HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.850 İtibar Gücü: 48 | Koca Bir BoşluK İçimdeki YokluğuN İçim öyle acıyor ki koca bir boşluk yüreğimde yokluğun. Karanlıkların kapladığı yollarında kaybolmuşum. Nefes almak güç,yaşamak anlamsız, sensizlik dipsiz bir uçurum. Bense uçurumundan aşağı ümitsizce düşüyorum. Şimdi, benden çok uzaklardasın sevginin ve umudun bittiği yerde, senin bitip sensizliğin başladığı yerde. Karanlıkta karalanıyor aydınlık yüzün, gitgide sen de yok oluyorsun yüreğinde. Yüreğim bilmiyor ne hissettiğini. Elveda bile demeden çekip gidişinin sebebini soramıyor kimselere. Hasret rüzgarlarıyla ürperiyor içim, özlemin sel olup akıyor yüreğime. Dudaklarım da bir mühür söyleyemiyorum soranlara gözyaşlarımın nedenini. Şimdi, sokaklarda esen başıboş rüzgarlar gibi sessiz ve durgunum. Ah keşke o rüzgarların getirdiği sıkıntıyı hiç duymasam,h ep mutlu duygularla dolaşsam, kalbimin üzerindeki ağırlığı alıp götürse şu rüzgarlar. Hafiflesem. Acıyla çarpmasa yüreğim,ayrılığın acısı kalbime vurmasa, gözlerim yaşlarla dolmasa... Mutluluğum, göç eden bir kırlangıcın kanadında çok uzaklara gitti. Dönmesini bekleyemeyecek kadar yorgunum. Eğer bir gün dönerse tek umudum, gerçekten sevenlere miras kalsın mutluluğum... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.850 İtibar Gücü: 48 | Ben senin kalbini, sen benimkini yurt bildikten sonra, şehirlerimiz ayrı olmuş ne farkeder. Ben sende yaşıyorum, mevsimlerden ve zamandan habersizsen sen bende hüküm sürüyorsun. Orada mevsim yaz olmuş hazana dönmüş... bize sarsıntı vermiyor.Kalbimin aynasını sana tutunca mesafeler yitiyor ve beliriyorsun. Seni gönül aynamda görebiliyorsam, ayrılıktan yurtsamadan söz etmenin anlamı yok. Ayrılık pekiştiriyor sevdamızı. sen orada benim için yaşıyorsun, ben burada senin için yaşıyorum. Mesafelerin aşkı çoğalttığını senden öğrendim ben. Sevda üstüne ne biliyorsam sen öğrettin. ruhlarımız birlikte yürürken keşfettik aşkın bütün girdaplarını. ben düşünce sen tutup kaldırdın ;özleyince ayrılığın daha bir koyusuyla tanıştırdın beni. Ayrılıklar içinde buluşmayı, uzağı yakın etmeyi ve böylece daha çok, daha çok sevmeyi öğrendim. Ve anladım, insan kendi başına sürüklüyor aşkı, kendi ellerinde taşıyor bir kor gibi. Bir gün aşkın ellerimizde kor keseceğini, bıraktık mı yanacağımızı; taşıdıkça, çoğalttıkça daha koyusuna ereceğimizi sen söylemiştin. Şimdi yanan kavrulan ellerimiz değil, yüreğimiz.... Kavruldukça aşka olan inancımız artıyor. Tek başımıza,onurlu ve muhteşem bir coşkuyla arıyoruz birbirimizi, yani aşkı... Sana haksızlık etmemeliyim. Ayrılık acılarından bende yakınıyorum. Bir bilsen olmadık işlere vuruyorum kendimi. Anlamsız avuntular icad ediyorum kendime. Şaşırıyorum, ben mi gurbetteyim, sen mi sıladasın? Yurtsayan, mevsimleri uzaktan seyreden hangimiz? Bir arş hatırası bulmak için geceleri bekliyorum. Senin gecelerin dostu olduğunu,durmadan güneşi çağırdığını biliyorum. Seni orada ne orası yanı başımda, her gördüğüm ve dokunduğum nesnede, okuduğum her şiirde, dinlediğim her şarkıda görmesem; seninle yaşamasam gündüzü ve geceyi .... Günleri ucu ucuna ekleyemezdim, gecenin sonunu getiremezdim. Boş bir çerçevede gibi anlamsız kalırdı yaşamım. Biliyorum ki ruhumun yarısı sende yaşıyor; seninle acılar çekiliyor, seninle sınırsız düşler kuruyorum. Gittiğin denizler boyunca benide sürüklüyorsun. Acıların içinde damıtıyoruz yaşam ışığını. Aşk acı çekmekse paylaşıyor onu ruhlarımız. Paylaşıyoruz paylaşmasınıda, ben hep sana haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Sen hasını yaşıyorsun acının bense gölgesini.... Kapıları hep sen açıyorsun hep sen göğüslüyorsun fırtınaları... En büyük şarkıları hep sen söylüyorsun. Ben seni izliyorum yalnız, gönlümün aynasına düşeni yaşıyorum. Ayrılık acılarından daha çok sana yetişememenin, bütünüyle sen olamamanın acısını yaşıyorum. Daüssıla'dan, yurtsamamaktan söz açıyorsun, sözlerin kurşun gibi işliyor içime, aşkı elinde bir kor gibi taşıyanların sılası, sevdalıların yüreğinden başka neresiydi?