HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Yeniden yeni şeyler yazmak için geçtim klavyenin başına. Ama okuyana hoş görünsün diye değil. Yada sen okursun diye değil; içimi dökmek için. Yada su baskınlarına yenik düşmüş her kent gibi içimdeki tüm birikmişleri tahliye etmek amacıyla başlamıştım tüm o kurtarılası şeyleri kurtarmaya ve yazmaya... Yazdıkça kelimelerimin konusu ne çok sevdiğim oldu seni. Ve susmasam da ne çok susamış olduğum sana. Biliyorum bazen çözüm bulmak o kadar zor değildir.Ama nedense ben hep geç kaldım hayatımda çözüm olacak her naneyi keşfetmekte. Hani derler ya; kırdığın yumurta kırkı geçti diye benim kırıldığım yerler kırkı geçti sanki... Ama kırıklarımı saracak yeni birini bulmayı çoğu zaman istemedim. Belki de bu yüzdendir; ne zaman acılarım dayanılmaz olsa yardımıma hep sen geldin.. Annemin şefkatine benzeyen şefkatinle bağrına bastığında; işte dedim kendime. Aradığım bu... Aranmaya değer bu. Yani tüm o sıkıntıların içinde sıkıntısı çekilmeye değer bu. İlahi bir yanın vardı... Öyle bir teslimiyetin vardı ki; teslim olmak geçti içimden sana. Hem de tek bir kurşun harcamadan tüm kapılarımı sonuna kadar açıp tüm silahlarımı bırakarak teslim olmak sevdana. Sevda; ne garip bir duygu. Yavaş yavaş değil; birden, sel baskınları gibi aniden kuşatıyor seni. Hani bir şair diyor ya 'oğlum seni bir aşk sarıyor' sarmak ne kelime kuşatıyor... Sonrası ... Kuşatılmış her kale gibi acı ve ızdırap başlıyor. Önce içten içe tüketiyorsun birikimlerini. Kapıların sonuna dek açıkken geldim işte buradayım demesi yetecekken gelmiyor. İnat değil; bu bir tür savaş sanki. Kim sevdim derse önce en çok o yanıyor.Yanmak ne kelime. Ateşinin dumanlarını hayatından öylece gelip geçen herkes fark ediyor. Gözlerine yerleşen acıyı soruyorlar. Sen hiçbir şey söylemiyorsun. Yada yığınla şeyi anlatıyorsun seni kimseler anlamıyor. Her anlamda aynı kapıya çıkıyorsun. Yalnız o diyorsun yalnız o.... Durmadan büyürken yangınların şarkılar ateşi harlıyor. Rum ateşi misali ateşin üstüne dökülen her su sevdanı daha da büyük daha da dayanılmaz yapıyor... Bilmiyorsun... Bilemiyorsun onu anmak mı iyi geliyor yoksa sadece susmak mı. Belki de bu yüzden tüm şairler bir susalım diyor, birde bağıralım... Tezatlaşırken tüm yazdıklarına. Bilmiyorsun. Felsefi bir yanın olduğu için değil cehaletinden. Bildiklerin dur gitme demeye yetmiyor. Yetmiyor da ne oluyor? Git diyebiliyor musun sanki? Bir fırtına içindesin sürekli dönüyorsu; aynı denklemlerin içinde çözüm kümen o iken bir türlü çıkmıyor ağzından o muhteşem cevap. Ve sen tüm konusu o derslerin sınavlarında yalnız bilmiyorum yazıyorsun cevap kağıdına. Ve isteyerek Onu anlatan her dersten çakıyorsun sıfırları bir kez daha ve bir kez daha anlatsınlar istiyorsun. Anlatanlar sıkılıyor senden çekip gidiyorlar. Anlayışsızlığından değil sen gerçekten bilmiyorsun... ... İçli bir şarkı düşüyor radyona bilmem kime hediye edilmiş... Ama sanki senin için çalıyor. Malum olan sevdanı anlatıyor insanlara ve düşlüyorsun; birlikteyiz aynı göğün altında ve aynı şarkıyla birbirimizi düşünürken. Birbirimize susuyoruz.. Evet sen böyle düşünüyorsun. Anlatsan da anlaşılmayacak sevdanın yarım kalan o parçası kim bilir neredeyken. yanı başında düşlüyorsun varlığını ve hiç gelmeyecek olsa da yazdığı her dizede biraz daha kendiyle tezatlaşan her şair gibi gelişine susuyorsun sevdiğinin... |
| | |
| SweetWitch için teşekkür edenler 4 kişi. |
| | #2 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | eLLerine SağLık arKadaşıM GüzeL birYazıyDı |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 25.