HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Gel/Ne beklediğim, ne geleceğim, ne gideceğim var... Gel bugün, küçük bir buse kondur yüreğime ve son bulsun anlamsızlıklarım. Gel, bir parça olsun sen olsun nefesimde, Gel de, sen olayım olmasak da... Gel az... Gelirsen azlarım eksilecek, Gel de çoğalayım! Şimdi tüm sustuklarımı sustum! Gel bir, Bir dokun, Bir sar. Küçük ruhlu bir şeyim ben. Parmak uçlarımda taşıdığım bir yürek var. Bir de mesafeler var aşamadığım. Çarpıntım da var gerçi, koşmalıyım varmak için, koşarsam düşerim yar! Sen gel bu yüzden. Hazana inat, yansın tüm ışıklar. Şehrimde bahardanlıklar yansın. Soğuk bir sabaha uyanışımda, geçmez dakikalar. Dört duvarlara yankı olur çığlıklarım. Lakin bir haber salsan an'ıma, çığlıklarım susar yar. Gel sustur(konuştur) beni. Sadık değildir karabasanlar yalpalandıklarına, gölgenle kaybolacaklar verilmiş andları var. Gel, kov yar! Sığındım yine kendime. Son olan birşeyler var. son/söz/"son"du/söylendi/son desem yaraşacak belki. Ama yok, benim en en çok sana sarılasım var... Gel... Gelecek biri olmaksızın yazılmış satırlardır bunlar... Ne beklediğim, ne geleceğim, ne gideceğim var... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Gel benimle, sarı yaprakları yeşile dönüştür bir parça aşk ile, Gel benimle, soğuk rüzgarları melteme dönüştür bir öpücükle, Gel benimle, sevgiye dönüştür kararsızlıklarımı,umutsuzluklarımı, yarınlarımı... Söz veriyorum herşey çok güzel olacak Sadece sen sadece ben Sadece sen ve ben Sadece ikimiz... Biz olmanın mutluluğunu yaşat bana, Hani öğrencilerine sevgiyi anlatıyorsun ya, Mutluluğu aşılıyorsun ya mutlu olmayı...Bana da yaşat bu duyguyu... Şimdi yurdumun bana çok uzak olan bir şehrinde, Şimdi olmak istediğim ama olamadığım,varlığınla güzelleştirdiğin bir yerde...Beni de yaşa içinde ne olur çağırdığımda seni, Gel, gel benimle... Öğretmenin verdiği mutluluğu yaşıyorsan şimdi, Seni bekleyen birin olduğunu da bilerek yaşa olur mu? Ne olur öğrencilerine bir şeyler öğretirken beni de unutma, Bana da mutlu olmayı öğret,bana da sevilmenin vediği güveni öğret,bana biraz umut ver gözlerinde, Ne olur seni çağırırsam bir gün gururu atarak üzerimden, Gel, gel benimle... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 2.355 İtibar Gücü: 24 | Gel benimle, sarı yaprakları yeşile dönüştür bir parça aşk ile, Gel benimle, soğuk rüzgarları melteme dönüştür bir öpücükle, Gel benimle, sevgiye dönüştür canik döktürmüşün yine eline sağlık.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ellerine sağlık bitanem, çok güzel yazılar.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Sana mutluluk vaadetmiyorum ki ben Bir ömür savaşmalısın benimle. Bir lokma da olsa, ortağı olmalısın aşımın Teselli vermelisin, en zayıf anımda. Sevgi tutmalı bizi ayakta o sevgi için yaşamalıyız. Dik olmalı başın, yalnız omuzlarımda ağlamalısın. “Yalnız beni sev” demiyorum, yalnız benim olmalısın! Seni, Seni sen yapan kişiliğin sevdirdi bana Hayalimden gitmeyen yüzünde değilim. Sana dokunmak değil, seni hissetmek istiyorum, Seninle ağlamak, seninle gülmek derdim. Sana mutluluk vaadetmiyorum ki ben, İkimiz için sonsuz bir huzur istiyorum. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Keske yolda bulsaydım seni. Yere bakarak , ne aradığımı bilmeden icimdeki butun ozlemlere cevaplar ararken ilişseydin gozume. Hemen alır goğsume bastırır eve gotürürdum seni; kimseye elletmezdim "benim bu" derdim "ben buldum". Ama sen yollara cıkalı yıllar olmus.. Karsılasacağımız hicbir yoldan gecmemissin . Hep gec kalmışım ben sana . Hep gec kaldığım icin burkulmus içim. Buluşurken bile gec kalıyorum hala. Bu zamansızlık aramızda kalacak hep; kimseye soylemeden , kimse gormeden hapis olacagız bu zamansızlığa. Ama onun üstünden bakmaya çalısacagız birbirimize. Başımızı ona yaslayıp birbirimizi