HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... ![]() Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Yürürken ağaçlara sular, aşkın damarlarımda akarken gel, Yürürken boş sokaklarda ben, yüreğim sen diye atarken gel, Yürürken gökte bulutlar, yepyeni baharlarla gel, Yürürken ağaçlara sular, yürü gözlerimden kalbime kadar. ![]() Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Erikler çiçek açarken, yazı yaban yeşerirken gel, Son cemresi de düşüp toprağa, toprak buharlaşırken gel, Yüreğim aşkınla dolup da, özlemin beni ağlatırken gel, Gel sil gözlerimi, sana en ihtiyacım olduğu zaman gel. ![]() Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Dilek ağacında, çaputlar renk değiştirmeden, Yatırlarda mumlar tükenip, ışıkları tam sönerken gel. Göçmen kuşlar yeniden bir bir, sevinçlerle dönerken gel, Şiirler şarkı olup, sevdalı dillerde söylenirken gel. Ve, senin için Allah'a açık ellerim yorgun düşerken, Yok ki derdime ortağım, kendi kendime dertleşirken gel.. |
| | |
| sweet_ için teşekkür edenler 4 kişi. |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Seni unutmak için basladigi her aski yine seninle aldatan bir hayalete... Seninle kendini, bütün hayatini, düslerini, çocuklugunu, yasadigi bütün acilari aldatan bir hayalete... Bir tek sana duydugu sevgisi dogru olan, bu yüzden bütün hayati büyük bir yalan olan hayalete... Tek basina bir odada kaliyordun. Odanin duvarlari bastan basa camdi. Bastan basa simsicak ruhtu... Odanin ortasinda çirilçiplaktin. Bir sandalyede oturuyordun. Odan ilik, tanidik, hiç kesilmeyen bir rüyanin ortasinda saliniyordu. Yüzünden dünyadaki bütün zamanlar geçiyordu. Yüzündeki bütün zamanlari özlüyordum... Yüzünün bütün zamanlarinin disindaydim. Odanda tek basinaydin, ama o büyüsünü, o derinligini yasamayi çok arzulasam da, yine de nerede oldugunu bilmedigim dünyaya senden gidiliyordu... Senin gözlerinden görülüyordu... Senin gözlerinden görülüyordu benim sonsuz düsüm... Sonsuz kayipligim... Varligimin bir parçasi sana gitmis, bir parçasi bende kalmisti. Varligimin sende olan parçasi seninle gerçek dünyaya, baska ruhlara, öteki hayatlara gidiyordu... Beni içeri, odana, yanina almamistin. Varligimin en sahici, en cesur, en erdemli yani içerde, seninle kalmisti, seninle gitmisti öteki hayatlara, baska ruhlara... Böyle baslamisti o büyük dislanmam. Ömrüm odanin kapisinda, beni içeri çagirmani beklemekle geçmisti... Yasamadim diyemem, yasadim. Sevgilerim oldu. Basarilar kazandim. Misafirler geldi evlerime... Çilgin, basibos, simarik, ihtiras dolu yaz aksamlarim oldu... Sevgi dolu mektuplari aldim. Telgraflar, çagrilar... Yolculuklara çiktim. Beni karsilayanlara el salladim sevinçle, içim kamasarak... Istahliydim. Arzularim hiç dinmeyecek gibiydi... Dogum günlerimde pastami keserken herkese ve kendime hak ettigimizden daha çok sans diledim hep... Ama yine de unutamazdim senin kapinda bekletildigimi, beni içeri almadigini, varligimin en anlamli, en sahici parçasinin sende kaldigini, o ikiye bölünmüslügümün derin sizisini unutamazdim, bunun yillarca sürecegini ve de hiç dinmeyecegini... Bazi geceler penceremi açar derin nefesler alirdim. Nefes alirken gücümü daha da artirsin, acilarimi bana unuttursun diye Tanri’ya yaranmak geçerdi aklimdan. Doganin ayrilmaz bir parçasiydi odan. Odan dogadaki o en agirbasli cinayetlerin ortasinda sessizce beklerdi... Daha da isinirdi sahipsiz ruhlardan yapilmis camlari... O camlari kirabilsem, sana dokunabilsem, kendimi sana inandirabilsem kainatin bütün sefkati, bütün sevgisi içime akacakti, biliyorum... Yasarken hiç tatmadigim bu duygu elimi uzatsam dokunabilecegim