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 4.655 İtibar Gücü: 24 | güzel yaziydi tesekkürler |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Yalnızlığın ıssızlığında, göz yaşlarım sel olmuş ay ışı altında bir kış günü. Dayanamaz oldum ben bu hayata. Kaybolduğum bu sessizlik, içinde ne acılar besliyor, çıkmıyorum. Bir yolu var, ağlamak, ağlamak, ağlamak. Bir rüzgar olmayı, ruhunu bu esarette kurtarmayı diliyorsun sadece bu anda, Sonsuzluğa sığındıkça sana dayan dayan diyor tüm sesler, yapamıyorum diye haykırıyorum boşlukta, çığlıklar atıyorum, camdan seyrettiğim boşluk dualarımla doldu, yalvarmalarımla doldu. Ne acı bu sabah onu hayalimde siyah beyaz gördüm, seçemiyordum onu, buna çok üzüldüm, yeniden hayal etmek istedim, olmuyordu, sevinsem mi üzülsem mi? Ama onun gökyüzü hali gözlerimin önünden gitmiyor hiç. Evimde o odanın kapısı hala kapalı, hala onu görüyorum o kapıdan ben, üç ay oldu Allah ım, ben ona yaklaşamadım bile. Tüm yaşadıklarımın sonunda aklıma gelen tek şey şu oldu, bir şey yapmalıyım, milyonlarca insanın sevgiyi aramadaki bu yolcuğunda onlar için bir şey yapmalım oldu, sevgi ne zaman bizim dışımızda oldu ki kaybolsun, böyle sevgiler nasıl biter, nasıl silinir? O bana silindi demişti, her sözü yüreğime saplanan bir hançer olduktan sonra ben sadece çaresizce anlatmaya çalışmıştım, bu anlatışım, evrende süzülen “seni seviyorum” tınısı sonsuzluk boyunca süzülecek, ve zamanın tamamen duracağı anda, yankılacak kulaktan kulağa. O bile inanmayacak buna, beni bu kadar sevmiş olamaz diyecek. Sevgiler vardır bir insan ömrü yetmedikten sonrada devam eder, sevgi hissettiğimiz en büyük iyilik şefkat her şeyimiz değil midir? Sevgi hak edilmez, bedeli yoktur, sadece verilir, verdiğimiz sevginin bir karşılığı olabilir mi ki? Ya sevgi için döktüğümüz göz yaşının bedelini hangi insan ödeye bilir. İnsafsızca giden, silindi, bitti diyenlere bu sözlerim, biten içimizde ne, ne bitti, o mu, ona olan sevgi mi, yoksa biz mi bittik kendi içimizde. Sorgumaların sonu gelmeyecek, göz yaşların dinemeyecek ey garip aşık, aşıklar hep en garipler en yoksullardır. Neden mi? Paha biçilemeyen sevgileri yoktur onlar için, sevdikleri yoktur, bundan sonra kazanacaklarının ve bugüne kazandıkları anlamlarını yitirmiştir. Şans; insanlar şansın olmadığını söyler ya hani, görmek istemedikleri için böyle bu, en büyük şans paylaşacak birisinin seninle olması, ki olursa olsun, ama o beklediğin kişi yoksa hayat durmuş demektir, zaman durmuş demektir. Tek yolu var, ağlamak ve düşünmemek, her aklına geldiğinde ağla, kimileri buna zayıflık diyebilir, ben insanlık diyorum. En acısı da her bir göz yaşında yüreğinde yavaş yavaş silinmesidir, bunu hissetmekte acı verecek ama geçtiğini düştüğün o derin kuyuda göreceksin, oradan çıktığında güneşi göreceksin. Çiçeklerin kokuları gelecek, masmavi gökyüzü yine orada olacak. Sabır… |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Bilmiyorsun... Bilemiyorsun onu anmak mı iyi geliyor yoksa sadece susmak mı. Belki de bu yüzden tüm şairler bir susalım diyor, birde bağıralım... Tezatlaşırken tüm yazdıklarına. Bilmiyorsun. Felsefi bir yanın olduğu için değil cehaletinden. Bildiklerin dur gitme demeye yetmiyor. Yetmiyor da ne oluyor? Git diyebiliyor musun sanki? Bir fırtına içindesin sürekli dönüyorsu; aynı denklemlerin içinde çözüm kümen o iken bir türlü çıkmıyor ağzından o muhteşem cevap. Ve sen tüm konusu o derslerin sınavlarında yalnız bilmiyorum yazıyorsun cevap kağıdına. Ve isteyerek Onu anlatan her dersten çakıyorsun sıfırları bir kez daha ve bir kez daha anlatsınlar istiyorsun. Anlatanlar sıkılıyor senden çekip gidiyorlar. Anlayışsızlığından değil sen gerçekten bilmiyorsun... ... İçli bir şarkı düşüyor radyona bilmem kime hediye edilmiş... Ama sanki senin için çalıyor. Malum olan sevdanı anlatıyor insanlara ve düşlüyorsun; birlikteyiz aynı göğün altında ve aynı şarkıyla birbirimizi düşünürken. Birbirimize susuyoruz.. Evet sen böyle düşünüyorsun. Anlatsan da anlaşılmayacak sevdanın yarım kalan o parçası kim bilir neredeyken. yanı başında düşlüyorsun varlığını ve hiç gelmeyecek olsa da yazdığı her dizede biraz daha kendiyle tezatlaşan her şair gibi gelişine susuyorsun sevdiğinin... way süpersin sweett |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| sana seni yazıyorum | purcum | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 27-12-2007 14:40 |
| Sana Seni Yazıyorum! | KãRdé£éN | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 02-08-2007 09:32 |
| niye uşak | Gecem | Bilmeceler & Zekâ Soruları | 14 | 25-06-2007 00:18 |
| Sana "Seni" Yazıyorum... | motan | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 14-02-2007 15:01 |
| Niye ALO Deriz? | Cazibe | Bilelim Öğrenelim | 0 | 13-02-2007 15:29 |