HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Seviyorum Sevgisiz yasayamam, diyordu, yasayamam sevgisiz. Gözlerini düsünmeden, ellerini tutmadan yasayamam. Içimdeki bu aci, bu içten içe daglayan sanci var ya, alismisim bir kere, onsuz olamam. "Ve, gülüyordu ansizin; gözlerine dolu dolu birikip de akamayan kocaman gözyasinin ardindaki isil isil günesleri yansitircasina gülüyordu. Kivrilan dudaklarindaki aci ile gözlerinde yanan günesler öyle yarasiyordu ki birbirine. Yalniz, kimsesiz, çaresiz; ama evrenlere sigmazcasina dopdolu. Sevgisiyle güçlü, özlemiyle sonsuz... "Görmeyeceksin onu,dediler.Bir daha onunla karsilasmak yasak. Sesini duymak, gönlünün akisini izlemek yasak.Ya beni ondan, ya onu benden koparmalari gerek. Üst üste çekilmis soluk fotograflar vardir hani. Kim hangisi? Kim kimin? Kimi nerden, neyi nasil ayiracaksiniz? Ne kalacak geriye? Boslugu görecek mi gözleriniz? Sanmiyorum. Resimler ayrilmaz; fotograflar da... Ama, insanlar ayrilir. Kilometrelerce, millerce, dünyalarca ayrilir, uzaklasir insanlar. Istersem, ben de ayrilir, uzaklasirim. Göremezsiniz, bilemezsiniz nerelerde oldugumu. Düsüncelerin resmi çekilmez; duygularin asla! Istediginiz kadar koparip götürün onu benden, alip götürdügünüzü sanin.." "Su oldu, küçücük bir su damlasi, çagil çagil yüregimde çagildayan. Isik oldu, göz bebeklerimde isildayan. Ses oldu,yalniz benim duyup isittigim. Rüzgar oldu, tüm duygularim, savuran. Istediginiz kadar koparip götürün onu benden; öyle sanin.." "Çoktandir aglamiyorum. Önce,niçin agladigimi sorarlardi; sonra da neden aglamadigimi merak eder oldular. Sordular, resimler gösterdiler, doktorlara götürdüler aglatmak için beni. Niçin gülmüyorsun derlerdi; simdi korkuyorlar kahkahamdan. Bazen ben de korkuyorum. Sahi, baskasi midir gülen? Ben olamam. Öyle uzaklardayim ki..." "Suyumu,isigimi aldim ve yolculuga çiktim. Yemek yemiyorum. Tabaklari firlatmak geliyor içimden. Üseniyorum. Yolculuk için hafif olmak gerek. Onca insani, onca sorgu-suali beraberimde götüremem ya! Elimden, kolumdan, bacaklarimdan çekistiriyorlar. Kendileri gelemedikleri için, beni de birakmiyorlar. Ben, istedigim an, istedigim yere gidebilirim, oysa.." "Önce kirmiziydi yapraklar. Sonbahar oldugunu sanirdiniz. Sonbahar oldugu için mi bu kadar sicak, sari, kahverengi, turuncu? Yapraklar, yalnizca dallardan degil de, topraktan fiskirmis sanirsiniz. Yerden göge dogru dökülüyor, benim sari-kirmizi yapraklarim.. Cam oyuncaklarda yagan karlar gibi... Hiç sicak kar gördünüz mü? Ben gördüm! Tuttunuz mu, dokundunuz mu ellerinizle? Yandi mi parmaklariniz? Iste; tipki öyleydi: Sicak, günesi animsatir. Ve günes, her zaman güzeldir." "Sonra yeserdi her sey. Toprak, agaçlar, dallar yeserdi. Ne çok yesil, ne kadar çok yesil; saymakla bitiremezsiniz. Görürsünüz ama, siz bile... Ve uçusmasi yesillerin... Topraktan fiskiran, topraga düsüyor simdi. Yerçekimi kurali. Kurallari bilirsiniz, benden iyi. Seversiniz, yalnizca kurallari. Sevmek, kural; Kural, sevgi. Hiç yakismiyor birbirine... Biri sizin, biri benim