HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Demir kapılar arkasına sakla beni zaman. Karanlık kuyuları içime doldur. Bütün ağaçlarımı kurtlar kemirmiş, toprak sıvalarım un ufak. Son vaktinde bir bağdayim çöktü çökecek. Tabak taşları çizgi çizgi eğrilmiş bir tepeden bozkırı dinliyorum. Yazgım, bir rüzgarla son bulmak, bir rüzgarla yerle yeksan olmak. Sen hala yalan dokuyorsun gülerek nakış nakış. Kırk yamalı yorgansın işte, kırk umuttan arta kalan. Zaman, bütün ömürlerden daha kalleşsin sen. Bir yağmurda çözülür bütün ilmeklerin, alacalanır bir yağmurda bütün renklerin. Hayata dair her şey yalan, sen kendin bile yalansın zaman... Sen her zaman haklıydın. İnce eleyip sık dokumadan, her cümleyi sözcük sözcük eşelemeden anlaşabilirdik. Zamanı geldiğinde susabilseydim, kendime “idare et işte ne çıkar” diyebilseydim. Sabır ekmek istemez, su istemez... Biraz sabırlı olabilseydim korukları helva yapacaktı ikimize de sonbahar. Kim öğretti bu kadar cümleyi, kimden öğrendik bu alışılmış bilgiç tavırları bilmiyorum. “O zaman ama ben kendim olamam ki” demeyi hangi şarkıdan ezberledik? “Çok ararsın beni, benim gibisini bir daha bulamazsın” demiştin. Haklı olduğunu anlamak için çok geç kaldım. Biraz daha nazlanırım, katlanırsın, dayanırsın sanmışım. Köprünün altından akıp geçecek kadar su kalmamış. Çaylarım kurumuş, derelerim susmuş, söğütlerim öksüz şimdi. Az sonra son kum tanesi de düşünce önceden belirlediğim gibi yerimden kalkacağım. Kanepeye uzanıp aklımdaki bütün düşüncelerin yerine rüzgarda salınan geniş çayırları koyacağım. Güneşin altında nazlı nazlı salınan, içine sarı çiçekler serpiştirdiğim çayırları... Eğer sıkılırsam divanımdan aşağı süzülüp düşten çayırıma uzanacağım. Ot kokuları arasından göğün mavisi beni çağıracak. Kardan beyaz, pamuktan daha yumuşak Kasım bulutları geçireceğim üzerimden. İnsan yüzlerine, ağaçlara, arabalara, kuzulara, geyiklere, kuşlara benzeyecekler. Ardından ince, ılık bir yağmur gelecek. İlk damlalar incecik yapraklarda titreyecek, ardından bütün çayır irkilecek. Uzandığım yerde yağmuru karşılayacağım. Her damla yüzüm, ellerim ve çıplak ayaklarımda Kasım, ben sırılsıklam sarhoş olacağım. Çaresizim, seni kendimden uzak tutmayı başaramıyorum. Beynimi, düşüncelerimi senden uzak tutabilmek için her yolu denedim. Elimde olsa bana seni anımsatan her nesneyi, her biçimi, her rengi, bütün güzel kokuları çelik bir kasaya kilitleyeceğim. Yedi kat çelikten yapılmış, yedi kat yer altı gibi bir kasaya... Senden sonra, Suların dipsiz karanlıklardan sabahın ilk ışıklarında laciverde boyandığı, mavilere boyandığı zamanları bekledim. Güneşin yükselip denizi gümüş tellerle süslediği, ışığın dalgalarla oynaştığı saatlere kadar bekledim. Mavi kuşakları taptaze, beyazı martı gibi bir kayıkla gelmeni düşledim. Yorgun bir dalganın önünde koşa koşa gelip feneri kucakla istedim, köpük köpüğe... Bütün umutları ardından süpürüp gitmene rağmen, inatla seni bekledim. Gün doğmadan umutlar tükenmez diyen sözlere inanmak istedim. Kucağında mucizeler getiren, mucizeleri emziren zamana sığındım. Meğer yeni doğan güneşin kollarında mayalansa bile zaman yine de yalanmış. Badanası yüz kat, her beyazı başka ait fener duvarına sırtımı yaslayıp oturdum. Sabah olmadan, tan yeri atmadan. Ben hala bildiğin gibiyim. Uslanmadım, usanmadım, bildiğin gibi inatçıyım hala... Hala kızdığımda aklıma gelen, en son söylenmesi gereken sözleri söylüyorum, sözünü tutamadım, çenemi tutamadım ah ne kadar pişmanım bilsen… Tüm sözlerimi kilitledim duvarlara gömdüm harç harç… Bütün yanlışların suçunu kendime yüklemekten de vaz geçtim. Ben şuan beynindeki