HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ne zaman bu şehre yağmur yağsa, sen gelirsin aklıma çünkü yağmuru çok severdin. artık bende seviyorum yağmurları çünkü her yağmur damlası seni getirir aklıma ve her damla gözlerimden akan damlalar gibi yitik, çaresiz gökyüzü bile ağlıyo... sana teklif ettiğm günü hatırlarmısın aylardan nisandı. ve gökyüzü sanki ağlıyordu yağmur yağıyordu sanki bu aşkın sonunu biliyormuş gibi bir gün ayrılacağımızı biliyormuş gibiydi gökyüzü ve yağmur yağıyordu üzerimize sanki avuçlarım yanıyordu. damlalar üzerime bir kor parçası gibi vuruyordu ve rüzgar kulağımıza aşkımızı fısıldıyordu artık yağmurlar kadar rüzgarlarıda seviyorum. ama inanıyorum ki; bir gün yağmurlar seni bana getirecek ve rüzgarlar tekrar aşkımızı fısıldayacak ve ben her yağmurlu gecede seni bekliyor olacağım |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Yüreğimi eze eze veda ettim sana...Dilimin ucunda gidişinin hüzünlü türküsü, gözlerimdeyse bitmeyen, bitiremediğim, bitiremediğin aşkın yarım kalmış öyküsü...Derin bir çizikle kanayan çocuk yanım, bir yerlerde buz gibi donmuş kadın yanım ve geleceğe dair Yüreğimi eze eze veda ettim sana...Dilimin ucunda gidişinin hüzünlü türküsü, gözlerimdeyse bitmeyen, bitiremediğim, bitiremediğin aşkın yarım kalmış öyküsü...Derin bir çizikle kanayan çocuk yanım, bir yerlerde buz gibi donmuş kadın yanım ve geleceğe dair düşlerle geçmişin kaosunda boğulan kaderci bir yaşlı kadın...Hepsini harmanladım gidişinde, yüreğimi eze eze... Veda etmedin bana...Biliyorum terketmiyordun sadece kendini alıp gidiyordun! Kendini; bir beden ve bir ruhu koyup bir gemiye açılıyordun engin denizlere...Sen sadece kendini götürdüğünü zannederken aşkımın sınırlarından, benim aşkımı, aşka olan inancımı, dünümü ve yarınımı da yüklenmiştin omuzlarına...Nasıl çırpındım anlatabilmek için sana. Ama kelimelerin yetersiz kaldığı, bildik herşeyin anlamsızlık çarkında kaybolduğu bir hava boşluğundaydık...Gözünün yaşını görmedim izin vermedin buna...Ama ağlayan, hıçkıran, “seni seviyorum” diye defalarca haykıran adamın çığlığı silinmedi kulaklarımdan...Kaçışın boştu gülen gözlü adam...İnsan herkesten hatta herşeyden kaçabilir.Ama kendinden?? Kaçamadın kendinden tıpkı kaçamadığım gibi kendimden... Hatırladıkça güleyim mi ağlayayayım mı bilemediğim mesajlarımı çerçeveleyip, hafızamın en ayaydınlık odalarına astım. Neler yazmıştım sana...Öfkemi kusmuştum bütün birikmişliğimle...Kudurmuştu öc alma duygum tüm deliliğimle...İstiyordum ki çektiğim acının tadı senin de dudaklarına bulaşsın...Haykırışlarım senin sesinde yankılanıp kulaklarımda dolaşsın...Benim bütün deliliğime inat bir olgunluk yapışmıştı sanki yakana...Kırmadım, kıramadım seni...Boyun eğmişliğin sessiz nidalarıyla süslüydü kelimelerin. Sen kaderin önüne katıp götürdüğü bir adamdın...Razıydın, biliyordun...Oysa ben çocuktum o veda gününde...Elinden en sevdiği, yerine başka hiçbir şeyi koyamadığı, kokusu ciğerlerine dolmayınca uyuyamadığı oyuncağı alınmış küçük bir kız çocuğuydum...Ninniler söyleyip uyutabileceğim bebeğim yoktu – ki o bebek belki aslındı hiç olmamıştı! - , gecenin kara kabuslarında avunabileceğim yumuşak bir temas eksilmişti yatağımdan – ki belki ellerim hiç dokunmamıştı böyle bir tene- ...Ben yalnızlığın, en koyu en dipsiz yalnızlığın korkusuyla saldırırken silah yapıp kelimelerimi sana, sen, sen yürekli adam, sadece aşkını kalkan yaptın bu deli kadına... Ilık sular süzülürken bedenimden gözümden süzülenlerle daha çok ıslandı tenim...Sendin gözlerimden akan...