HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | ![]() ... Belki alışkındı kulakların bu iki kelimenin dudaktaki dansına...Hoşça kal ; bir daha görüşmenin güvencesiydi. Bir önceki adımıydı bir sonraki buluşmanın...Hoşça kal denir ve hoşça kalınırdı senin aşklarında... Oysa bende Elveda demektir hoşça kal, bilemedin; kısacık zamanlara sığan tutkunun kılavuzluğundaki bu aşkta... Duvarlarıma sana dair çok da fazla olmayan anılarımı çerçeveleyip astığım bir gece vermiştim kararımı. Her nedense çok eğri büğrü duruyordu resimler. Anılar mı yakışmadı resimlere, yoksa resimler mi yapışmadı çerçevelerin sabitliğine anlayamadım. Ama ters duran bir şeyler vardı bu tuhaf görüntüde.Sarhoş naralarını tıpkı birer otriş gibi dolamıştım kelimelerin boynuna. Sonra birdenbire hayretle, o gideceği yönü şaşırmış naraların sokaklardan değil yüreğimden geldiğini fark ettim. Yalpalaya yalpalaya yeni bir limana demir atmaya giden, adımlarını bir türlü aynı hizaya getiremeyen bu ayaklar, benim sevdamı arşınlıyorlardı...Yine yanlış yollara, yanlış ayakkabılarla dalmıştım düşüncesizce. Nasır tutan kalbimdi, parmaklarım sapasağlamdı görünüşte! Bakmamıştım mor sarmaşıklı yaprakların altındaki kocaman dikenlerini saklayan bataklıklara...Ah aylak ruhum; yine aldanmıştı gökyüzünün kızıl, fettan saçlarına...Oysa çeviriverseydi tutkudan körelen gözlerini birkaç bakış aşağıya, sevdasına arapsaçı gibi dolanan yalanları fark edebilecekti...Ah aşka hiç doymayan aç ruhum, kısacık mutlulukların lezzetli mezeler olduğu bu sofrada, kadeh kadeh şarapları hapsedip damağına yine de aç kalktın aşkın saflığına... Hesaplaşma yüklü bir gecenin sabahıydı sana vedam. Oysa sen sadece hoşça kal dedim sanmıştın...Kanter içinde kaldı dudaklarım sana söyleyemediklerimi kendime haykırmaktan. Söylesem anlamazdın, biliyorum...Üstünde hiçbir etiket olmayan bir şişeye konmuş bir yardım mesajıydı kelimelerim...Ben ıssız bir adada; yanında almak isteyebileceği üç şeyi bile olmayan bir kazazedeydim. Çok tirajik biliyor musun? Üç şey alamazdım yanıma, almayı isteyebileceğim tek şey sendin... Ve sen bana aynı cümlenin içindeki iki kelime kadar yakın; ve aynı zamanda aynı cümlenin içinde asla bir araya gelemeyecek iki kelime kadar uzaktın...Çelişkilerin bileşkesi bir sevgili...Şarkılar saki olmuştu masama. Hep acı olan mezelerimi getirirken soframa, biri geldi biri gitti upuzun bir yalnızlık boyunca...Şarabımın tadı daha mı mayhoştu ne! O tanıdık tadı yapıştırabilmek için dudaklarıma, günün ağarması gerekti kadehlerin tanıdık lal kırmızısında... Sana hoşça kal demek hiç kolay değildi...Çünkü benim için hoşça kal, elveda demekti... Benim sözlüğüm neden farklıdır bilemedim hiç...Yazmasın istedim vedalar ve vedalara yüklü anlamlar sayfalarda, boş yere aradım uzun soluklu aşkları yırtık sayfalarda...Nedendir bilmem hep ama hep ayak izleri oldu satırlarımda...Kah kuma gömülüp kaybolan ayakların izlerini aradım çöl ıssızlığı akşamlarda, kah demirden bir örs gibi vurdum adımlarımla vurgun sonlara... Hatırla sevgili içinde koşar adım coşan sevişlerini...Sakin limanlara demir atmak isteyen gemimin çıpası havada kaldı... Uzun soluklu bir aşkı, bir kar tanesinin bir kartopuna ve ardından bir çığa dönüşmesi gibi yaşamak isterken, sağanak yağmurda ıslanıp, sırılsıklam kaldım yalnızlığımla...