HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #21 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Saol bitanem seninde o güzel yüreğine sağlık, yazıların harikaa ![]() Hoşça kal demek istiyorum giderken. Hoşça kal da kocaman bir umut vardır çünkü. �Sen Hoş kal, ben geleceğim� dir aslında ardına gizlenen. �Şöyle bir tur atıp geleceğim� dir. Bir kayboluş değildir Hoşça kal, aksine beş dakika sonra geleceğimdir ya da beş saat sonra. Gelirken de tüm umutları çuvalla getirmektir. Hayatın gülücüklerine ufak bir hüzün eklemektir, dudağın yarısına tebessümü saklayarak. Nefes almanın biraz güçleştiğini hissetmek ama hiç durmayacağını bilmektir. Hoşça kal ağlamaktır koparcasına, sarılmaktır karşındakine. Çünkü bilinir ki geriye kesin dönüş vardır bir gün. Aşk bitmemiştir yüreklerde, daha sıcacıktır. O sıcaklık köz olsa da hiç bitmeyecektir. Zira Hoşça kal denmiştir giderken. Gözler birbirinden hiç ayrılmayacaktır, kalple işbirliği yaparcasına. Başkalarına bakmayacaktır. Ten kokusu hiç terk etmeyecektir bedenini. Kalp, adını her duyuşta fırlayacaktır yerinden. Çünkü Hoşça kal denmiştir giderken. Dünyanın bir ucunda bile olunsa o hep seninledir, nefesi hep boynunda, umudu hep seninledir. Bazen bir köşebaşında beklemektir, onun oradan sana koşacağını bilmektir. Hoşça kal Nihavent makamıdır. Bahar kokar, umut kokar, aşk kokar. Ağlarken güldürür. Severken daha da sevdirir. Yenilen yemeğin tadına varmaktır, tuz eklemektir bazen. Tatlının şerbetini bol tutmaktır. Limonataya fazladan iki limon daha sıkmaktır. Hoşça kal kısa bir mola, küçük bir nazdır. Ancak ne olursa olsun, sonu hep mutluluktur. ... Elveda demek istemiyorum giderken. Hüzün dolu ayrılıkları kemikleştiren bir kelimedir çünkü. Sevdaları yürekten kopartıp atan ve yerinde yaralar bırakandır. Çiçekleri soldurup, güneşi bile karartandır. Tüm yaşanmışlıkları ortadan kaldırıp, hatıraların koynunda yıllandıran bir kelimedir, elveda. Bakışların bakışlara kenetlendiği günlerin, saatlerin hatta saniyelerin bittiğidir. Sevgi sözcüklerinin tükendiğidir, konuşamamaktır. Özlemlerin himayesine girmek ve hiç çıkamamaktır elveda. Kalbin yerinden çıkacakmış gibi atmasının sonudur. Ömrünü adadığın her kimse ömrünle kaybolup gitmesidir, seni yalnızlığınla baş başa bırakıp. Dokunuşların hissini kaybetmesidir, uyuşmaktır elveda. Dünyanın sonudur, yaşarken ölmektir, anlamsızlıktır. Tatlının acı, tuzlunun tuzsuz, suyun ise zehir olmasıdır. Fotoğraflara son kez bakıp hepsini göz kırpmadan yakabilmektir. Bazen kalbin izin vermese de �ah� etmektir elveda. Bazense verdiğin ömre bir yenisini eklemek için Tanrıya dua etmektir. Bir babanın biricik kızını gelin olarak görmesidir. Bir çocuğun annesini veya babasını son yolculuğa uğurlamasıdır. Başını geriye çevirmek ve beyaz mendil sallamaktır, gözlerde iki damla yaş ile birlikte. Ya da ardına bakamamak ve gözlerinden damlaması gereken yaşları içine akıtıp hızla uzaklaşmaktır. Bir an kendinle olan mücadeleni kaybedip yine ona koşmaktır, ancak uzakta kalmak ve sadece seyretmektir, görebilmektir onu. Bahçende, saksında, fesleğen yetiştirmektir veya ıhlamur ağacı aramaktır çevrende. Zira ikisinin de kokusu içlidir, arsızdır. Bir nefesin rüzgarı bile kokularını salmaları için bahanedir onlara. Fesleğenin, ıhlamurun kokusunu içine çekerken alkolle kısa bir arkadaşlık yapmaktır. Sarhoşlukla