duymaya çalısacagız. Ulasabildigimiz nereyse oraya dokunacagız. Ancak gozlerimizin icinde durarak gorecegiz birbirimizi. Ne zaman kapatsan gozlerini beni goreceksin; sana baktıgımı seni hayal ettigimi goreceksin. Hep boğazımızda yumrukla donecegiz eve. Rahat uyumak icin daha uyanıkken gozlerimizi kapatacağız. Ama sen her zaman benim gec gelecegimi bilip guleceksin bana; gec kalıp cam kırmıs cocuklar gibi bakacagım sana. Ben birkac dakika degil, bir hayat gec kalmışım ya sana ; ona bile gulecegiz yapacak baska sey kalmadığı icin geriye. Görmezden gelmem gereken onca sey, gozlerimden vazgecip kulaklarımdan , ellerimden , ayaklarımdan, saclarımdan , yuregimden saplanmaya calısacak ; istedigi kadar kapalı olsun gozlerim. Her sustugunda korkacagım. Ama korkuma da guleceğim ; komik cunku hic gelmediğin bir yerden gitmenden korkmam. Ama ozleyecegim sevgilim. Özlemeye de gec baslayacagim , seni ozlemeyi ogrenene kadar ben sen çoktan gitmis olacaksin ... Mecburen ve istemeyerek gitmis olacaksın.Ama ben sadece gittigini bilecegim neden gittigini degil. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | ...Demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar!... Garip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine.. Nefesin daralıyormuş.. Ağlamak geliyormuş içinden.. Bir yanın < Hadi ağla > derken.. Diğer yanın < Sakın ! > diyormuş kızarcasına.. Bir sigara yakılıyormuş pencere önünde.. Gecenin siyahına bakılıyormuş.. Yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra.. Ellerin titriyormuş sigaranın külünü pencere parmaklıklarından dışarıya savururken.. Sözde duman gözüne kaçıyormuş da bir-iki damla yaş süzülüyormuş.. Kendine yalan söylemeleri başlıyormuş insanın o an.. Ama itiraf edemiyormuş.. Sonra bitiyormuş sigara.. Pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta gözden kayboluşu seyrediliyormuş.. Ayakların direniyormuş, titreyerek de olsa.. Ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini.. Bir bardak demli çayın yanında, bir sigara daha yakılıyormuş.. El ele çekilen resimler alınıyormuş, şiirler ve hediyeler.. Hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına bırakılıyormuş.. Az sonra olacaklardan ürkerek Ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye.. Önce sigaralar yakılıyormuş, sonra yadigar radyo açılıyormuş.. Ağlamak isteniyormuş ama ağlanamıyormuş.. Her melodi bir sancı.. Her nota bir hançer misali saplanıyormuş.. Kanaması durdurulamayan yüreklere.. <Gayet güzel yaşarım> deniyormuş önce.. Acınası bir gülümseme ile… Aptalca gülümsemeler devam ederken yüzünde..ŞAH-MAT! Evet, Kaybettim diyormuş yüreğin.. İsyanın en tepelere ulaşıyormuş… Nedeeeeeeeeeenn! diye haykırıyormuş insan.. Semada yankılanıyormuş sesin, melekler ağlıyormuş,şehir susuyormuş.. Uzaklardan dalga sesleri geliyormuş.. Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş gözyaşları yerine.. Sular sürüklüyormuş her şeyi.. Tüm değerler kayboluyormuş, insanlar ölüyormuş nazarında… Bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş yüreğine.. Su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra.. Sahilden eser kalmıyormuş,son bir nefes kalmıyormuş… Koskoca dünya yok oluyormuş.. Ardından ölünüyormuş YAR! Demek ayrılıklar böyle oluyormuş…! |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Seven neler yapmaz ki…yalnız seven gizemli düyasında öyle bir konumda sevmeli ki uçuşunu kimseler görmemeli…divane olduğunu kimseler bilmemeli… aksi taktirde mecnun gibi dillere düşer… Sana bir şeyler yazmaya karar verince bu söz takılıverdi dudaklarıma... Sahi seven insan ne yapar?... Seven insan ne yapmaz ki!... Bu klasik cümleyi çoğumuzun kurduğunu biliyorum… Seven insanın halis niyeti siretinden suretine aksettiğiyle belli olur önce... Bu akis sizi ele verir… Sizin hakkınızda ilk kanaatler belirir… Sonra siretin sözlere