HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | ^^MiReLa^^dan İnciler Sensiz kalmayı kaldıramıyor yüreğim. Kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor,hüzün dolu geceler yaşatıyor bana. Seninle birlikte olmanın tadını almışım bir kere,bundan vazgeçemiyorum. Alışkanlık değil bu. Her alışkanlık terk edilebilir bir gün. Oysa sen benim yaşam kaynağımsın.İnsan hayatından vazgeçebilir mi? Özlüyorum seni, zlemim büyüdükçe büyüyor içimde,durduramıyorum. Kavuşacağımız anı bekleyerek geçiyor zamanım. Hiç birşey zevk vermiyor bana sen yokken. Sıçrayarak uyanıyorum geceleri,yanıma bakıyorum,yoksun. Tekrar gözlerimi kapatıyorum,dönüp duruyorum sabaha kadar. Sensizken her güne yorgun uyanıyorum.Tadım yok işte anla. Oysa yanımdayken sen,günün tüm yorgunluğunu unutuyorum. Sohbetlerimizin keyfi ,dokunmalarının sihri, yaşanan tüm olumsuzlukları silip götürüyor.Huzurla dalıyorum uykuya. Seninleyken,sadece bir kaç saatlik uyku bile, ertesi günü ayakata ve sapasağlam geçirmeme yetiyor. Sevgilim olduğunu,varolduğunu bilmek yetiyor bana. Döneceksin biliyorum da,dayanamıyorum ne yapayım. Zamanı seninle,Sadece seninle geçirmek varken,aşkımızı büyütmek,tutkuyla yaşamak varken beklemek çok zor geliyor insana. "Şimdi olsa" diyorum, "Çıksam işten,gitsem yanına, yemek yesek birlikte, bir,iki kadeh şarap içsek, o gülse,ben baksam,heyecanlı heyecanlıanlatsa yaşadıklarını... Sonra güzelliğinden bahsetsem,şımartsam onu,boğazın kıyısında yürüsek birlikte,yamur üzerimize yağsa,üşüsek,sarılsak birbirimize,ısınsak tenimizin ateşiyle..." Ama yoksun işte. Bu gecede sensiz geçecek ve ben ne şarap içeceğim, ne yediğim yemekten zevk alacağım. Bu gece sevgilim,bir fırsatını bul ve üzerinde şehir ışıklarının dans ettiği denize bak. Çünkü ben ne zaman sensiz kalsam,denize bırakıyorum yüreğimi,sana ulaşması için. Çünkü seninleyken atıyor yüreğim. Haydi sevgilim gel,al yüreğimi öyle gel.... Ne olur..... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 3.808 İtibar Gücü: 21 | Ynt: Sensiz Kalmayı Kaldıramıyor Yüreğim yüreğine sağlık Mirella |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Sensiz Kalmayı Kaldıramıyor Yüreğim !... HOŞCAKAL...! Ben veda etmeyi pek beceremem.Duygularımıda pek açığa vuramam.Zaten.hele bu veda çok zor geliyor.Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu.Ama insanın kanı durmuyor işte,ne varsa bu son anlarda... Senden hatırlamanı bile istemiyorum,sadece temizliği ve saflığıyla yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde...! Ne güzel başlamıştı.İkimizde gençtik deli doluyduk,çoşkunluğumuzun son safhasında kanımızın kaynadığı bir anda gördük birbirimizi,sevdalandık. Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten ,en güzel heycanları en güzel bakışları yaşadık.Hem aşkı yaşadık ,zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık.Kavgaların en güzelinide biz yaptık.Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize... Sevdik, sevildik doruğuna vardık kutsal duyguların.AŞK yeminleri ettik tutamıyacağımızı bile bile.Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık.Ne alaylı bakan gözlere,nede dost sözlerine aldandık.Kendi ateşimizle yandık. Romantik şarkıları serin akşam üstleri yaşadık seninle.En güzel çiçekleri verdin bana.Rüyalarda bile hep ikimiz vardık.Gerçek aşkı tatdık bunu sende biliyorsun. Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değilmi...??Biz birlikte olmasakta...Güzel başlayan güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz.Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını biz yaşıyorus...Ne dersin buda Allah'ın bir lütfu değilmi bize_? Lütfen ağlama... Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların?Sen benim güçlü kocaman SEVGİLİM değilmisin?Güçlüsündür sen...Sen hep böyle hatırlamak istiyorum,haydi sil gözyaşlarını.Havada kararmak üzere,zaman bize hep acımazdı zaten.Yine öyle çabuk olmamızı istiyor herhalde... Şimdi arkana bakmadan lütfen git ve herşey burada bitsin... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 589 İtibar Gücü: 15 | Ynt: Sensiz Kalmayı Kaldıramıyor Yüreğim Sana kendimi anlatabilmek isterdim; korkularımı, umutlarımı, bazı geceler nasıl çaresiz kaldığımı, zor taşınan hasretler yüklediğimi yüreğime; sel gibi aksa da göz yaşlarımın sürükleyip götüremediği acılara saplandığımı… Hani, insanın elinin kolunun kalkmadığı günler vardır. Hiç bir ziyafet iştah açıcı gelmez. Kuşlara ıslıkla eşlik etmezsin, türkü söylemez, şiir okumazsın. Başını kaldırmazsın gökyüzüne; ne rüzgarı, ne güneşi hissetmezsin yüzünde… Kalbin, hayatta olduğundan atıyordur; yüreğin, yaşamı hissetmediğinden ölüdür. İşte; ne ölmeyi, ne yaşamayı beceremediğin o yerde konaklarım bazen; ulaşamazsın! Hani yerinde duramaz ya insan bazen, yaramaz bir çocuktan ödünç alınmış gibidir yüreğin… Bütün ağaçlara tırmanmak istersin, bütün nehirlerde yıkanmak… Zamanı önüne katıp koşarsın; biri biterken bir yenisi gelir aklına; türküler, şiirler sıralarsın. Bir türlü durduramazsın kahkahalarını, olur olmaz her şeye gülersin. Bulutlardan basamak yaparsın zirvelerde konaklamak için, yıldızlara nazire yaparsın yaktığın ateşlerle… İşte, ölümden kaçmak için hayatı kovaladığın yolculuklara çıkarım bazen; yetişemezsin! Hani, hayatın türlü sürprizler hazırladığını bilirsin bilmesine de hazırlıksız yakalanırsın her seferinde; bir el boğazını sıkar, yüreğin titrer iliklerine kadar. Tıpkı, elektrik kesilmiş ve karanlığa alışamamışken gözlerin, yıldırım düşmesi gibi bir yerlere… Aynı anda hem kör, hem sağır olursun bir kaç saniye için… Ya derin bir oh çekersin ortasında, ya ölürsün. İşte, ölüp ölüp dirildiğim anlar olur bazen, geri döndüğüm her seferde; yarım kalmış sevinçler vardır, atılamamış çığlıklar, kederin dilsiz bıraktığı bir dağ gibiyimdir; taşıyamazsın! Hani, yalnızlık ürkütücü gelir çoğu insana, sürekli kalabalığa karışmak ister, hep birileri olmalıdır yanında; kendi sesini duymaktan korkar. Bilirim, delilik derler; ama kendimle konuşurum her zaman, kavgalarım kansız bitmez. Kazandığım her savaşın ödülü, kendimle çıktığım bir yolculuktur. Kimi zaman bir deniz kenarında martılarla bölüşürüm simidimi, tek kişiliktir