HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | Onu Bir Ömür Beklerim ... Artık neyin özlemini çekeceğimi ben de bilmiyorum. Alışıla gelmiş oyunlar gibi bu hayat oyununda da sürekli bir yerlere savrulmaktan çok sıkıldım. Hep yarını beklemekten, gecenin karanlığından korkmaktan ve yarının bana getireceği sürprizleri beklemeden kaçıp gitmek…gözlerin bir an olsun bakmadan arkaya, kimse duymadan usulca sokulmak başka bir hayatın kollarına. Bunu yapabilir miyim? Gerçekten bunu yapabilir miyim acaba? Sevinci, üzüntüyü, aşkı, acıyı, sevgiyi, öfkeyi, korkuyu ve yalnızlığı bir anda silip atabilir miyim? Bunlarda sıyrılıp yeniden, yeniden sevebilir miyim? İçim cız etmez mi? Gözlerim dolu dolu olmaz mı?canım yanmaz mı elimi kaldırıp sallamaya çalışırken son bir kez daha? Öksüz çocukların masum yüzleri gibi benim de bir parçacık masumlaşmaz mı yüzüm? Sonra hıçkırıklara boğulmaz mıyım? Düğüm düğüm düğümlenmez mi boğazıma unutamadığım insanlar? Bir ömür boyu ıstırap çektirmez mi kalbimin kulaklarımdan hiç gitmeyen o buğulu sesi? Yoo…! Hayır, ben bunu yapamam. Ne olursa olsun hayattan, yaşamaktan, bu kadar kolay pes edemem. Yarını bir ömür boyu beklerim. Ama bana sırf aydınlık bir günün sabahını getirmesi için. Evet, sırf bunu için. Onu bir ömür boyu beklerim. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Gittin...Ben arkandan sadece baktim.Oysa soyleyecek o kadar cok seyim vardi ki...``Gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitirecegim hepsini.Gidersen, sönecek içimdeki ates ve bir daha hiç kimse yakamayacak.Gidersen karanliga mahkum edeceksin günlerimi.O karanlikta yolumu kaybedecegim``diyecektim sana.Konusamadim... Gittin...Gidisini görmemek için gözlerimi kapattim.Öylesine acidi ki içim, tutup koparsalardi kolumu, bacagimi bu kadar aci duymazdim.Acim yas olup akmaliydi gözlerimden.Aglayamadim... Gittin...Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa.Tutkum seninle olmakti, tutkum teninde erimek, tutkum hayati seninle, sadece seninle paylasmakti.Anlatamadim... Gittin...Gidisini önlemek için tutmak vardi ellerinden.Ellerim degil miydi her dokunusumda seni ürperten? Ürperirdin yine biliyorum.Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini, gitmek için biriktirdigin bütün cesaretin kaybolurdu.Tutamadim... Gittin...Bir yikim gibiydi gidisin.Sen adim adim uzaklasirken benden, çöküp kaldi bedenim oldugu yere.Nice terkedilislere dayanan bu yürek bu kez yenilmisti.Bu kadar zayif degildim ben, kalkmaliydim.Kalkamadim... Gittin...Oysa geldigin gün gidecegini biliyordum.Hazirdim gidisine.Kaçak zamanlari yasiyorduk.Zaman bitecek ve sen gidecektin.Bense gidisinin ertesi günü hayatima kaldigim yerden yeniden baslayacaktim.Baslayamadim... Gittin...Bir sey söyledin mi giderken? `Kal`dememi istedin mi? Son bir kez`seni seviyorum`dedin mi? `Bekle beni döneceğim`diye umut verdin mi? Beynim öylesine ugulduyordu ki...Duyamadim... Gittin...Nereye gittigin önemli degildi.Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu.Artik yoktun ve asil bu düsünce beni felç ediyordu.Kurtulmaliydim.Kurtulamadim... Gittin...Unutulanlarin arasina katilmaliydin.Anilari bir sandiga koyup hayati bir yerinden yakalamaliydim.Bu ask noktalanmaliydi, bu sevdadan vazgeçmeliydim.Yapamadim... Gittin...Bir okyanusun ortasinda tek küregi kaybolmus sandalda dev dalgalarla bogusan bir denizciyim simdi.Bil ki sevmekten vazgeçmedim seni, bil ki seninle birlikte sevdani da tasiyacagim yüregimde.Bil ki seni...Unutamadim... _--Sen Gittin Ben Bittim--_ |
