HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Yoruldum artık.. Yoruldum artık.... Hayattan, sahte insanlardan, yalan düşlerden, yalancı gülümseyişlerden... : ( Gündüzleri sevmiyorum işte.. geceleri ve gecelerin içinde kaybolmayı seviyorum... o zaman kimse maske takmıyor yüzüne... gecenın karanlığı çökünce şehirlerin üstüne herkes maskelerini duvara asıyor.. saklamıyor gerçek yüzlerini ... maskelere kısa bır surelıgınede olsa vedalar baslıyor.. gün doğumuna kadar bıle olsa... O an insanları görebiliyorum.. acılarını, hüzünlerini, neselerini görebiliyorum.. ve bende gizlemiyorum... gizlenmiyorummm... İnsanların yüzündeki ifadeleri okuyabılıyorum.. maskeler kadar soguk değil mimikleri.. maskeler kadar cansız degıl duyguları.... acı da olsa yüzlerindeki.... gercek duygular cıkıyor sahtelerin yerını dogrular alıyor... Yoruldum artık.. Kendi payıma düşen ölümlerden.... Ölümlerin içinde yaşam savası vermekten... karanlığın içinde bir ışık tutmaya calısmaktan yoruldum artık... Keşke hep çocuk kalabılseydı düşlerim.. bari onlar kirlenmeseydi... kırılmasaydılar... artık ne düşlerim var ne de düşlediklerim yanımda... Herkesten ve herseyden uzakta bır parkın kırık salıncağında kendimi eyliyorum.... kendime "hayatın herseye ragmen guzel olduguna daır " yalanlar soyluyorum... ve sadece geceleri sevıyorum bu hayatı.... yalansız olduğu için..... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Benden sana, söylemesi zor, yazması kolay bir kelime; Hoşçakal. Aldatıldığımı bildiğim bu geceden sana son bir yazı, son bir hatıra. Seni her çağırdığımda, artık yüreğime yumruk atamayacaksın. Ben de bir başkasının yasak bahçesine uğramayacağım. Artık ne gelmeni isteyeceğim, ne de kalmanı.... Bu akşam masamdaki tek bir mumu kendim için yaktım. Senin oturduğun iskemle boş, ev boş... İhanetin resmi boşlukta çizili... Şimdi sen bir başka masada başka gözlerlesin. Yüreğindeki pembe yalanlar büyüdükçe büyüyor. Karaya çalan pembeler... Kim, kimi kandırıyor bu alemde? Kumdan kalelerimiz her dalgada yıkılıyor. Kimseyi yolundan döndürecek gücüm yok artık. Dayanıksızım, dayanaksızım... Olduğun yerde kal... Hoşçakal... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Harikasın bitanemm, yüreğine sağlık mujuxxx ![]() Bazı geceLer yokLuqunu yazıorum kagıtLara... BiLiormusun Bütün intikamımı kaLemLerden aLıorum.. O cok sevdiqin kumbarana sensizken yazdıqım siirLeri atıorum ve biliomusun ben sensizLiqini biriktiriorum.. Artık eskisi Gibi tat verdimio kahvaltıLarım kahvem soquyo ve buLmacaLarım hep yarım kaLıo... SenLeyken dinLediqimiz sarkıLar eski makamında caLmıo sanki,sanki sarkıLarın notaLarı eksİLmiş,büyüLeri bozuLmustu.. Beraber bas koyduqumuz,güLüp eqlendiqimiz odamıza SabahLarı hiç günes wurmuo artık. AksamLarımı soracak oLursan;Gene aynı bİLdiqin gibi... SazLarımızLa türküLerimize dewam edioruz.Her aksam farkLı türküLer diLimize doLanıor..Bir gün oLuyor biri seLvi boyLusundan ayrıLıor,Bir gün oLuor ters akıyor Ordunun dereLeri.. SensizLik akLıma geLdikce içiorum,rakı buLamasakta arkadasLarla aramızda para toplayıp Ucuzundan bi $arap aLıoruz..Ve ben Her Gece sensizLiqi yudumLuorum karanLık sokakLarda.. Sen gittin;yastıqımda kokun,duvarımda resmin,soframda tabaqın,radyoda en sewdiqin sarkın kaLdı...SensizLiqe aLısamıyorum qi?... |
| | |
| | #4 (permalink) | |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Alıntı:
ASIL HARİKA OLAN SENSİZsustum!... ........... uzaklığını ölçüyorum şimdi.. mesafeler artıyor içimde... yollar büklüm büklüm...yollar dikine....(noktam derinleşiyor gitgide) sen bilmiyorsun kilometre taşlarını kaç kez saydım dersin! bir tanesi bile yoktu kapının önünde... bir kürek kor ateş bulup üfledim yüreğime... sustum!.. ............ saçlarını kokluyorum şimdi tel tel güller doluyor bahçelerime... kar mevsimini düşünmüyorum hiç!..(leylekler ağaç tepelerinde) kim demiş! doruklar beyaz değil!..beyaz değil işte.... sen görmüyorsun yazdan kalma güneşle eğiliyorum üstüne kırmızıların solmasın diye. sustum!.. ............ ellerini tutuyorum şimdi! başak dolu bir ova nazlanıyor gözümde.. göçüyor harman yerlerine..(rüzgara direnen yaba gibi) bir inip bir çıkıyorsun gene de, sen duymuyorsun samanların arınıyor tenimde tanelerinde acıkıyorum... parmaklarını yiyorum kimse görmüyor benimdir onlar, vermem geriye... sustum! ............. yüzünle konuşuyorum şimdi! bir beyaz hayal seriliyor çimenlerime; papatyalara benziyor...