Özlediğin aradığın ve bulamadığın benim gönlümün ateşi olmalı. Asıl hazan asıl karanlık benim gönlümde. Orada sana yetecek, seni acılar önünde diri kılacak coşkuyu, tutkuyu ve bağlılığı bulamıyorsun. Yoksa ayrılığın mesafelerin aramızdaki kara gecelerin ne önemi var? Yüreğimin bütün darlığına rağmen ruhumun bir yarısının sende olduğunu bilmeni isterim. Beni yaşama bağlayanın sen olduğunu ve aşkı bir kor gibi elimde taşıdığımı... Sıla benim sıla sensin... sıla gönlümüzün aynası. Orada seyrediyoruz birbirimizi. Gecenin önemi yok, umudumuzun ışığı yeter bize... Seni seviyorum |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.850 İtibar Gücü: 48 | Öyle yalnız, öyle kendimle doluydum ki ! Safra yeşili bir hüzünle, telaşla tüllenirdi semt pazarı. Olgun sebzeler, meyveler çoktan satılmış olurdu. Geriye ezikler, hafiften çürümeye yüz tutanlar kalırdı tezgahlarda. Annemin elinde hasır pazar çantası, bende file. Hep küfecilere takılırdı gözüm. Satıcıların sesleri zayıf ve çatlaktı artık. Günün yorgunluğu, pası çökmüştü çoktan gözlerine. Taze soğan demetleri, yeşil salata, ufak kırmızı turplar, gri, eflatun, mercan ışıltılı körfez balıkları. Annem pahalı bulurdu kerevizi. Akşam iyice inmeden tezgahlardan bir şeyler alma telaşı herkesi sarmış olurdu. Evlerin camlarına, dar avlulara, bozuk parke taşlı yollara, ara sokaklara hep yağmur yağardı. İnce, toz gibi bir yağmurdu bu. Havada nedense ıslak çivit ve Akif Çamaşır Suyu kokusu… Pazarı boydan boya dolaşırdık önce. Fiyatları sorardık gözümüze kestirdiğimiz olursa geri dönüp, almak için. En iyisini, en ucuza satın almak… Pazarcılarla bir aşinalık olurdu aramızda. “ Üç kilo patates alsam, şu kadara olur mu ?” “ Dert etme abla..yoksa, haftaya verirsin.Yabancı değilsin ki..” Parası olanlar küfeciyle gezerdi. Hiç pazarlık yapmadan aldıkları sebze, meyveleri küfeye doldururlardı. Tanıdıklarla karşılaşılırdı pazar yerinde. Civar köylerden bakır bakraçlarla yoğurt getirirdi kadınlar. Bir parmak sapsarı kaymak olurdu yoğurdun üzerinde. Sonraki hafta boş bakraç iade edilir, yenisi alınırdı. Kısa boylu, posbıyıklı satıcı, terli parmaklarıyla bir ucundan sıkı sıkıya kavradığı teraziyi ani bir el hareketiyle oynatır, bir kilo yerine yedi yüz elli gram tartıverirdi gizlice. Küçük, olmazsa olmaz hilelerdi bunlar. Söze dökülmeyen, yüze vurulmayan. Ateş yakardı çingeneler, tezgahın yanında. Portakal sandıklarını yakarlardı. Izgara hamsi yaparlardı. Balık kokardı her yan. Mangalda kömür alazları. Hem ısınır, bir yandan da yemeklerini hazırlarlardı. Gri mavi bir duman dolardı gözlerimize. File ve hasır çanta dolardı tıka basa. Gelecek haftaya kadar idare edebilecek hemen her şey alınmış olurdu pazardan. Uzakta ezan sesleri.. Az ötede tekerlekli el arabasından yükselen şarkılara karışırdı salkım saçak. Kaset satılırdı o arabada. Onlarca kaset. Annemle eve dönerdik. Dimdik yokuş gözümüzde büyürdü.Belli belirsiz bir kül tadı yerleşirdi genzimize. Pencerelerde inceden bir buğu, su tanecikleri. Her şey durup donuklaşırdı giderek. Bir sızı gibi… Kırmızı tablalarda pul pul, kırmızılı, grili, eflatunlu balıklar can çekişmekte. Cemal Türker NE DE OLSA SONBAHARDI |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | ßitanem yine harikasin..o guzel yuregine sagLik |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Yüreğine sağLık canım |
| | |
| | #6 (permalink) | |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Alıntı:
| |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Evrende dev bir boşluk bulundu | Ruhsar | Dünyadan haberler | 1 | 24-08-2007 15:33 |
| BoşLuk^ | _aLmİrA_ | Dini Konular | 5 | 11-05-2007 12:01 |
| Microsof Vista'da ilk boşluk bulundu | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 01-02-2007 19:20 |
| Boşluk doldurmaca.:) | aras | Resimler ve Karikatürler | 3 | 21-01-2007 14:42 |
| ...:::Gençlikteki Sancının Adı: Mânevi Boşluk:::... | @G@NT@ | Dini Konular | 0 | 21-07-2006 08:19 |