İçim katılmıştı ağlamaktan...Yitirmenin ve yitirilmenin ne olduğunu öğrenmiştim eş zamanlı...Suyun beni o her zaman rahatlatan dost sesi, teskin edici teması da yetmedi gecemin karanlığına bir ayışığı katmaya...Gitmiştin, kendini alıp yanına... Güneşin altın tepsi silueti çok kez düştü denizin mavi dalgalarına gidişinden sonra...Yakamozlar kucakladı sahil boyunda denize değen ayaklarımı defalarca...Azalır mı diye bekledim yüreğimde gidişinin sızısı...Katmerlendi aşkım günden güne...Mayalandı sensizlik, sensiz gecelerde...Aşkının haykıran çığlıkları hiç eksilmedi hayatımdan...Bedeninin olmadığı günlerde kelimelerin yetişti beni ümide döndürmeye...”İçimdesin” diyen bir adamın sesi yankılandı hep başka seslerin içinde...Biliyorum aşkım içindeyim çünkü beni de götürdün yanında...Sensiz hudutlarda yaşayan bir kadın tanıyorum ama içi senle dopdolu...Ve bir adam tanıyorum kadının olmadığı bir mekana teslim olan...Ama yalnız değil adam. Kadını da götürdü yüreğinde...Aşkın adı, aşkın tadı hiç eksilmedi uzayan kısalan ama hep varolan günlerin ve gecelerin akıp giden ritminde...Tek bir ruh ikiye bölündü iki ayrı bedende...Sen ve ben...İçiçe, çözülmemecesine...Seni Seviyorum, Senin beni sevdiğin gibi hem de...Delirir ve delirtircesine...Se – vi – y o – rum .... |
| | |
| | #13 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | saolun yorum ve siirleriniz için Sözlerim terliyor dudaklarına bakarken , görmüyor musun?Ya konuşurken sesimin şarap koktuğunu duymuyor musun? Nasıl duyasın ki yalnızlığının kaçtığı o rüzgarlarda?O rüzgarlar ki seni kör eden, benden eden. Anlamıyor musun? Yatağım bile hala terlerinle şenli, dudaklarımsa kavrulmuş tuz ile.Bir şarap var tükenen birde geceler.Bir sen yoksun var olan. Bilmiyor musun? Biliyorum ki bilmiyorsun bunca zamandır bildiklerini sandığım bilmen gerekenleri ve bilmiyorum bilmemen gerekenlerin edepsizliğini.Korkuyorum… Çünkü sen şarapsız gecelerimin habersiz mezesisin kelimeler soframızda.Bende bir kelimeyim o masada.Terlerinle karışan terim ise sızmış aşkından,kalkamaz gittiğinden beri yataktan.Bu masumiyete ihanet olmaz mı şimdi bilmemen gerekenleri bilmen? Neyse ! Fonda çalar sesin,duymazsın şarap kokan o nefesimi.Bir kelime çıkarda kadeh kaldırır şerefine ve bir parça daha var olursun ruhumuzda.Ruhsuz kelimelerse sızar kalır şehvetinle.Saatler desen dakikalar arasında kaçamak demlenir bu masada da kelimeler yetmez gambazlamaya. Sen gittiğin rüzgarlarda yalnızlığınla sevişirsin, ben kelimelerle.Geceler izler bizide ışıldar yıldız gözleri, gülümser ay dudakları.An gelir kalkar kadehler geceye ve kendi şerefine içer kelimeler.Gökyüzü başlar ağlamaya, kadehlerimize dolmak istercesine.O bile gelir masamıza, yalnızlığını paylaşmak için kelimelerle de bir sen gelmezsin. Saatler sünger gibi içer geceyi de,kelimeler sızmak nedir bilmez dizlerinde.Sesin bile dayanamaz bize, başı dönerde kaçar gider sana.Şarkıların susarda kelimeler susmaz sana.Bir bağartı kopartır gece gözyaşları arasından.Duymazsın! Kelimeler ise hoplar yerinden.Şu gecede pek delikanlı derim.Öfkesiyle aşkı aynı şiddetle patlar kalplerimizde de dayanamaz ağlarız onunla.Terin bile karışmaz gözyaşlarımızın tuzuyla da gökyüzü karışır gözyaşlarımıza.Sen değil. Gece tükenir ağlamaktan ve gürlemekten.Yorgun düşer yokluğunun şarap buruğu vurdumduymazlığından.Gelmeyişinden kelimeler bile bir bir çekilir ruhumdaki yataklarına.Kalır üç beş kelime masada. Ben,biz ve aşk…Sen ise hiç olmadı zaten. Tüm geçen gece gelen gelirdi de sen gelmezdin her gece.Bizler sarhoş olup yaşarken her gece sen yalnızlığınla sevişip durursun başka kollarda.Gelmezsin…Şafak sökerde güneş gelir merakla geceden kalma kelimelerin masasına.Der ki ben tanrı misafiriyim edasıyla; “Günaydınlar mı desem?” Kalkar kafalar masanın geceden kalma ayyaş