Çok yükseklere saklamıştım ben sevgimi, sen upuzun adımları yüklerken bacaklarına, dümdüz bir yol üzerinde koşup durdun boş yere...Başını kaldırıp bakmayı akıl edemedin göğün gülümseyen mavi gözlerine...Uzaklıkları hala ölçülerle sabitleyen bir düzene esirken sen, ben çok başka bir coğrafyada farklı bir iklimin estirdiği rüzgara dönüşmüştüm bile...İki kelimenin buluşamadığı cümleler, gökyüzüyle yeryüzü arasından çok daha uzak mesafelerin timsaliydi yüreğimde...Sen takılmışken bildik hikayelerin tanıdık işleyişine, ben bir masalın içinde sakince bekliyordum sessizlikle çoğalan çığlıklarımı gömüp göğsüme... Sadece hoşça kal deyip gittim diye; yüreğin hala küskün biliyorum...Elveda çok büyük bir kelime. Sığmadı dudaklarımın sınırları içine. Sözlüğümden haberdar olacak kadar çok kalmadın sevgili , yüreğimde. Benim “hoşça kal” ım yazılmış yanlışlıkla elveda kelimesinin yerine...Kim bilir belki de bir hoşça kal en çok bu aşktaki kadar yakışır elveda hanesine...Bazen sözcükler biz farkına bile varmadan, kayıp gider dilimizden; bizim bile yerleştirmekte güçlük çekebileceğimiz en uygun yere |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Gecelerin sabahına her uyanışında aklıma düşüşüne anlam veremiyorum. Adını her anımsadığımda yüreğimin sıkışıp kasılmalarınaa engel olamıyorum. Kelimelerin düğümlenişine , sıraya koyamayışıma, anlamsız öylece havada asılı bıraktığıma inanamıyorum. Kiminle göz göze gelsem gözlerini aradığımı fark ettiğimi anladığımda neden diye soruyorum suskunluğu kendime… sonra; sonra mavi ile yeşilin karışımı gözlerin baskın çıkıyor sorularıma , bir bildiği vardır diye. Ama bu bilinmezliğin beni çaresiz bırakmasına dayanamıyor yüreğim.. Her geçen gün daha da büyük bir acı ile sıkıştırmakta beni. Yorulmaktayım artık sana çıkan yollarımı değiştirmekten; sakınmak ister yüreğim kendini senden Gizli_yaram….. Ne yazıktır ki hiç de başarılı olamamakla birlikte zamana bıraktığım yüreğim avuçlarına ulaşmayı beklemekte, güneşin sabahı beklediği gibi, yıldızların geceleri hasret giderdikleri gibi. Bense bu karmaşanın içinde elim kolum bağlı zamanla birlikte yürümekteyim; kendime sorup da cevaplarını bilmek istemediklerimle….. Mum yanıyordu ben onu dinlerken.. Yüreğim de yandı o titrek, minicik alevle.. Ve bir mumun ömrü kadar sürdü kanayan yaramın durması.. Gitti... ...ve Gizli_Yaram kan kaybetmeye kaldığı yerden devam ediyor... |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 70 İtibar Gücü: 14 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. bunlar çok güzel inciperisi emeğine yüreğine sağlık... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 86 İtibar Gücü: 14 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Göğün en Mawi yerine oturmuşsun... öyLe uzaksın ki, ßir O kadar yakın... eLini tutuyorum,ßırakıyorsun... usuLca,düşüyorum... yerin en dißine. sesLeniyorum, ses-Le-ni-yorum ßakmıyorsun... o dipte öyLece kaLakaLıyorum... yoksa; ßaşka MawiLikLere mi aLıştın Mawi sewdam? |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Neden bu kadar cok istiyor yüregim