tanışmaktır. Beraber yaşadığın günleri büyük bir iştahla saymak yerine artık tarihleri unutmaktır. Hiç neşe barındırmaz içinde elveda. Sıcaklıktan uzaktır, sevgi katilidir, sinsidir. Bir onur mücadelesidir, kıyasıya. Kısacası, umudun bitmesi ve ömrün kalan kısmını uzatma olarak görmektir elveda. ... Bu yüzden, sırf bu yüzden Elveda demek istemiyorum sana. Sadece Hoşça kal diyorum. Hoşça kal... Umudu yakalamak için... Konu aSi MeLeq tarafından (01-12-2006 Saat 18:01 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #22 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Sevmeyi Bilmek Karşılıklı seviginin Leyla'larda Mecnun ' larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş.Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum.Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım... Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığınıda öğrendim artık.Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu , sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını , sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini....Yine teşekkür ederim sana karşılıksız aşkım!!! Bana hayatta öğretilmeyenleri öğrettin... Hiç kimseye hissetmediklerimi hissettirdin.. Hiç kimse için yapamacaklarımı yaptım... Pişman mıyım? Hayır hiç pişman olmadım ve aşkını sonsuzluğuma saklarken bile mutluyum... Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın...Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim Aşkım... Sevgiliye bu kadar serzeniş çok görülmez umarım... Evet yaşadım gördüm öğrendim... sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliyor. Aşkın karşılığı yok. Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir , karşısındaki severmi sevmez mi hiç düşünmeden sever ... Hep bekler sevecek diye ... ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır...Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez... Kırgınlık olmaz aşkta. Seviyorsan , gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerde kiminle mutluysa tadına vararak yaşasın...O'nun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir... Aşk yalnızlığı kabullenmektir... Aşkın denklemi çözümsüz... alışmak gerek sadece sevmeye ... Sevilmeyi tatmadan da yaşamayı öğrenebilir insan .. ama birini sevmeyi birine sımsıkı bağlanmayı mutlaka yaşamalı.... işte o zaman hayatta bir yaşanmışlık olur... ve son söz ... seni sevdiğimi bil... nerede olursan ol ...her zaman çok sevildiğini bil.... aSi MeLeq sağol canım kalbin kadar güzel yazıların ellerin dert görmesin |
| | |
| | #23 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Öyle Alıştım Ki Sana.. Öyle Alıştım ki sana.., Vazgeçemediğim huyumdan vazgeçicem neredeyse. Öyle bağlandım ki sana.., "Gitme, biraz daha kal" demek geliyor içimden her nedense. Daha ne kadar oldu ki seni tanıyalı.? Ne yaşadım ki seninle.? Ne paylaştım, ne hissettim ki.? Sadece, ufak, tatlı bir söz bekledim, Hemde her seferinde, her yeni doğan güneşde, Her evden çıkışımda, her yeni bir umuda kucak açışımda, Kulaç attım hergün, hayaller denizine, Hemde hergün, dakika dakika, saniye saniye& Öyle mutlu ettin ki beni.., Kimsenin veremediğini, uzattın avuçlarıma., Öyle özlettin ki kendini, Bir sözüne, bir tek kelimene hasret bıraktın. Ben artık öyle alıştım ki sana, Her yeni günün vereceği müjdelere gebe bıraktın, Artık eskisi gibi sarmıyor beni akşamlar, Ben seni