HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | ![]() YOKLUĞUNA İHANET Nisan yağmuruna… Bir cebine terk edişi, bir cebine umursazlığını koyup sessiz ve sinsice gidişinin yıl dönümündeyim... Bu gece, benzeri bir geceyarısı yaşıyorum yüreğimdeki karanlıkların kramplarında.. Yağmurun canlı konseri inmekte gözlerime, yüzüme, yüreğime.. taa içine hüzünlerin.. Bu gece yüreğimin kıyısına vurdu minicik bir damla adressiz yollardan.. Yine Nisan yağmuru yanlız bırakmadı hüzün yağmurlarımı. Her damlasında sanki bildik bir hüzün şarkısı şakır gibi.. Sanırım tek terk etmeyenim o olacak yıllarca, umutlarım bile terk etmişken yarınlarımı.. Sen(siz)liğimden kör ve sağır olan bu gecenin sabahında, her zamanki gibi yine kimsesiz bir yıldızın çığlığıyla uyanacağım, hiç dalmadığım “derin uykularım”dan.. O gecenin hatırına çekmeceme gizledim “derin uykularımı”, telaş ile unutup, arkanda bıraktığın “keşkeli cümlelerin” hemen yanıbaşına.. Seni bana anımsatığı için o geceden beri hala çıkarmadım “derin uykularımı” gizlediğim yerden.. Ne işeme yaracağını bilmediğim “keşkeli cümlelerini” hala atamadım tavan arasındaki değersiz eşyalar deposuna.. Neden? bilmiyorum ama, yine de saklıyorum. Belki bir gün lazım olur diye. Şimdi her yanımda hüzün yağmurları.. Ne yana baksam “sen(siz)liğim” dikiliyor karşıma.. Ve bu gece her yanım acıyor, yüreğim derinden kanıyor.. Ne yaralarıma sürdüğüm “keşkeli cümlelerin” dindiriyor yüreğimdeki derin kanamayı, ne de kör ve sağır gecelerin derin sessiz sarmaları kuçak açtı “derin uykularıma”.. Zaman geceye, yokluğunun en can alıcı, en çıldırtıcı saatlerine doğru ilerliyor. Bu gece iliklerime dek işliyor sen(siz)liğim. Hayalin olanca netliğiyle sahnedeki yerini alıyor. Başkalaşıyorum derin düşüncelerimin berrak yoğunluğunda. Yokluğunla, varlığın arasında gidip geliyor, kendimce bir o yana bir bu yana savruluyorum; hangisinin benim gerçeğim ve seçimim olduğunu henüz çözemedim ya da hangisine layık görüldüğümü.. Her şey içimde ve dışımda parçalara bölünüyor.. Ve teslim oluyorum sen(siz)liğime bir kez daha.. Yokluğun en tırmalıyıcı sesiyle tenime iyice sokulurken, böyle bir tutsaklıkta varlığını bütün isyanımla haykırıyorum. Her kendime çekilmelerimde binlerce kez yinelenen bu sahnede yokluğun ne kadar teslimiyetci ise varlığın onunla yarışan bir isyankar oluyor ruhuma. Amansız bir çatışmanın ortasında korunmasızım. Gözlerimi kapatıyorum. Artık susma ve duyumsama vaktidir. Bir yoksun, bir varsın; ama en çok yoksun. Başım dönüyor.. Tutunuyorum yenilgilerime ve isyankar yüregime.. Sen gittiğini sanırken bile aslında en çok çoğalandın.. Ama hiç bir zaman farkında olamadığın.. Sensizliğin fırtınalarını, sensizliğin sancılarını sen nerden bileceksin.. Sen hiç sensiz kalmadın ki..! “Yağmur saatlerimde beklemiştim seni, Başka başka anlamlar yüklemiştim, Ağrıtan, ağlatan, ağır damlaların sesinde.. Nisan yenilgilerimde Seni tanıdım saklandığın Gecelerin dolunay yanında.. Geçti istemem artık gelmeni.. Yokluğunda buldum seni. Yok oldukça başkalaştım.. Başkalaştıkça kendime döndüm.. Baştan başa sen oldum! Bulurken kaybetmek değil, Kaybederken bulmak! Oldun… " Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.. Sen