masam; kimi zaman evden dışarı atarım kendimi, ayaklarım nereye götürecek bilmem. Kaybettiğimde, daha derinlerde olduğunu düşünürüm nedenlerin, yanıtların; sırra kadem basarım; yalnızlığa alışamazsın! Hani, hüzünlüdür gülümsemeler bazen; yağmura eşlik eden güneş gibidir yüzün… İşte, böyle tezatlarla doluyumdur ben de… Herkes konuşurken, tek söz etmek gelmez içimden, sessizlikte çözülür dilim, yüreğim uykusundan sıçrar. Acılarla tutuştuğumda ayak direrim ölüme; mutluyken, inatlaşmam. Kederde soğukkanlıyımdır, sevinçte sulu gözlü… Herkes, her şeyden elimi ayağımı çektim zannettiğinde, aslında daha ilgiliyimdir hayatla ve kendimle… İçkiden, değil sarhoş olmak, yalpaladığım bile görülmemiştir; oysa başımı döndürür yaşamak... Yüreğim engindir belki, ama taşkındır gelgitleri; nefes alamazsın! Evet, insanlar gülsün isterim ben de sevsin, sevilsin; gözlerinden hırs, yüreklerinden nefret silinsin! Güneşin batışındaki hüznü, doğuşundaki umudu alabildiğine hissetsin. Bahara kucak açmış bir ağacı da solmuş bir çiçeği de fark etsin. Kör gözlerle seyretmesin akıp giden hayatı… Sadece kendi için değil, başkaları için de arayabilsin mutluluğu, düşleri bencil olmasın. Sormaktan, öğrenmekten korkmasın. Yaşamak, sadece kendi hakkı sanmasın. Ancak, istediğinle yaptığın birbirini tutmaz her zaman; her şeye rağmen sevmek ve yaşamak zor gelir. İşte böyle günlerde, üzerim sevdiklerimi; teselli bulamazsın! Evet, bilirsin dara düştüğünde yanında olacağımı; elini tutup, gözlerinin ta içine bakarak “geçti!” diyeceğimi… Bir anlık sevmediğimi, sevdiğime yalan söylemediğimi… İş oraya vardığında, gerçeklerden tokatlar indireceğimi yüzüne, güvenirsin! Umutsuzluk bir hastalıktır bilirim, gün gelir mutsuzluğa alışır insan, kılını kıpırdatmaz kurtulmak için! Yanıtlar arayacak soruları yoktur, üstelik soru sormak, mehtapsız bir gecede, bilmediğin sularda yüzmek gibidir; tedirgin edici ve tehlikeli… Dipsiz bir kuyuya mı çekileceksin, daha önce ayak basılmamış bir kumsala mı çıkacaksın kestiremezsin. Belki de farkında olmadan yaptığın bir tercihtir güvenli sular… Benimleyken, emniyette değilsin! Hani, karşılıksız sevmek ve karşılıksız vermekten bahseder dururuz hep… Oysa, karşılıklıdır her şey… Seni sevmediğini hissettiğin birinden, nefret etmeyebilirsin belki; ama sevmezsin de… Farkında olsan da olmasan da hesap tutarsın; hiç almadan hep vermekten bıkarsın. Sevdiğimi bildiğinden seversin beni, arada aldığından verirsin. İkimiz de biliyoruz ki hayatımız fazlasıyla kısa sürgitler için, sabredemezsin! Yaşamak, en büyük maceramız derler; hayatsa, bizlere verilmiş en büyük hediye… Bir dostun getirdiği paketi açıp, beğensek de beğenmesek de gülümsememiz gibi, memnun olmama hakkımız yoktur sanki… Ben, paketimi açtığımda, hoşlanmadım gördüğüm pek çok şeyden… Doğruydu, yaşamak bir maceraydı; bilmediğim çok şey vardı, aranacak ve bulunacak nice bela, yanıt, umut; ama vazgeçilmez, paha biçilmez bir hediyeye dönüştüremedim hayatımı… Üstünde çalışmalıydım. Henüz bitirmemişken, benimle paylaşamazsın! Cenneti yeryüzüne indirdiğim zamanlarda, içimdeki