HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | ![]() bir büyücünün kapısına yüzüklerimi bıraktım kelebeklerle örttüm ağzımı salıncakta çürüyen gecenin ten kokusudur diye kundaklandı düşlerim / kundaklandım yorgun bir gökyüzü taşıdım dudaklarımda çalıntı bir tebessüm gezindi bilmecesinde soluk seslerimin ceplerimde su gölgeleri taşıyan bir liman göz bebeklerime birikmiş göç ölümleriydi sunaklarda gün -adını yazmak için bahçelerden her gün bir yeni gül topluyorum sana, ülkeler doğurdum ey aşk...............................affet beni- ipekten sesler kondu parmak boğumlarıma bu gece yaktım emanet edilmiş karanfilleri artık daha çok aksayacağım sürerken bedenimi kapınıza ellerimde daha çok şiir külü olacak düşeceğim kendi rahmimden ayrılıklara gam ile vurularak acının ayak izleri yakılmış tuğlalardan yükselecek kepenk indirilmiş mor denizlerden kış geceleri ısındığımız avuçlarımız sarkacak uykunun senle bölündüğü sınır boylarında ateşin kanatları son bulacak... kuşkusuz menteşeler ölü çocuklar ve aşklar camdan bir göl köksüz bir kuyu sarı mektupların etrafında kan lekeleri kesik bir bilek kan yerine ellerin ... gümüşten gürültü, kendini boynuna dolayan yazma, yağmurda asfalt türküleri, hayatın pergeline bulaşmış dudaklarında sigara külü bir imge. suyla örülen güneş, gecenin deltasına düşen ve baktıkça derinleşen camdan ilmekler. sözlerimle eğrilen saatin zinciriyle kendini yelkovana asan akrep, içimde giderek eriyen sessizlik. Fanussuz gecelerde ispirto artıkları... acı bir yüzde kaybettiğim ihtilal ayaklarım yoruldu, artık gidebiliriz... ... ![]() harman sonrası, karancılara açık sofralar bırakıyorum körelttiğim fırtınaların dizlerinden iniyorum iniltilerin mermer sütünlarına gökyüzünün kıvrımlarından sendeleyerek giden bulutlar ısrarlı / ısrarla ölümler bırakıyor avuçlarıma... ... çıplak omuzlarıma saçlarından şahmeranlar iner akşamları lanete bulaşan kalbime çekilirken kabuğum ağlar gökyüzü, çıldırır göğüs kafesime sakladığım leyla kurşuni bir sokak lambası aydınlatır bu siyah aşkı derin gölgelerden sahipsiz ırmaklar taşar artık her gün toprağı öpmekten yeşerir dudakları bir yaşlı kadının ve böceklerin niyetine çeker kendisini kuşların uykusu -ateşinle ısınacak kadar üşüyorum, beni gerdiğin çarmıhı indir sırtından sana, ülkeler doğurdum ey aşk...........................................affe t beni- çocukların yutkunması alır beni gül, bilmem hangi nehre dökülür keskin bıçaklar iner incecik boğazımdan yağmur yağar, üşür bütün itiraflar düşerim sözcüklerden boşluk daralır... ![]() ellerini uzat bana ey avuntu ve beni kendimden azat et sitem yarılarında bir kadının parmakları düştü gölgeme sefertaslarında çalkalanan köprüler yokluğun lekesine sığındı şimdi eskit beni yıldızlara süründüğün saçlarınla -ki kına rengidir saçların, bilirim- damarlarımdan eksilen uğultun kendini bıldırcın yumurtalarına bıraktı ansızın -sudaki gözyaşını bilirim, yağmurların karnında boğuldu sevincim sana, ülkeler doğurdum ey aşk..................................affet beni- dinle avluları... nadasa bırakılmış güvercinler kime rahmet okur som uykular büyürken derin vadilerin körpe taşlarında kan ve tuz diyor rastladığım bütün aynalar su ve kan ter ve su su ve tuz yaralarımda esmer kabuklarım ile uykuya dalarım ses dinmez: kan ve tuz... tuz ve kan... ![]() yankılanan bir çöl seferidir buzlu camlar ardında kalarak eskiyen taşlardan habersiz denize çizdiğim ayak izleri, kırıldığı yerden kanayan kenevir tohumu, kumral bir kol saatiyle büyüyen rüya, su yerine parmaklarını taşıyan gözlerim, kamburuna çalıntı günler biriktiren sestir her gün ... künyeme çilelerden acemi aşklar yazılıyor girift kalıyor bütün mektup yüzleri sularda yankılanan acıların çirkin suratlarında sancı ve akıntılarda kayboluyor üşüdüğüm yağmurlar bana çilelerden aşklar yazılıyor... ellerimde yangından kalma annemin üşüyen elleriyle bakışlarımın donduğu çocukluk resmimden koparıyorum geçmişi zakkum boşalıyor parmak izlerimden eşiklere mum eriyiklerinde bırakıyorum mahcup sözlerimi... ... -yemin ve su, aynalara yeni boşluklar bırakır her gidişin ardından sana, ülkeler