kişi değilim biliyorum, ben benim hala seni çıkarsız seven, bekleyen.Hatalı olduğum, yanlış yaptığım zamanlar senin de çok doğru davranmadığını biliyorum, hatalıydım, hatalıydın…Ama artık çok geç, mutlu olabilirdik, bir yerlerde yanlış yaptık sen de ben de biliyorum. Ah şimdi olmadık zamanlardayım, olmadık mevsimlerde, sende kendimi de yitirmişim bilmeden… Değişen tek şey özlemin…Önceden bekliyordum gelmeni, şimdi gelmeyeceksin biliyorum… Özlemin dağ olacak, deniz olacak, kuduracak dalgaları yüreğimde, paramparça edecek… Zaman, Ey zaman…Koşarak geç, dört nala geç istersen ömrümün üzerinden. Mevsimleri savur , istersen senelerini yığ yoluma.Madem ki ben O’ nu yitirdim, Madem ki O beni sevmedi hiç… Git durmadan Koş zaman… Koş… Sen elleri kan içinde bir katilsin... Hüzün kadar gerçek, AŞK kadar yalansın... SANADIR YAR... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 28.09.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.442 İtibar Gücü: 14 | Güneşler dönerken gözlerinin bakir koyaklarında Dilindeki özleyişlerin cemreleri düşüyor şiirlerime Göğümde bulut, ırmağımda su, toprağımda sevinçle Ruhundaki şarkılarla çoğul sevinçlere doluyorum ben Bütün acıların öğütüldüğü bir değirmende bile sevdayı gözler yorgun yürek. Yaşamın gizli bahçelerinde tüm sancılar bir gülden alır can suyunu bebeğim. Ak düşen saçlarımı okşarken, sür dudaklarını seni seven gönlüme. Gözlerini aydınlığıma çevir ve çıkar gönlünü sıkan askılarını bu gece bedeninden. Bir sevdanın direnç kapsüllerini tüketti zaman. Bardakta rakı, tabakta kavunla nuru dişledi adam. Gönül labirentte aşkı buldu, nur bekleyişlerle yoruldu. Şiir küstü kağıtlara pusulasız, ihanet geceye sarıldı duldasız. Kadın içlendi, adam zevkle inledi, bardak kırıldı, tabaktaki kavun tutkuya dönüştü, mum söndü, gece bitti. Alnımdaki kader yazgılarına gülüşünün ahengini işlemiş tanrı. Yalnız senin olduğun bir dünyada yaşamak mutlulukların en ulaşılmazı. Seni sevmek ölümsüzlüğün en tarifsiz tadı kadınım. Günlerinin sağrısından düşen hüzün damlalarında bile seni düşündüm gül dudaklım. Sesin can suyum, vefan avucumdaki umudumdu. Seni sardım gönlüme yüreğim acıyınca. Sevdam aşkınla anlam buldu özleminin her anında. Ağrısını yürekten sağan dudak bükümlerinde sen ve ben kaldırım yalnızlığımızı adımlarız, biçare düşlerimizle. Mutluluk elim sendelerimizle çocukluğumuzu dişleriz şiirlerimizde. Kapıdan girmesini dilediğin vefa, sokakta seni kollayan kabadayı bir eda ve yatağında saçlarını ve gönlünü okşayan sefayım ben. Ruhundaki ölümsüz şarkıya güfte, yaşamının her anında seni saracak kutsal bir beste olmayı diliyorum yüreğimin sol ağrısı. Gölge düşüşlerine sarılınca bahar, havalanır şiirlerimin ovalarına kuşlar. Fırtınaların kuytulara çekildiği dağlarda yaman hasretlerle yankılanır şarkılar. Sevdamızın sürgünleri büyüyor menekşe kokulum, geceler seninle aşkıma ruhuna dolar. Adımlarının yorgun tıpırtılarında özlemli bir gece düşer yüzünün zülfüne. Hayatın bütün yükünü sırtlayıp omzuna, geçersin sinsi kalabalıklardan yürekli şarkılarla. Ben suya düşürdüğün sevda gülüşünle seni tanımların nurlu resimlerinden. Ellerine şiirler karalar, dudaklarını sevdamla aralarım. Her anlatımın doyumsuz nöbetlerinde şiirler dökülür katran karası gecelerden gündüzlere. Sevdanın mayınlarından geçince yürek, aşkın kanlı çitlerinde yüreğini dinler. Umutların alıcı beklediği köhne pazarlarda tependeki güneşle, ruhundaki şiirlerle bir başka döner bu anlamsız küre. Gönlündeki ışığın kapılarını aralayan kandil yansımalarıyla, ferahlar giyindin bu gece bedenine. Avuçların umuda açıldı ve gönlüne huzurlar saçıldı. Bugün