seni?yüregim yine seni istiyor ve aci cekiyor, sensiz durmuyor... Neden yüregime bu kadar aci cektiriyorsun gizliyaram, neden aci cektiriyorsun herkesten sakladigim yaram? neden gelmiyorsun? gelemiyorsun? neden geldiginde birakiyorum seni? yüregimin seni benden daha cok sevdigini biliyorum,ey yüregim,saltanatin hakim degil bedenimde... Neden yüregim böylesine yasak bir aski sectin? yüregim,aptallasiyorsun..Yüregim, hic birakma o dünyalar tatlisini. Hadi gelsene yüregime? saatlerce, günlerce, bir ömür boyu ayrilma yüregimden..yüregim seni cok seviyor gizliyaram... Her gece seninle yatar seninle kalkar yüregim, her dakika sen gelecekmissin gibi bekliyor seni yüregim, yüregim sana asik? yüregim seninle. Herseyi bos verseydim yüregimi dinleseydim, seni böylesine cok seven yüregimi...Birak onu yüregim,uzaklardaki sevgime kavusamiyacagimi bile bile sevmeye devam etme derdim...ey cikmaz sokaga giren yüregim ne yapiyorsun diye hesap bile soramiyorum sana,sorsam nafile sen onu her daim seviceksin biliyorum... Düsündükce seviyorsun, sevdikce düsünüyor, düsündükce beni bitiriyorsun. ya cek git bedenimden yada ona git yüregim. sen birlessen onunla bedenimde bundan faydalanacak, ama sen bedenimden daha korkaksin yüregim.Sevdigini baskasina bile bile verecek kadar.... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. ![]() Aslinda bende gercekten sevip sevmedigini bilmiyorum. Bunu defalarca düsündüm sen beni seviyor musun diye, kendimce hemen cevap verip "seviyorsun" diyorum. Oysa cabuk vazgecme ve unutmalarindan anladim ki sen beni gercek anlamda sevmiyorsun, sadece kendine uygun görüyorsun.. Hani nasil severken baska birisi ile yapamazsin diyorum ama sen yapiyorsun, bazen gülüyor, oynuyor egleniyorsun. Baska birisi ile beraberken cok nadir düsünüyorsun ama yanlizken hemen hemen her seferinde beni düsünüyorsun. Acaba yanlizligimlami eslestirdin beni? elbette hayir. Eger gercek anlamda sevseydin, bir baskasi ile beraber olmazdin ve onunla her zaman eglenceli dakikalar gecirmezdin. Eger sevseydin, hep üzülür yada bana ulasmak isterdin... Bir insan sevmedigi kisiyi, özlemedigi kisiyi, vazgecdigi insani nekadar hafisasinda tutabilirki? Birgün unutmazmi? Heleki yeni bir hayata baslamissa? Unutur. Bugün olmasa yarin. Yarin olmasa yarindan sonra unutur. Mantigim yavas yavas bu aci gercegi anliyor gibi. Ama Kalbim? Ona nasil anlatirm. Anlatsam anlicakmi? Hayir. Benim kalbim anlamamazliktan gelecek, bilmemezlikten gelecek ve onu sevmeye devam edecek bunu biliyorum... Isterse sevmesin, isterse unutsun, vazgecsin benden. Ilgilenmesin, üzülsün, kirsin, neolursa olsun ben hep ona yollanmamis mektuplar yazacagim, ona hissettiğim duygulari kagida dökecegim ve asla ama asla onu unutmiyacagim... Bugün "Seni nekadar cok sevdigimi" birkez daha anladim.. Bugün " Seni ne cok özledigimi" bir kez daha anladim.. Ve Bugün "Birdaha asla unutamayacagimi ve iylesmeyecek bir yaraya sahip oldugumu" anladim.. O benim gizliyaram. O benim hep Kanayan Yaram... teşekkürler arkadaşlar |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 86 İtibar Gücü: 14 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Yum gözlerini dinle,yaklaşan ayak sesleridir ölümün. Fakat korkma ölmeyeceğiz.