doğurdum ey aşk.................................affet beni- tüylerime kendini asan kör ışıklardan geçip saçları bir çilingir olan sevgilimin kapısındayım aynalara gömülen bir yüzümle dalgaların sesiyle parçalanıyorum ülkemde deniz yok, avuçlarımda sakladığım emanet hıçkırıklar sular üstünden durmadan köprüler akıyor ve yollar karabasanlar ile örtülüyor sus artık diyorsun gözlerim trahom sancılarından geçiyor ![]() zaman kurşuna durdu, boynumu nefesinle vurdu su sesleri gölgelerin nabzından aktı muamma, ellerim çatlamaya başladı gözyaşım ırmaktan çaldığım çıplak sular gibi eğildi içime aşka mekandır kalbin kuyusuna serdiğim bakışın dilimde dolaşır kaçkın bir evliya boyun büker kana yürüyen gül sütün lekesidir konaklayan göğsüne bir annenin ölü bir dolunay buruşturur yüzünü uzaktan aşka mekandır kalbin kuyusuna serdiğin bakışın kurşunla kefenlenen çocukluk sesim gözlerime düşen iki kuyuya düştü akreplerin rahminde gezinen fırtına hayat buldu yeniden talan ve aşk adıyla... -ilk gecesinde yarılmış bir kuşatmadan öteye kalmadı hiçbir şeyim sana, ülkeler doğurdum ey aşk...................................affet beni- ağlama duvarlarının önünde kekeler beni gülümsemelere yabancı ağzım perçinleşti akrebin sabrı artık her gece sana gelirim yürek depremlerimle... ... kuşkusuz menteşeler ölü çocuklar ve aşklar camdan bir göl köksüz bir kuyu sarı mektupların etrafında kan lekeleri kesik bir bilek kan yerine ellerin ... gümüşten gürültü, kendini boynuna dolayan yazma, yağmurda asfalt türküleri, hayatın pergeline bulaşmış dudaklarında sigara külü bir imge. suyla örülen güneş, gecenin deltasına düşen ve baktıkça derinleşen camdan ilmekler. sözlerimle eğrilen saatin zinciriyle kendini yelkovana asan akrep, içimde giderek eriyen sessizlik. Fanussuz gecelerde ispirto artıkları... acı bir yüzde kaybettiğim ihtilal... ayaklarım yoruldu, artık gidebiliriz... ... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 75 | Duygularım tavan yaptı ellerine sağLık abla.. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | ekmek, şarap, sen ve ben bir de sabahın dördü dışarda kar odamız ılık gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını kıskandım gogen'i tahitilim terlemiş vücudunu silerken cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum güneşi doğurmuştu ölü cisim martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında nefesin vücudumu yakıyordu yer yer sam yelim sahra-i kebirim kahrettim her şeye o gün babanın şarap çanağına, gogen'e, kadere, sana, bana , bir de gittiğin arabanın tekerine ne diyordum arkadaş.... diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim ama içerken düşünmem neden içiyorum diye daha sonra yaparım hayatın felsefesini sırayla olurum fatih, selim, kanuni bazen kadın hamamında tellak.... bazen christoph colomb napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri `timur 'ken beyazıt'ı yenişimi.... bir kere aristo'nun hocası olmuştum ona verdiğim dersle gurur duymuştum bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman bazen odunu ateşleyen bir cellat olurum eğer daha da içersem shaskespare halt etmiş derim karşımda salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim enayiymiş be platon... bir içsinde görsün....ne felsefesi varmış bu hayatın anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu ıslak kaldırımlarda yürürken acırım önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline ukalalık işte derim neme lazım senin kendine bak; sende bir serserisin bir sarhoş.... ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım şehrin hizbe sokaklarında yavaş yavaş kaybolur benliğim |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| derin uykunun zararları:) | yanlız_ask | Resimler ve Karikatürler | 9 | 18-02-2008 22:10 |
| Unuttum Sandığım Senle!!! | KaaN | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 18-09-2007 04:27 |
| Senle Sohbet | Raid_IRON | Dini Konular | 0 | 29-05-2007 23:27 |
| Uykunun En Tatlı Anı ( Çok Şirin Yaaa ) | Raid_IRON | Komik Videolar | 13 | 20-07-2006 17:16 |
| Uykunun önemi! | aSi MeLeq | Sağlık | 1 | 14-07-2006 01:48 |