kadar yakindi sanki. Ama neden bu kadar uzaktaydi, hiç anlayamiyordum... Bilmek çözer saniyordum bu muammayi... Bu uzakliga çalisirsam beni içeri alirsin diye düsünüyordum... Çünkü yasadigim sehirlerden en umutsuz durumlardan büyük vaatler, büyük sürprizler çikariyorlardi karsima insanlar... Sanki insanlar o büyük kayboluslarini unutturmak için bir arada yasiyorlardi... Ben de o insanlardan biriydim ve bir gün kapini açip beni içeri alacagini, bir gün beni gerçekten sevecegini saniyordum... Bu yüzden dünyadaki hiçbir sey üzerinde dikkatimi yogunlastiramiyordum. Bu hayatta hiçbir seyi tam yapamiyordum. Görenler kendimden intikam aliyorum saniyorlardi... Sonsuz bir ertelemeydi hayatim. Aslinda bu bir gecikmislik degildi. Hayattan istifa etmek de degildi. Hem sen olmadan nereye gidebilirdim ki? Ben senden uzaklastigimda gecikmis olurdum her seye, seni sevmekten vazgeçtigimde intikam almis olurdum her seyden, seni sevmekten vazgeçtigimde intikam almis olurdum kendimden... Uzaga, istedigim uzaklara gitme sansim ancak yaninda olursam mümkündü. Çünkü ne zaman içime baksam yüzünden geçen bütün zamanlari, bütün özleyisleri, yüzünden gerçek dünyaya açilan yollari, baska ve öteki hayatlari görüyordum... Yüzünde varligimin sende kalan parçasini görüyordum. Böyle zamanlarda yüzünde, aciyla gölgelense de bagislayan bir gülümseme olurdu. Ve bu gülümseme senin beni bir gün içindeki varligimla bulusturacagini hissettirdi... Iste o zaman bu sürgün bitecekti... Iste o zaman yasadigim bütün endiseler, bu suçluluk, degersizlik duygulari, bu korkular, bu günasiri intiharlar bitecekti... Bunu bile bile yasamak nedir bilir misin?... Geri dönecegini bile bile tanimadigin, sana hep yabanci yollara düsmek... Karsina çikan herkeste seni aramak... Seni hatirlattigi için birine âsik oldugunu sanmak... Sen olmadigini bile bile, bütün hayatini bu iliskiye adamak için çirpinip durmak... Bunu bile bile yasamak nedir bilir misin?... Düsünsene, ben seninle düslerimi, heyecanlarimi, çocuklugumu, acilarimi aldattim... Seni unuturum diye yasamaya basladigim her aski, ben yine seninle aldattim... Sen beni içine almadigindan beri yillardir ben seninle kendimi aldattim... Bir tek seni sevdigim dogruydu... Ve bu dogru yüzünden hayatim yalana batti... Sen beni disladigindan beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin... Tepeden tirnaga aska, tepeden tirnaga özleme batmis bir hayalet... Bu hayaletin içinde beni degil seni gördüler hep. Çogu bu hayalete dayanamayip çekip gitti... Kimisi senin beni beklettigin kapida, beni bekledi. Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan... Ve ben en çok onlarin sevgisine inandim. En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep merak ettim, karsiliksiz ve onca yil bir hayaleti nasil böylesine sevebildiler diye... Dünyanin iyi bir yer olduguna ve yasamak için çok sebep bulunduguna bu insanlarin bir hayalete duyduklari o akilalmaz, o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandim... Seni unutmak için basladigi her aski yine seninle aldatan bir hayalete... Seninle kendini, bütün hayatini, düslerini, çocuklugunu, yasadigi bütün acilari aldatan bir hayalete... Bir tek sana duydugu sevgisi dogru olan, bu yüzden bütün hayati büyük bir yalan olan hayalete... CEZMi ERSOZ |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.848 İtibar Gücü: 46 | ![]() Ne mutluğun resmi yapıldı,ne de aşklar mutlu,Herkes de bir mutsuzluk türküsü, Oturmuş köşe başında mahzun ve üzgün bekleyen ben,güneş yanığı misali yangınım,çöllerde günler ce yol almış susamışım ben,rüzgarlar arasında kalmış,bembeyaz bulutum ,yağmurda