HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 01.05.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 29 İtibar Gücü: 0 | PaPaTYa Koskoca bir bahçede harikulade çiçekler içinde bir papatya. Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana. Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından onunla, sadece onunla ilgilensin saatlerce. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş. Sadece ona değsin makası, sadece ona gülsün dudakları. Kıskanıyormuş bahçıvanı kırmızı güllerden, sarı lalelerden, mor menekşelerden, zambaklardan. Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, bembeyaz yapraklarını... Bir gün, aşkı öyle büyümüş ki… Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş. Eğilivermiş boynu. Toprağa bakıyormuş artık. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş. Ayaklarını görüyormuş. Buna da şükür diyormuş. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek. Zaman akıp gidiyormuş. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş. “Ne var sanki boynumu kaldırsa. Bir kerecik daha görsem yüzünü” diyormuş. Ve işte bir gün... Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış. İncecik bedenini ellerinin arasına almış. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı. Hala göremiyormuş onu, ama bedeni kurtulmuş. Uzun bir müddet sonra, bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye. Gelen giden yokmuş. Kahrından ölecekmiş papatya. Ama işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış. Derin bir oh çekmiş. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş. Başka birisiymiş. Adamın elinde bir de makas varmış. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru... ”Ne güzel açmışsın sen öyle” demiş. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış. “Ama gövden seni taşımıyor” demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış. Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış. Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini. O ak saçlı, aksakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış. Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini. O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, ama onu aslında hep sevmiş... Papatya anlamış artık... Sevgi, emek istermiş... Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini... Teşekkür etmiş ona içinden. Son yaprağı da kuruduğunda, biliyormuş artık. Gerçek sevginin, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan var olabileceğini... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Saripapatya.com Anısına ..:: Papatya Arşivi ::.. | KãRdé£éN | Fotoğrafçılık ve Resimler | 215 | 11-05-2009 15:07 |
| Papatya | siirkosem | Şiir Köşesi | 5 | 07-08-2007 17:06 |
| papatya falı | _cherry_ | Astroloji & Burçlar | 6 | 13-07-2007 15:59 |
| Papatya tarlasında... | sweet_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 01-01-2007 11:55 |
| Papatya | Raid_IRON | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 10-08-2006 00:26 |