öyle özlüyor, öyle hasretim ki sana, Gecelerime doydum artık, Sabırsızca bekliyorum, hasret kaldım, her yeni günün sabahlarına.. Öyle seviyorum ki seni.., "Seviyorum" dediklerimden bile bir başka, seviyorum seni.. Öyle can katıyorsun ki canıma.. "Canım benim" dediklerimden bile, bir başka katıyorum seni canıma. Öyle bağlandım ki ben sana, "Birgün, ansızın kaybolup giderse eğer" diye, düşünüyorum da. İşte ozaman ben, işte ozaman, sessiz sedasız çekilirim buralardan, her şeyimi bırakırıp giderim bu diyarlardan, Bir tek şey dışında, O da şuan hala avuçlarımda, O da bana senden, tek hatıra kalıcak bu dünyamda. Şunu bil ki sevdiğim; Seni kimseyle paylaşmadım, paylaşmam da. Sensizliğide paylaşmıcam, paylaşamam asla.. |
| | |
| | #24 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Özlemimsin Ölene Kadar Sensin sadece değer verdiğim sevdiğim Sensin sadece canım dedigim beğendiğim Sensin sadece hasret çektiğim özlediğim Sensin bi' tanem sensin tek aşkım sensin Gel bul beni, sar beni aşkım doyasıya Gel bul beni, öp beni aşkım doyasıya Yaşayamıyorum ellerinsiz Nerde o eski günler Gezerdik el ele göz göze Bak gözlerime yeniden Aşkım olmuyor sensiz yaşanmıyor Baktığım her yerde masum gülüşün Seni seviyorum deyişin kulaklarımda çınlıyor Hiç kimse senin gibi olmuyor Hiç kimse gözlerime bakıp, her şeyimsin demiyor Olmuyor aşkım olmuyor, ellerini tutmadan Gözlerine bakmadan bu kalp boşuna atıyor Mavişim derdin, canım derdin Sensiz yaşamak haram derdin Bi' tanem derdin, tek sen varsın derdin Sen yoksa ben de yokum derdin! Şimdi var mısın yok musun bilemiyorum Sensiz yaşamayı istemiyorum Haklısın, düşündükçe deliriyorum Aramızdaki dağların uçurumundan nefret ediyorum Sensizlikten, beni benden alan sesinden O masum yüzünden, o tatlı gülüşünden Marum kalmaktan nefret ediyorum Bakıyorum etrafıma, herkesin aşkı var! Benim ellerim bomboş Ben aşkı değil mantığı seçtim Mantık için kalbimi kor ateşe ittim Eğer doğarken deselerdi; "Ayrımcılık yüzünden aşkını terk edeceksin" Ben hayatı terk ederdim, aşkımı değil! Ben bir senin bir de sigaranın tiryakisiyim En büyük desteğim o, tıpkı sen yokken Yavaş yavaş ölümü seçmek gibi... Yoksun artık, ne gözlerine bakacağım Ne ellerini tutacağım, ne bitanem diyeceğim Ne de vazgeçilmezimsin diyeceğim Sadece unutamam seni diyeceğim Ben seni seveceğim, ölene kadar Yanımda olmasan da, en büyük Unutulmazımsın unutma! |
| | |
| | #25 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Aşk Bu İşte ' Aşk, aşk bu işte ', inanmasanda, gün gelir de bir gün, hiç ummadığın bir anda, dikilir, dikilir karşına, Kimi zaman, alır götürür seni, bir perinin kanadında, Kimi zaman, mecnun eder de gezdirir seni, çöl fırtınalarında, Kimi zaman, ansızın girer düslerine, ne gündüz tanır ne de gece, Hasret firtınaları ekerken kalbine, kor bir ateş olur da, çöker yüregine, Çöker, sevgilinin hasreti, çöker her gece yarısı, o yorgun gözlerine, O an, bir kuş çırpınır bin bir hevesle, ve titrer sevgilinin özlemiyle pencerende, Bir bir kayarken gökyüzünde yıldızlar, hasretle ağıtlar yakılır, geceye ve gündüze, ve seni terk edip giden, aşki bilmeyen o, o, o, vefasız sevgiliye, Düşer, düşer o an, düşer sevgilinin ismi dudaklarına, düşer de alev olup yakar seni, yakar tenini, yakar kalbini, Tıpkı, bir mecnun misali, çöllere salar seni, Saçlarına ak, gözlerine nem düşürür, ve sen, engel