gerçegim..." "Ellerimden, ayaklarimdan tuttular. Kollarimdan SIMSIKI yakaladilar beni. Gitmemem için, geri dönmem için sürüklediler bir yerlere. Fark etmedim bile! Inan, hiç aci duymadim. Benim iyiligim içinmis; öyle diyorlar. Inanmiyorum. Tüm sözleri, tüm davranislari yalan! Bir seyler söylüyorlar ve güldüklerini saniyorlar; ya da gülümsediklerini. Gözleri acimasiz; gözleri kaskati... Disleriyle, dudaklariyla gülüyorlar. Anlamadigim bir dilden konusuyorlar sanki... Kuskusuz, onlar da beni anlamiyorlar. Dilimi, söylesimi, yani. Bir çesit oyun bu! Çok egleniyorum. Konustukça uzaklasmak ne hos... Ve oynamak tek basima..." "Ne zaman yakin oldular ki? Neden tutuyorlar, acitircasina? Uzakliklarini somutlastirmak için mi?Tuttukça,degdikçe,dokundukç a uzak... Konustukça daha uzak. Gülerken, yani dislerini gösterirken çok daha uzak. Onlari görmeden de bakmayi ögrendim." "Ne garip, kimseyi sevmiyor dediler geçen gün; kimse ile ilgilenmiyor. Gözlerimi kapiyorum, SIMSIKI!! Çekip almasinlar diye. Kiskanmasinlar seni benden... Yok olduguna inandirmak istiyorlar beni. Sevmiyorsan, yoksundur. Bu kadar yakin, öylesine uzak olmak istemem. Çok uzaklarda da olsan, yokluguna inanamam. Çünkü biliyorsun, sevgisiz yasayamam ben; yani sensiz... Gözlerini düsünmeden, ellerini tutmadan yasayamam. Sevmezsem, yokum ben! Sen, ben; yine sen... Uzak... Yakin... Bulurken kaybetmek gibi. Yok, yok; kaybederken bulmak!" "Biliyor musun, kendi kendime konustugumu saniyorlar. Hayal gördügümü, güldügümü sanip korkuyorlar. Aglarken güldügüm, gülerken agladigim dogru, yalnizca... Sen biliyorsun, duyuyorsun, görüyorsun. Dünyalarca, evrenlerce ötede de olsan anliyorsun beni. Ben de beklemesini biliyorum, çagirmasini biliyorum seni. Sesini duymayi, ellerine dokunmayi biliyorum. Su gibi, isik gibi ben'de, ben'imin ta içinde saklamayi biliyorum seni. Ben, hasta degilim; sihirbazim. Yaratmayi biliyorum; görmeyi, tutmayi, dokunmayi biliyorum, sen olmadan. Çünkü; "Seviyorum..." Konu blackangel tarafından (27-12-2006 Saat 07:45 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`· Kayıt: 18.06.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 15.688 İtibar Gücü: 150 | Ne garip, kimseyi sevmiyor dediler geçen gün; kimse ile ilgilenmiyor. Gözlerimi kapiyorum, SIMSIKI!! Çekip almasinlar diye. Kiskanmasinlar seni benden... Yok olduguna inandirmak istiyorlar beni. Sevmiyorsan, yoksundur. Bu kadar yakin, öylesine uzak olmak istemem. Çok uzaklarda da olsan, yokluguna inanamam. Çünkü biliyorsun, sevgisiz yasayamam ben; yani sensiz... Gözlerini düsünmeden, ellerini tutmadan yasayamam. Sevmezsem, yokum ben! Sen, ben; yine sen... Uzak... Yakin... Bu cümlelerde gizli duygular bana o kadar tanıdık geliyor ki ooff off.. teşekkürler ablamm |
| | |
| | #3 (permalink) | |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Alıntı:
