HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | bir gün bir insan öldü Bir gün bir insan öldü. Tütsüler yakıldı. İnsanlar ağlaştılar. Bir gün bir insan öldü ve başkaları da vardı. Her gün her insan öldü. Aslında var ya, kimse yaşamamıştı zaten...kimse gerçekten yaşayamamıştı... Sonunda her şey sonsuzluğa karıştı... sonunda düşünce evrendi... Düşünce yaşamdı....ve Yaşam öldü! Yaşasın yeni yaşam! Yaşasın yeni sonsuzluk! Yaşasın hayat! Yaşasın ölüm.. Piyanonun tuşlarına sindi ruhun ağırlığı... İsyan! Çığlık. Arzu. Özlem. Ve her sabah güneşinin umudu özgürlük..........fakat gitti. Gitti. Uyan ey suskun karanlık bilgisayarın eşsiz vızıltısı çıldırmış insanoğlu anlamsız komedi ıslak gül çiçek çocukların şarkısı uzaktan kumandalı kadın boşluk açlık ölümsüz ruhun intikamı korku gitarın çığlığı neo tekno dijital kuş cıvıltısı uykusuz geceler acı ve zevk ve savaş ve sen ve ben ve ateş ve su ve hava ve toprak ve zeka ve duygu ve ruh ve beden ve arzu ve nefret ve korku veya özgürlük ya da kırmızı turuncu ve sarı yeşil mavi yahut mor yahut menekşe requiem yer yer mürekkeplenmiş kağıt tekillik boşluk hiçlik tanrı her sabah aynaya baktığımızda bir an göz göze geldiğimiz katışıksız sonsuzluk ve daha tanımıyoruz var olan hiçbir şeyi ve bir yoklukta hayat ve olmayan bir dünyada olmayan oyunun olmayan kuklaları şimdi ve sana yine de anlatamam olmayı çünkü taşıyamaz olmanın yükünü hiçbir kelime omuzlarında... Uçurumun kıyısındaki zayıf kadın korkmuyordu. Okyanusun ruhuna karışmış sitemi serin rüzgarın özgürlüğündeydi. Yalnızdı ve öyle olmalıydı. Okyanus çok soğuktu ve o ağlıyordu. Çünkü korkmuyordu.. Çünkü tanımıştı sonsuzluğu.. Çünkü şimdiydi soluduğu. Çünkü aldırmıyordu daha fazla... Uzun saçlarında parıldayan kızıl altın sarısı güneş ışınlarıydı hayat ve okyanusun özgür kokusu. Bir müzik çalıyordu anılarında. Sesteydi yalnızlık ve sesteydi umudun maviliği. Yaşanan andaydı müziğin anlamı...ve ötesi...ve ötesi vardı...her zaman daha ötesi vardı...ve hep korktuğunu hatırladı. Nasıl savaş verdiğini zihnindeki meraka karşı...ve merak ölümsüzdü...ve yanıt yoktu...olmayacaktı... çünkü soru da yoktu.... Tanrı, sonsuzluğun hacker'ıydı. Sonsuzluğun kuanta anlarına yansıyordu gerçek. Atom altı evrenin sol duyusuna aşıktı o. Zihnin karmaşık çatal yolları arasında oynanan bir satranç maçıydı Nirvana yolculuğu. Kim bilir kaç zavallı insan Zugzwang oldu bu grifit düşünce cambazlığında. Ve ruhunu ortaya koyamayanlar her zaman açmazda kaldılar. Sadece birkaç sabırlı insandı sonsuzluk kapısından geçebilen... Onlar geriye döndüklerinde anlatmak için gerçeği kalanlara, anladılar ki söylenebilecek hiçbir şey yok. Öğrendikleri bilgi değildi ve bilmiyorlardı ve anlatamazlardı ve sustular...ve sustular. Tanrıya inanmıyorlardı. Çünkü çok daha fazlasını görmüşlerdi. Çok daha ötesi vardı... Her şey her şeyin bir parçası olabilirdi ancak... ve yaşam olağanüstü bir hologramdı... ve zaman sadece bir vızıltı...ölümsüz mavi yıldızların altında.... ve geriye kalan tek şeydi yalnızlık... ve gerçekten değişen bir şey yoktu, başka güneşlerin altında... biraz sonsuzluk, biraz kaos, biraz kozmos, biraz paradoks, biraz ışık, biraz sevgi, biraz yaşam, biraz ölüm... Karanlıkta ışıldayan gözleri şimdi çok uzakta. Düşsüz bir rüya bu. Artık dünya çok uzakta. Sonsuzluk çekiyor ruhunu. Evrenin kalbinde bir mavi uyanış şimdi. Hiçbir zaman ait hissetmedi kendini buralara...Hiç unutamadı uzakların melodilerini...Bir küçük sonsuzluk anına sığdı her şey. Öteyi aradı. Öteyi sevdi. Öteyi özledi. Kızaran ufkun siluetine dalarken gözleri, geçmiş çok uzak, gelecek çok yakındı ve o gözler ağladı. Tüm dünyanın acısı bir derin mavilikte, okyanusun geniş ruhunda yankılandı ve insan bilmiyordu kim olduğunu. Ve ölüm korkuydu ve ışık yabancıydı. Artık çok uzaktaydı. Artık korkmuyordu. artık korkmuyordu. korkmuyordu. Hazırdı. Ve sen!....bir sabah uyanacak olan. Yüzünde bir tebessüm. Yüreğinde sıcaklık, zihninde gökyüzü, gözlerinde yıldızlar. Bir sabah sonsuzluğa uyanacak olansın. Bir sabah her şey