| | |
| | #3 (permalink) | |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Alıntı:
![]() Çok güzel bir yazıydı, yüreğine sağlık.. zuzucum seninde yüreğine sağlık canım, harika paylaşımlar gerçekten | |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | okuyan gözlerine sağlık asi... Sen beni kimsenin sevmediği zamanlarda düşlüyorsun. Gerçekten kalbinde değilim.Benim aşkıma kapalı senin yüreğin.Benimki sadece karşılıksız,çıkarsız,sensiz ve sessiz yaşanan bir aşk...Benim sevgim seni tüketmek değil seni yüceltmek için var.Güzel birşeyler duymak istediğinde ''merhaba'' diyorsun ve her defasında vedasız ayrılıklarla gidiyorsun.Kötü gün aşkınım ben senin.Yalnızlığının limanıyım.Gururumu parça parça bölüyorum.Ve bir ''merhaba''nla siliyorum;unutuluşlarımı,terkedilişlerimi,gidişler ini.... Şimdi soruyorum sana: neyiz biz...? neyinim ben senin...? |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | ellerinise sağlık arkadaşlar ikinisinde güdeldi paylaşımı |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | Her gün seni görmüşlüğümün etkisinde,bir günümüze ömür adadığım,bir gün görmüşlüğümün hazinesiydi sakladığım içimde görüleni sen olan...Hayatımda yazdığım en zor yazılardan belki de bir tanesi bu.En sevdiğim şiir,yazım sensin ,sen sevdiğimsin belki de ondandır...Sen benim yüreğime kazıdığım bitanemsın isteyerek...Silemedim ki... Kaç zamandır gecelerim sana doğuyor, güneş sana batıyor,biliyor musun?...Batık bir aşkın enkazı olamadım hiçbir zaman..Bana bütün yaptıklarına rağmen,her şeye rağmen payıma düşene razıyım ben senin sevginden...bak yine dimdik ayaktayım yine..Kim görmüş okyanusların kuruduğunu...Kim yaşadığından daha azına razı olabilmiş ki, yaşadığı aşkın ? Yalnızım belki ilk bakışta... Fakat çok insanlar geziniyor yaralı kalbimde. Oysa ben sana sarılmak, senin teninde olmak isterken yokluğunun verdiği hüznü taşıyorum... Aklımdan ne geçti biliyor musun? Seni aramak neredeysen sana gelmek bu satırları eline tutuşturmak. Bitmeyecek gibi seni öpmek ve hiç konuşmadan dönmek.... Hesaplaşma yüklü bir gecelerin sabahı oldu artık bir tanem,artık bitti üzüntüler...Daha dün bize azap verenlerin şimdilerde benimle uzun uzun görüşmeler yaptıklarını bilseydin keşke veya ben sana anlatabilseydim... Kan ter içinde kaldı dudaklarım sana söyleyemediklerimi kendime haykırmaktan...Duyamadın..Hatırla ömrümün delisi koşar adım coşan sevişmelerimizi....İyi ki Varsın!Düne bağlayan yanım, yarına açılan aydınlığım... Hayallerimin gerçeği, gerçeğin en güzel rüyalarla beslenen halisin..Nasıl bir ortak Duygu paydasındayız inan bazen ben bile anlayamıyorum...Yüreğin değdi yüreğime az önce...”Sen”li anlarım ve “Sen”siz anlarımın mücadelesinin galibi artık sensin..Yaşattıklarınla, yaşattıklarımla seni seviyorum... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | Yine güneşin üzerine zifiri karanlıkların örtüldüğü gecelerden sesleniyorum sana...Yıldızların geceye, sevdanın yüreğime vurduğu saatlerdeyim yine..Üç duvar ve duvarlara sinmiş yalnızlık..İçimde sensizlik yalpalıyor sessizliği...