Ellerine, yüreğine sağlık bitanem, çok güzel bir yazıydı.. | |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Geçmişime küstüğüm anlar geleceğe umutla bakmak istedim öyle derin..Kaybolan hayatımın ardından yaşlı gözlerle senin karelerini izledim.. Her hareketin oturdu içime..Oluk oluk yaş boşaldı gözlerimden! Gülüşün,sevişin,dokunuşun..Hepsi birer yara oldu içimde..Kabuk bağlamış yılların ardından yaralarım,kaybolan senelerin içinde yaralı yürekler sevemedi,üzüldüm.. Şimdi hayata sfırdan başlama şansım olsaydı diye satırlara boğdum hayallerimi!! Uzadıkça uzadı kelimeler,tükenmez oldu birbirinden pişman ve çaresiz hayallerim! MAsalların kapılarını aralayıp kafamı soktum içeri.. Bir koku ki,geçmiş kokusuydu, içime çektim bolca..Ama ''imkansız'dı bu kapıdan girmem.. Dönüş yoktu o yıllara.. Son giden bende bıraktı birkaç şeyi..Unutup da gitti sandım,meğer acılarıymış..Ne kadar ateş düştüyse içime o kadar ışık yandı yüreğimde..Her seferinde aşksız kalıp üşümüşleri ısıttım bu ateşlerle ben!! Sevgime doyan kor atıp gitti yüreğime.. Düşünmedi kimse.. Geçmişim bundan ibaret..Ekmek fırınları gibiydi..Pişmiş ekmeği hamura dönüştürmek gibi bişeydi hayallerim..Yani yoktu dönüş ateşlere attıktan sonra kendimi..Yoktu..GElmeyecekti kaybolan yıllarım..Ne kadar üzülüp ne kadar ağladıysam,geçmişim o kadar uzak oldu bana..DEnizler yaptım,setler çektim sonra..Kendime kendime yıkıp baştan kurduğum bi hayata,yabancı eller aldım ben..Benim suçumdu biraz..Herkesin gerçeklerine inandığım hayatta,gerçek olmayana erişemedim..Aşk da gerçek değildi diye inandım sonra.. ''Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler...'' ne olurdu bilmiyorum..Son bir kez seni öpmek isterdim..Bende unutulanları açık denizlere atmayı!! Ateşlere girmezdim bir kaç kez..Sonra gözyaşlarımı toplar, uğurlananlarla uğurlardım.. Ama..artık ''TEK BİR SÖZ BİLE SÖYLEMEYE HAKKIM YOK!!'' Oluk oluk yaş,bırakıp gidenler,kor unutanlar yüreğimde.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bir düş-tük kırıLdık.. Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.515 İtibar Gücü: 65 | Sen yoktun, geceyi bin yıldıza bölerdim. Uykuyu kendime haram ederdim. Yorgun sabahlara güneşsiz yarınlara uyanırdı her gün yüreğm. Kime sorsam bilmezdi seni. Öfkem onlara değil kendimeydi hep. Ağlamaksa, içe akıtılan gözyaşı, kimse görmezdi... Her yağmur yağışında bu kentte, damla damla düşerdi özlem. Islanmak değildi beni korkutan, o damlalarda boğulmaktı. Yokluğun beni boğardı. Öyle zorki dayanmak, sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmeyecek bir düğüm atardı. Sıkılırdım, bunalırdım da, isyan bile edemezdim, sesim çıkmazdı. Beni umursar mıydın, böylesine acı çekmemi anlar mıydın bilmiyorum? Yoktun çünkü, olsaydın ben böylesine acı çekmezdim ki... Olsaydın, özlemek denen şeyin bu kadar zor olduğunu bilmezdim ki... Sahi nasıl gitmiştin sen? Niye gitmiştin? Yıldızlara yazdığımız sevda bitmiş miydi? Kimdi seni çağıran yanına? Bir bulsam cevaplarını bu soruların... Çaresizlik diye bir şey varmış hayatta ve ben bunu yeni öğreniyorum. Bazen kendimle savaşıyorum, seni sevmekten kurtulmalıyım diye. Öylesine karmaşık bir denklem ki bu... Seni sevmekten kurtulamazsam, benliğimi yitireceğim. Ben, ben olmaktan çıkacağım biliyorum. Kurtulmayı başarırsam bu