HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Düşlerin gerçeğe, gerçeklerinse düşe dönüştüğü bir yaşam özlüyorum. Yaşamaktan bunalmıyorum, bunalımı yaşayıp, bunu kendime ait bir yaşam biçimine dönüştürüyorum. Sanırım bütün sorunum özlemekle ilgili. Keşke "yaşlanmaya başladım, o yüzden geçmişi özlüyorum" diyebilseydim. Zerre kadar özlemiyorum geçmişi. Geçmişe dair ne varsa silindi hafızamdan. Ben geleceği özlüyorum. Belki de hiç yaşayamayacağım geleceğime dair özlemlerim. Asıl sorunda burdan başlıyor zaten. Geleceğin olmayacağını biliyorum. Olmayanı, olma ihtimali bulunmayanı özlüyorum. İşte bu özlem koyuyor insana... Beni koyup gitme Ne olursun Durduğun yerde dur.. Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin, yorulursun Beni koyup gitme Ne olursun... Duvarda gölgeler ve o görüntülerle çarpışmak yoruyor. İnsanlar gerçek değil artık, mekanlar gerçek değil. Belki de o yüzden sevmiyorum ana caddeleri, ışıltılı alışveriş merkezlerini, konforlu mini sinama salonlarını. Flimlerin değeri düşüyor oralarda, filmler hırpalanyor. Ruhumuz bütün "sakıncalı" kareleri sansürlüyor, makaslıyor, yalnızlaştırıyor. Sansürlü, makaslı, yalnız bir yaşam bu benim yaşadığım ve yalnızım işte yine... Şaşırmıyorum aslında, böyle olacağını çok öncesinden biliyordum. "Boş durmadım, savaştım. Savaştım ama yenildim. Yenildim ama ezilmedim" diye kandırmayacağım kendimi. İşte itiraf ediyorum; ezile ezile, hırpalana hırpalana yenildim. Yenildim işte ötesi yok.. Bir deniz kıyısında otur Gemiler sensiz gitsin bırak Herkes gibi yaşasana sen İşine gücüne baksana Evlenirsin çocuğun olur Sonun kötüye varacak Beni koyup koyup gitme Ne olursun... İşte bu yüzden korkuyorum ana caddelerden. Deniz kenarlarını seviyorum, salaş meyhaneleri seviyorum. Issız ve bana ait olan yerleri seviyorum. Televizyonu değil ama o televizyonun altındaki dolapta bulunan anılarımı seviyorum. Her açtığımda o dolapta bulunan anılarımın anlatacakları var bana çünkü. O salaş dediğim meyhanenin de öyle, kayalara vuran dalgalarında ne çok anlatacağı şey var. Bunlar dışında herşeyin sadece görüntüsü var oysa. Elimi tutuyorlar ayağımı Yetişemiyorum ardından Hevesim olsa param olmuyor Param olsa hevesim... Yaptıklarını affettim Seninle gelemiyeceğim yine de Beni koyup koyup gitme Ne olursun... Bunun için ve sadece kendimi korumak için kaçıyorum herşeyden. Kaçarak yaşıyorum. İçime kapanmıyorum, düpedüz içime kapaklanıyorum. Böylece korunuyorum hayattan. Bedenimse ruhumun zırhı sadece... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() sessiz çığlık Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 3.879 İtibar Gücü: 26 | sağol canım..emeğine sağlık çok güzeldi.. |
| | |
| | #3 (permalink) | |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Alıntı:
Yüreğine sağlık canımcım, yine harika bir yazı.. | |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 75 | Yüreğine sağLık canım süperdi |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 75 | *An ve an bir gidis hikayesi* Sen gittin..! Cok acelen olmali ki ansizin gittin.. Hazirliksiz yakalandim bu gidisine , kusura bakma bu yuzden sana hoscakal diyemedim.. Aslinda hicbirsey diyemedim, gozlerimi cok sevdigim saclarina diktim , gozlerinden kactim bana "ben gidiyorum"u anlatmasinlar diye.. Sadece sesin kulaklarima gidisinin resmini cizdi..Ben sessiz kaldim. Yagmur yagmadan gok gurlerdi , "birazdan yagacagim ey insanlik" diye bizi uyarirdi belki.. Sen gürlemedin, haber vermedin gidecegini.. Geldin , gidiyorum dedin gittin..! Dur desem de gidecektin..Sustum, dur demedim.. Diyemedim aslinda ve sen gittin..! Evet git..! Git ki ben uyanayim aylarca suren uykumdan. Uyandigimda bir ruya gordum diyebileyim ve gordugum bu ruyanin sonunu hic hatirlamayayim.. Saclarinin dakikalarca parmaklarimin arasindaki dans edisleri aklima gelsin..Yada ne bileyim uyandiginda gozlerinin "biraz daha uyku" diye yalvarislarini hatirlayayim.. Su icislerini de hatirlayabilirim , cay icismelerimizi de.. Dislerimin omuzlarindaki izini , dudaklarinin parmaklarimla bulustugunda bana verdigi hissi hatirlayayim.. "Vazgecemiyorum" diyislerin olmasin ruyanin hatirladigim kisimlari arasinda ki vazgecebilecegine hazirlayayim kendimi.. Sonra, bir anda kaybolup gittigini ekleyeyim ruyamin son kismina.. Kayboldugunu ve seni aylarca aramama ragmen bulamayisimi kabulleneyeyim.. * Gercek hislerin 1/5'ini dahi anlatmaktan aciz zavalli kelimelerin "yanyana gelelim bakalim ne olacak" tripleri * Gittin iste ansizin be nutellam..Tamam hatalar yapiyordum, uzun bir hatalar zinciriydim de kirabilecek guce sahiptin bu zinciri yada sahiptik.. Gerci sebepler onemli mi ki? Sebep ne olursa olsun gittin bana büyük tecrübeler birakarak.. Ogrettin bircok seyi bu gidisinle ama ogrendiklerimi sana anlatamiyorum.. Giderken bana biraktigin bu sayfaya bile yazamiyorum.. Gittin..! Evet git..! Bu karari alirken cok uzun dusundugunun farkindayim da ben bu kararini kabul etmek zorunda kaldigimda dusunecek vakit birakmamistin.. Yangin mi vardi da kaciyorduk? Dur kosma bu trenden 5 dakika sonra bir tren daha var diyemedim sana.. Bir sigara icelim , sessiz dururuz konusmayiz, ruzgarda biraz daha dalgalansin saclarin, tamam gittin kabul ederiz ama bir sonraki tren birazdan geliyor, kosma yorulma cancagizim.. Hayir , kostun ve trene yetistin.. Üzgünüm hazirliksizdim , el sallayamadim seni benden goturenin arkasindan.. Cok sessizce izledim gidisini , sen bakamiyordun evet gidisini pekistirmen icin bakmaman gerekliydi , rolunun hakkini veriyordun , tebrik ederim.. *Sona dogru yaklasimlar hiyerarsisi, akrebin yelkovani yakalama tela$esi, sigaranin kendini icip bitirisi , bir cocugun oyuncak feryatlari * Sen gittin..! Baharla gittin,bahar yalan..! Tren rüyamda yok gerçek öykümüzde de olmadığı gibi.. Tren de yalan..! Vazgecemeyislerin yalan..! Kış bitmiyor benim icin bitmeyecek,bu kış yalan..! Ellerimi cok az tutabildin,ellerim de yalan.. Soner Arica "eger gidersen bu aska cok yazik olacak" diyor dirinim dirinim... Aldirma bu da yalan ..Votka visne yalan.. Uzanip sarki soyleyislerimiz de yalan.. Bana dair ne varsa yalan.. * Veda anindaki iyi dilek eklentileri , gozlerdeki donukluk , ruzgar ugultusu , irmagin debisindeki du$me , gunesin batisi* Simdi gidiyorsun.. Evet git.. "Bir ikincisi daha olmayacak asla" diye bellegime kazidigim o "muhtesem duyguyu" bana yeniden yasattigin icin, hayatinin bir kismina beni de ekledigin, kulaklarinda sesimi , dudaklarinda dudaklarimi misafir ettigin icin, benimle birlikte aldigin her nefes icin minnetarim.. Simdi yolun acik olsun sevgili baslangici ile sonu arasinda hic istasyon bulunmayan bu tren yolculugunda.. *Son ikibucuk cumle* Hoscakal besyuz yillik sevdigim.. Hoscakal 4 mevsimim.. Hoscakal.