HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | SenSiz.. ![]() Sevmek şöyle dursun sensiz baharı Yaşamak ölmekten hazin geliyor Kapanmış sabahın bütün yolları Geceler ömrümden uzun geliyor Kadehler açıyor dostla aramı Kimse dinlemiyor sarhoş dramı Şarkılar deşiyor gönül yaramı Her telden bir başka hüzün geliyor Duymuyor ahımı anlamıyor dil Hançeri bağrımdan çekmiyor katil Zalim hasretinden ne bir gün tatil Ne de bir gecelik izin geliyor Bir değil bin fırsat geçse elime Seni tenkit etmek düşmez dilime Şu anda aklıma iki kelime Sensiz yaşayamam sözün geliyor Vicdanım el vermez şeytana uysam Ağlarsın kıyamam, canıma kıysam Ne zaman bir tren çığlığı duysam İçime elveda sızın geliyor... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | Nice gemiler geçti bu limandan, bazen sabah bazen gün batarken,kimi uzun uzun çaldi düdügünü,dalgalar köpürdü, deniz agladi. Kimi sessizce gitti,gözyaslarini saklayarak. Martilarin çigligina karisti hiçkiriklar, çok gemi ayrildi bu limandan, kugu gibi süzülerek gitti bazisi, bazisi ürkek, bazisi korkuyla bazen de hiç gitmek istemediler. Aslinda rüzgâra direndi yelkenler. Kimini deniz aldi götürdü zorla, ve hep birisi oldu geride kalan,havada asili kalmis,küskün bir el ve deniz,küskün islak gözler. Çok ayriliklar gördü bu deniz, bu liman, kimi döndü kisa bir süre sonra kimi asla dönmedi... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | ![]() Aşk acı verir ama bu acıdan kurtulmaz aşık. Fuzuli’nin Leyla ve Mecnun’un da dediği gibi: "Ya rab bela-yı aşk ile kıl aşina beni / Bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni" der aşıklar. Mecnun’un uyuz bir köpeğe sarılıp öptüğünü görenler ne yaptığını sorarlar. Cevabı şu olur: "Bu köpek Leyla’nın köyünün köpeği". Goethe’nin Werther’i "Sırf bugün onun yanına yaklaşmış bir kimsem olsun diye, oraya uşağımı gönderdim." der ve geri dönem uşağını adeta sevdiği kadını görmüş gibi bağrına basar. Aşk derin izler bırakır insan yüreğinde, kimine göre kapanmaz yaralar açar. Bitse de gizliden gizliye bir yanımız sevmeye devam eder. Behçet Necatigil'in Gizli Sevda şiirinde olduğu gibi buruk bir şekilde: Gizli Sevda Hani bir sevgilin vardı Yedi sekiz sene önce. Dün yolda rastladım, Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan burdan. Evlenmiş çocukları olmuş, Bir kız, bir oğlan. Seni sordu. Hiç değişmedi, dedim, Bildiğin gibi.. Anlıyordu. Mesutmuş, kocasını seviyormuş, Kendilerininmiş evleri. Bir suçlu gibi ezik, Sana selâm söyledi. Yarım kalmış bir sevdanın şiiridir bence bu şiir. Ne olmuşsa ayrılmıştır sevgili. Ama hiç bir şey değişmemiştir. Ve değişmeyecektir. Güzel olan hiç bir şey yok olmaz çünkü. Yürekte bir yaramıdır, zihinde bir kokumudur sevgilinin saçlarından geriye kalan bilmem. Bir suçlu gibi ezik. İçimi burkan bir eziklik. Bir şeylerin yarım kalmaması emek ister. Bir şeyleri göze almak gerekir. Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında yemyeşil bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma diyor milattan yüzyıllar önce yaşamış bir filozof (Xsentius M.Ö. IX.yy). Ama öyle bir bahçedir ki yüzüne güller açar emek verince. Seni korkutabilir harcayacağını düşündüğün emekler. Hatalar yapabilirsin. Yanlışlar yapabiliriz. Ama yanlıştan bu kadar korkarsak doğru olanı nasıl buluruz ki? Aşk ölesiye kıskanır kimi zaman. Atilla İlhan şiirinde aşık, karşılıksız sevdiği kadının aşık olduğu adam için hayırsızın biriydi der, öldüresi gelir: "ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım, felâketim olurdu ağlardım". Aşk, korkuyla ümit arasında varlığını devam ettirebilir ancak. Ümidiniz gerçekten çok az ise onu