HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | [COLOR="Black"Bugün sizden bir sey isteyecegim. Sakin kimseye Seni seviyorum demeyin. Lütfen!. Kullanmayin artik bu sözü. Baska bir sey deyin birbirinize onun yerine. Duygulariniza daha denk düsen bir sey... Benim aklima gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygulariniz... Hayir, içini dolduracaksaniz Seni seviyorum un, bir diyecegim yok. Ama umudum da yok. Seni seviyorum öyle Kendine iyi bak gibi bir söz degildir, laf olsun diye söylenen... Birine Seni seviyorum dediginizde hakkini vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmaniz lazim. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karistirmayacaksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, o biri en az tuttugunuz takim kadar önemli olacak hayatinizda. Birine Seni seviyorum dediginizde, bir saat eksik uyumayi göze alabileceksiniz onu daha çok görmek ugruna. Birine Seni seviyorum dediginizde, elini tutmak da önemli olacak baska seyler kadar. Birine Seni seviyorum dediginizde, Sevgilimsin de demis oldugunuzu bileceksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, onu özleyecek, düsünecek, merak edeceksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çiktigindan beri kulak degil gözler telefonda) aramanizi bekledigini unutmayacaksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, ona sürprizler yapmayi, ufak hediyeler almayi ihmal etmeyeceksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, ona siirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksiniz da. Birine Seni seviyorum dediginizde, sarkidaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapisinda bekleyeceksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, belki ömrünüzün sonuna kadar degil ama hiç olmazsa yarin, öbür gün de seveceginizden emin olacaksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, ayni zamanda Free takilalim da diyemeyeceginizi bileceksiniz. Birine Seni seviyorum dediginizde, o asktan söz ederken siz Ben almayayim, alana da mani olmayayim demeyeceksiniz. Nasil? Çok mu zor? Fazla mi zahmetli? Insanin birini sevip sevmedigi tam da böyle belli oluyormu arkadaslar?. Sevmeyince is gibi geliyor bütün bu saydiklarim. O zaman Seni seviyorum demeyeceksiniz. Bu kadar basit. Bir gün farkinda olmadan bütün bunlari yapiyor oldugunuzu görünceye kadar. Simdi Ne var bunda? Keske herkes birbirine bolca Seni seviyorum dese diye düsünenler olacaktir. Iyi. O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. Seni seviyorum orta mali olsun. Zaten oldu olacagi kadar. ][/COLOR] |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | Zordur severken ayrılmak. Herhangi bir şeyden. Yaşadığınız şehirden, oturduğumuz evden, eşinizden, işinizden… Bir ağaç düşünün. Budadınız, suladınız, ilaçladınız; yaprak döküşünü, çiçek açışını izlediniz. Sonra, o ağacın artık sizin olmadığını söyledi birileri. İçiniz yanar. Kimselere emanet edemezsiniz. Belki gizli gizli gider suyunu zamanında verip vermediklerine bakarsınız. Aslında, sizinde zaman zaman yanlışlıkla taze dalları budadığınız olmuştu ama, yine de ona en iyi sizin sahip çıkacağınıza inanırsız. Çünkü, bu “sevgi”dir, “aşk”tır. Ağaç siz, siz ağaç olmuşsunuzdur. Ayrılık zordur. Artık size ihtiyaç duyulmayacak olması ise en ağırıdır. Bunu sindirmek hiç kolay değildir. Aşkım, bir tanem, canım, hayatım, sevgilim… Her ne iseniz artık değilsinizdir. Bir daha hiç olmayacaksınızdır. Geçmiştir, bitmiştir bütün koşuşturmalar. Artık sadece isminiz ve soyadınız vardır. Kabullenemezsiniz. Doğa bedeninizi yavaş yavaş hazırlar. Ama, insanoğlu doğa gibi sessiz ve derinden görmez işini. Sürenin ne zaman biteceğini söyler size. Sonunda da bir yafta yapıştırır. “Elveda”. Dün yanı başınızdayken, bugün bir hiçsinizdir. Kavga