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ( YorumLaR ve PayLa$ım için ben t$k. ediyorum )![]() Yokluğun paramparça bölüyor beni ama ne fayda?... Ben ölmüşüm, kalmışım kimin umurunda? Bitmişim, dağılmışım artık... Bir daha sensiz tam olmayı nasıl başarırım? Umudumu kestim yaşamaktan! Ha bu gün, ha yarın diye diye ölümü gözlüyorum!... Gelsin bir an önce alsın beni, hayattan başka hiçbir şey beklemiyorum... Ne yaşanmasını umut ettiğim güzel günler, ne hayalini kuruduğum şeyler, ne gerçekleştirmeyi delice istediğim idealler... Hepsi seninle birlikte yalan oldu; bir tek günde ve bir tek sözde! Şimdi artık bahar gelse ne olur, bir ömür durmaksızın yağmur yağsa ne olur? Mutlu olup gülsem ne olur, durmaksızın ağlasam ne olur? Burda sensiz yaşasam ne olur, senden çok uzak diyarlara gitsem ne olur? Değişen hiçbir şey yok! Bundan sonra da olmayacak... Uyuyup uyandığım her sabah ruhum yine sensizliğin acısıyla dolacak! Canım o kadar çok acıyor ki bütün fiziksel acılarımı unuttum, hiçbiri umurumda değil! Ben yüreğimdeki acının derdine düştüm, gerisi umurumda bile değil! Elimde bir avuç dolusu hap, bunları içip uyuyabiliyorum ancak; seni hiç değilse uykumda düşünmemek umuduyla... Ama ne fayda? Rüyalarımda da geliyorsun yanıma... Bir tokat misali indiriyorsun sensizliğimi yüzüme, ve sonra kaybolup gidiyorsun! Ben uyanıyorum, dört duvar yine sensizlik, üstüme örttüğüm yorgan buram buram hasretin, yine ardı arkası kesilmeyen ağlama nöbetleri ve son çare ilaçlar... Ama bu acı avucumda tuttuğum ilaçlara gömülebilecek kadar basit değil! Olmuyor... Kanıma giren hiçbir yabancı madde bana ne sensizliğimi, ne de mutsuzluğumu unutturamıyor! Delice içmek, kendimi kaybedinceye kadar içmek; artık o da çare olmuyor... Ne kadar içersem içeyim artık kendimi kaybedemiyorum! Ne kadar sarhoş olursam seni o kadar daha çok hatırlıyorum, ne kadar çok içersem, seni o kadar daha çok seviyorum... Unutmak bir kenara ayıkken hatırlamadığım şeyleri bile hatırlayıp anmaya başlıyorum!.... Anlayacağın her yolu denedim, çare olabilmesini umut ettiğim herşeyi hiç düşünmeden yaptım ama olmadı; seni bir türlü UNUTAMADIM.... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| ona ruhumun yaraLı oLduğunu söyLeyin..^^ | _aLmİrA_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 03-08-2008 17:46 |
| Ruhumun Eşi | HiboJaN | Hikayeler ve Efsaneler | 4 | 12-01-2008 10:27 |
| Dokunulmazlık zırhı kalkıyor | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 25-12-2007 21:10 |
| Ebediyen ölmeyecek ruhumun bir şehri var sende | eLFiDa | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 22-08-2007 03:02 |
| Ne oldu ey kalbim..Hızına yetişemiyor bedenim... | _aLmİrA_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 12 | 28-05-2007 20:42 |