HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ne yağmura aldırıyorum bu gece sağanak halinde gözlerimden yağan nede aşkın köz olup gönlümü sarmasına duman duman bir nefes beklediğim yok aslında közü tekrar alevlendirecek yada bir el yaşlarımı gönlüme gitmeden silecek... öylesine bir yağmur işte bir köz işte öylesine her zamankinden zamansız ve gene amansız en hazırlıksız anımda yağıp yağmamakta yanıp yanmamakta kararsız... yarim olsaydın böyle gel-git iklimlere teslim edermiydim yüreğimi hiç canım desen , yarim desen ne zaman yağıp ne zaman yanacağımı hiç şaşırırmıydım böylesine... biraz üşüsen cayır cayır yanmaz mıydım ? senin için yağmaz mıydım ? üstüne rahmet rahmet sıcaktan bıktım desen... ahhh yar ! ben bütün iklimleri belki ihtiyacın olur diye yüreğimde saklıyorum beni böylesine yıpratsa bile hala yaşıyorsam senin için senin için yaşıyorum... |
| | |
| | #12 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: Sensiz Kalmayı Kaldıramıyor Yüreğim Damla damla yağıyor yüreğimin yağmurları, saçaklarından ruhuma işliyor ağır ağır, sensizliğin dili suskun, yaralı bir yavru misali acıtıyor yokluğun, sızlatıyor kalbimi... Sen niyetine dağlıyorum yüreğimin kanayan yaralarını, bu acı bitsin diye haykırırcasına ve gül rengi akşamlar alaca karanlığa doğmakta yokluğunda... Anıların tam orta yerinde sapladığın kara saplı hançer, öylesine canlı ve öylesine deşiyorsun ki hatıraları, tekrar tekrar yaşıyorum her bir anını.... Canım ağlıyor... Yokluğunun zehirli sarmaşıkları sarmış tüm hayat bağlarımı ve gücüm tükenene kadar direniyorum... Sensizliğin zehirleyen tadını ölesiye tadıyorum her hücremle... Sensizlikte tükeniyorum.. |
| | |
| | #13 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() ^^HÜZÜN TÜCCARI^^ ![]() Kendi hüznünü yetiştirirdi önceleri O hüznüyle beslenir, Bitince hüznü, Gözyaşıyla besler, hüzün tekrar yeşillenir. Tekrar beslenir. Gel zaman git zaman Yetmez oldu ona kendi hüznü, Hüzün alıp hüzün satmaya başladı, Tanırdı, bütün yaralı kalpleri. Onun tek müşterisiydi, İnsanların yaşlı gözleri, Yarım kalan hikayelerin hepsini bilir, O yarımları alır kendi yarımlarına eklerdi. İki yarımın bir tam yapmasını beklerdi. Hiç gökyüzüne bakmazdı, Hep yerdeydi gözü, Bilirdi ki düşen yaşardı en büyük hüznü. Hüzün alıp hüzün satardı, Geceleri sadece kendi karanlığına yatardı. Hüzün nerdeyse onu izlerdi, Onu kaybetmekten korkar, Tek tek alıp dizelere gizlerdi. En iyi hüznü o satardı, rakibi yoktu. En iyisi onda bulunurdu, acılar memleketinde. Sınıflandırmıştı hüzünleri Bedelleri yazardı etiketlerinde. Hüzün tüccarıydı, hüzün alıp hüzün satardı. |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() Uzun zaman geçer Ararsınız sıcaklığını biryerlerde Ama çok geçtir sevmek için İçinizde bir acı vardır Kaynamakta olan bir volkan Zordur söndürmek zorunda olmanız Elinizin,kolunuzun bağlı olması zordur Kanayan yaraya pamuk basmak zordur Unutmaya çalışmaktır en makulü Ama o da zordur Çünkü bişeyler asla unutulmaz Olsa olsa alışkanlık halini alır Tıpkı şimdi olduğu gibi Bunada alışırım... |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() Bir akşamüstü bir rüzgâr yapıştı belime, içtik beraber. Sarhoşluk daha çok acıtır dedi, gözleri yaşararak. Önce inanmadım. Sonra kudurdu, kudurdu. Başım döndü, bağırdım... Sen giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun. Sen giderken birtanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun. Sen giderken aşkım, Sen hâlâ bendeydin. Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini. Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni. Süzülen damlaların sıcaklığında, Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarlarda unuttun seni. Terasta içilen bir bardak çayda ya da bir bardak birada unuttun. Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun. Beyoğlu'nun o güzel sokaklarında, O ıssız kalabalıkta unuttun kendini. Söylenen yalanlarda, 'iyi ki varsın” larda unuttun seni ve beni. Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi. Bir daha birlikte çıkamayacağımız Yeniköy’deki çay bahçesinde, Papatya'da unuttun bizi. Adını bir türlü koyamadığın gelecekteki güzel günlerimizde unuttun. Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi. Sen giderken birtanem, SENİ BENDE UNUTTUN !!! ![]() |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() şurada burada sıkılmış limon kesikleri paslanmaya bırakılmış demir çubuklar tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış kentin dokusunu acımasız kasırgalar arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular giysilerden yalnızlığın kokusunu aşk mevsimi değil miydi bahar elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar hani nerede eşlerine kur yapan kumrular kuş cıvıltılarına hasret kulaklar denizler denli derin içezikliği geleceksen sekizinci günde gel sevgilim burada haftanın yedi gününde de aşka geçit vermiyor yağmurlar yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar” |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() AŞK ... Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen. Aşk; bazen bir zaman hatasıdır. Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara. Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır. Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak... Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır. Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır. Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır. Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir. Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır. Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını. Aşk; vazgeçmektir gözlerinden. Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır. Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir. Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir. Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır. İclâl Aydın ![]() |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() Biliyor musun Bu sana son seslenişim. Belki beni duyuyorsun, Belki de kulağında yepyeni ezgilerle Bambaşka hayatlarda yelken açmış yüzüyorsun. Biraz sonra yalnız bıraktığın Ben’i de yanıma alıp Sensiz diyarlara yola çıkacağım. Gitmeden önce sana bu satırları yazmak istedim. Hoş ne yazacağımı da bilmiyorum ya! Yine de içimden geldi işte... O hep oturduğumuz, Üzerinde mum ışığının dansettiği masa Ve radyoda şarkılarımız... Sen gittiğinden beri daha az açar oldum pencereleri. Odada genzimi yakan bir küf kokusu var. Hatırlar mısın Güneşin keskin turuncusu süzülürken pencereden içeri, Ellerimi avuçlarının içine alıp, Gözlerini gözlerime kenetleyip İlk defa sevdiğini söylemiştin bu masada bana. O an haykırmak gelmişti içimden. Tıpkı bir çocuğun, Uzaktan gelen babasını gördü mü Koşup koşup kucağına atlaması gibi, Ben de sarılıp, öpmek istemiştim seni. Ama yapamamıştım sana ağırbaşlı görünebilmek adına. Gözlerimi gözlerinden kaçırıp, Belli belirsiz “ ben de “ demiştim fısıldarcasına... Ahh bu duvarların dili olsa... Birazdan Ben’i yanıma alıp, Ben de gidiyorum işte. Sana yazdığım bu mektubu Düzgünce katlayıp Masanın üzerindeki şamdanın altına koyacağım. İşte radyoyu da kapattım. Artık şarkılarımız da yok! İyiden iyiye yalnız kalacak az sonra bu oda. Eğer Eğer başka hayatlara yelken açmamışsan, Olur ya yüreğinde ayrılığın sızısını hissedersen Ve bir şeyler seni buraya çekerse tekrar Anahtarı her zaman olduğu gibi paspasın altında bulabilirsin. Usulca içeri girip, Pencereleri ardına kadar aç Ve rüzgara sevgini fısılda. O zaman seni duyup, Belki buruk yüreğimle gelebilirim . Şimdi gitme vakti. Sensiz diyarlara , Belirsizliğe gitme vakti... Umarım Mektubum sararmadan, Yazdıklarım uçmadan Sevgini fısıldar mısın...? Hoşçakal... ![]() |
