HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Sevgili sevgili... Sevgili sevgili... Aşk içinde aşk için seslenişin en uygun biçimini bulduğum kanısındayım. Merhamet belki çok yüce bir şey ve muhtemel ki merhamet aşktan üstündür. Tapınmak... onun yüceliğine diyecek yok. Belki tapınmadaki kesinlik ve keskinliğe aşk hiçbir zaman ulaşamayacaktır. Bütün diğer işlerle uğraşan bütün diğer insanlar gibi tapınanlar ve merhamet duyanlar da, seslendikleri zaman mutlaka hissettikleri bir farkı dile getirmiş olurlar. Aşktaki sesleniş ise farksızlığı ve bir tür özdeşliği vurgulamalı her şeyden çok. Aşkın seslenişi sevgisi olandan sevgisi olanadır ancak. Çoğu kimsenin sandığı gibi seven taraftan sevilen tarafa doğru bir akış değildir. Sen benim sevgilimsen, bunun mümkün kılan, sadece benim senin sevgilin oluşumdan başkaca bir şey olmasa gerek. Bu yüzden sana seslenirken, hep bir yankıya kulak verir gibi sayarım kendimi. Neyi nasıl demişsem senin de bunu bana böyle söylemediğini düşündüğüm an sana ne bunu söyleyebilirim ve ne de boşluğa böyle söyleyebilirim. Benim sana gelişim senin bana doğru gelmenin öbür kanadı. Uçmak için iki kanadın birleştiği yere göğüs diyorlar, döş diyorlar, sine diyorlar. Çoklarının sine çak olduğu söylenir. Şimdiye dek sineden yoksun bir aşkı tanıyan hiç olmamış. Aşk mı ? Nereden bileyim aşk olduğunu ? Aşk başlı başına bir vakıa ise, onu diğer vakıalardan ayıran bir özelliği olmalı. Besbelli ki bu özellik tümleşmeden ibaret. "Aşk gelince cümle eksikler biter" denildiğine göre, gel de seninle seven ve sevilen ayrımına bir anlam vermeyelim, borçluları ve alacaklıları onların alacak ve verecekleriyle pazarda bırakalım. Yurttaşlar yurtlarıyla ne halleri varsa görsün. Komutanlar komutlarını versin. Köleler boyun eğsin. İsterse bilginler bilgi kumkuması olarak, güzeller güzellikleriyle kasım kasım kasılarak dünyada kimseye yer bırakmasın. Onların yerinde gözü olan kim? Biz değiliz. Biz ikimiz sadece aşkın unsurlarıyız. İki can ve bir canlıyız. Sana gel dediğim zaman, kendim gelmiş olmuyor muyum? Gel kainatta aşkı ilk ikimiz bulmuş olalım. Neden olmasın! Belki insanların yaygın olarak bildikleri şey sahiden aşk değildi. Bir tür ilginç sayrılıktı onlarınki. Neler yok ki? Çıldıranlar... canlarına kıyanlar... uzuvlarını kesip fırlatanlar... aşk sebebiyle feda oluş, feda ediş... Bütün bunlara bir anlam veremiyorum ben. Sen de vermiyorsan ve aşk ise vuku bulan, hiçbir şey ters gitmeyecek demektir. Aşkta her şey düzdür. Aşkla her şey düzelir. Düz değilse aşk değildir. Düzgünleştirmiyorsa aşk değildir. Haydi biraz daha samimi olalım: aşkın gözünün sahiden kör olduğunu itiraf edelim. Gözü kör olan aşk eğer hareket edecekse önü düz müdür, yoksa bayır mı nereden bilsin? Aşkın dışında duranların ters kabul ettikleri şeyleri, aşk ters bilmez. Adı aşk olan her ne ise maddiyat alanına girmeyen, nesneler dünyasında karşılığı bulunmayan bir şey midir? Yoksa çocuklara ayıp olduğu öğretilen şeyden başka bir şey değil midir aşk? Elbette ikincisi. Aşkı hiçbir zaman o iç bayıltan yumrulardan, yumuşaklıklardan, ıslaklıklardan, tüylerden, tomurcuklanmalardan koparmaya, ayrı tutmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Evet. Evet. Evet. Aşk bilhassa üremeye ilişkindir. Yani çoğalmaya, büyümeye, daha fazlasına gidilemeyecek derecede eksiksizleşmeye... Aşk insanlar arasında ve insanlar içindir. Çünkü aşkın halleri ve insanın halleri birbiriyle örtüşür. Her ikisi de tende ve tenden başlamak zorundadır. Hem aşk, hem de insan tende çakılıp kalmadığı takdirde kendisi olabilir. İnsandan gayrı canlıların tozlaşmasını, çiftleşmesini aşktan arındırabilirsiniz. Çünkü gayrı canlıların üremesi türlerinin devamından başka bir anlam taşımaz. İnsanlar ise aşk ile birbirlerini üretirler. Kendilerini çoğaltırlar ve büyürler. İşte bu sebepten ötürüdür ki "Ey sevgili !" demem ben; "sevgili sevgili " derim. Sevdikçe söylerim, söyledikçe severim. Sevildikçe söylerim, söyledikçe sevilirim. Sevdiğimi söylerim, söylediğimi severim. İşkence altında benim ifademi almak mümkün olmaz. İfademi çünkü çoktan sevgili sevgili almıştır. alinti |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | ![]() Sen ilkbahar.... Sen, her dem gülen güzel... Yolumuza yurdumuza uğradın; imkânsızlık âleminden gelip.... Bir haber ver bize, bir hâtıra anlat; konusu s e v g i l i olsun.... ![]() |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ˙·KüçüĞüm˙· Kayıt: 10.08.2006
Mesajlar: 2.289 İtibar Gücü: 52 | Ben seni yaşattım... Her şeyimle... Sende hayatı yaşadım... Destandı belki büyük ve ölümsüz... Ben her şeyi sende yaşattım... Yalnız ve tek... Ben seni yaşadım ey yar... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ****$@I(!RT'3*** Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 8.400 İtibar Gücü: 63 | İşte bu sebepten ötürüdür ki "Ey sevgili !" demem ben; "sevgili sevgili " derim. Sevdikçe söylerim, söyledikçe severim. Sevildikçe söylerim, söyledikçe sevilirim. Sevdiğimi söylerim, söylediğimi severim. elina sağlık çok güzel bi yazıydı... |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Yüreklerinize Sağlıkk Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer... Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda... ”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri... Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım.... Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle.. Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip.. Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları.. Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar.. Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını..... Ama ben seni incitmeye de kıyamadım.... Elimden gelseydi unutacaktım seni.. Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını. Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime. Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde.. Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..“Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken.. Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım...... Ne kadar çabuk geldi ayrılık...Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,daha doğrusu ayak uyduramamaya..Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım...Kaçar gibi veda ettin... Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!! Öldürecektim seni.. incitecektim seni.. unutacaktım seni... ama lanet olsun!!! kı-ya-ma-dım. Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!! |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ey Sevgili..En Sevgili(sav) !! ^^ | _aLmİrA_ | Dini Konular | 4 | 05-05-2009 14:40 |
| Sevgili | asina_cocuk | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 14-01-2008 14:07 |
| sevgili sevgili.. | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 04-06-2007 15:19 |
| Sevgili... | f.kulalı | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 20-02-2007 16:04 |
| İki Düş İki Sevgili | sagopakajmer | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 15-07-2006 15:30 |