Ürperiyorum sokağımı işgal eden ayazlardan.Acılarının bağdaş kurup oturmuş yalnızlıklarda dayanma sebebin olan gamzelerimden seni mahrum etmekten korkuyorum...Sana sığınıyorum..Göz çukurlarının altındaki ince cizgilere sığınıyorum... Yüreğimi sana bırakıyorum...Gece değil gözlerinde yaşanan...Sanki sıcak bir deniz gibi gözlerindeki nem....Bırak ne olur yüreğinden nefes alayım kurak topraklarıma...Bir dem cekeyim hücrelerinin ateşe vurulduğu saatlerde..Ve karanlıklar üzerime cullanmadan gözlerindeki güneşi sereyim karanlıklarıma.Yağmurların fırtınalara sarılmadan ben yüreğindeki Cennete gireyim..Hadi ellerini uzat...Yıldızlarin icinde yeniden doğalim ....Ummanların derinliklerini korkutmasin seni...Yıldızlara kapat o gülen gözlerini. Bu sabah perdeleri açmayacağım gül yüreklim..Yüreğimde" güneşim" olmuşken yüreğin, karanlıklara gülümsüyorum bir cocuk misali...Gamzelerimde acan gülüşlerin varken baharlara küskünlügümü ilan ediyorum....Bırak acıların ecel tarlam olsun...Gözyaşların ise son nefesim..Kücücük ellerimle gecelerin koynunda ıslattığın gözbebeklerini silemesem de bırak yüregindeki tüm umutları bir nefes diye içime cekeyim...Aslında bir özür borcluyum sana....Gözyaşlarından düşen her damlayı yüreğimle öpemediğim icin... Yüreğine düşen sızıları ve sancıları söküyorum ellerimle...Gözlerini ıslatan yağmurlarla kavgalardayım..Aldırma gömleğimin kan revan icinde olduğuna...Bırak aksın canımdaki nefesim yollarına...Aksın ki gönül bahcendeki kuru toprakları kanımla ıslansın...Sen uyurken geceleri, ben sana gelmekteyim...Ben nefesini geceye bıraktığın dudaklarindan bir dem sıcaklık alıyorum..Ne olur kızma , seni öpmek icin değil ; kuruyan dudaklarına Cennetin mis kokan nehirlerini bırakmak icin... Ve bir gün karanlıklarda kalırsam, gözlerindeki güneşi giydirecegim gözlerime...Bir gün ayazlarin icinde uykusuzluğa isyan edersem, yüreğindeki Cennetin en güzel bahcelerine uzanıp huzuru doldurucağım gecelerime...Sen " hasretini ve umudunu " ektiğin ciceğe ben her gün yüreğimin denizlerinden sevdamı bosaltacağım...Ektigin cicege dokunduğun her an ben uzaklardan senin icin bir beyaz güvercin kanatlandıracağım..Kanatlarında yüreğim, gözlerinde ise gülen gamzelerimin olduğu.. Hadi, uyu ne olur birazdan sabah olacak...Gözlerini kapat..Sanma ki ben seninle uyuyacağım..Sen uyudugun zaman kirpiklerine gökkusagın en güzel renklerini dikmekle uğraşmalıyım..Ve ki sen güneşe gözlerini açtığında ben karanlıklarda sana ve yüreğindeki günahlarına yanıyor olacağım..Ve sen baharlara gülümserken, acılarla yaralanmış bedenine yüreğimin sevda elbiselerini giydirecegim....Korkma, sancılarından...Gözlerini kapat sen...Gözlerini güneşe açtığında ben olmayacağım yanında..Ama ben senin ruhunun en derinlerinde sana yaşıyor olacağım.... " Sen ki gül yüreklim; Karanlıklarıma gülümseyen güneşim, Acılarımda sığındığım nefesim, Gülümsediğimde gamzelerimsin... Hadi gözlerini kapat yıldızlara. Ve gözlerindeki Cennetin icinde nefes alıyor olacağım..." |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | İclal Aydın // Kanatlara Veda... Kanatlara Veda İyiliğinizi isteyen bir dostunuz günün birinde şunu diyor: “Sen çok düzgün bir adamsın. Bu da insana hüzün veriyor...” Şöyle cevaplıyorsunuz: “Hayatta hata yapma şansın olmayınca düzgün