HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | ahhh keSke Seni öyle sevmişim ki kendimi kaybetmişim. Her şeyimi senin için hiçe saymışım. Bu nasıl olur.? Nasıl bir başkasını kendinden daha fazla sevebilir insan? Bunu anlamıyorum şu an. Gözlerinde kendimi görüyorum., rüyalarımda seni. Artık yoksun yanımda. Ben var mıyım hayatta ? Varım, bedenim yaşamaya devam ediyor. Çünkü henüz ölmedim, ama bir sor gerçekten yaşıyor muyum diye. Gerçeği bir sor. Var olmak ne demek. ? Sadece bana kalmış yaşam kalıntıları mı ? Yoksa senin de içinde olduğun bir bütünlük mü? Sensiz hiçbir şeyin anlamı yok. Sen vardın da anlamı vardı. Sen bendin. Ben ise sen. Senle biz elmanın iki yarısı değildik. Elmanın ilk yarısıydık. Diğer yarısı hiç umurumda değildi. Gülüşün..... Beni öldüren ve can veren gülüşün. Her şeye değerdi. Güneş kadar aydınlık, Şaşal su kadar saf. Sen neydin? Hala çözemedim. Ayrılık sebebini bile bilmiyorum. Ama sen neydin.? Gündüzüme güneş, karanlık geceme dolunay olmuştun. Gözlerim kapalı yürüyordum sen yanımda yokken bile. Ya şimdi.... Güneşin kendisi bile aydınlatamıyor yolumu. Halbuki güneşi kendime enerji kaynağı bilirdim. Şimdi güneş "benim yapacak bir şeyim kalmadı artık" diyor. Ay bile bana bakmıyor artık. Geceme ışık olmuyor. Tek yapabildiğim içip içip sızmak. O zaman bana alkol çare oluyor. Ama bilirsin. Ben, sen varken içmezdim. Hem de ağzıma bile almazdım. Şimdi tek dostum ve de düşmanım alkol. Sanki seni unutuyormuşum gibi. Hayır asla. Seni unutmak mümkün mü? Nasıl bir dere yatağını bilmez. Aktığı yer meçhul olsa da. O dereden ben su içmişim. Serinlemişim. Yaz günü buz gibi suyunla serinlemişim. Sen benim her şeyimsin. Her şey olmak nasıl bir duygu bilir misin? Her şey ve de hiçbir şey. Sen varken her şeydim. Dağları delecek gücüm vardı. Okyanuslar aşacak gücüm. Ama şimdi yoksun. Ve ben her şeyimle beraber hiçbir şeyim. Hiç im. Hiç olmayı hissetmiyorum şu an. Zaten hiçim. Sabah kalkıp bugün yeni bir hayat var diyemiyorum. Çünkü sen yoksun. Sen yoksan yeni bir günün ,hayatın ne anlamı var.? Sensiz geçen bir saniyenin ne anlamı var?. Şimdi meçhule giden bir gemi gibiyim. Hangi limandasın bilemiyorum. Rüzgar bile yardımcı olamıyor artık. Eskiden yelkenlerime eserdi tatlı tatlı. Şimdi Okyanusun ortasında kaldım. Pusulam sendin. Sende yoksun şimdi. Ne yapacağım ben. Nasıl yaklaşacağım, sığınacağım bir liman bulacağım? Sen benim tek sığınağımdın. Rotası belli olmayan gemiye rüzgarda yardımcı olmazmış. Bana da olmuyor. Rotam sendin. Ama hayat bunu kabul etmedi. Şimdi ben ne yapayım. ? Biliyorum sen bu yazıyı hiçbir zaman okumayacaksın. Cevabın da yok . Olamaz da. Ama biliyorum, rüyalarına giriyorum. Sen de benim rüyalarımdasın. Ne olur, bana yol göster. Es bana doğru. Seni her halinle sonsuza kadar seviyorum seveceğim de. Ahh keşke yanımda olsaydın da sana son kez de olsa sarılabilseydim. Seni kemiklerini kırarcasına sarabilseydim. Ne olurdu sanki. Ama nafile. Her şey için çok geç. Seni bana yazan kalem de kurudu, ayıran kalemde. Yeniden yazmamız artık mümkün değil. Ben hiç olmaya mahkumum,denizlerde kaybolmaya mahkumum. Ama sen her şeye değersin. Sevgi denizinde ben boğulurken, sen bilmediğim yollarda yürüyeceksin. Bilmediğim sularda serinleyeceksin. Ahhh keşke güneş beni anlayabilseydi. O zaman belki sıcaklığı ile cansız bedenimi yok ederdi de ben de sonsuz huzura kavuşurdum. |
| | |
| !NC!PéR!S! isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | Notheart (22-01-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | SU gibi oL!! Simdi sen "su" olduğunu düşün. Sukadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez... İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın... Unutma; Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçası olursun sadece!.. Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; "su nasılsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye" diye düşünürler... Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın en sakin anini bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler; Onlar için en uygun olan, kendi istedikleri zamanda... Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi yaşatıcı ol; Su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!.. Sen bir su ol... Ama rahmet ol; Afet değil ! Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme; Sana "felaket" denmesin! Su isen bir bardağa sığabil ki; Damarlara giresin!.. Su; Yüce Mevla’nın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri... Unutma; Ve suya benzediğini unutma. Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu da unutma. Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de "kıyametler" koparıcı olabileceğini unutma... Unutma; Senin isin rahmet olmak, afet değil! Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin; Küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene. Ve yasayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılanolursun seller, afetler gibi. Tercih elindeydi hep ve hep de"senin" ellerinde olacak... Ya tutmayı öğreneceksin dilini; veya hiç durmadan konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara! Ama yapman gereken su, değil mi; Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini,Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini... Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin... Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın... Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek,vakit yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bindireceğin kişinin "kıyıya yanaşmasını"bekleyeceksin!.. Demeyeceksin; "Ben canim isteyince giderim" iskeleye,vapur da o saniyede gelmek zorunda!.." Demeyeceksin; "Ben aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim. Karsımdaki de değil duymak, değil dinlemek,anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!.." Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil... Ağzını açıp "Şelaleden dökülen suyu" içmeye çalışan bir tavsan gördün mü hiç?.. Veya önüne çıkan ağaçları dahi sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğrasan bir ceylan gördün mü? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler; Beyni olan her yaratık gibi! Hadi... Sen simdi "su olduğunu" düşün, ve kendini "su gibi" hisset... Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı... Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu hatırla... Ama yine su gibi "bir küçük bardağın içine" sığdır ki kendini; Girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Hayat ver... Vazgeçilmez ol!!! |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 56 | Bu gün bir saksı çiçeği aldım...Ve bir dilekte bulundum.Senin için aldım,yapraklarına adını verdim, bende toprağın oldum... Biliyorum, solarsa çok üzüleceğim, çünkü adını "sen" koydum... Her gün suyun olacağım ve içine vitamin olsun diye sevgi sözcükleri katacağım... Biliyorum solarsa çok üzüleceğim adını "ben" koydum ... Şimdi onu tıpkı bir çocuk gibi büyüteceğim, şımartıp yapraklarını çoğaltsın diye, O çoğaldıkça sen de çoğalacaksın içimde tıpkı bir sarmaşık gibi... Yamalı yüreğimin, sarmaşığı diye seveceğim, toprağına çok fazla su dökmemem gerekirmiş, fazla güneş istemezmiş, bakın şu kasıntı çiçeğe daha ilk günden talimatlar da verirmiş... Ama ben konuşurken , yaprakları nasıl da gülümsermiş...Şimdi çiçeğim ve ben bu yalın evde, başbaşayız, sanırım evden dışarıya hiç çıkamayacağım ve hiç misafir ağırlayamayacağım... Sanki yanından ayrılınca sesleniyor, biliyorum onlar konuşamaz ama yalnızlığı sevmiyor, kim sever ki ? Yalnızlık Allah'a mahsustur ki oda biz deli kullarınla uğraşıyor... İşte geldim, sarmaşığım, aşk merdivenim, güzel yapraklım, yeşilceğim...Sıkıldın mı ? Seni "güneşe doğru biraz çevireyim"...Yakında güzü birlikte yaşayacağız daha önce hiç yaşamadığım kadar...O yüzden bir de nazar boncuğu koydum tabağına, kötü gözlerden sakınmak adına... Biliyorum solarsan çok üzüleceğim, adını biz koydum... Şimdi yanında sıgara içemez oldum, dumanı rahatsız etmesin diye, yemek yemek bile çok zor sen imrenirsin diye...Senin gibi suyla beslenmeliyim, vitamin olarak seni seyretmeliyim... Biliyorum solarsan çok üzüleceğim, adını umut, aşk, sevgi,koydum... Şimdi..bir yudum su sana, bir yudum su bana adını nefesim koydum... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ah IsTaNbul Ahhh!!!!!! | DiLrUbA | İstanbul | 11 | 28-08-2008 01:17 |
| Ahhh internet Ahhh | £R$$!İN | Resimler ve Karikatürler | 19 | 06-09-2007 14:11 |
| Keske Oralarda Olsaydimmmmm | firtina_cocuk | Fotoğrafçılık ve Resimler | 5 | 04-03-2007 19:23 |
| Ahhh su erkekler | Gecem | Erkeklere ÖZEL | 28 | 17-02-2007 16:11 |
| keske | CiwCiw | Şiir arşivi | 41 | 05-09-2006 13:39 |