HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Seni Sevmek... ![]() Seni sevmek, başka hiç kimseyi sevememektir. Seni sevmek, bir sadakati değil, sadık bir ihaneti sevmektir. Kaybetmeyi ve her seferinde yeniden başlamayı sevmektir, seni sevmek. Seni sevmek, ayrılığı daha ilk dakikadan kabullenmektir. Ayrılık çöplüğünde aşk aramaktır seni sevmek. Cevapsız bir soru, sorusuz bir cevaptır aşkın. Kaç bilinmeyeni olduğunu bile sayamadığın bir denklemi çözmeye çalışmaktır, seni sevmek. Seni sevmek, “olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni” beklemektir. Seni sevmek, kafandaki hayali aşkı değil, hiçbir norma uymayan bir deliliği sevmektir. Seni sevmek, sonsuz bir denize dalmak, çıkışı olmayan bir tünele isteyerek girmektir. Cehennemde yanmaya koşa koşa gitmektir, seni sevmek. Günahın çekiciliğine kapılmak, şeytanın yap dediğini yapmak ve ateşi güneş sanmaktır, seni sevmek. Bitmeyen bir filmi sürekli yeni baştan seyretmektir seni sevmek. Seni sevmek, rüzgara kapılmak, havalanmak, uçmak ve her seferinde binlerce metreden yere çakılmaktır. Yaralanmış yüzünle, kanlarını temizlerken yine uçmaya çalışmak da, sadece seni severken yapılacak bir deliliktir. Seni sevmek, hiçbir şeye sahip değilken, dünyalar sana aitmiş gibi mutlu olmaktır. Seni sevmek, en basit haliyle yalandır, her seferinde yeniden kanılan, bir kez daha kanmak için aylarca beklenen, bir yalandır. Seni sevmek, herkesin aklına meydan okumaktır, tüm doğru şıkları reddedip, bile bile bir yanlışı seçmektir, seni sevmek, akılla kalbin bitmeyen kavgasını başlatmaktır. Seni sevmek, kimselere açıklanamayan, kendine bile anlatılamayan, lanetli bir hastalık gibi saklanan, tuhaf bir hikayedir. Seni sevmek, bir hikayede hayat bulmaktır. Hayatını bir hikayenin peşinden sürüklemek, bir roman karakteri olmak, romanın diğer karakterlerince acınarak bakılmaktır. Seni sevmek, kimsenin göze alamayacağı bir kavgaya girmek ve sonunda kahramanca ölmektir. Seni sevmek, her seferinde yenilmektir, daha güzel yenilmek için yeniden başlamaktır. Seni sevmek, dünyanın en güzelini sevmektir. Kendi sevgine bile aşık olmaktır seni sevmek. Hiç kimsenin başaramayacağını, başarmaktır seni sevmek. Dünyada en az bir kez mutlaka yaşanması gereken bir duygudur seni sevmek. Aşkını bu kadar çok olumsuz öğe ile tarif ettikten sonra, yazının sonunda, bir kez daha sana aşık olmaktır, seni sevmek.... Konu aSi MeLeq tarafından (18-12-2006 Saat 05:41 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| aSi MeLeq isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | **Zerd@** (19-12-2006) |
| | #2 (permalink) |
![]() Kayıt: 27.06.2006 Yaş: 27
Mesajlar: 1.577 İtibar Gücü: 16 | emeğine sağlık asim süperdi |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 1.272 İtibar Gücü: 16 | yüreğine sağlık cane yazıların çook güzel |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Kayıt: 17.12.2006
Mesajlar: 210 İtibar Gücü: 11 | ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK GÜZEL PAYLAŞIM.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Seni sevmek, kafandaki hayali aşkı değil, hiçbir norma uymayan bir deliliği sevmektir. Seni sevmek, sonsuz bir denize dalmak, çıkışı olmayan bir tünele isteyerek girmektir. Cehennemde yanmaya koşa koşa gitmektir, seni sevmek. Günahın çekiciliğine kapılmak, şeytanın yap dediğini yapmak ve ateşi güneş sanmaktır, seni sevmek. Bitmeyen bir filmi sürekli yeni baştan seyretmektir seni sevmek. Seni sevmek, rüzgara kapılmak, havalanmak, uçmak ve her seferinde binlerce metreden yere çakılmaktır. Yaralanmış yüzünle, kanlarını temizlerken yine uçmaya çalışmak da, sadece seni severken yapılacak bir deliliktir. hircin melegim eline saglik |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar, gözlerinize sağlık.. ![]() ![]() Geceydi seni bana taşıyan... Sen geceye yakındın bende sana... Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin... Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin... Bekleyişlerimin içime hapsettiğim özlemlerim vardı. Nicedir kimseyle paylaşamadığım hüzünlerim, soramadığım sorularım... Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı. Şimdi özgür bıraktım özlemi... Şimdi hüzün de sevinç de doyasıya yaşanıyor bende... Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor; çünkü sen geldin... Susmak ne çok akıllandırmış beni... Ne çok biriktirmişim kelimelerimi... Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni... "Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum. Seninle olmanın, seninle yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin... Bir büyüysen bozulma!.. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma!.. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın... Ruhuna talibim ben, asıl gerçek bu... Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhumda bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak... Dedim ya, sen geldin... Birde mavi var öyle ya; nereye saklamıştım maviyi, kimlerden saklamıştım da yok sansınlar istemiştim?.. Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun?.. Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları... Maviyle anılıyor görebildiğim her şey... En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum... Sen maviyle geldin... Sahi, çocuk olmayı ne kadar çok özlemişim ben... Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk... Yalansız ve saf olacak, kumdan kaleler yapacak, seni içine koyacak... Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak... Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiçbir oyunda ebe olmayacak... Korkma, içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim. Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin. Yoktum ben, senden önce yoktum sanki... Sen geldin; varlığını bildim. Sen geldin; bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm... Sen geldin; ben oldum, aşk oldum. Sen geldin... Ama ne güzel geldin... ![]() Konu aSi MeLeq tarafından (19-12-2006 Saat 02:41 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Seni Sevmek ; Soğuğa inat Her yağmur damlasını Sen diye Seyredebilmektir. Seni Sevmek ; Sensizliğe inat Bir ömür seni bekleyebilmektir. Seni Sevmek ; Ölüme inat Güneşli sabahlarda Mutlulukları gözlerinde yakayabilmektir. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Yüreğine sağlık ablammm ![]() ![]() Suskunluğu bilir misin?.. Bir anda hayattan kopup nefis bir sessizlik senfoninin ortasında buluvermek kendini... Suskunlukları bilir misin?.. Ansızın kesilen konuşmaların ardından kulaklarının nasıl da uğuldadığını?.. Solukları duyarsın sadece... Kelimelerin eksik kaldığı anlarda susar insan... Seni öylesine seviyorum ki; bunu kelimelerle ifade edemiyorum ve susuyorum. Gözlerime bak anlarsın! Oradan bir pencere açıyorum, senden bana doğru; süzülebilirsin içeri istersen... ve penceremi açtıktan sonra susuyorum... Susuyorum, duyarsın!.. Aslında ne çok şey söylenir susmalarda... Gerçek kendin olursun; tüm elbiselerinden yoksun çırılçıplak, aynen savunmasız bir bebek gibi... Aracı kullanmadan, kelimelerin bencilliğine yakalanmadan... Susarsın... Boşluğa konuşursun susarak... Düşünceler on-ikiden vurur o zaman; tellere dokunmadan, havayı kullanmadan... Böyle susmalarda bulursun bir çok sorunun cevabını... Ve belki de kendini tanırsın. Hatta o müthiş soru var ya, "aşk nedir?"... Onun bile cevabını bulabilirsin ama ifade edemezsin, susarsın!.. Bilirim acı verir bazen susmak... Konuşmak istersin; kelimeler boğazına düğümlenir. Her şey bitmiştir aslında... Ne kelimeler ne de suskunluk bir işe yarar artık. Zalim acı saplanmıştır en derine; duyulan sadece iç çekişlerdir artık... Bir de; dilinin ucuna hücum eden ve dudak kalesine çarparak bozguna uğrayan kelimeler... Gözyaşı da suskunluğun meyvesidir. Dokunur acının üzerine; ılık, tuzlu bir ilaç gibi... Önce yakar, belki de acıyı azdırır. Ya sonra?.. Uyuşur kasılan gözlerin... Oradan kalbine damlar susan sesin... Sessizce, kimsesizce ağlarsın; duyarlarsa gelirler ve beni yalnızlığımla ayırırlar diye korkarsın, hıçkırıklarını boğarsın, susarsın!.. Susarsın... Susarsın ama!!! Anlamsız sesleri duyumsamaya başlarsın bu sefer de... Bütün enstrümanlar vardır ama şef yoktur. Kelimeler peşi sıra çıkar, cümleler kurulur tumturaklı, anlamsız... Anlam yüklemeye çalıştığın her cümle, bir öncekini daha da anlamsız hale getirmeye başlamıştır bile... Şefsiz bir orkestradan baş döndüren bir senfoni bekleyemezsin ki!.. Sonra anlamsızlıkları sıralayıp, onlara sahte anlam elbiseleri giydirmeye başlarsın; rüküş olurlar. Cımbızla ararsın içlerinden anlamlı kelimeleri seçmek için... Karanlık bir odada bulmaya çalıştığın bir ışık; göremezsin... Cam kırıkları gibi beynine saplanan kıymık kelimeler; kanatır, hissedemezsin... Yaşlar hücum eder gözpınarlarına, ağlayamazsın!.. Ayna yazılar vardır; ruhuna çevrilmiş... Bakmayı bilebilirsen kıymetli kelimeler... En kuytu köşelerinde yapacağın bir gezinti kendine bile itiraf edemediklerini çıkarıverir günyüzüne... Karanlığa güneş açar ve sersemce fikirlerin yere basmaya başlar. İşte o zaman... Ne suskunluğun anlamı, ne seslerin karmaşası kalır. Sadece, "beyazın üstüne siyah"... ![]() Konu aSi MeLeq tarafından (19-12-2006 Saat 02:53 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Gittin Ya...* *Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum. Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye, İçli o denli güzel söylediğin 'elbet bir gün buluşacağız' diye başladığın şarkına Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren, Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan. Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren. Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla. Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda, Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar, Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| seni sevmek.... | msnbocugu | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 10-04-2008 21:31 |
| Seni Sevmek.. | BurcuUu_ | Şiir Köşesi | 19 | 14-01-2008 14:09 |
| Seni Sevmek | RoMeoOo | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 21-09-2007 21:07 |
| Seni Sevmek Var Ya.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 03-08-2007 18:23 |
| seni sevmek | blackangel | Şiir arşivi | 212 | 28-11-2006 14:15 |