duracak...ve senin hayatın o zaman gerçekten başlayabilecek. Çünkü düşünceler sarıyor ruhunu ve sevgili dünyayı. Çünkü gerçeğin ifadesi yoktur. Çünkü soruyu sordun ve kaçış yoktur yanıttan. Çünkü bir sabah uyanacaksın sabahın beyaz güneşine ve yıkayacak o genç yıldız seni. Bir başka sabaha uyanacaksın... O sabah her şey buharlaşacak senin için... 7 boyutlu, 12 alt dereceli bir garip fizik formülünde karalanacak hayat, bir albüm kapağının arkasına... O zaman açılacak ancak gerçek dünyanın ve gerçek uzayın kapısı... Çünkü merak ölümsüzdür, fakat varoluş da! Kimse mecbur değil sınırlılığa! Kimse yaşamak zorunda değil kokuşmuş kahrolası pislikte. Adil değil yaşamak hiçbir şey anlayamadan daha. Korkmak adil değil. Yabancı olmak dokunduğun ellere... Yaşamak değil her sabah özgürlüğünü zehirleyen tipsiz bir akrep ve sonsuzluk rüzgarlarını kovalayan isimsiz bir sıfat arasında ezilmek! Yaşamak değil uyuşturulmak kahkahayla... Sevmek zorunda değilsin bir rüyayı... sevmek zorunda değilsin....hiçbir zaman değildin....hiçbir zaman olmadın. Oysa ancak kendi ruhunun sonsuzluğunda, zihninin ötesinde yaşayanlar sisteme gerçekten girebilirler. Sonsuzluğa ancak sonlu ne varsa geride bırakanlar ulaşabilirler. Her şeyin bilgisini ancak tüm bilgiyi reddedenler anlayabilirler. Sevgiyi ancak 'Seni Seviyorum' demeyenler gerçekten tanıyabilirler. Acıdan ancak hazları umursamayanlar kurtulabilir... ve gerçeği ancak hiç konuşmayanlar anlatabilir. Aslında asıl idealistler, hiçbir ideale saplanmayanlardır! ...ve hepsi de bu kadar değil.... |
| | |
| !NC!PéR!S! isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | sweet_ (30-11-2006) |
| | #2 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | ellerine sağlık inci süper bi paylaşımdı tşk ederim bisle paylaştıgın için |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Üstünden zamanlar geçiyor. Eskidikçe acı veriyor yokluğun. Hangi kuytuya baksam, saklanmış gülüşlerini anıyorum.. Kaç dün geçti aramızdan, oysa hâlâ dün gibi tazesin içimde.. Bu denizin ardı nereye çıkar.. bu ufuk kime ne getirir.. ev kirası, elektrik - su faturası..sen.. SEN .. Her gün nasıl yeni doğmuş gibi olabiliyor insan, oysa ben gün doğmadan sensizliği doğuruyorum, dudaklarımda küf tutmuş bir şarkı ve adın -ki anmaktan bile korkuyorum- Kapılarımı ne zaman yaşama aralasam, ciğerlerime senin kokun doluyor ve ben seni ne zaman unutmaya çalışsam bir yağmurdur alıp götürüyor beni ılık nisan akşamlarına... Kaç Vazgeçtim Senden.. Kaç geri döndüm Senden Vazgeçmekten.. Bu şehir öyle ufak ve sen öyle büyüksün ki, adımlarım bile korkuyor yollar boyunca..Meğer ne kadar ortak sarılmışız hayata ve hayat ortak yanlarımızı yakın edecek kadar nasıl da küçükmüş.. Bütün sokaklar, bütün mahalleler ve bütün dostlarım unuttu seni, ben hangi cesaretle anarım adını, hangi cesaretle haykırırım.. Sigaralar dolusu gece, kaç çoğul eki aldı saymadım bile.. Herkes bir telaş içinde yaşlanıyor..Hayat almış başını gidiyor anasını satayım, ben alıp başımı gidemiyorum senden.. Vazgeçemiyorum.. Sanki senden vazgeçince kendimden vazgeçeceğim.. Vazgeçemedim işte, beceremedim - zaten neyi becerdim ki..- Şimdi şurdan çıkıp gitsem bi hava alsam gelsem ama nerde.. Her sokakta ayak izlerimiz var ve her gece birbirine kenetlenmiş ellerimizin hayaletleri asılıp kalır havada.. Hava alacağım derken havamı alıp gelirim hatırandan.. Oysa senin hafızan o kadar güçlü değildir bilirim;unutmuş beni yatıyorsundur kesin.. Payıma düşen bu, Unutulmak.. Sen ve adın Sen ve adın Sayıp sövdüğüm.. Kaçıncı kez Vazgeçmişliğim Kaçıncı kez geri dönmüşlüğüm.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| insan | _piki_ | hıij | 9 | 11-02-2009 22:03 |
| ilk insan | burakca | Bilelim Öğrenelim | 3 | 18-02-2008 20:45 |
| Trabzon öldü öldü dirildi | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 09-12-2007 21:50 |
| Ve insan | anibus_rocker | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 11-08-2007 23:38 |
| O insan ki........ | Argion | Hikayeler ve Efsaneler | 1 | 25-12-2006 22:00 |