oluyorsun mecburen. Yoksa ben de saçmalamak isterdim. Yanlış kararlar vermek, zamanı boşa harcamak, Amsterdam’a gidip ot çekerek yerlerde yuvarlanmak emin ol pek hoşuma giderdi. Bunları yapma lüksüm olmadı ama. Çünkü tüm mesaimi hayatta kalmaya ve yeteneklerimi geliştirmeye harcamak zorundaydım”. O sırada kocaman köpeği gelip oturmuş oluyor yanına. Küçükken seyrettiğiniz Lassie dizilerinden fırlayıp gelmiş tatlı bir şey. Arkadaşınız bir sigara yakıyor, sadık dostunu okşayarak dinliyor sizi. “En kötü tarafı da ne, biliyor musun?” diyor, elini altın sarısı tüylere bir kez daha daldırarak: “Kendini melek zannediyorsun. Melek olmaya çalışıyorsun. Bu da seni mahvediyor” “Ne yapayım?” diyorsunuz. “Kanatlarınla vedalaş” diyor. Ne var ki zor iş insanın kanatlarına veda etmesi. Kanatlarına ihtiyacının kalmadığını anlaması kolay değil. Ama her zaman daha zor bir şey var hayatta: O kanatları taşımak. Mesele kanatların ağır olması değil sadece. O tuhaf ve tüylü şeyleri omuzlarımızda taşırken iki büklüm olmamız da değil. Asıl sorun, kanatların bizi melek yapması. Yani haklı arkadaşınız. Kanatlar meleğe dönüştürüyor sizi. Temiz, beyaz, masum varlıklar haline geliyorsunuz. İlk bakışta güzel görünüyor tabii; etrafınızdaki halenin herkesin gözünü kamaştırması hoşunuza gidiyor. Caddelerde kanatlarınızı hafif hafif kımıldatarak dolaşmaktan benzersiz bir zevk alıyorsunuz. Sonra sonra anlıyorsunuz, bunun cendere olduğunu. Çünkü melek olunca aşık olmaya, sevişmeye ya da intikam almaya hakkınız yok. Adı üstünde, meleksiniz çünkü. Bir melekten ne bekleniyorsa onu yerine getirmekle yükümlüsünüz. Başkalarının gözündeki melek imajına hizmet etmekle geçmeli hayatınız. Tabii hayat geçip gitmeli bu arada. “O salak kanatları omuzlarıma takanı bir bulursam yapacağımı biliyorum” diyorsunuz arkadaşınıza. Gülüyor. “İnşallah geç kalmamışsındır” diyor sonra. Melek olmak bu yüzden biraz hüzünlü işte. Tatsız bir varoluş biçimi. Etrafınızdaki meleklere dikkatle bakın; başkaları için yaşadıklarını göreceksiniz. Annemiz, öğretmenimiz, babamız ya da kardeşimiz onlar. Cinsiyetleri yok. Cinsellik onların yanında konuşulmaz bile. Başkalarının biçmiş olduğu melek rolünü çıt çıkarmadan oynayarak yuvarlanıp giderler. Onları melek yapınca yücelttiğimizi sanırız. Oysa yaptığımız düpedüz aşağılamadır aslında. Bir insanı melek olmaya zorlamak kadar büyük bir şeytanlık düşünemiyorum. İlahi hiyerarşide bile melek insandan sonra değil mi? Melekler başka şansları olmadığı için iyi ve masum. İnsanoğluysa kendi seçimiyle iyi ya da kötü olabiliyor. Onu yaradılış dekorunda başrole çıkaran da bu belki: Işığa olduğu kadar karanlığa da sahip olması. İkisinden de beslenerek bulması, evrenin muhteşem döngüsü içindeki yerini. Yoksa o kadar büyüyor ki kanatlarınız, yürümenizi engelliyor artık. Sürekli başkalarının ne diyeceğini, nasıl göründüğünüzü, töreye uyup uymadığınızı düşünmekten yaşamaya fırsatınız olmuyor ve bu mutsuz ediyor sizi. Oysa mutsuz olmak istemiyorsunuz. Mutsuz bir baba ya da anne olmak istemiyorsunuz. Mutluluk özlemi dolaşıyor damarlarınızda. Melek kanunlarına göre suç işlediğinizi düşünüyor ve suçluluk duyuyorsunuz. Meleklere özgü bu suçluluk duygunuzu kullanarak size istediklerini yaptırabilirler. Suçluluk bir duygudur çünkü. Tıpkı aşk gibi. Aşık