bakışlarından.Gülümser de güneşe deriz; “Gel .sende gel…Gelenler bizden.” diye. Oysa pek sevmez güneş bu alemi.Tek derdi ışıldamaktır senin gibi.Bu masayı temizlemek değil.Utanır bizi bu halde görmektende kızarır, zorla gülümseyip arkasına bakmadan kapıyı çekip gider.Biz ve aşkta kalkar masadan.Adını esneyerek uzanırlar ruhumdaki yataklarına.Bir ben kalırım masada, birde masa kalır sensizliğinde.Ve bir sensizlik alemi daha biter sabah olduğunda.Kalkarım masadan da bakarım güneşin ardından.Dayanamaz fısıldarım gerçeği sana.Sana ve güneşe; “Gelenler benden de,gidenler senden…” diye… |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Oysa Sana Cay DeMleMİŞtİM Yağmurlu bir gece.Seni bekliyorum pencerenin önünde.Söz vermiştin geleceğine dair.Şansa bak ki gökyüzü de nezle.Arada bir hapşuruyorda.Kalkıp çay demliyorum, yolda üşümüşsündür diye.Belki yolda bile değilsindir ya , neyse… Pencerenin önünde bir saati tartaklıyorum.Neden diye sorma bana.Dalga geçiyordu benimle.Ne mutlu ki sen gelmeden susturdum onu.Umarım yüksek yerde tanıdıkları bölmez gecemizi.Çay desen çoktan almış demini.Bir yudum alıyorum.Kim bilir kaç tavşan öldü bir demliğe?Gülümsüyorum.Soğuk bir gecenin en güzel tadı yayılıyor damaklarıma.Sanki daha önce hiç içilmemiş bir aşk gibi. Dışarısı soğuk, yollar ıslak, pencereler umursamaz.Bekliyorum hala seni.Bir kaç bardak daha çay içiyorum.Bekliyorum…Saatler sessiz ve sensiz. Unuttun diyorum, herhalde.Yoksa sözünde durur muydun hatırlamıyorum?Gücüm sadece saatlere yetiyor.Oysa birazdan güneş doğar.Gece desen birikmiş süzgeçte , beklemiyor artık seni.Kalkıyorum bende yolunu beklediğim pencereden.Yazık ki bir sabaha daha uyuyorum, sensiz bir gecenin ardından. Hıh… Oysa çay demlemiştim sana. |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında Öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan Saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman Acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın Başından başlayabilirim.’’ Dinle bu acının masalını Seyret o utanç tarlalarını Mahşer yağıyor gökten.. Düşüyor Düşüyor Yıldızlar.. Ve cehennemden bir gece daha utanır insanlığım bu çirkin karanlıktan Nefret oyununda pir perde daha Yorulur Ruhumuz bu kızıl günahlardan Başkasıyla olmak, başkasının olmak değil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak... |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Mumumuzu yaktım bu akşam, hani şu konuşarak sabahlarken yakarız diye alıp da aylarca yakamadığım mumu. Yaktım artık. Onu izleyip kendi kendime konuşuyorum. Aslında dışardan görenler öyle zanneder diye, ‘kendi kendime’ dedim. Nasıl anlasınlar ki yanımda olamadığın için bu akşam muma dönüştüğünü. Sen anlıyorsun değil mi? Titreyerek sağa sola yatması düşüncelere dalmama sebep oluyor, ben de anlatıyorum. Mesela; birkaç saat önce, sol tarafa yatık olarak uzun bir süre durdu. Az kalsın kendi kendine zarar verecekti. “Dur!” dedim, “Yapma! Rüzgardan kaçayım derken, kaçtığın tarafını yok ediyorsun. Boş ver, sen sön, ben seni tekrar yakarım, üşümezsin.” Dinlemedi, çok inatçı, beni hiç dinlemiyor. Ama başka bir çözüm bulduk hemen; pencereyi kapadım, rüzgar kesildi. Biraz havasız oldu ama, ne yapalım az sigara içerim, olur biter. Sonra oturduk, tartıştık bu konuyu tabi. Bir şeylerden kaçarken kendimize verdiğimiz zararları, kaçmanın rüzgar estiği için mi yoksa sönmemek için mi olduğunu, çözümlerin etrafı değiştirerek mi yoksa kendimizi değiştirerek mi bulunması gerektiğini konuştuk. Aslında dışardan görenler öyle zanneder diye, ‘konuştuk’ dedim. Nereden bilsinler ki mumların konuşmadığını. Sen biliyorsun değil mi? Şimdi rüzgar kesildi ve hiç kıpırdamadan, dimdik