olamazsın, akıp giden zamana, seni de beraberinde götürür, Adı birkez geçmeye görsün, adı, aşk olan o vefasızın, Boğulursun, o anda, gözyaslarına, Tıpkı, bir su misali, akıp giderken zaman, Engel olamazsın, umutlarını da kaybedersin zamanla, Ararken onu, her gece yarısı, ıssız sokak kaldırımlarında, Kar beyazi yıldızlar düser göklerden o, o simsiyah saçlarına, Gün be gün eritir seni, ayrılıgın o kordan ateşi, Tıpkı, tıpkı güneşin karı, erittigi gibi, Gece gündüz demez, Vurur delicesine sevgilinin o hayali, vurur pencerene, Kapkara bir sevda bulutu olur da, yagar, yagar, her gece yarısı o kapkaranlık düşlerine O gece sen, cehennemi yasarsin, ve o gece sen, sevgili ugruna, bir gecede, koskoca bir ömrü harcarsın, Aşktır, aşktır işte bu tarifsiz illetin adı, ve dermanı yoktur dünyada bulamazsın, Düşmeye gör bir kere, düşmeye gör bu amansız illete, Sanma ki yaşarsın, Yaşadım der, yaşadım der, aldanırsın, Işte o an gülüm, sen de ask, sen de sevmek ne imiş, ne imis sen de, sende o gün beni anlarsın, Bil ki aşktır o gün, o son kursunu sana çektiren, Yasarken bile sana, sana ölümü özleten, Ölümle yasam arasinda seni, götürüp, getiren, Anlarsın o anda, aşkın, kara sevdanın ne demek olduğunu, anlar, anlar da haline aglarsın, Ağlarsa kıyamazsin akan gözyaslarına, Her bir damlası kor bir ates olur yakar, yakar sineni, bagrını, Boğulursun o anda sevgilinin, akan gözyaslarında, Yemin olsun yemin olsun ki istesen de artık yaşayamazsın, İşte o an, Sevgilinin, gözleri, celladın, akan gözyasları ise, ecelin olur ve seni bogar, Hazan düser otagina, kırılır dalları güllerinin, Artık ne sen ona yar olursun ne de o sana yar, Yaşanan bu son mevsimdir artık, ve adı, adı ise sonbahar, Bu mevsimde, bir bir sararıp dökülürken ömür bahçende, yapraklar, O an, sen de ben gibi vazgeçer, vazgeçersin candan, vazgeçersin bu kara sevdadan, aşk neymiş, sevda neymiş, ölüm neymis sen de, sende o gün, sende o gün beni anlarsın, Bir gün beni anladığında, tek bir dilegim var senden, geldiginde, kırmızı bir gül bırak, ellerinle mezarıma, Titremesin o an ellerin, Ellerinle dik o gülü, dik toprağıma Sanma ki, gonca gonca gül açmaz mezarımda, gözyasimla ıslatır, ıslatır da büyütürüm onu ben, korkma, ve bir gün son kez geldiğinde bana omuzlarda, koparır da dalından, ellerimle veririm o gülü sana, O gün, o gün bir mahşer gününe rastlasa da, Bel ki de o gün, iki damla gözyasi döküp te ağlarsın kimbilir, Ümitsiz sevda, ümitsiz bir ask neymis, sen de, sen de, sen de beni o gün anlarsın, Ağlıyor mu sun? hadi sil gözyaslarini birtananem, ağlama, ağlama sana dayanamam, aglama sen, ağlama ne olursun, ağlama sana kıyamam, Bırak da ben ağlayayım, Akacaksa bırak da bırak da benim gözyaslarim aksın, Biliyorsun, bir tek seni sevdim, inan ki sevdicegim, sen bende, Mahsere dek ölümsüz,, öümsüz bir aşk olarak kalacaksın... Hadi: hadi sil gözyaslarını birtanem, titremesin sakin ellerin, dik o gülü mezarima ve git, ardına bile bakma, Giderken, bir tek sevgini bırak ardında, büyüdükçe büyüsün sevgin, hatıranla birlikte toprağımda, Bel ki de, can yoldaşım olur, her gece yarısı bana, Kimbilir bel ki de, bir iki laf ederiz, seni ve askini anlatırım ona, sabaha dek, akan gözyaslarımla, Kim bilir, bel ki de sensizlikte, o bana yar olur ben de ona, Anlatırız, binbir sevinçle, ay ışığında, sevdamizi yıldızlara, Hep seni anlatır hep seni konuşuruz sabaha dek onunla, Tan yeri agarıp sabah olunca, Biliyorum unutacagim yine onu, ve sen, ve sen yine düşeceksin aklıma, Ne olursun sevdiceğim, dayanamam yokluğuna, dayanamam, dayanamam bir kez olsun, yeniden beni kahreden ayrılğa, Ne kadar özlesem de artık istemem, istemem gelme artık, gelme nolursun, mezarıma, gelip de beni aglatma, Geleceksen bu kez, O bembeyaz gelinliğini giy de öyle gel, yarin, yarin bir mahşer günü, mahşer günü olsa da... Ya benimsin ya toprağın |