ettiğimiz zaman bazımız bunu istese de acı bir sondur bu. Sizden kimsenin beklediği bir şey kalmamıştır artık. Neyi, ne kadar bildiğiniz, neler becerebildiğiniz kimsenin umurunda değildir. Bu dünyada yalnız bedeniniz kalmıştır. Ruhunuz ise kimselerin bilmediği yerlerde… Siz çabalarsınız. Yorulursunuz. Durumunuzu defalarca anlatırsınız. Anlamaz. Çünkü o şairin dediği gibi aşk nedir bilmez, hiç aşık olmadığı için. Bilmez gün batımlarını yalnız izlemenin hüznünü, rakının yar elinden içilmedikten sonra en kötü zehirden bile acı olduğunu. O ise körfezdeki dalgın suya bakmaktadır ama görememektedir. Görememektedir yedi tepeli şehirde bıraktığı gonca gülü. Artık gülün ne goncası, ne de dalı kalmıştır çünkü. Hepsi yitip gitmiştir bir gecede. Unutmak için akşamları erkenden yatarsınız. Yatakta uyumak için verdiğiniz savaş onu unutmak için verdiğiniz savaşa yenik düşer. Unutamazsınız. Aklınızı yitirme noktasına da gelseniz unutamazsınız. Pencerenizden içeri odanızın duvarına vuran büyük çınar ağacının gölgesi gibi gölgeler gezer kalbinizde. Siz kovuşturmak istedikçe onlar gezer. Derken postacı telefon faturasıyla çıkagelir. Ayrıntıya bakarsınız. Bir kez daha kahrolursunuz. Aranan numaraların yüzde doksanı onun numarasıdır. Aile homurdanır. Kim bu derler size sizde çaresiz anlatırsınız. Sonra sizi yetiştiren insan şöyle der, “ Neye inanıyorsan öyle davran “. Siz düşünür ve odanıza çekilirsiniz. Paketteki son sigarayı da içip düşünürsünüz; “Severken ayrılmak hakikaten zormuş |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | Darağacım Olsun Gözlerin Yine sabah ezanında uyandım. Duvarlara yaslanıp beni izleyen karanlık ve dün geceden beri yüreğimde konaklayan puslu yalnızlık vardı odamda.. Sessizlik ve sensizliğin içinde suskunluğa bürünmüştü benliğim. Anlamsız girdabın içinde küflü çığlıkların esiri oluyordum.Üzerimdeki battaniyeyi aralayıp ezanı dinlerken seni aradım karanlığın içinde. Seni ve sesini özlemiştim. Gülüşlerini, yüreğini arıyordum gözlerimin mavi denizlerinde. Bulamıyordum sevdaya dair bir nefes. Gözüm bir an cep telefonumu aramıştı.Hala tek bir cevapsız çağrı bile yoktu. Bir cevapsız cağrıya bile razıydım oysa. Yoktu , yoktu işte... Derin sessizliğin içine bıraktım gözyaşlarımı. Islanan kirpiklerimi yine duvarlar silecekti anlaşılan. Yine yorgun gecenin ayazlarda hırpalanmış sabahına uyanacaktım.Off isyanlar yine gebe kalacaktı yüreğimde. Sevdanın içinde yalnızlığa düşecektim yine..Her iki yanı ateşe verilmiş bir mektup gibi yalnızlığın içinde külleniyordu yüreğim.... Ben seni özlemiştim. Dudaklarımın suyu özlediği gibi gözlerini özlüyor, kuru toprağın yağmuru beklediği gibi ılık nefesini bekliyordum. Zaman hala en son konuştuğumuz gecede kalmıştı sanki..Herşeyi ertelemiş senin dudaklarından dökülecek birkaç satıra bırakmıştım kendimi . Sesini, nefesini özlüyordum ; tenini değil..Gözlerini görmek değil; yüreğinin beyazlığında gülümseyen ılık nefesine doğru akmalıydım. Sen yoktun ve herşey karanlıktı..Sesinle aydınlanacak bir kaç cümleye bile razıydım..Tek bir cümle, tek bir satır...Sadece senin ve benim olduğum umut kokan cümleleri özlemiştim.. Hiçbir şeye aldırış etmeden çölün ortasında susuz kalmış göçebe gibi senin hasretini içiyordum. Severken özlemin ateşinde kavruluyordum. Yoktun yine, severken bile özlüyordum seni.