yansımasında görülür seven insanın hali… Son nokta çok önemlidir ve siretin yaşamda kendini bulmasıyla seven insanın neler yapabileceği ortaya çıkar... Siret – Suret denklemini aşan siret – yaşam denklemine varamamışsa büyük bir yalancıdır... Siret – Söz denkleminde bocalayıp kalmışsa aralarda kalan sevda beceriksizidir... Ama Siret –Yaşam denkleminin çözüm yollarını bulmuşsa bu noktada seven ne yapmaz ki !... Sevenin aldığı lokmalarda , içtiği suda , sevdiğini düşünmekten tıkanıp kalıyorsa ve onun yaşadığı iklimleri dahi kısa zaman aralıklarında özlüyorsa seven ne yapmaz ki!... Onu görünce gülleri açılıyor söyleyemediği bütün sözlerle hasbihal oluyorsa ve her anını onun için bir gül mesafesinde yaşıyorsa seven ne yapmaz ki !.. Seven sevdiğini Antep fıstığı, Antep baklavası , Antep lahmacunu , Su böreği ve ballı süt bileşimi tadında yaşatıyorsaJ)))(Bu arada en sevdiğim yemekleri saydım galiba) seven ne yapmaz ki !... Seven , sevdiğinin gül yüzünde , mah cemal-i ruşenin vermiş olduğu gecelerin kandil parlaklığında ve canlı ortamında olmak isterse seven ne yapmaz ki!... Seven sevdiğinin sevdiklerini sever , seven sevdiğinin sevmediklerini de sevmez… Seven her boş anında arayıp sorar aranıp sorulmak ister… Seven sevildiğinden emin olmak ister… Bu noktada durup da seven , ne yapmaz ki!... Seven, sevdiğini aşk sarmalında her gün biraz daha çoğaltarak sever... Seven sevdiğine ; doğrularını , sevdiğinin gözlerinin taa içine bakarak söyler… Seven büyük , sevilen büyükse aşk da sevda da büyük olur… Seven yedi iklim dört bucak gezse de onu her daim yanında taşır… Seven bütün yazılarında sevdiğinin silüetini klavyesinde ve monitöründe resmederken , kendini cennetin semalarında ve sevdiğinin kelebek kanatlarında Nur’a konmuş Gül bahçelerinde görür… Bu noktada emin olunan , yani güven duyulan , kendi cennetlerinde neler yapmaz ki!... “BENDE MECNUNDAN FÜZUN AŞIKLIK İSTİDADI VAR AŞIK-I SADIK BENEM MECNUNUN ANCAK ADI VAR” Diyen Fuzuli’den daha öte sevmeli ki sevenin neler yapacağı ortaya çıksın… Ol sebeptendir ki! seven öyle bir sevmeli ki bütün ilimler… ilimlerin yazarak bitiremediği hoyrat iklimler… iklimlerden yorgun düşmüş mevsimler…vel hasılı her zerrenin zerresinde bütün güzellikler imrenerek şaşıp kalmalı sevenin sevgisine…ama bu sevgi iki güzellik arasında gizem olarak kalmalı…aksi halde aşikar olursa gizemde kalanın sevgisi kutsanacaktır…yani gizemde kalanın sevgisi yüce bir sevgi olarak bilinecektir…bu hususta zamane insanı mecnunun sevgisini çok yüce bilir değil mi?... halbuki öyle değildir… neden mi?... çünkü ol devrin yüceleri Leyla’yı yanlarına çağırıp soruyorlar : Leyla kızım senin mi sevgin büyük yoksa senin için çöllere düşen mecnunun mu?... Leyla’nın cevabı benim demiş…peki neden demişler… Leyla ise onlara o Mecnun ki aramızda sır olarak kalması gereken sevgimizi dağlara, taşlara, çöllere, insanlara, uçan kuşlara bile açıkladı…ben ise hep içimde büyüttüm ve sırrımızı kimselerle paylaşmadım…ol sebepten benim sevgim daha büyüktür demiş… Seven neler yapmaz ki…yalnız seven gizemli düyasında öyle bir konumda sevmeli ki uçuşunu kimseler görmemeli…divane olduğunu kimseler bilmemeli… aksi taktirde mecnun gibi dillere düşer… oysa ki ben mecnundan öte fuzuli’den de öte severken neler yapacağımı sevilenim bilmeli…lakin sevdiğimden daha ötesi yalan olmalı… |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Geleceğim OL.. | KãRdé£éN | Şiir Köşesi | 9 | 19-12-2007 01:21 |
| Bir Sevgidir Beklediğim | siirkosem | Şiir Köşesi | 2 | 11-10-2007 12:50 |
| Tüzmen: Sonuçlar beklediğim gibi | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 23-07-2007 06:51 |
| Geleceğim Bir Gece | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 08-04-2007 17:28 |
| Geleceğim... | ^^DoLCe^^ | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 11-02-2007 04:14 |