gitmişken yarınlarımızdan, ne gözlerimden bakışların, ne ruhumundan gülümseyişlerin, ne yüreğimden sıcaklığın gitmedi. Herşey benimle kalırken.., giden, bir tek sendin…“Gitme”, diyemediğim gibi “Dön”, de demiyeceğim.., fazlasıyla kanatmışken yüreğimizi, masumiyetimizi, ilk bakışlara yüklediğimiz anlamları, hayallerimizi, bizi! terk edişin!.. Üstelik ben seni bulduğum “yokluğuna” ihanet edemem.. Umutlarımı ya da hüzünlerimi yaslayabileceğim bir omzum yok belki ama yokluğun en büyük sığınağım oldu benim.. Sen gidendin, geriye kalan, sadece senden bana arta kalan… Hiçbir şey tartılmıyor başka bir şeyle, hatta çoğu zaman kendiyle bile.. Yokluk paylaşılamıyor başka biriyle.. Ben yine paylaşamadım gözyaşlarımla dokunduğum gecenin sabahıyla.. İstediğim sadece birlikte bir şarkı söylemekti. Belki kırık-dökük, notasız ama bizim olan bir şarkıyı en avaz sesimizle haykırmak.., birbirimizin sarhoşluğuyla salınıp durduğumuz gecenin sinesinde.. Bir öpüşmeye neler sığdırdığımı bilimezdin; serin, koca bir çınarın gölgesinde uymanın keyfi tadında.., delidolu, hırçın dalgaların sahille buluşma temposunda.., sıcak, içini ısıtan gün ışığını bulma huzurunda…, saf, ıslak toprak kokusunun bugusunda.., Anlatılamaz yaşanmamışlıklar, yaşamak gerek… Dokunabilmek gerek gözyaşlarına, gülüşlere, masumiyetlerin çekingen kanatlarına, hatta bizat hayattın kendine… Bekleyişlere ve tasarlanmış söz dizimlerinin arkasına sığınmadan.. Hayat ıskalamayı affetmez !!! Sen şimdi huzurluyken gitmişliğinle, ben hala ölmedim sanıldığı gibi kalmışlığımla.. Sende, bende yaşıyoruz, Halen yaşıyorum, halen sensiz ve sessiz bu yaşamda, sessiz matemlerimle.. Ama yüreğimin üstünde hala yağmurunun ve yumruğunun izi var… Rüzgar sadece dağlardan toz kaldırır, kayalar her zaman dimdik ayaktadır.., sen benden kendini götürken, bendeki sen hala yüreğimin üzerine kazılı… Evet, bu gece duygularımın esiriyim, birbirine benzer binbir geceden süzülen... ve Yaşamak cesaret ister.. |
| | |
| | #2 (permalink) | |
| Kayıt: 20.11.2006 Yaş: 33
Mesajlar: 1.185 İtibar Gücü: 13 | Alıntı:
| |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | Gittiğin gün …. Bittiğim günüm oldu… Bir acı bir hüzün… Bir ağır yaralı özlem bıraktın işte… Mutlu ol gittiğin yerlerde…. ------------------------------------------------------------ Adını göklere haykırıyorum… Gel bir rüzgarın peşine takıl da gel… Bir yağmurun peşine düşte gel… Gel adını göklere yazıyorum.. Bir bulata yazıyorum, bir rüzgara, bir yağmura yazıyorum adını, Güneşin ortasına yazıyorum, Bir yağmurun peşine düşte gel.. Bir bulatun bir rüzgarın peşine takıl da gel.. Adını göklere haykırıyorum… Gel umudum ol… Gel yüreğim ol.. Gel bir sabah güneşe tutun gel… Gel bir sabah tan yeri ağarırken gel.. Gel nasıl gelirsen gel… Bir sabah çıka gel… -------------------------------------------------------- çok güzel bir yazı sanki bir ayrılığın hüznünü yaşadım anlatım mükemmel olmuş.. paylaşımın için saolasın.