durarak dibe doğru gidiyor. İyice küçüldü, bitecek birazdan, uykusu geldi herhalde. Olsun, ben de yatar uyurum şimdi. Yarın da başka bir şey olarak gelirsin, gene konuşuruz. İyi geceler sevgilim, iyi uykular. Aslında dışardan görenler öyle zanneder diye, ‘iyi uykular’ dedim. Nasıl inanabilirler ki senin öldüğüne. Sen inanabiliyor musun? |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | yakın gecmise ait pek anım olmadıgını farkettim.anılarım nereye gitti bulamıyorum .anı olusturmalıyım o zaman.yoksa ileride rakı masalarında vakit gecmez.nedir? neler gordun? neler gecirdin bey amca anlat bakalım dendiginde cevabımız hiclik be evladım olmasın.kotu bir enstantane.iyi yerlere gitmek mi lazım.iyi kitaplar mı okumalı.guzel sevgililerim mi olmalı ( lerim takısı poligami istegi degil herhalde dimi bey amca.) yemek zevki mi olmalı.sanat,siyaset ve edebiyat tan anlamalı mı? biraz hobi, mobi, mobil olmalı.tum bunları insanlar begenilmek icin mi yapıyor yoksa kendileri icin mi hala cozemedim... hayata dair bir teori olusturmaya calısmak ta aslında anlamsız.hayatın bir matematik modeli yok.aynı sartlarda aynı tepkileri vermeyen bir sisteme dair, genel gecer yargılara varmaya calısmakta boş bir ugras.neden uzuyoruz kendimizi bu kadar.halk arasında ki bir deyim ile olaya son |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | sen giderken ben sana kosuyordum, yakalayamadım.adımlarımı sıklastırarak yururdum sana gelirken.tasarlardım anlatacaklarımı yol boyu kafamda.yeni kelimeler bulmustum daha once kullanmadıgım onların heyecanı sıkıstırıdı kalbimi.baska oykuler anlatmalıydım bu sefer duymadıklarından.yeniliyordum her seferinde kendimi... seni.bilemedin bende ki beni.sabahlara kadar guluyorduk aglanacak hayata inat.kelime oyunları oynardık cocukca.siyasetten konusurken sinirlenirdim.konuyu degistirmek isterdim, sen inatla anlatırdın dunyayı nasıl degistirecegini insanın.realizim e inanmaz romantik oluverirdin birden.bilimsel konusmaları cocuk bakıslarınla dinlerdin.gulesim gelirdi o haline ciddiyeti bozmazdım.en sacma soruları sorardın.uzaya,fizige, matematige, mekanige ne kadar uzak oldugunu soylerdin benim her anlattıgım seyden sonra.siir okurdun durup dururken benim hic bilmedigim ve hic ezberleyemedigim uzunluklarda.sessizce ayrılır giderdin geceden.buruk bir sızı kalırdı icimde.geride kaldı yasam.geri de kaldık biz...simdi sen cok uzaklardan sarkısını dinledigim gözleri kafanfil yüregi gül... |
| | |
| | #19 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Bulmak için yıllar geçmiş aradan, Kader seni aratmışsa neyleyim? Seni böyle özenerek yaradan, Beni garip yaratmışsa neyleyim? Çok çektirdi o gözleri eladan, Duyulurdu sesim arş-ı âlâdan! Yüce Tanrı'm belki kâlu beladan, Beni sana yar etmişse neyleyim? Bastıramaz hiç bir vaka kuşkumu, Sana tahsis ettim gönül köşkümü, Sunmak için çabalarken aşkımı, Yüreğine sır etmişse neyleyim? Bakıyorum bugünüme dünüme, Etki eder gideceğim yönüme, Kahrolası gururumu önüme, Aşılmayan sur etmişse neyleyim? Gerçek eder bazen olmaz rüyayı, Ayıramam gerçek ile riyayı, İçinde sen olmayan bir dünyayı, Bu gönlüme dar etmişse neyleyim? |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| dön sevgilim | hilebaz | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 17-12-2007 23:34 |
| Bu Son sevgilim | anibus_rocker | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 11-12-2007 21:20 |
| Sevgilim Ol... | KãRdé£éN | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 11-10-2007 18:48 |
| ah sevgilim | didoşum | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 23-05-2007 14:21 |
| sevgilim | tuse | Şiir arşivi | 17 | 14-10-2006 08:09 |