kez yüreğimdeki boşluğu nasıl dolduracağım peki? Sensizliği yaşamaya alışmaktan da korkuyorum. Sensiz olmaya alıştıktan sonra bir gün çıkıp gelsen seninle yeniden birlikte olmayı beceremem diye korkuyorum. Bir çözümü olmalı bu işin. Var biliyorum ama ben bulamıyorum. Sevgilim gitmeseydin, en tutkulu aşkın, en koyu sevdanın, en güzel masalın kahramanı olacaktın. Ben seni sevecektim, hiç bitmeyen bir aşkla. Hep sana bakacaktım, hiç yorulmadan. Hep sana dokunacaktım hiç bıkmadan. Ayaktayım ve yaşıyorum. Özleme, çaresizliğe, vefasızlığa ve tek başına taşıdığım bu aşka rağmen yaşıyorum. Geleceğe dair umudumu yitirmedim henüz. Şimdi her neredeysen başını gökyüzüne çevir ve en parlak yıldıza bak... İşte oradayım ben, seni izliyorum. Hala yüreğindeysem, hala bana dair özlem varsa içinde ve hala aşkı yaşatıyorsan içinde... Sevgilim, orada durma, bak ellerim burada... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Simdi yarali yüregimden tükenmisligin ayazindan benligimin yüreginden cikacak su son sözleri Iyi Dinle... Gözyaslarim yanaklarimla sevisirken omuzlari basimin altinda olan insan Bana baktigin gibi kimlere bakmissin Ellerimi tuttugunda ellerinin niye okadar itici oldugunu simdi cok daha iyi anliyorum Ellerimi tutan o ellerde ...baska tenin kokusu izi varmis ... Sen hala anlamadiysan Ve hala istiyorsann Ben yokum ki artik biz olamayiz bundan gayri .. Tut istedigin eli ... Koy basini aglayan herkezin omzuna Bak simdi bana baktigin gibi ele Ne Kanimda Ne Canimda Ne de Umurumda degilsin.. Yikilirdim belki yikan sen olmasaydin Aglardim ugruna ...gözbebeklerimden akitacagim bir damla gözyasimdan degerli olsaydin Simdi cek git yoluna ... Yalan asklara... Yooook artik ''eyvallahim'' yürekten vuranlara !!!! |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | KãRdé£éN,aSi MeLeq,_P!nK_ve iNCiPeRiSi paylaşımlarınızdan dolayı hepinize tek tek teşekkürediyorum;elleriniz dert görmesin ![]() Leyla İle Mecnun Aşk Görsün Ne zaman yüreğimde bir deli tay gemi azıya alsa... Ne zaman yağmur yürekli bulutlarla yarışsa gözlerim.. Ve ne zaman ürkek bir ceylan geçse düşlerimden.. Sen geliyorsun aklıma... Duru, berrak, engin, derin gözlerinle sen... Gelip oturuveriyorsun yüreğimin orta yerine "Ne zaman aklıma gelsen Kırk ikindi yağmurları misali Uzunca bir sağanak Boşalıyor gözlerimden Sana giden yollarda Başlıyor bir tipi Başlıyor bir boran" O ünlü türküye inat, yolun sonu görünmüyor, dağlar geçit vermiyor. Lakin; gönül de ferman dinlemiyor. Bir al kızı oluyorsun düşlerimde. Hani ninelerimizin soğuk ve karlı kış günlerinde anlattığı, ağzımızdan buharlar çıkarak, soğuktan kızarmış burunlarımızla dinlediğimiz o masal kızı.. Hani yakaladığında senin olan ve her isteğini yerine getiren güzel peri kızı. Seni yakalamak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama beyaz bir köpük gibi kayıveriyorsun avuçlarımdan. Ellerim boş kalıyor, gözlerim boş bakıyor, yüreğim boş... Bir bebek oluyorsun sonra. Henüz emekleyen ve eşyalara çarpa çarpa yürümeye çalışan şirin ve afacan bir bebek. Ve yürüyorsun