yeniden doğuş olsun şiirimizin adı, yenilenmiş bir sevdayla çalsın gönlümüzün sevda çanları. Sessizliğe gömülüp çakıl taşı umarsızlığımızın yorgun saatler düşüdür anımsadığımız. Kurgulu hayallerimizin ertelenmiş saatleri hızla atlarken zamanı, biz dizlerimizde yuvarlanmış, içimizde dinlenmiş duman iksirlerin keyfiyle çakır olmayı dileriz. Göğsümüzdeki ruh çarpıntılarından sevdamızı süzer, sancılı bir günün sabır tasından kana kana aşkı içeriz. Kırmızıdır yaşam oysa gül bakışlım, biz bize yandıkça acıların sarmalını şiirlerle geçeriz. Suların okşadığı bedeninden kopup gelen terli özleyişlerle dudağın değer çakır keyif heybetime. Un ufak edip evrenin bütün eksik yaşanmışlıklarını dalarım amberli koynuna. Kollarında kaplan gürlemeleriyle inler, ruhundaki emsalsiz saraylarda gladyatör gürzü olurum. Mışıl mışıl uykularında bir tanem, ben seninle aşkın en bilgesi, senin sevdanla hiç bitirilemeyecek bir öykünün kutsal dizesi olurum. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | VaaooV emeqine saqLık _dAiSy_ çok qüzeLdi. Öyle birini bulun ki.... Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen Suratınıza kapadığınızda sizi o geri arasın; Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan; Sizi alnınızdan öpen; Size en zor anlarınızda; sizi bulutların üstünde çıkarmak isteyen; Arkadaşlarının önünde elinizi tutan... Öyle birini bekleyin ki; Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya nekadar önemsediğini hatırlatan Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...'diyen... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | ![]() İçimin tüm kırıntılarını bir kenara bıraktım,tam şimdi..Düşünmemiş,hayal etmemiş kabul ediyorum kendimi..Bir daha hiç uyanmayacak,masumca uyuyan bir bebek gibi.. Ölsem,mezarım küçücük olacak,üzerime attığınız güller solacak..Kendimi ziyan hissediyorum.. İtiraf etmeliyim,sarı rengi sevmiyorum! Mavinin derinliğine hiç uymuyor sarı,ve ne için yanyanalar bilmiyorum..Anlayamıyorum,benim rengim ne? Kendimi siyah beyaz bir film gibi hissediyorum.. Tüm bildiklerimi,hiç öğrenilmemiş kabul ediyorum şimdi.. Hayata baştan başlıyorum,ve kendime sonu olmayan bir yol çiziyorum! Zamanı olmasın doğduğum günün..Önemi yok..Ölümüm zamanlı olsun,bir tek bunu istiyorum.. Ben öldüğümde kimse ağlamasın diye dualar ediyorum.. Aşk denen eğlenceli hayal kırıklıkları bütününe gelince.. Aşık olmayı istemiyorum.. Çünkü aşk,çarpanlara ayırmaktan öte bir kavram..Aşk,sevgileri ayrıştırmak oluyor,öğrendiğim formüller yetmiyor aşık olmaya.. Olduğum yerde kalıyorum..Aşk bana hiç mi hiç yakışmıyor,biliyorum.. Benim yalnızlıktan yapılmış küçük bir kalbim var..Ben orada kalıyorum.. Ziyaretçim olmuyor,ve bundan memnunum aslında.. Her yerde biraz kendimden bırakıyorum.. Günüm gece olduğunda ise; Alıyorum elime kalemi, Ve tüm yalnızlığımı Delicesine YALANLIYORUM!! Aşk istiyorum,AŞK!! Yalnızlıktan korkuyorum,anlıyor musun? Ben geceleri hep yalan söylüyorum.. Ve bu gece, Seni hiç mi hiç sevmiyorum.. Yalnızlıktan korkuyorum.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yakarışım sanadır ey Rabbim !!! | _aLmİrA_ | Dini Konular | 8 | 27-08-2008 11:38 |
| Seslenişim Sanadır / Duy Beni ( Tavsiye ) | Pasli_Hisler | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 03-10-2007 22:56 |
| Yar sitemim sanadır | sweet_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 21-09-2007 01:45 |
| INJI AND DILRUBA /Sanadır bu satırlarım…ATISMASI | DiLrUbA | Paylaşmak İstedikleriniz | 35 | 13-03-2007 13:43 |
| sitemim sanadır eyy yar... | esrarlı_gözler | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 02-06-2006 11:54 |