Çünkü beraberiz,güçlüyüz öyleyse. Aramıza ölümün gireceği bir boşlık kalmasın yaklaş bana. Yaklaş... İşte ölüm uzaklaşıyor.Görüyormusun?Yaşamamızla değil beraberliğimizle karşı koyduk ona.. Kim bilir belkide aldanıyoruz. Öldük ve farkında değiliz. Bu tat ölmekse eğer,yaşamak çok değersiz kalıyor yanında. Seninle böyle tekrar,tekrar ölmeye razıyım.. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. yüreğine sağlık Bir geldin. Hasretini bıraktın zindanıma. Karanlık karanlığa düştü. Gece gecenin üstüne indi. Parmaklıklar dağıldı; yüzün esir aldı beni. Taşlar toz oldu; özlemin taş kesildi. Gözlerine zincirlediler gözlerimi. Gidişin hüzünlü bir sonbahardı, unutmadım. Yıldırımlar düşürdün bakışından göğsüme… Saçlarım beyaz alev aldı. Yandım. Taş üstünde taş oldum. Suskunluğum utançtan duvarlar ördü. Sağnak sağnak yağmur oldum, yağdım küskünlüğümün çölüne. Çığ olup kendi yalnızlığıma katlandım. Uzaklığını yorgan yaptım çıplak ruhuma. Sözün güneşin yüzünü güldürürdü, unutmadım. Sessizliğin yeniden yeniye yanmış bir kül gibi. Rüzgâr aldı nefesimi. Buzdan sütunlara çarpıldı sesim. İçimin içinde bir gurbet oldun. Sen gittin gideli, dağlar yollardan saklanır oldu. Öyle derinleşti ki vadiler; gölgeler içine girmeye nazlandı. Bütün çöllerin tozlarını yutmuş gibi dudaklarım, ah etmekten bile usandı. Susuşun ibret dolu bir kitaptı, unutmadım. İçimde hep su sesi arıyorum. Denizler kurumuş… Lâl dudaklar susmuş.. Kıyılardan çekilmiş hayat; kemikler un ufak olmuş. Çöllerinden geçiyorum sensizliğin. Sessizliğin çığlığını büyütüyorum yüreğimde. Gelişin bir taze bahardı, unutmadım. Kalbine girdiğim yollara pusular kurulmuş. İnsan insana kavuşmuyor artık. Anka kuşları dirilmiyor yeniden. Küller bile yanmış yakılmış; ateş yeniden kendine gebe kalmıyor artık. Hıçkırıklar yalanın harmanına karışmış; gelmiyor gelemiyor yittiği yerden. Bakışın canlara can katardı, unutmadım. Bütün bağlardan kurtuldum. Geceleri gecelerin koynuna sürdüm. Bütün ışıkları gözlerinin karasına çaldım. Yanağının kıyısına geldim. Ellerinin ateşinden serinlik umdum. Gözlerim seni gördüğü için güzel. Işık senin yüzüne vurduğu için aydınlık. Yağmur senin göğsüne dokunduğu için serin. Rüzgâr senin tenine vurduğu için nefeslenir. Dualar senin dudağına dokundu diye göklerin kapısına dayanır. Duruşun dağların başını dik tutardı, unutmadım. Günahlarımı biliyorum, utanıyorum. İsyanlarım çok oldu; yüzüme bakamıyorum. O kadar unuttum ki, unuttuğumu hatırlamıyorum. Bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Ürperiyorum. Ürperiyorum. Ya tanımazsan beni… “O beni sevmedi!” dercesine görmezden gelirsen ağlayan gözlerimi? Hayır, hayır, böyle olmayacak, emin olmak istiyorum. Senin müşfik bakışında, toprağın yağmura doyması gibi sonsuz bir serinliğe kavuşacağım. Senin bakışında sonsuz bir hülyânın eteğine varacağım. Özlemin cennetin kokusu bana, sana susadım. Ne hüznü eksilir ne sana doyar bu gönül. Sen gittin, çiçekler ezildi dünyada. Sen gittin, rüyaları boğuldu bebelerin. Sen gittin, sesi duyulmaz oldu derelerin. Sen gittin, yüreklerden kan çekildi. Sen gittin, can tenden usandı. Sen gittin, dağ dağa küstü. Sen