar savasacaksiniz ihanetle, her seye ve herkese ragmen, bu yolda olene ya da bu ihaneti bitirene kadar. Siz diyorum, cunku bu vatan icin bedel odeyen insanlarin neler yasadigini, neler hissettigini, size ragmen ve sizin icin neler yaptiklarini, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. Okudugunuz ya da televizyonda duydugunuzdan daha fazladir yasananlar. Yani aslinda gazetelerin ic sayfalarindaki, minicik karelerde okudugunuz; "...ili kirsalinda teroristlerce dosenen mayinin patlamasi sonucu, bir guvenlik gorevlisi yaralandi!" haberi aslinda o kadar da kisa degildir. Sizin, daha okudugunuz gazetenin arka sayfasina gecerken unuttugunuz, falanca mankenin otel odasi maceralarina, ya da uyusturucu komasindan olen ogluna "sehit" deyip Turk bayragi orten kadinin haberine ayirdiginizdan daha uzun zaman ayirmadiginiz bu kucuk haber, birileri icin bir omur boyu surecek ve asla unutulmayacaktir. Ve siz unuttuktan sonra da baska birileri, "ne icin?" dendiginde "vatan icin" diyecekleri fedakârliklarini size ragmen yapmaya devam edeceklerdir. Sizin uyusmuslugunuza, duyarsizliginiza ragmen, sizin rahatliginiza, sizin vicdanlariniza ragmen bu kahramanca fedakârliklar ve bu ilk bes dakikalar yasanmaya devam edecektir. Asla unutmayiniz basinizin ustundeki egemenlik ortusunun payandasi kopan bacaklar, bedeli ise size ragmen bu vatan icin akan kanlar, feda edilen canlar, sicak yuvalarini, babalarinin yuzlerini unutan kucucuk cocuklarini dusunmeden vakfedilen hayatlardir. Ne kadarini anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mi bilmiyorum, ama birileri bunlari yasadi, birileri hala yasiyor ve emin olun yasli dunya dondukce, Turk vatani ve Turk Bayragi icin birileri daha tum bunlari yasayacak. Gordugunuz gibi size bir hayli uzak bir yasam bicimi bu. Masalarda oturup "aydinca" sohbetler etmeye hic benzemiyor degil mi? Bir an icin bile olsa kendinizi onlarin yerine koyasiniz diye "siz" diyerek yazdim, sizin onlardan biri olamayacaginizi biliyorum. "Siz" kim misiniz? Siz kendinizi cok iyi biliyorsunuz! Biz de, biz de sizi cok iyi biliyoruz. "Siz" de bilin ki biz asla unutmayacagiz. "VARLIGIM TURK VARLIGINA ARMAGAN OLSUN" |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hani başımı açmayacaktım anne !! Anne gidelim bu ülkeden..^^ :/ | _aLmİrA_ | Dini Konular | 36 | 16-12-2008 10:40 |
| hayır anne hayır ölmedi babam | vendetta | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 17-11-2007 09:37 |
| Anne sen neden burdasın? | Shef | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 10-10-2007 10:48 |
| Neden Anne, Neden Ben? | @izci@ | Hikayeler ve Efsaneler | 8 | 03-09-2007 07:55 |
| ÖZ ANNE-BABADAN BAŞKASINA ANNE- BABA DENİLEBİLİR Mİ? | @izci@ | Dini Konular | 2 | 06-07-2006 12:23 |