| | |
| | #26 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Gideceksen git şimdi... Beni imkansız bir şekilde ikiye bölüyorsun, beni koparıyorsun içinden, beni acıtıyorsun, beni kanatıyorsun,beni umutsuz, yitik bir şekilde yarım bırakıyorsun.Ruhum üşüyor,çünkü bedenimle ilgileniyorsun şu an.Susma artık ne olur! Haykır bana eskisi gibi. Arkamda, önümde tekrardan bir uçurum açılsın istemiyorum,seni bırakamıyorum olmuyor. Biliyorum yaptığımın hata olduğunu ve ben bu hatanın bedelini ödüyorum, yüreğim kanıyor. Kal demeni bekliyorum. Söylemiştim sana, her seferinde bunu dile getirmiştim. Aşk sonu olmayan bir yolum demiştim, tek kurtuluşum demiştim. Sensin benim özgürlüğüm, sensin yüreğimde hüküm süren,senin çiçeklerin ekiliyor sevdamın bahçesine.Her yerde sen varsın.Senin yüreğin, gözlerin, bedenin, aşkın, hüzünün...Hayata dair her şey ve bu hayat sensin.Hayati senin gözlerinde gördüm ben. Gitme Ne olur! Simdi sana okuduğum,sana yazdığım aşk şiirleriyle,sana söylediğim o küçük öykülerle hatta bizim şarkımız dediğimiz o güzel melodiyle yüreğimi dokunuyorum, seni doyuruyorum,seni görebilmek için seni gözlerimde taşıyorum. Uzun süre aşık olmamak için direndim,SIKTIM kendimi,kastım çekildim köşeme.Karanlık yerlerde ıssız, yapayalnız sokaklarda uyukladım.Kendimle baş başa kalmak istedim.Kaçtım insanlardan, kaçtım hayattan.Hayat beni kovalarken, ben saklandım,.gizlendim ve mutluluk nefes alırken, bir şeyler fısıldarken kulaklarıma, ben yeni bir uçurum hazırlıyordum kendime. Tekrar isyan etmek için, tekrar öldürmek için. Ve simdi kendimi hiç saklamadan, korumadan sana açtım,senin gözlerine,beni büyüleyen kara gözlerine aydınlığımı açtım.Karanlıktan kaçmaya çalışan o saf aydınlığımı.yüreğimin kapılarını yalnız senin için, içindeki küçük kız için.Şimdi sen beni hiçliğe bırakıyorsun,bomboş o uçuruma,yalnızlığa yoksulluğa, fakirliğe,ezikliğe,mutsuzluğa, umutsuzluğa...Beni kaçtığım o en küçük dipte olan çıkmaz sokağa gönderiyorsun,yapma ne olur? Ben yitirmeyi acı çekmeyi çok göze aldım,çok kereler kendimi vurdum sahilime çok kereler ıslandım o yağmurun altında. Bedelini ödedim ve sende de ödüyorum bu şiiri yazarak. Bunu kabul et,seni sevdiğimi kabul et. Benden ayrılamazsın sende biliyorum, ama dinle beni çok acı çekiyorum...Seninle aşk yolculuğuna çıkarken,kaybolmamak için, tekrardan acı çekmemek için arkamda onca şey bırakmıştım. Geriye dönmemi isteme benden,gidemem artık,gitmemi isteme ne olur,hazır değilim bu acıya dayanamam,her acıya katlandım,her gün öldüm ben bu acılar yüzünden.Ama sen gitme, öldürme beni bir kez daha, affet beni... Oysa sen benimleyken hayatın sana açtığı o derin yaraları,yıpranmış paramparça olmuş bedenini korumak için gelmiştim,sana kendimden bir şeyler vermek için. Seni sen olduğun için, sevmek için, seni seviyorum diyebilmek için geldim.Yüreğim simdi umutla,sevinçle bir kez daha