gittin, alev üşüdü. Sen gittin, aşk kalplerden çekildi. Kıyılara vurdu aşıkların cesedi. Vuslatın cennet çiçeği bana. Baharlardan hep seni sordum. Senin serinlettiğin suları içiyor ceylanlar. Martılar senin yürüdüğün göklerde geziniyor. Kelebekler senin yüzünün değdiği bahçelere yayıyor kanatlarını. Bebelerin senin tebessümünü içiyor ana sütünden evvel. Şu dar göğsümün kozasından çıkmaya çalışıyorum. Sonsuz genişliklerin sırrı iki dudağının arasında saklı. Bir kelâm söyle n’olur! Her hecenin arefesinde seni duymak istiyorum. Hitabın denizleri taşırıyor kıyılarıma, nereye baksam sana dokunuyorum. Sev beni cananın olayım. İçimden aksın bütün ırmaklar. Senin kıyılarını kucaklayan kocaman bir derya olayım. Rüzgârlar savursun beni, yağmurların hepsi alnıma düşsün, taşların hepsi göğsüme düşsün. Senin ayaklarını öpen kocaman bir dağ olayım. Çöller savrulsun, dağlar aradan çekilsin, yokuşlar ve inişler bitsin ki yürüdüğün yollara toz olayım. Senin hasretinle yanar her yanım, bütün ufuklardan seni umarım. Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leylâ. Kuyularda Yusuf’um. Sözlerin bana Züleyhâ. Ateşlerde İbrahim’im. Gözlerin bana deryâ. Sancılar içinde Meryem’im. Bakışın bana İsâ. Yaralar içinde Eyyub’um. Hasretin bana şifâ. Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ. |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 86 İtibar Gücü: 14 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Hani bana derdin ya sen derdin ya... YAPRAKSA HAYALLERİN..KURUMAZ..... derdin ya... Dallarım kırıldı... Nerelerdesin...? |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::Hoşça kal”ım; “elveda” m dı anlamadın::.. Uzaklardasin, cok uzaklarda. Aslinda cok yakinimdasin... kalbimdesin, baktigim yerde gözlerim, duydugum seyde sözlerim, isigimda gölgem, tövbelerimde yeminimsin... O kadar masum ki, rüyalarimda peri, günahlarin arasinda kalan günahsiz bir bebek gibisin...Acini tatmalisin, mutlulugunu da, acini mutluluk yapip gülümsemene katmalisin. Gözlerinde yildizlari utandirmali, sözlerinde asiklari aglatmalisin, duygularinda leylayi kiskandirmali, seveninle mecnunu anmalisin! Sevginle övünmelisin, sevilişinde sevinmelisin... o kadar özelsin ki, seni severken bile kiyamiyorum, o kadar nadirsin ki, seni gökyüzünde hicbir yildizin yanina koyamiyorum, sana o kadar alismisim ki, senin icin bütün aliskanliklarimdan vazgecebiliyorum, fakat bir senden vazgecemiyorum... Sen o kadar özelsin ki, hicbir inciyi, hicbir elmasi yanina koyamiyorum... o kadar degerlisin ki, anlatacak kelime bulmak icin inanilmaz bir caba sarfediyorum, yine de anlatamiyorum.... Seni Seviyorum |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| “İş”te başarının förmülü | aemermer | Bilelim Öğrenelim | 0 | 24-11-2007 10:50 |
| “Hâlâ”dır Aradığın!.. | SuPeRiSi | Şiir Köşesi | 10 | 20-05-2007 08:35 |
| İSTANBUL PARK-F 1” PİSTİNDE YAPILAN YARIŞA KATILAN POPÇU ÇELİK “KAZA” GEÇİRDİ | sema_n | Magazin Haberleri | 0 | 26-06-2006 17:31 |
| “COOL KADIN” AJDA PEKKAN “17” YAŞINDA “İNTİHAR” GİRİŞİMİNDE BULUNMUŞ!... | sema_n | Magazin Haberleri | 1 | 25-06-2006 14:15 |
| “Türkiye'de ne işim var?” | PariLine_ | Spor Meydanı | 0 | 16-06-2006 09:28 |