oluyorsunuz bu arada. Böylece her şey kendiliğinden çözümlenmiş oluyor. Kanatlarınız derhal alınıyor elinizden. Meleklerin aşık olmaya hakları yok, biliyorsunuz. Aşık olmanın cezası, dünyaya kafa üstü düşmek. Oysa bilmiyorlar: Uçmanızı engelleyen o ağır kanatlardı aslında. Kanatlarınızdan kurtulunca hafifliyor ve özgürleşiyorsunuz. Kendi isteğinizle seviyorsunuz bir çocuğu, başkaları öyle istediği için değil. Kendi isteğinizle kokluyorsunuz bir kadını, kardeşinizin yardımına koşarken işinize yarayan başkalarının taktığı kanatlar değil, insan bacaklarınız oluyor. Melek değilsiniz artık. Bu sizi insanlaştırıyor. Hata yapabilir, saçmalayabilir, yanılabilirsiniz. Provası olmayan bu dünyada kusursuz olma mecburiyetinden kurtulabilirsiniz. Kanatlarınızla vedalaşıyorsunuz. Özgürlüğe uçabilirsiniz artık. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Zaman imanı kurtarma zamanı! Kayıt: 03.05.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 2.211 İtibar Gücü: 18 | teşekkürler.. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() xqrsv Kayıt: 10.12.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 213 İtibar Gücü: 11 | teşekkürler benden... Elimde kalem senli birşeyler yazmak isterken, hani küçüklüğümüzde defter kenarlarına yaptığımız süsler vardır ya, onlarla dolduruyorum kağıdın her yanını... " SEN BİR YERLERDE BEN BİR ŞEHİRDE AKŞAM OLUNCA BENİ HATIRLA!..." Seninle konuşur gibi konuşmak istiyorum kağıtla... Ama olmuyor cümlelerim kenar süslerinin arasında asılı kalıyor!... Aklımdan deli fikirler geçiyor, sonra kendi düşüncelerime oturup kendim gülüyorum, yok olmaz diye... O en sevdiğim resmini açıyorum, bakıyor, bakıyor, sonra susuyorum!!!... Ben senin resimlerini değil ki, ruhunu özlüyorum, bunu bal gibi biliyorum!... Cümlelerini, paragraflarını, onlara kattığın manayı seviyorum, bunu ben bal gibi biliyorum ama kimbilir sen bilmiyorsun?... Aklıma yolculuklar geliyor, yolun sana varacağını bildiğimden iptal ediyorum tüm biletleri... Korkuyorum, geldiğim de, seni gördüğüm de, içimdeki seni bulamıyacağımdan çok korkuyorum İNAN!... Yokluğun da, içimde büyüyen sen, sana benziyor mu, kestiremediğimden çok korkuyorum!!!... Bir kartalın ki kadar keskin bakışların, bakıyor mu başkalarına?... Düşüncesi bile kanımı donduruyor, iliklerime kadar üşüyorum, O AN!!!... Seni düşünmeye başlayınca, hani derler ya, kelimenin tam anlamıyla çin işkencesi yapıyorum kendime, olabileceklerin en acısını düşünerek!... Sonra durup düşünüp içime düşürdüğüm yangınlara, yine kendim su serpiyorum... Hayalinle, hasretimin sınırlarını ölçüyorum!!! Öyle bir an gelecek ki, hasretimin sınırı bulunduğum şehrin sınırlarını aşacak, yolculukları göze alıp sana koşacağım!!! Sonu, hayalimdeki seni kaybetmek bile olsa ( belki de olmaz), göze alacağım bunu!!! Göze alacağım!..... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bedeninde yatıya kalır... Teninde beklerim geleceğimi | azerhan | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 11-05-2008 13:44 |
| zkü üniversiteli gençlil beklerim | yarenler | Üniversiteler | 2 | 01-01-2008 14:21 |
| Seni Beklerim | siirkosem | Şiir Köşesi | 2 | 16-09-2007 20:23 |
| Seni Beklerim | siirkosem | Şiir Köşesi | 0 | 06-08-2007 22:32 |
| Msn sizlere ömür | Kr㣠| 2de1-Café | 25 | 23-09-2006 21:41 |