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Fırtınalar içindeki gemi misali duygularını karaya oturtmamaya çaba sarf ettiği, yüksek dalgalar ile savaştığı, yüksek dağlara meydan okuduğu bir yaşamdı seçtiğim. Geçmişte gençliğin verdiği heyacan ve hüzün perdeleri ile dolu yaşam. . Bu yaşamım içinde sisler içinde yönünü bulamadığı zamanlarda vardı..?? Kayıp ettiği bir dolu aşklar da. . |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Her zamanki gibi çok güzel bir yzıydı ellerine sağlık ablacm.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | bir ses vardır çözer her şeyi, yasaktır duyamazsın’ Karanlıktan bir el uzanır sana Görürsün, uzanırsın kurtarsın seni diye Asla ulaşamazsın… Kaybolduğunu hissedersin derin kör bir kuyuda Sessizlik çığlıklarını hapseder Artık duyulan tek ses, sessizliktir! Ne bir umut vardır hayata bağlayacak Nede bir ışık kalbindeki karanlığı aydınlatacak Güneş hiç doğmayacak, tek bir şey olacak yakıp kavuran; Aşk ateşi… Belki hiç yağmur yağmayacak onsuzluğu yaşadığın diyarlara Gözlerini açacaksın göremeyeceksin hiçbir şey, Karanlıktan başka. Üşüten, ürküten, üzen bir soğukluk olacak etrafta Bir rüzgar esecek, Nefreti hissedeceksin o an. Zaten kaybolan umudun Artık asla sahip olamayacağın şey olduğunu anlayacaksın. Bir taş bağlanmış ayaklarına, adı aşk Kocaman bir okyanusun ortasındasın hayat denilen Yüzmeye çalışacaksın ama kara yokmuş anlayacaksın! Sonra teslim olup kaderine batacaksın, denizin derinliklerine Bazen düşüneceksin suçum neydi diye Aslında olmayacak suçun vazgeçmemekten başka Son bir nefes alıp tekrar deneyeceksin hayata tutunmayı Vazgeçemeyeceksin ama kaybedeceksin Anlayacaksın ki mühürlenmiş kalbinin kapıları, Anahtar yalnız onda… Bekleyeceksin, ‘belki bir gün’ deyip umutsuzca Ama bileceksin ki gelmeyecek o ‘bir gün’ asla. Bir daha açılmamak üzere kapanmış kapılar. Bileceksin ki; direniş boşuna Nafile gözyaşları akıp gidecek Fark eden olmayacak… Gülmeyi bile unutacaksın bir süre sonra Artık senin için tek bir şey olacak Tek bir çare, tek bir seçenek, tek bir son.........tek bir son |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Sen şimdi huzurluyken gitmişliğinle, ben hala ölmedim sanıldığı gibi kalmışlığımla.. Sende, bende yaşıyoruz, Halen yaşıyorum, halen sensiz ve sessiz bu yaşamda, sessiz matemlerimle.. Ama yüreğimin üstünde hala yağmurunun ve yumruğunun izi var… Rüzgar sadece dağlardan toz kaldırır, kayalar her zaman dimdik ayaktadır.., sen benden kendini götürken, bendeki sen hala yüreğimin üzerine kazılı… Evet, bu gece duygularımın esiriyim, birbirine benzer binbir geceden süzülen... ve Yaşamak cesaret ister..yüregine saglik zerda abla |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Anlayacaksın ki mühürlenmiş kalbinin kapıları, Anahtar yalnız onda… Bekleyeceksin, ‘belki bir gün’ deyip umutsuzca Ama bileceksin ki gelmeyecek o ‘bir gün’ asla. Bir daha açılmamak üzere kapanmış kapılar. incim harikain sende zerda abla gibi |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Cesaret | kardelen_im32 | abcç | 18 | 13-11-2008 23:58 |
| Cesaret | super_girl | Şiir Köşesi | 7 | 28-07-2007 14:09 |
| CeSaReT ... | SweetWitch | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 26-02-2007 16:13 |
| Ister Atla Gel Buralara Ister Eşşekle | GiRL_Léé | Fotoğrafçılık ve Resimler | 0 | 06-01-2007 03:53 |
| İhanet mi Cesaret mi | Lider | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 02-08-2006 19:34 |