toprak kokusuyum,yeni dikilmiş fidenin can suyu,yağmurdan sonra gök kuşağıyım..Gül dalında ağlayan bülbül,bülbül için hasret çeken gül,güller arasında bir tomurcuk,otlar arasında bir çiçek,kızgın çöllerde,serin bir ırmak,Gökyüzünde yıldız,denizde balık,havada oksijen,dağlarda gelincik,bir ormanım ben …geniş ce dallarım kol kanattır tüm mahlukata…. Geceler de ışık,ışıkda kristal,yolum ben,aydınlığım,çizerim yeniden haritaları gönlümde günlerce,fütürsuzca, Yüreğim vardır parça parça,bin parça on bin parça..severim aşık olurum her şeye herkese…bilinmeyene…korkusuzca,yüreğimde kalır sevdalarım,için için yanarım onlara.yol gözlerim hasret çekerim..ağlarım sızlarım,şarkılar söyler şiirler yazarım.türküler yakarım uğruna olmayan sevdamın olmayan aşkımın ateşine…Gurbete düşerim…seyyah olurum..aç kalırım susuz kalırım…aklım firar eder…kimseler bilmez… Ah yangınlığım…yürek yangınlığım..kara sevdamın karası,gözlerimin elası,,,kaşım gözüm karalar bağlarım…ağzımı bıçak açmaz…yanar hep içim…yoksun yoksun diye…bilemem kimi beklerim…giderim gitmesine gidebildiğim kadar…nereye onu da bilmem….açarım yüreğimi …verdim vereceğim…neyimi?neyim var ki…paramı pul mu maddi manevi duygu..ses korku ışık…bilgi birikim neyiiii…var hepsi yada yok…al .al..ne alacaksan kalanlar bana yeter…al ama al artık…neyi…bende kalana bakayım…artı ne eksi ne…. Türkü de yaralı sevda,deniz de olta da çırpınan balık,havanın kasveti,çocuğun ağlaması,yarin eğri kaşı,ağaran saçlar,dökülen saçlar…giden yıllar…yanar yürek yanar,yanar ya neye yanar,aklı firari nereye firar eder,kim anlar kim dinler, Yanan sigaranın külünde,dumanında olmayanı görmek,duvarın arkasındakilerle sohbete dalmak…Allah’ım kafayı mı yedim ..ne istiyorum ben…ne diliyorum ne dinliyorum…kime söylüyorum…ne söylüyorum farkında mıyım , neyin,farklılık ne ki aykırılık ne ki neye yarar.ne yapar,ne sağlar,faydası mı olmalı her yapılanın,karşılık mı bekleme li insan,karşılıksız olmaz mı?Neden Beklenti? Bütün şarkılar,aşk üzerine,Bütün şiirler,bütün türküler,hep aşk aşk , aşk….binlerce yıldır. Ne hastalık bu …doktorlar bile çare bulamamış derler ya….kaçan kovalanır,kovalanan kaçar,,,herkes mutsuz,,herkes ne aradığını bilmez…herkes ah çeker…ahh ah ah eski yarim nazlı yarim sazlı yarim…ayrı yarim….hep iç geçer hep iç geçer…kavuşan yoktur bütün hikaye aynı…..Kavuşursun yada başkasıyla….geride kalır gözleri bir zaman,kor alevlerle yanar …yanında ki etten duvar,kalbi duvar,kaşı duvar,gözü duvar,duvar duvar..ya duvarın arkasında ne var..gelir mi gidenler..döner mi…ya senin gittiklerin senin arkada bıraktıkların, Belki de bir güç var sırf bu insanlar hep mutsuz olsun diye ayarlamış önceden…hep mutsuz sonlar,hüsranlar gözyaşları,kadere boyun eğmeler…yıllarca ah çekip sızlanmalar… Ya ihanetler,,aradığını bulamamakdan mı kaynaklanır ihanet,onun mu peşindedir,arana kim ? ilk aşkımıdır?Son aşk yok mudur,neden başkası neden başkaları hep başkaları…yanlış adres yanlış insan mıdır hep bulunan.. Yoksa yanlışlık herkes de mi… Ne mutluğun resmi yapıldı,ne de aşklar mutlu,Herkes de bir mutsuzluk türküsü, Herkes ayrı telden felsefe yapıyor,kimi yarın ölecekmişsin gibi yaşa deyip tenden tene dalıyor,kimi bin yıl yaşayacakmışsın gibi yaşa deyip,aşkı arıyor,kimi kaderim deyip,şükrediyor.Kim kime dumduma bir yaşam,acılı acısız kadersiz bencil,sanal,banal,berbat,yaşam,herkes mutsuz…herkes aradığını bulamamış,herkes dertli,herkes milyonlar içinde yalnız,, Mutluluk nekiii… Beklenen nekiii, Şüktretmek nekii Ya kadercilik, Aranan neki,, Ya seni arayanlar…arayıp da seni bulamayanlar,yada buldukların da senin buldurmadıkların,ağlattıkların sızlatıp acı