| | |
| | #19 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM Karışacak uzaklığa, Teorisine boyun büken cesetler şehri, Kalkacak zaman dizlerinin dibinden, Orta yerinde saat kulesi, Çatlak dudaklar, Bohem yuvasından fışkıran kehanet, Kırılgan iskeletlerin toprağı, Saldırgan, Yabani sarmaşıklar altında kurulan tuzak, Barlarda öpüşen kızlar, Ve düşten kovulan sahipsizlik, Alıngan, Tut ki, yürek bu savurgan, Dağların dumanına ağıt yaktıran, Bir bakıştan metazori, Sevdim desem, Sevmek zor iştir, Kadavralardır başkaldıran, Her köşe başını tutan, Dört duvar itirazsız büyüyen çocuklar, Ne söz geçen sabahlar beni ağlatan, Ne ayrıştırmak moleküllerine gerçeği, Gerekçesiz her yalandan, Bakamadığım yüzlerin gölgesinde, Fasıllar okunur şikayetsiz, İç çekişten kanayan yaralarına, Karışacak biliyorum, Pıhtısında sinüs eğrisi, Kırılan kadehte aynaların yoksulluğu bu, Ve yudum yudum aşk, Boylu boyunca, Kavuşacak giyilmesi çıplak geceden, Yengeç kıskacında kum tanesi, Sen, Karanfil tozu dudaklar kalanı, Isırgan, Ben, Yalnızlığın vazgeçilmez fedaisi, Kendi acılarından kovulgan, Batacak bu şehir gözlerinde, Gözlerin ki, Yüreğime okyanuslar devşiren, Ruhumu sattığım melankolik kemancı, Sustu mu yoksa habersizce, Firarında migren, Melekler tepesinde çırılçıplak, Yıldızlar biriktiren, Güldü mü yüzüme kimsesizce, Alışacak biliyorum, Asla bir şiir gibi değil, El yazması bir kitaptan düşen tarihim, Gelip geçecek bir anda, /Aslolan ben, Ve sana kalan, Hiçbirşeyliğim.... |
| | |
| | #20 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: KALBİM ![]() Hiç umutlarınızın bittiğini sandığınız "tamam, hiç daha kötüsü olmamıştı" dediğiniz zamanlarınız oldu mu. Ya da "bittim, mahvoldum" dediğiniz? Damağınızda acımsı bir tadın hiç geçmediğini; yüreğinizdeki o mengenenin de canınızı sıktıkça sıktığını hiç hissettiniz mi? Yalnızsınızdır. Savunmasızsınızdır. Yorgunsunuzdur. Anlatamaz, anlayamazsınız da. Gözünüzde bir damla yaş, her an hazırdır akmaya. Sebepli yada sebepsiz... Soğuktur elleriniz, belki ısıtacak bir elin olmamasından. Çirkinsinizdir kendinizce. Aynalara da küs... Gözlerinizdeki pırıltılar yok oldu, yok olacak gibidir... Çaresizsinizdir. Sebep çoktur. Ya parasızsınızdır, ya terkedilmiş, ya hasta. Aslında yüzlerce ya da’dır sizi bu hale getiren. Ne zaman geçecek bilmezsiniz. "umut garibin ekmeği" umarda umarsınız. Ya çaba? Oysa hiç gördünüz mü, kim bilir kaç gün olmuş dalından koparılmış kasımpatlarını? Hala dimdik, hala ayakta, hala pırıl pırıl. Koparılmaya inat solmamaya kararlı. Oysa; aklımız hep güllerdedir, hep lalelerde... Solmak, kurumak çok kolay. Oysa dimdik ayakta durabilmek önemli olan. Yılmamak zorluklardan... Hayallerden, umutlardan vazgeçmemek asıl olan. Ne dersiniz denemeye var mısınız kasımpatı olmayı? Herşeye rağmen, herşeye inat... ![]() |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sonunda Bitti- ^^MiReLa^^ | ^^DoLCe^^ | Paylaşmak İstedikleriniz | 16 | 25-11-2007 23:17 |
| ^^MiReLa^^ & Anibus_Rocker :) Güncellendi :) | ^^DoLCe^^ | Üye Resimleri | 122 | 20-11-2007 01:14 |
| Bush'tan İncileR | ahSenTi | Mizah & Eğlence | 6 | 03-05-2007 16:38 |
| İşte 19 luk ^^MiReLa^^ | ^^DoLCe^^ | Üye Resimleri | 52 | 23-02-2007 09:28 |
| (^^>>>MiReLa<<<^^)NIN MİZAH KÖŞESİYMİYMİŞ NE :) | ^^DoLCe^^ | Mizah & Eğlence | 475 | 07-01-2007 05:58 |