dönmeni bekliyor, bir kez daha seni seviyorum demeni bekliyor.Bak sana masum masum bakıyor gözlerim,saf tertemiz. Tut elimden hadi ne olursun. Hiç bir şey sandığın gibi değildi,ben kendime yenildim.Kirdim seni,paramparça ettim biliyorum.Ama dönersin bana,dönebilirsin seviyorsun,yenilme gururuna.Benim için ne olur benim için, bir kez daha yüreğinle düşün.Söylemiştim sana ve gene söylüyorum sen benim özgürlüğümsün...Beni solduran,beni döken,savuran o mevsime dokun,bana dokun son bir kez daha. Yüreğini bağışla.Ellerini ver bana... Hani bir şarki vardı ya beraber dinlemiştik,beğenmiştik. İkimizde kendimizden bir şeyler bulmuştuk.Hani diyordu ya genç adam 'Bağışlayın beni sevdalarım! kendimi parçalara ayıramadım. Alın gidin korkularımı, saclarımı ellerinizle okşayın,hiç bir ayrılık yeniden aydınlatmıyor beni,ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi,kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim,yerlerin dibindeyim kurtar ne olur, ne olur.! 'İşte kan revan içindeyim.Kurtarmayacak mısın beni? sürme beni yalnızlıklara korkuyorum,üşüyorum,güçlü değilim.Güçlü olamam,bir kez daha bu sevdaya boyun eğemem.Bitirme, soldurma gülümü dön ne olur? Yıllar ikimizden bir şeyler götürmesin.Saklasın, bıraksın bizde.Biz bunun için beraber değil miydik? Küçük bir dünya kurmak değil miydi yüreğimizin emeli? Kaçamazsın,kaçamam bende.Böyle yarım bırakamayız,ağlar mevsimler bizle,yıldızlar dökülür avuçlarımıza,güneş hiç doğmak istemez,yağmurlar bile yağmaz tenimize... Ve son bir şey daha,son bir cümle daha yazıyorum sana,ki yazacak bir şeyimde kalmadı.Kalemim kırılmak üzere, defterimde iyice kana bulandı az sonra yırtılır.Hiç değilse mürekkebim bitmeden,defterim yırtılmadan bunları sana vereyim... Benden gitmemi isteme,unutmamı da isteme,gidemeyeceğimi bile bile gitmek istemem.Unutmayacağımı bile bile unutmayı da dilemem.Madem acı çekeceğim,madem bedelini ödeyeceğim, öderim sevgili.Eğer sen gitseydin, kal demezdim sana,ama ben o kadar bencilim ki, senden kal demeni bekliyorum.iste ben böyle biriyim.Beni bir daha sever misin bilmiyorum,istersen sevme ama gitmemi de isteme.Gitmiyorum, bıraktığın yerde duracağım.Ayrılmayacağım oradan,sen git çareyse, sen git.Sen bırak beni, yeter ki benden isteme.Çünkü bu bedel değil sevgilim... Gideceksen git şimdi... |
| | |
| | #27 (permalink) |
![]() Kayıt: 27.06.2006 Yaş: 27
Mesajlar: 1.577 İtibar Gücü: 17 | yüreğinize ve emeğinize sağlık |
| | |
| | #29 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | O Yarın Hiç Gelmez Bekleyişlere yüklemişsen aşkını, senin için en tanıdık sözcük 'yarın'dır... Aslında 'o' yoktur ve senin de beklemekten başka çaren yoktur. Bu yüzden yarın senin için hiç bitmeyen bir umuttur. O olmadan geçirdiğin hiçbir gün yaşanmış sayılmaz. Yaşamadığın günler eklendikçe birbirine, yarına olan özlemin daha da artar. Her gece gözlerini 'yarın olsun' diye kaparsın, her gece o günü değil yarını düşünerek uyursun. Uyuyabilirsen tabii.. Gün ışığı varken daha çabuk geçer zaman.Gündüzdür, bir uğraşın vardır, 'o ve yarın' yine aklındadır ama yolların, sokakların kalabalığında daha az hissedersin yalnızlığını. Ama o gece kahrolası gece..bir çöktü mü kentin üzerine geçmek bilmez saatler de seninindir artık. Ne yapsan olmaz, ne yapsan tüketemezsin dakikaları. Oysa senin istediğin bu gecenin de bir an önce bitmesi ve 