verdiklerin,ya senin görmediklerin görmek istemediklerin sevmediklerin,kalbini açmadıkların…onlarda dertli sende dertli…ahhh ahhhh ortasını bir bulsa insanoğlu,,,çözecek şu işi Yaşamın yaşanan yılları kadar misafirliğimizde neyin peşinde olduğumuzu başkaları da çözememiş bende çözemedim valla…çok uğraştım ya… Bulduğunla mı yetinmeli,onu mu memnun etmeli,ne aradığını bilmeden aramaya mı devam etmeli, Bir çift göz,,bir kalp atışı,bir bakış,yarin kokusu,özlemi,nazı kaprisi,dokunduk ça kanayan yaralar,kaşınan yaralar, Öyle çok karmaşa ki bu..karman çorman…nereye,neresi,nasıl,ne,ne zaman,neden,,,offf Yoruldummmm. Gel hadi onu bul...onu ellere verme sakın...al ,sar,dinle onu,gözlerine bak kendini gör,kalbine gir kendini bul, sevincin kederin paylaşımcısı,sevgili ol,sevgi ol… kendin ol. Bulursan da sıkı tut ,hiç bırakma sakın… |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Süpersiniz ellerinize sağLık renk kattınız |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | GönLüne saqLık cnm payLa$ımın harika |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Sağol canım yorumlarını özlemi$tim |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Şimdi bu satırları, ertelenen gözyaşlarım aksın diye yazıyorum. Ve bekliyorum… Yağmuru… Bir umut… Bir ben… Bekliyorum… Çünkü; yağmursuz duygularım öksüz kalıyor. Yağmursuz ümit çiçeklerim açmıyor. İşte yağmur yağıyor! Yıldızlar ağlıyor… Masumluğunu yitiren gözlerimde, sararıp soluyor hayat! Yaşamak bir ağrı gibi dolaşıyor kanımda. Artık hatıralar avutmuyor beni. Acı dolu gözlerle bakıyorum hayata. Hayat ki başımın üstünde dönüp duran pervane misali üç günlük, üç nefeslik, kısa bir zaman. Ben hayallerimi gökyüzüne ulaştıramadım, çünkü gökyüzü görünmüyordu. Gönlümü dağlara veremedim, çünkü dağlar yoktu. Bu yüzden mısraları derime kazıdım. Kanasın diye yüreğim, ağlasın diye gözlerim… Mısraları derime kazıdım… Sonra çiçekleri gördüm. Beton yığınlarının arasına sıkıştırılan laleyi, gülü, menekşeyi. Derin bir sızıları vardı, konuşamadım onlarla.Ben de sizdenim diyemedim. Koklayamadım; bir ceset gibi gömülmüştüler toprağa. Aslında toprak öldüren değil, diriltendi umutları. Ve karmakarışık duygular içerinde boğulan ben, somutlaştıramadım düşüncelerimi. Gül yüzlü seherlere açamadım kalbimi. Müjdeleyemedim gözlerimle baharın geldiğini… Ve öylesine haykırdım ki titredi beton yığınları. Ertelenen gözyaşları akmaya başladı yanaklarıma. Nemli gözlerle baktım dünyaya son kez. Ve dedim: Bilin ki benim gibi şehir çiçekleri de ağlar. Gönlünü dağlara veremediği için… Guruptaki renk cümbüşünü göremediği için… Şehir çiçekleri de ağlar. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| ~~O da artık evLi~~ Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 10.323 İtibar Gücü: 0 | Mükemmelsiniz yüreğinize sağlık hepinizin |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | T$k.ler CeM.. ![]() Hani insanın böğrüne bir acı girer ya, Odaklanırsın oraya, geçmesini beklersin çaresizce, Düşüncelerin tek bir noktaya kitlenir, düşünemezsin. Bak işte ben seni öyle sevdim; çaresizce... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| 2o NisaN 2oo8 EFENDİMİZ S.A.V. | Hayâ | Dini Konular | 103 | 31-07-2008 12:51 |
| Kılıbık <=> Kalbi ılık | Raid_IRON | Dini Konular | 2 | 31-05-2007 19:13 |
| Yaz yağmurunun mırıldandığı şiir | £R$$!İN | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 15-05-2007 19:36 |
| ResimLerLe 23 nisan | innocentevil | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 23-04-2007 11:39 |
| En iyi 1 Nisan şakaları | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 01-04-2007 03:10 |