HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | ![]() DOKUNMA acılarıma dokunma. yapılacaksa ben yaparım. deştim, eşeledim, kanattım. bitti. sen dokunma. kalbine sır vermeden yaşıyor insanlar.kalp de sonradan öğreniyor aslında neyi sevdiğini. neyi? "sevilmeyi ve ilgi görmeyi" bu sadece. bundan ibaret her şey. şarkılarıma dokunma. "why does it allways rain on me?" belki de hep üzerimde kara bir bulutla geziyorum. kim bilir. göremem ki kendime uzaktan bakmadıkça. yazılarıma dokunma. şiir de yazarım düz yazı da yazarım. istersem nokta da koymam virgül de. noktalamalarıma da işaretlerime de dokunma. sabah kalkarım, kahvaltımı ederim tekrar başlarım hayata. sayfalar açarım sayfalar kaparım. istersem hiç kapatmam hep aynı sayfaya bakarım. sayfalarıma dokunma. gözler sahipsiz dolaşıyorlar ortalıkta kimsenin gözü kimseninkiyle çarpışmıyor, yaralanmıyor, böylelikle pişman da olmuyor, zarar da görmüyor. gözlerini sermiyorlar göz önüne çünkü bakacak gözler bulamıyorlar ortalıkta. yok ki, herkes ya havaya ya yere bakıyor. yalnız haklarını yememek lazım. sevgi sözcükleri var bir tek, o anda gözlere bakmak şart. e zaten sevgi de başlı başına risk değil mi (hele bu iletişim kopukluğunda kesinlikle risk), belki de bu yaratıklar tek gerçek yaralarını severken alıyorlar. halet-i ruhiyelerine göre telefonlarında arkaplan değiştiriyorlar. tüketiyorlar, tüketiyorlar…. sevgili tüketiyorlar.ömür tüketiyorlar. herkesin ömründen zaman çalarak yapıyorlar bu işi. kendilerini tüketiyorlar. "tanrım beni baştan yarat" diye televizyon programlarına gidiyorlar. baştan yaratılıp eskisini tüketiyorlar. sonra başlıyor baştan yaratılmışı tüketmeye. diğerlerinden bana ne tabi, ben yalnızlığımı tüketiyorum sadece. yalnızlığıma dokunma. kalkıyorsam ayağa,söyleyeceklerim var da o sebepten. sana değil. bir tek sana değil. bitmedi kelimelerim, ayağa da kalkarım, yürürüm hatta dünyayı da gezerim. dünyama dokunma. yoktun, yoksun, yok olacaksın. bir rengin bile yok ve kokun. hırçındım, hırçınım, hırçın olacağım. bir sevgim bile yok ve adım. bulacağım elbet. kendimi, kendime ekleyeceğim, yaparım, elbette yaparım. eşyalarını atarım. evi havalandırırım, anıları da uçururum. ne var ki bunda. anılarıma dokunma. geçmişi siler atarım. bırakırım.. sigarayı da bırakırım, yaparım, bırakırım her şeyi, pamuk iplerini koparırım.. gezerim, yeni insanlar tanırım. aldırış etmem yağmura ıslanırım. yağmuruma dokunma. |
| | |
| **Zerd@** için teşekkür edenler 9 kişi. | !NC!PéR!S! (21-12-2006), @izci@ (21-12-2006), aSi MeLeq (21-12-2006), azerhan (21-12-2006), CaN'da CaN (21-12-2006), defne (21-12-2006), DiLrUbA (21-12-2006), KãRdé£éN (21-12-2006), sweet_ (21-12-2006) |
| | #2 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Süper |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | [b]Bitmişlik.. Tükenmişlikle.. Gözlerin arasında bir yerdeyim. .. Ne yerdeyim. ..Ne gökte... Yalan söylemedim hiçbir zaman... Korkum vardı.. Titremekl iydi hallerim. . Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni.. Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır.. Derin bir yağmura çektin beni... Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum.. Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden.. Birde... ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara.. Susarak.. susa susa.. Susadım günlerce.... ... Kapımın kilidi korkudan kapandı... Korkuları.. Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma... Şimdi ben bile açYasak Kelime Kullandınızıyorum yüreğimin kapısını.... Ve farketmed en... Sende bir kilit vurdun... . Adı neydi bunun?.. Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..? Bilemem.. Bilmekte istemem.. Tek hissettiğim.. Daha yolun başındayken hayatın.. Sonumu beklemem. .. Şemsiyemi açtım.. Bilmek istedim.. Yazdım... Yağmur yağarken.. ... Yağmur yağıyordu..Üşümüştün.. Nasıl oldu bilmiyoru m... İçeri aldım seni.. Sessiz kaldık bir süre öylece.. Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin.. Durmadan bakınıyordun etrafa... Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde.. Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun.. İçimi acıtıyorsun.. Bu gece son... Dokunma yüreğime..... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | ![]() Bunlar gözyaşıyla yazılmış satırlar... Her bir hecede sevdam her cümlede ölümüm var... bunlar dokunulması yasak satırlar... kirli ellerinle dokunma sakın asileşmiş bu sevda kalıntıları da bana kalır ancak! kendine bir pay ayırma bu gidişten tüm sorumlusu benim bu isyanın... sevmeyi göze almışım ölümü de göze alırım.. Hoş sen ölüm kadar güzel olamazsın ya ben ölüm diye süsledim seni... katran siyahlığında gecenin gelme kapımın önüne sakın! bu cehennemden çıkan bir alev Dokunma bu yüreğe patladı patlayacak ölüm lavları... sahtekarlığının kurbanı olmadım... her yaptığın gözlerimde kilitli... mahşer günü hesapta eksik sayılmaz dünyanın dertleri arasında iğne kuruşu hesap kalmaz....! helallik isteme benden... hakkım helaldir.. sen helalim olamadın amma yüreğim helalindedir... ne kadar yaktıysan bu canı... hesabını çıkartmam ben Sorarsa bir sual Rahman soracaktır sana... benden yana umut bağlama karşı dağların heybetli duşuna kanmadım ben bir defa sevdim bir defa yaktım bu sevdayı bundan sonra sen mi yanarsın cehennem ızdırabında bilemem ama ben çoktan öldüm bu ateşin arasında... Ben olamadın asla ... senden olmanı da beklemedim.. Biraz anlamaya çalışsaydın bu sevgiyi kirlenmiş kalbin bile acıtmazdı yüreğimi... dokunma bana... benim yüreğim mahsun artık... o ne sana ne de bana ait değil.. orta yerde sevdanın güvercinlerini bekliyor dedim ya dokunma bu satırlara bu yüreği bu bedeni biz yaktık... hesabını sana ödetmem korkma! ben kalleşliği görmüş insanım ama bizde yoktur yamuk... bizim sözümüz her daim namusumuz olmuştur senin gibi yüreksize kalmadık ya! ben bu yüreği yaktım korların arasında ne sen dokunursun gayrı ne de ben toplarım bu yüreği.. darmadağınık kalmış bir hal içinde ... ben giderim vuslatım diye ölümüme... Konu aSi MeLeq tarafından (21-12-2006 Saat 03:06 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | yoktun, yoksun, yok olacaksın. bir rengin bile yok ve kokun. hırçındım, hırçınım, hırçın olacağım. bir sevgim bile yok ve adım. bulacağım elbet. kendimi, kendime ekleyeceğim, yaparım, elbette yaparım. eşyalarını atarım. evi havalandırırım, anıları da uçururum. ne var ki bunda. anılarıma dokunma off yüreklerinize saglik ortalik viran |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | 'Sen de değmeden geçersen yüreğime, vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar, kınalı saçlarından bir kement yapar, asarım kendimi yıldızsız bir gecede'.. ![]() Sana içimin ürperişleri gibi çağlayan denizlerden bir avuç şiir topladım. Sana sığınışımın alaca karanlık kuşağına belediğim korkularımda, ufkumun sabır ilmeklerini saçlarının incecik tellerine bağlayıp, dağ rüzgârlarının insanın içini titrettiği yayla yollarında hasretini soludum. Yıllara meydan okuyup, aşk'taki bütün sınırları zorlayıp seni aradım, her yaşama sarılışımda. Sıkıcı bir konserdi yokluğun. Ne düşler görmüştüm oysa seninle, bu sevdanın sancılı kollarında hasretin kopardı gönül salıncağımı. Sen gideli, ekinler taneye oturmadı. Sen gideli kaya oyuklarına gözyaşımı saldım. Acının dalında ağustoslar yaktı ciğerimi sen gideli. Dağlarından yuvarlanmış, sökülmüş tırnaklarım binbir yerinden. Kelepçen sıkar olmuş bileklerimi. Güneş tütsülü gözlerine yüreğimi kurban etmişim sen gideli. Yanmışım, yakılmışım, yalvarıp yakarmışım sırtlan bakışlı, piç gülüşlülere. Sensiz, göğsümü yerinden, etlerimi kaslarından, gözlerimi yuvalarından sökmüşüm. Yokluğunda, gök mavisini gizlerdi ayın ardına gizlenerek. Çekerdi yalnızlıklara geniş yorganını. Yıldızlar hiddetinden ufalanır yağardı yeryüzünün anlaşılmaz karanlıklarına. Kardelenler ağrılı, sancılı ve kan kızılı bakışlarla