Özlemin aldı başını ve nice boşluklar açtı yüreğimde. İsminin geçmediği cümlelerim hep kuraktı. Sesinin çınlatmadığım odam ise karanlığa düşmüş yetim bir cığlıktı. Dalından koparılmış cicek gibi mahzun, yılları devirmiş bir çınar gibi suskundu yüreğim. Nefesini özlüyordum. İçine delicesine çekip iki dudağının arasından hayata ödül diye bıraktığın ılık nefesini arıyordum . Tek bir kelimeden kurulmuş sevdana hasrettim ben. Tek nefesine, tek cümlene hasrettim.. Güneşin avuçlarında eriyen bir buz parçası gibi yavaş yavaş ölüyordum. Oysa ben senin gözlerinde ölmeliydim.Varlığında son bulmalıydı dizlerim.Yapayalnız ölmek istemiyordum. Benin senin gözlerinin çarmıhına gerilip kuru toprağa cansuyu diye kanlarımı sermeliyim.. Yalnızlığın ve karanlığın yollarında yitip gidiyorum. İçimdeki kılcaldamarlar hasretindeki ızdıraba yenik düşüyordu. Oysa senin gözlerin olmalıydı darağacım. Oysa senin yüreğin olmalıydı ayaklarıma ölüm diye sürdüğüm kör bıçağım.. Senin dudaklarına büzülüp senin varlığından kuvvet alıp methiyeler düzmeliyim Azrail' e. Ölümü senin kollarında onur bilmeliydim..Ben senin gözlerinde ölmeliydim.... Kıyısız sahiller gibi yetim, mevsimsiz baharlar gibi öksüzüm sen yokken. Biliyorum sende delicesine seviyorsun beni..Ben de seviyorum seni ama anla ne olur gün geçtikçe içimdeki hasretinin kor alevleri büyüyor. Ben hasretten, seni kaybetmekten değil; karanlığı solurken varlığında ölememekten korkuyorum. Satırlarımı sana sitem diye alma ne olur. Sadece seni özleminin yangınıyla kapına düşüyorum.. Gün geçtikçe büyüyor içimde anlamsız çığlıklar. Üzerimde kalıyor suskun karanlıklar. Geceler devriliyor gözlerime. Altında kalıp ölmekten değil; senin omuzlarından kanatlanıp gözlerinin darağacında ölememekten korkuyorum... Şimdi zamanı hasretine kurup sabaha ve güneşe kapatacağım gözlerimi. Ve sesini duymadan, nefesini ciğerlerimde solumadabn gözlerinin darağaçlarında hazır bekleteceğim yüreğimi...Metruk zemheriyi sırtlanıp sensiz gecen saatlerin öcünü almak için yalınayak tüm karanlıkları ezeceğim. Yumruklarımı sıkıp karanlığın içinde gözlerini hatırlatan, senin sıcaklığını anlatan birşeyler arayacağım içimde. Bulacağım elbet...Ama sesini duyamamanın soğukluğu içinde yatak bildiğim kaldırım taşlarına sarılacağım. Hasretini üzerime bir battaniye gibi serip seni bekleyeceğim kimliksiz satırların yorgun ağıtlarında. Ve korkularıma sıcak sesinle cevap vereceğin günü iple çekeceğim.. Darağacına astığım hasretini gözlerindeki ışıkla, karanlık uykulara emanet diye bıraktığım üşüyen tenimi sesindeki sıcaklıkla gecenin dar vaktinde uyandırmak dileğimle..Yoksa yüreğini yolla nefesimi hayattan kesecek kör bıçağım olsun sevgin.Yoksa gözlerini yolla daracağım olsun kirpiklerin..Yolla ki, senin kollarında ölmeyi yüreğim onur bilsin.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek.Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telinive güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca. Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda. Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar esti, üşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan... |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | İçimden gelmiyor artık senin için ağlamak. Senli hayallere dalmak gelmiyor işte ..Dualarıma seni katmayalı çok oldu .Rüyalarımdan da sildim seni .Ben keşkelere elveda dedim! Al senin olsun,sevgin, aşkın... al senin olsun. Nasıl yaşamak istiyorsan, kiminle istiyorsan yaşa. Al senin olsun yaşamak istediklerin… Bıraktım artık sevgini, bıraktım artık eskileri… Ve sildim anıları kafamdan, sildim yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı, birlikte ağladığımız günleri sildim Arkadaş olduğumuz günleri de sildim. Kilit vurdum anılara ve kapattım bir sandığa her şeyi. Kilidini de attım denize, bir daha bulmayayım diye. Kızgınım sana, Kızgınım bu vurdum duymazlığına. Ve kendime kızgınım. Niye değer verdim, niye bende unutmadım, niye bu kadar güvendim diye, sen güvenimi boşa çıkarttın. Sana bıraktım sevgileri, sana bıraktım dostlukları ve sana hediye ediyorum. Yalnız yaşanıyorsa sevgiler, yalnız yaşanıyorsa dostluk, al kendin yaşa, paylaş tek başına. Yalnızlıksa tercihin, al senin olsun. Yok saydım seni, bundan sonraki her baharı sensiz karşılayacağım. Her sonbaharda hüzünleri unutacağım sana inat. Bundan sonraki her yaza sensiz gireceğim, yine sevinçle. Ve her kışı sensiz yaşayacağım zemherisiyle... Geçerken her mevsim, sensizliğe üzüleceğim... Yinede bırakmayacağım sevinçlerimi. Ve sen bensizliğe alışmaya çalışacaksın. Gidişin kalacak sadece aklımda ve o gidişle yaşayacağım sensizliği. Sensizliğe inat, sana inat, her günü yaşayacağım hiç olmamışsın gibi. Al senin olsun gidişler... AL SENİN OLSUN HER ŞEY... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | yüreğine sağlık arkadaşım emeklerinin karşlığı bu olsa gerek geliyoo |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | Ne zaman yüreğimde bir deli tay gemi azıya alsa... Ne zaman yağmur yürekli bulutlarla yarışsa gözlerim.. Ve ne zaman ürkek bir ceylan geçse düşlerimden.. Sen geliyorsun aklıma... Duru, berrak, engin, derin gözlerinle sen... Gelip oturuveriyorsun yüreğimin orta yerine. "Ne zaman aklıma gelsen Kırk ikindi yağmurları misali Uzunca bir sağanak Boşalıyor gözlerimden Sana giden yollarda Başlıyor bir tipi Başlıyor bir boran" O ünlü türküye inat, yolun sonu görünmüyor, dağlar geçit vermiyor. Lakin; gönül de ferman dinlemiyor. Bir al kızı oluyorsun düşlerimde. Hani ninelerimizin soğuk ve karlı kış günlerinde anlattığı, ağzımızdan buharlar çıkarak, soğuktan kızarmış burunlarımızla dinlediğimiz o masal kızı.. Hani yakaladığında senin olan ve her isteğini yerine getiren güzel peri kızı. Seni yakalamak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama beyaz bir köpük gibi kayıveriyorsun avuçlarımdan. Ellerim boş kalıyor, gözlerim boş bakıyor, yüreğim boş... Bir bebek oluyorsun sonra. Henüz emekleyen ve eşyalara çarpa çarpa yürümeye çalışan şirin ve afacan bir bebek. Ve yürüyorsun beynimde, bedenimde, yüreğimde.. tüm hücrelerimde yankılanıyor ayak seslerin. Sonra deniz oluyorsun. Yemyeşil/masmavi bir deniz. Nice fırtınalara gebe engin bir deniz. Ve ben gözlerinin hapsinde müebbet muhabbete mahkum bir forsa. Yüreğim yüreğine prangalı, gönlüm gönlüne kilitli bir forsa. Mahkum sevinir mi hiç? Ama ben seviniyorum. Çünkü senin mahkumunum. Ne güzel bir mahkumiyet bu. Ve sonra yağmur oluyorsun, rüzgar oluyorsun, bahar oluyorsun, aşk oluyorsun... Ama her şeyden önemlisi ben oluyorsun. Öyle bir ben ki; baştan aşağı sen... Fikrimin ince gülü, a yirmi dört ayarım, suna boylum, kalem kaşlım.. Yalan değil seni sevdiğim. Seni özlediğim yalan değil. Sensiz gecelere, öksüz hecelere, isyankâr ağıtlara, yetim türkülere, odamın duvarlarına sor. Dolunaya, ufuklara, başa karlı dağlara sor. Kalemime, bağlamama sor.. Bugün bunu bir kez daha anladım. Anladıkça ağladım, ağladıkça anladım. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni sevdim.. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni özledim.. Ömrümde ilk kez böylesine deli seni arzuladım.. Ve şimdi ömrümde ilk kez bir sigara yakıp; dumanını ciğerlerime değil, ta iliklerime çekiyorum. Gün doğmuş, gün batmış kimin umurunda. Yokluğunda terk edilmiş bir kent gibiyim.. Tut sana uzanan ellerimden Sevda Ecesi... Sıla tükensin, hasret ölsün. Tut... Ki Leyla Mecnun aşk görsün... |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu KaDaR SeveBiLiRmiSiniz ? ... LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUN ......! | PaçoSS | Hikayeler ve Efsaneler | 15 | 03-12-2007 21:08 |
| İncitmeyecek kadar uzak, Üşümeyecek kadar yakın.. | KãRdé£éN | Hikayeler ve Efsaneler | 2 | 03-08-2007 20:12 |
| Hayat Kadar Yalan, Ölüm Kadar Gerçektik | NowomanNoCry | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 07-02-2007 12:11 |
| 'Ne kadar çok dış yatırımımız varsa, o kadar çok ihracat cephemiz var demektir' | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 28-01-2007 16:00 |