(dönüyor sonra sarışın bir kuş sürüsüne..) gözlerinde dokunuyorum güzelliğine.. seni özlüyorum anlamıyorsun tutup öldürüyorum birini (sevgim kanıyor...) gömüyorum sineme... ![]() | |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ‘Ağlamam artık gidenlere Ağlamam artık bitenlere Ağlamam artık üzenlere’ yine de ve hala da ağlarım.... Bir temmuz sonuydu gelişin. Avuçlarım nasıl terlemişti yanındayım diye. Soluksuz gitmiştim onca kalabalığı yutan, şarap ve anasonun tütsülendiği Nevizade’ye. Dizlerim, ellerim, yüreğim, hatta dudaklarım nasıl da titremişti. Acımasızdın, bakmıyordun bile yüzüme. İnsanların arasına karıştıkça, gücümün tükendiğini hissetmiş olmalısın ki elimi tuttun. Sürükledim ayaklarımı, çeksen elini yığılıp kalacaktım arnavut taşlarında Balık pazarının. Nereye, kimlerin karşısına getiriyordun beni! Neden di suskunluğun! Ne senaryolar geçti gözlerimden. Soğuk terler attıkça nasıl da al basıyordu göğsümü. Beyaz örtülü bir masaya oturduk. – bak, iki kişilik, başka kimse yok – dedin. Bir soluk çıktı ki göğsümden tarifsiz. Ne yemek gördü gözüm, ne başka bir şey. Oysa –gözlerime bakıp nasıl da ekmeği bandırıyordun güveç tabağına- demiştin gölbaşında. Şimdi bile gülümsüyorum. Işığımı takip et çalıyordu...karanlıklarda bırakacağını bilmedim. Yemeğimiz geldi, içkilerimiz ve öyle bir andı ki sanki sadece biz vardık.. Onca kalabalığın gürültüsü nereye gitmişti bilmiyorum. Taa ki yan masada arkadaşlarını görene kadar... Nasıl da dalga geçtiler bizle, -saatlerdir sizi seyrettik, görmediniz... dediler. Utanmıştım ama bir o kadar da sende kaybolmanın güzelliğiydi yansıyan utangaç gülüşümde. Elele yudumladığımız kadeh sarhoş etmişti binlerce korkuyu, Beyoğlu’nun maskeli caddesi ardında. Ardında, bir şehirdi yutan bizi. Kaybolduk ki, için(m) de yeni varoluş. Sessizliği bozarken içten içe kopan çığlıklarda bastırıldık. Bastırıldık, nedensiz öfkelerle. Kimseye düşmezdi ne sen, ne de ben. Biz seçmiştik birbirimizi. Ne kadar kanlı bastırılışlar olsa da yaşatılanlar, bilirdin içimdekini. Senin olmadığın yerde, her –senden- bahsedilişte akan yaşlarımı, üşüyen ellerimi bilirdin. Egede küçük bir kasabada, yaşlılarla oturduğumuz çay bahçesinde nasıl da yaşlanırdı gözlerim. Ellerin değerdi yanağıma, ve saçlarıma öpüşün düşerdi –KORKMA- derdin. O şehir yok etmeyecek bizi. İstanbul dan nefret edişim bu yüzden canısı...yalancı çıkardı seni, belki de ilk yalanındı bu! Bildik, bilmedik her şey konuşuldu. Dar ağacı kuruldu gözlerinin önünde. Boynuma geçirildi gözlerinin karasından daha koyu bir ip. Bir duvarın arkasına geçtin ve bekledin öldürülüşünü bu sevdanın. Oysa Temmuz gecesiydi içimde yeni bir tohum oldu(n) . Yaşamdı(n) , hayattı(n) ,dünyamdın. Sensizken de büyüttüğüm sevdam çiçek açtı.. Dokuz sekizlik bir küfüre savurdum bize ait şarkıları yıldızlara ve dokuz ay, sekiz günlük bir doğumu kutladım senden habersiz ve senden habersiz kutlayacağım kendimi de. Bir şarkı var ya hani ‘doğum günüm bana geldin gündür ‘ Keşke doğumum olsan gelip de. Yine, yeniden çocuk olsam ellerinde... Ve büyüttüğüm sensiz sevda tomurcuğu... İkimiz de nisan çocuğuyuz, neden Eylül doğdu düşlerimizde. Karanlıkta da bıraksan bir damlayken sevda, koca bir dolunay birikti sen düşen tenimde-senden sonra kimsenin düşmediği. Bakma sahte mutluluk oyunlarıma... hepsi yalan... Yanağındaki ben düşerse ve susarsa şiirler yüreğinde o zaman bil ki vazgeçmiş olurum senden... Sıcağını serdiğin tenim, gölbaşında huzuru verdiğin ellerim hala üşüyor... Oysa, sabaha sesinde doğardı güneş uykudan uyanışlarında, ay da sendin... şimdi karanlıklardayım. Gittiğin gibi gel usulca... soru yok, sorgu yok...söz! |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum | yoruldum | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 28-01-2008 22:38 |
| Kendimden YoruLdum.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 12 | 13-08-2007 16:24 |
| yoruldum artık mükemmeli oynamaktan | tatli_tuzlu_feci_bisi | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 15-06-2007 14:06 |
| Sensizlikten Yoruldum İnan. | @G@NT@ | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 27-04-2007 19:48 |
| off ya yoruldum artık :'( | carpediem | Nefret Ediyorum | 33 | 01-03-2007 16:14 |