uzatırdı gökyüzüne başını. Kısraklar mor memelere yapışır, martılar çığlıklar içerisinde göçlere dururdu. Balıklar nehirlerin bulanığını seçer, tüm çiçekler kuşkulu bakışlarla süzerdi bu yılan duruşlu dünyayı. Gözlerinin fışkınlarında yeşeren umudumu yanından eksik etme. Ben seni, bulutların kanadında, kurtların yelesinde, heybetle kasılan ulu çınarların gölgesinde, masmavi denizlerin derinliklerindeki gizemli incilerde ve o denizlerin dehlizlerindeki öte dünyaların koynunda taşırım. Nerede bir çift göz görsem seni sararım gönül kuşağıma. Kanayan dudaklarım, kırılan tüm kemiklerim ve saçlarımın tan ağartılarında kıvrım kıvrım hasretini duyarım. Seni anlatan tüm şiirlerimde coşkulu kahkahan duyulur arada bir, ışığın çırılçıplak yürür içerime ve göğsüm yarılır içirdiğin kızılcık şerbetiyle. Kırılmışım sana. Alnımdan öpmelerin, kardelenlerimi ılık ılık gözlerine gömmenin sonu gelsin artık. Koyacaksan hemen koy bu sevdanın adını, ya da sür vahşi atlarını ülkemin topraklarından başka diyarlara. Yıllardır acının memesine böylesine yapışmışlığımı bitireyim artık, dindireyim senin için çektiğim şu ahiret cezalarını. Gizli bir sevdanın sancılı nöbetlerindeyim şimdi. Gözlerime her yansımasını çağırdığımda, uçarı bir çocuk gibi oyunlara dalıyor sevdam. Sevgiler sunmak istiyorum ona, hiç üstü açılmamış, hiç yangınları tatmamış, rüyalara karışmamış ve acıları hiç, ama hiç tatmamış. Bal köpüğü gözlerinin gözesinde sular yürüyor içerime, sağnak yağmurlara tutuluyorum ağustos'un bıçkın sıcağında. Yılanın ininden, yalanın döşünden uzağım şimdi. Çakmak çiğiti gözlerden al yalaz dağların erimiş karları akıyor içime. Kasabalara, kentlere ve karanlığın barındırdığı tüm kıraç mezralara sevda bulutumla yürüyorum. Nehirler dona duruyor aşkımı haykırdığım anlarda. Umarsızlıklarımı, nergis kokulu sevdalarımı, mahpus imgeli aşklarımı sardım çıkınına ve attım paslı,demirden zindanıma. Bu sevdanın yüreğime sokuluşu tamamlandığında,bitecek somurtkan duruşlarım. Dalga dalga vuruşları tamamlandığında, bu yüreğin kapılarını çaldığında ve ayrılıkları lügâtından sildiğinde, gözlerinin tamtamları ormanlarımı salladığında, yel yüzümü yalar gibi, güneşe yüzümü yeniden döneceğim. Gençliğinin gözesindeki bal çiçeklerini, sevdana vurulduğum yerlere ek dilersen. İçimin yangınlarını görürsen küçüğüm, çiçekli bahçemin havuzunda salınan kuğulara bir avuç yem at. Zeytin gözlerinin masum yuvalarından içime düşen bir çigan müziği olsun istersen dinlediğim. Sen de değmeden geçersen yüreğime, vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar, kınalı saçlarından bir kement yapar, asarım kendimi yıldızsız bir gecede. |
| | |
| | #7 (permalink) | |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | Alıntı:
hepinise ayrı ayrı tşk ederim ![]() süpersinis defamını dilerim | |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Kayıt: 17.12.2006
Mesajlar: 210 İtibar Gücü: 11 | ELİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK ÇOK GÜZELDİ........... |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884 İtibar Gücü: 49 | Nerede bir çift göz görsem seni sararım gönül kuşağıma. Kanayan dudaklarım, kırılan tüm kemiklerim ve saçlarımın tan ağartılarında kıvrım kıvrım hasretini duyarım. Seni anlatan tüm şiirlerimde coşkulu kahkahan duyulur arada bir, ışığın çırılçıplak yürür içerime ve göğsüm yarılır içirdiğin kızılcık şerbetiyle. yüreğine sağlık. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| dokunma bana | AzeL | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 22-10-2007 18:01 |
| Dokunma Bana.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 08-08-2007 04:32 |
| DokunmA...Acıtırım.... | BonJuk | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 07-07-2007 00:29 |
| Aşk!!...dokunma bana! | eLFiDa | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 09-06-2007 16:48 |
| ...:::DOKUNMA BANA:::... | GiRL_Léé | Hikayeler ve Efsaneler | 1 | 21-04-2006 18:40 |