beynimde, bedenimde, yüreğimde.. tüm hücrelerimde yankılanıyor ayak seslerin. Sonra deniz oluyorsun. Yemyeşil/masmavi bir deniz. Nice fırtınalara gebe engin bir deniz. Ve ben gözlerinin hapsinde müebbet muhabbete mahkum bir forsa. Yüreğim yüreğine prangalı, gönlüm gönlüne kilitli bir forsa. Mahkum sevinir mi hiç? Ama ben seviniyorum. Çünkü senin mahkumunum. Ne güzel bir mahkumiyet bu. Ve sonra yağmur oluyorsun, rüzgar oluyorsun, bahar oluyorsun, aşk oluyorsun... Ama her şeyden önemlisi ben oluyorsun. Öyle bir ben ki; baştan aşağı sen... Fikrimin ince gülü, a yirmi dört ayarım, suna boylum, kalem kaşlım.. Yalan değil seni sevdiğim. Seni özlediğim yalan değil. Sensiz gecelere, öksüz hecelere, isyankâr ağıtlara, yetim türkülere, odamın duvarlarına sor. Dolunaya, ufuklara, başa karlı dağlara sor. Kalemime, bağlamama sor.. Bugün bunu bir kez daha anladım. Anladıkça ağladım, ağladıkça anladım. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni sevdim.. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni özledim.. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni arzuladım.. Ve şimdi ömrümde ilk kez bir sigara yakıp; dumanını ciğerlerime değil, ta iliklerime çekiyorum. Gün doğmuş, gün batmış kimin umurunda. Yokluğunda terk edilmiş bir kent gibiyim.. Tut sana uzanan ellerimden Sevda Ecesi... Sıla tükensin, hasret ölsün. Tut... Ki Leyla Mecnun aşk görsün... Konu blackangel tarafından (27-12-2006 Saat 07:43 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Gözlerin Cennet Çiçeği Gözlerin cennet çiçeği Gönlüm cehennem ateşi Eğer sevdiğine köle olursa gönül Nuh tufanına kucak açarmış Lakin arafatın gerisi cinnet Kal, güzeller güzeli, yüreğim sana tutsak Derdine pusatlandım, cilen gün oldu bana Sen ki sevdaların şahı garip gönlümün ahı Dileğim sen, kerbelam sen, muradım sen Dönse de dünya kendi başına, ben dönmesem yolumdan Dolunaya güneş denktir, ülgere kutup yıldızı Ağlama, ağlama ey şafak türküsü Kaderim boynuma yafta Hükmü dar imiş meğer Boynumda yay kirişi Şer mi yağıyor yerin yüzüne Karanlık bastı başımı Sevdam yankılansın vadilerinde ey anadolum İğde çiçeğinde gizlenir özüm Sarı papatya ki el eder sen gibi Alıpta sineme sarasım gelir Her koklayış bir acı, her dokunuş bin ölüm Zaman, dokuz başlı ejderha Sen bana düşman bense bana Yüreğim kaf dağına sürgün Ruhum tur dağında esir Deli eyledi zaman Bir acı ki dizlerim duymasa da bedenim Parmaklarımda öldürdüm isyanımı Şimdi sokak aralarında gezerken Duysam da topal seslerini Uyuşmuş bacağım, duymayan parmaklarıma rağmen Bu dönek dünyadan dimdik geçmek zorundayım Koy yal verdiğim ekmek verdiğim köpeklerde arkam sıra ürüp dursun Şimdi gecelere çivi çakar oldum artık Ağlama ey şafak türkülerim ağlama Gece mavisi sevdalarımı Gece mavisi sevdalarımı çığlık çığlığa çağırırken göklerden Huzur benim deseydin vallahi düşünmezdim ey ölüm. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Seni Seviyorum... Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, senin ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum.. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Sen Benim Bir Parçamsın Sensizlik mi beni boylesine parcalara bolen.... Yoksa seni bulup da sendenken senden olamamak mi? Beni binlerce bene bolen cok sey var. Ve sen o cok seylerden birisin. Senin yanlizligin, senin acilarin, senin sevdalarin ve senin kendin... Beni parcalar bolensin. Beni parcalara ayiransin. Parcalarimi alip goturensin. Sen benim bir parcamsin! Kahrolasi saatlerde bile zamanin durdugunu hissettim, sen olunca. Dakikalarca, saniyenin belki yetisemedigimiz anlarinda seni yasadim ben. Zamani durduran ben miydim, yoksa gelisinle beni okyanuslara surukleyen sen miydin? Zamanlar karanlikti, zamanlar dardi, zamanlar durmustu, zamanlar seninleydi. Seni ucsuz bucaksiz yasadiklarimdi. Sonuna kadar gelmek istedim. Tutmadin elimden. Daha dogrusu zatin yoktu. Olman bile onemli degil. Ben zaten bir yerlerden sana gelmisim, seni bulmusum. Senin gonlune coktan girmisim bile. Biliyorum sen gozlerimde ariyorsun kendini ama ben kalbindeyim. Kalbe girenin de goze gelme, geriye donme istegi artik yok. Seni sana verdim. Seni sende yasiyorum artik. Benden kendini istesen de veremem. Sandin ki cevaplar beklerim senden. Evet'lerle, hayir'lari bile dondurdun dilinde. Uzun uzadiya konusmalara saklayip tukettin onlari. Oysa o anda onlarin soylenmesi gerekiyordu. O anda hayir'la evet arasinda bir secim yapman gerekiyordu. Sense sadece bakip gozlerime, hatta kacirircasina gozlerini suskunluga vurdun her seyi. Her sey zamaninda guzel ve zamaninda anlamli. O ani kacirdiktan sonra yasamanin bir anlami yok ki. Belki de butun tadlar ilk yudumda gizli. Ve bizse hep son demlerimizin, son yudumlarimizin guzel ve kalici olmasina calisiriz. Degil, evet degil. Senden cevaplar degildi aradigim. Senden beni anlamani, bana bir seyler vermeni bekleyen biri degildim. Degilim. Senden bir seyler isteyen bir insan da degilim. Olamam da. Belki, belki bir seylerin istenmesini bekleyen bir insan olabilirim. Ancak bu kadar. Sende yasadigim yogunluklari sen hep baskalarinda aradin. Sende buldugumu sen benim disimdaki yuzlerde aradin. Insanin kilometrelerce uzaksin, sense yaban eller gibi duruyorsun. Tum bunlar gercegin otesinde degildi ama bunlari dus kilan senden baskasi da degildi. Evet, sevgili... Sen artik benden oldun. Benden... Anliyor musun? Cikarip atmak istesem de yapamam bunu. Gucum yetmez buna. Askima hic yetmez. Sen benden olmasan, askla cizilmeseydin gonlume, sen icime Allah'in eliyle yazilmasan sever miydim seni? Ister miydim, bekler miydim? .... Insanlarin olmadigi yerde bekliyorum. Cunku insanlarin son buldugu yerde basliyorum ben. Ve iste... Anla artik. Sen benim bir parcamsin! |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Seviyorum | siirkosem | Şiir Köşesi | 6 | 27-02-2008 18:01 |
| seviyorum | purcum | İtiraf Ediyorum | 7 | 13-02-2008 17:44 |
| Seviyorum | RoMeoOo | Paylaşmak İstedikleriniz | 15 | 18-10-2007 00:37 |
| * S e n i SeviyoRum * | PaçoSS | Şiir Köşesi | 3 | 03-08-2007 17:04 |
| seviyorum de | didoşum | Komik Videolar | 4 | 23-06-2007 15:38 |