ormanda dolaşırsın keyfince, cehennemde saklanacak delik ararsın. Oysa, ormansa istediğin, er geç yangınla yüzleşmen gerekir. Ağaçların türküsü, çiçeklerin gülümsemesi, ırmakların şiiri içinse gelişin ve alevlerle dağlanmamışsa yüreğin, ateşimde yanamazsın! Düşündüğünü söylemek basittir çoğu zaman; bilgi dağarcığında biriktirdiğin, özümsediğin cümleleri sıralayabilirsin kolaylıkla, kanıtlar gösterebilirsin. Aklınla galip çıktığın savaşlar vardır, düşüncelerini çarpıştırdığın insanlar… Kaybetmek, yenilmek demek değildir; yeni ufuklar açmaktır önünde; irdeleyecek başka fikirler, okuyacak yeni kitaplar bulmaktır. Oysa karmaşıktır yüreğinin dili, aklının dilinden bir şey anlamaz. Faydasızdır, hayır dediğine direnmek; sonunda yola getirir seni ve heyhat, sivri dillidir yüreğim; kaldıramazsın! Hani, denize nazır bir tepede yürürken, ufku göstermiştin bana; ulaşılmaz bir beyazlığı vardı, geleceğe bakıyoruz demiştin, umuda… Benimse, uçurumun kenarında kurumuş, küçük bir ağaca takılmıştı gözüm, hiçbir süsü yoktu; ne çiçeği, ne yaprağı; yine de o kadar güzeldi ki! Seni dinlemediğimi sanmıştın; oysa kaçırmamıştım hiçbir şeyi; ne manzarayı, ne sözlerini; sadece, umuttan önce hüzün yerleşmişti yüreğime…İşte o günkü gibi, olur olmadık yerde hazana döner mevsimim; yüzüm sararır, gözlerim dolar, fırtınalar kopar içimde; tutunamazsın! Evet, insanların konuşacak şeyleri olmalı, haklısın. Üstelik, bilirsin çekilir sohbetim… Ancak, sessizliği de paylaşabilmek isterim sevdiğimle; eli elimde, gözleri yıldızlardayken, kalbinin atışlarını dinlesin; ay ışığında türküleri olsun söyleyecek. İşte, zamanı durdurduğum, sözcükleri öldürdüğüm anlarım olur benim; bir dize veya ezgi değilsen, sesini duyuramazsın! Kederin kışı çöker üstüme bazen, hüzünler kuşanırım, boynuma dolanır acılar... Başımın üzerinde kapkara bulutlarla gezinirim, yağmayı bilmem. Tozu dumana katan rüzgarım, dert kaldırır değdiği yerden, ayazım dayanılmazdır, ısınamazsın! Hani bazen, kör ve sağırdır en yakınındaki insanlar, sözcükler işe yaramadığında, yürekler girmelidir devreye, bir dokunuşla avutulabilir dertler vardır. “Boş ver!” ya da “Adam sen de!” denildiğinde, ister istemez geri çekilir insan; sorular, kaçmak için en iyi bahanedir. Yargısız infazlar yapılmadan, incitip incinmeden ve hala seviyorken, vazgeçmen gerekir. Sen de vazgeçmelisin! Sonra, “Hoşça kal!”dan önceki, öldürücü birkaç cümlenin zamanı gelir: Sen, beni fazla duygusal buldun, elinde sırça bir yürekle uzun bir yolculuğa çıkmaktan korktun. Ben seni, duyarsız ve tepkisiz; aslında, ikimiz de olmak isteyip de olamadığımız insanlar gördük birbirimize bakınca; ben her şeyi dert etmekten bıkmıştım, sen, her şeye kafanı çevirmekten… Sanırım bu yüzden, biz olmayı beceremedik bir aradayken... Hoşça kal! |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Sensiz Kalmayı Kaldıramıyor Yüreğim Aslını yazıyorum kara geceden, Bu kalemsizlik kağıttan, İsyana sessizlik getirisinden, Tutkun açmazlarında derin ruhun, Yenik ve mazbut belirsizlik ağıtı, Kıvranma zamanları alınırken, Kıvranan bilumum