'yarın' olmasıdır.Bugün yoktu ya 'o' belki yarın olacaktır.Aylardır hasret kaldığın yüzünü belki 'yarın' göreceksindir. Kadehlere sığınarak ve kendini sarhoşluğun kollarına bırakarak bitirmek istersin geceyi. Yapamazsın çünkü içki seni uykuya değil 'yarınlı' düşüncelere taşır. İki satır kitap okuyamazsın. Sözcükler çoktan anlamını yitirmiştir. Belki bir iki şarkı dinlersn iigelir kafan dagilir ama zaten bilirsn ki her şarkıda o'nu hatırlayacgnı.. umudun vardır ya içinde 'yarın'a dair; bir tek ona sarılırsın. Yüzünde beliren gülümsemeyle kaparsın gözlerini.Zaten ne kalmıştır ki şurada ' yarın' olmasına... Sabahın ilk ışıkları yüzüne çarpar çarpmaz açarsın gözlerini. Heyecanla kalkarsın yataktan. 'yarın' olmuştur ya, geceki sıkıntından eser kalmamıştır.biraz kosusturmaca,biraz yorgunluk..ama yine yalnızsındır işte ve bu duygu bir bıçak gibi keser yüreğini... ince ince bir sızı hissetmeye başlarsın, tıpkı dün sabah hissettiğin gibi... 'Yarın' bugün olmuştur ve senin önünde yine sadece 'yarın' olmasını beklemekle geçecek bir bugün vardır. Daha kaç gün geçecektir 'yarın'ı bekleyerek bilinmez... Bekleyişlere yüklemişsen aşkını ve 'Yarın'ı bekleyerek tüketiyorsan zamanını, bekleme Çünkü; O Yarın Hiç Gelmez |
| | |
| | #30 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Seni Bekleyişimin Adı yok Aslında bir kibrit kafi gündüzleri tutuşturup,Gecenin gerdanına dizi dizi yıldızlar yapmaya. Hani sabahın boyu yetişse uzanıp öpecek alnından Ay'ı Bir de hep geç kalınmış ömrün son deminde gelmese ölüm Belki böylesi dar gelmez giyindiğimiz mutluluklar mevsimlerin peşine takılıp ta, Hüznü oradan oraya taşıyan yağmurlar gibiyim.. Sıcak avuçlarda buhar olup göğe karışan Soğuk bakışlarda buz kesip anlamdan alabildiğine uzaklaşan Seni bekleyişimin adı yok, Hasreti çeke çeke uzaklara götüren çok vagonlu trenlerin de. Hani giden gider de, geçmişi kalırya geride, Onu hep yaşlı gözlerle bekleyen. Zamanla dilindeki özlemi kırıverir zaman, en hassas yerinden çok geçmeden, çok geçiyor yokluğunun üzerinden, Haram saatler diziliyor boğazıma uzadıkça sensizlik, Tenhasına sere serpe uzandığım düşler de yetmiyor Yorgun arzularımı kışkırtmaya Verdiğim sözlere saklanmış militan kılıklı yalanlar yakayı ele veriyor bir bir Tutuklayıp aynalara hapsediyorum Sonra vicdanım delil yetersizliğinden serbest bırakıyor Seni bekleyişimin adı yok Dursun diye duvarlara çivilediğim zamanın da Payıma düşen yalnızlığın zirvesinde, Saçlarımla gizlice siyahını paylaşıyor gece. O zaman, bu şehir bir kez daha düşüyor gözümden Kalabalık kaldırımlarında adım adım eziliyor günahlarımın gölgesi Sanki ben değildim külçe külçe acıların sahibi Ağır korkuların ezip yel değirmelerine verdiği Savrulmuş bedenimin, rüzgarında ölmeden dirildiği Sanki sen değildin bırakıp giden Üstüne üstlük hiç gelmemişken Seni bekleyişimin adı yok.. Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimin de Şiirlerim şahit olsun ki İki satır arasına sığmıyor yalnızlığım Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına Yenik düştü keşkelerim oynadığım oyunlara Yine de teslim olmadım Ama sen, namluda hüzün Beni tam on ikiden vurdun Seni bekleyişimin adı yok GELMEYİŞİNİN DE !!! |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yüreğimden Kopup Gelen Nâmeler | dElikAnLı_38 | Kendi kaleminizden şiir ve deneme yazılarınız | 68 | 29-08-2008 16:23 |