hayattan, Acıyan gövdesinde gözyaşı biriktiren, Toplanmışlık seferi, Giderayak gölgesiz, Yenilmek için beyaz sabaha, Yenilenmek için belki de korlanan mahşerden, Serilmek yüzü koyun günaha, Beyaz’da bir nokta tufanı, Renksizlik hançer yarası, Sanrısına tutanak iliştiren sevda, Sarmaşık vaazları utangaçlığında, Debelenen zaman, Kalansı, Ayrılmanın uzak ülkesi kıvamında, Mevsimsizlik buluşması, Aşk derlermiş buna, Kendimden kavgasız yaşama, Telkin gerektirmeden, Meraksız ve bir o kadar zararsız, Kapılmak dürtüsü, Değilim kendimde, Hazana düşen yaprak ölüsü, Denizfeneri yalnızlığı, Yazılmamışlığın öyküsü, Aşk olmadan da olur, Şiirle sevişmenin büyüsü... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | ^^MiReLa^^dan İnciler Bütün lambalarını yak evinin, Ve bütün perdelerini aç, Ve bekle gelmeyecek sevgiliyi. Bütün ihtimalleri sonuna kadar kullan, Umutsuz harflerle umutlu tümceler kur, Ve yaşamak gibi anla her şeyi. Biraz da kendini anla. Kalbim; Sana kanamak yakışır... Mazideki anılar kadardır gözyaşları, Ve hatıralar kadardır kan damlaları, Bir gün kanamaz,ağlamaz olursun. Belki de yorgunluğunla unutursun... Kalbim; Vazgeç bu sevdadan, Kendinden geçmeden... Seven ağlatır mı sevdiğini? Ama seven de sendin,ağlayan da. Hasret ilmeği dolandığında boynuna, An ve an kanayan da, Onu isteyende sendin son arzunda... Kalbim; Yargısız infazları infaz et O seni infaz etmeden... Sendin, Adımlarını delice yoran. Sendin, Gece gündüz ağlayan. Sendin, Sevdayı sevda için yaşayan. Ve sendin, Nefes aldıkça onu arayan, O yoksa yok olan sendin... Kalbim; Zamansız isyanları azad et kendinden, O seni azad etmeden... Bir zemheri sevda için düştün dile Ne gurur kaldı ne onur, Bilki; Cehennem ateşinin odunu o'dur... Kalbim; Yak bu şiiri O seni yakmadan... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM Ne zaman seni düşünsem yalnızlığım aklıma gelir Bir ürperti gibi derinden derine duyarım çaresizliğimi Nedir bu gürültüler derim, top patlamaları Nedir bu şakaklarımda zonklayan ağrı İçimden dalga dalga boşanan gözyaşları ne Bu hangi nehir ki uzayıp gider alabildiğine Nedir bu ümitsizlik dolu bu kahır dolu yaşlar Bu denizler altında kopup gelen firtına Bu bir çağlayan gibi uğultulu yaşlar Oysa zamandır ilerleyen imkansızlıklar içinde Başlangıcı olmayan bir sondur yaklaştığım Bu ipince nehir nereye gidiyor bilen var mı ? Ağlatan ne ben O doyamadığım dakikalar mı ? Düşen aksi mi gözlerime o bal rengi gözlerin Ki içimde çalkantısıyla hıçkırır denizlerin Sorarım; bu ağlamak ne kadar, nereye kadar O zaman rüzgar durur, fırtına diner ansızın Kapanır yorgun gözlerim bir gece başlar Ve karanlık uykularla rer ağlama saatleri Uyanınca bir ıslak şafaktır görürüm Bir büyük resimdir gökyüzü seyrederim Yine özleminle yanip tutuşur gözbebeklerim Duyarım vurgularını başımda çaresizliğin Ben ağlayacak adam değildim bir kadın için Beni perişan edecek ne vardı bu kadar Bir de "Erkekler ağlamaz" diyorsun Tanrılığından utanmasa Tanrı bile ağlar. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM Hüzünleri kelebek ömürlü yarim, Farkında mısın bilmiyorum ama ben seninle yeni hayatın inşasındayım. Ve mutlu bir sevdaya iki güzel kalbi yerlestime cabasındayım. Güzel gülüşlerini mutsuz insanların yüreklerine hediye etme telasındayım.. Mutlulukları okyanusların dibindeki cakıltaslarından daha cok olan sevdigim, Gectigin her yolun kenarına bir sevgi tuhumu ekecegim Uğradıgın her karanlık sokaga parlak bir yıldız hediye edecegim. Bahar rüzgarı olup senin saclarına delice esecegim Kalbindeki sevgileri kuru ekmek misali yüregimde palasan biricigim; Ömrümün son nefesine kadar seni senin kalbinde sevecegim Tatlı yüzündei tebessümleri mavi gökyüzüne cizecegim Sen güldügünde ise dünyanın bahar bahcesine bir gül daha ekleyecegim.. |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: KALBİM eline yüreğine sağlık sayın cumhur başkanım... Benle birlikte eriyen mumda söndü sonunda… Telefon ışığını da açmıyorum, sadece camdan giren bi karanlık var yanımda, bir de buzdolabından gelen sesler kulağımda … Radyoda tek dinlemelik bi şarkı çıktı seni/beni/bizi anlatmaya yetmeyen cümleler kuran…Resmini çıkardım defterimin arasından, yanında sessizce dökülen sağnak ağlamam… Bi’ de içinde tek dal kalan Parlement sigaram!!! Seni özlemenin burukluğu var içimde bu akşam. Bir tek sen yoksun yanımda.. Seni benden ayıran lanet minibüs parketmiş otogara!. Dışarıda hava berbat, yine sensizlik esiyor Ankara’ya… Yine berbat bi fırtına sensizliğin mayhoş tadını vuruyor suratıma!!! ‘Görüyorsun! O yok artık!” diye haykırıyor bana… Kalbimi sedyelerde taşır olmuşum, zaten o da durmuş gidişinden sonra.. Üzerinde hayattan eser kalmamış, sadece senden geri kalan birkaç yara!!! Seni görmüştüm o lanet -insanları birbirinden ayırmaktan başka işe yaramayan- minibüsün yanında. Saat 6’ydı galiba, günlerden Çarşamba yada Cuma…Pek de önemi yoktu günlerin bu zamana kadar! Aslında yine önemi yok hâlâ… Öldüğüm gün, gittiğin günle aynı zamanda… Sonunda gittin işte… Sen bana gitmek için gelmiştin yine!!! |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM Sizinde ellerinize sağlık yeni mesai arkadaşım ![]() Yollarimiz burada ayriliyor Artik birbirimize iki yabanciyiz Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa Her seyi evet her seyi unutmaliyiz Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme Insan ne kadar sevse unutabilir Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer Sen de unutursun bir gun gelir Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi O gunlerce gecelerce sevismelerimizi Her seyi evet her seyi unutabilirsin Hatta butun yazdiklarimi satir satir Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sonunda Bitti- ^^MiReLa^^ | ^^DoLCe^^ | Paylaşmak İstedikleriniz | 16 | 25-11-2007 23:17 |
| ^^MiReLa^^ & Anibus_Rocker :) Güncellendi :) | ^^DoLCe^^ | Üye Resimleri | 122 | 20-11-2007 01:14 |
| Bush'tan İncileR | ahSenTi | Mizah & Eğlence | 6 | 03-05-2007 16:38 |
| İşte 19 luk ^^MiReLa^^ | ^^DoLCe^^ | Üye Resimleri | 52 | 23-02-2007 09:28 |
| (^^>>>MiReLa<<<^^)NIN MİZAH KÖŞESİYMİYMİŞ NE :) | ^^DoLCe^^ | Mizah & Eğlence | 475 | 07-01-2007 05:58 |