yok etmeye bakın. Dünya’da bize biricikmiş gibi gelen o’nun kadar size uygun olan bin kişi daha vardır. Niçin aşık olduğumuzu düşün. Bir erkek veya kadın niye aşık olur. Niçin özellikle ona aşık olduğunu düşünme. Çünkü kendine bir sürü gerekçeler bulabilirsin. Aşkın nereden geldiğini düşün. Eğer bir ihtiyaçsa niçin bir başkasına aşık olmayasın. Bunu hafifmeşrep olasın diye söylemiyorum. Ama aşk gözünü kör etmesin gözlerini. Ovidius’un dediği gibi: "İlkin: seç, sevmek istersen sevilmeye değeni. Kuşan oklarını yeniden bir er gibi, İkincileyin: sev sevince gönlünün çektiği, Sözünü dinleyen güzel bir kızı. Üçüncüleyin: uzun sürmeli elden geldiğince sevgi." Seçilebilir bence de sevilecek olan. Olgun aşk zamanla gelişir. Yıldırımın zıt kutuplar arasındaki elektirik akımı olduğunu unutma. Seni yıldırım gibi çarpan zıt kutbun olabilir. Sevilmeye değeni sevebilirsin. "Çok olmuş sever görüneyim derken sevenler, Sevgiye özenirken gönül verenler..." Aşkın bir formülü var mı? Bir zamanlar şöyle bir şiir yazmıştım: Sevgi telde değil, tende değildir, Sevgi sende değil, bende değildir, Seven sevilene bende değildir Elâ gözler, keman kaşlar Artı sözler bölü endam Sevgi hesap kitap işi değildir. Sevgi kere sevgi aşk eder amma, Aklım bunu anlar halde değildir. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | Hiç asik oldunuz mu? En son ne zaman agladiniz? Hiçkira, hiçkira; kendinize engel olamadan, utanmadan,sIKILmadan, baskalarindan gizlemeden en son nezaman agladiniz? Gözlerinize dolan yaslarin gerçekte huzur verdigini, içinizdeki bir yarayi koparip attigini ne zaman kesfettiniz? Ya en son ne zaman güldünüz? Katila katila, etrafinizi umursamadan, mevki ve statünüzü düsünmeden, hatta baskalarina komik gözükmeyi kabullenerek en son ne zaman güldünüz? Bir baska insani en son ne zaman güldürdünüz? Ait oldugunuz çevrelerde aranan, yolu gözlenen, 'olmaz ise olmaz!' diye düsünülen bir insan misiniz, yoksa 'olsa da olur, olmasa da' diye geçistirilen biri mi? Hiç 'utanmaktan' utanmadiginiz oldu mu? Aynanin karsisinda sarkan göbeginiz veya pörsüyen gögsünüzü seyrederken, saglik endiseleri bir yana: -Bos ver! Ben kendimi böyle de seviyorum, diyebiliyor musunuz? Bariz bir hataniz orta yere döküldügünde kendinizi savunmak yerine: -Amma da aptallik etmisim; diye kendi kendinize gülebiliyor musunuz? Çatal sesinize, makam tanimaz kulaginiza ragmen bagira bagira bir türküyü, bir sarkiyi en son ne zaman terennüm ettiniz? Bir melodi sizi eski günlere götürebilir mi? Bir güfte burnunuzu sizlatabilir mi? Yanik bir ses aglatabilir mi? Bayram degil seyran degilken bir arkadasinizi arayip: -Seni seviyorum! veya -Seni özledim! der misiniz? En son çayirlara ne zaman uzandiniz? En son kartopunu arkadasinizin kafasina ne zaman firlattiniz? Topragin kirinin en büyük temizlik oldugunu; yagmurda islanmanin haz yarattigini, çamurda tepismenin rahatlattigini; bir yudum su olmasa da 'su yok!' diyecek birinin bulunmasinin susuzlugu giderdigini; 'nasilsin' sorusunun içimizdeki tüm negatif enerjiyi yok ettigini; bebegin diskisinin mis gibi koktugunu, bebek tenine dokunmanin insani gevsettigini, esasinda tenin tene degmesinin en büyük ilaç oldugunu; hayatin büyük olgulardan degil, basit anlardan olustugunu, en büyük hazlarin en küçük zerrelerde gizlendigini biliyor musunuz? Yukaridaki sorularin hepsine 'evet' demek istediginizi biliyorum. Ancak bir 'sey', içinizdeki bir 'sey' buna engel oluyor. Nedir o 'sey'? |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | sevmek" dedim. "yoluna ölmek" dedi. "yol" dedim. "alip basini gitmek" dedi. "gitmek" dedim. Bir "ahh" çekip "dostlardan ayrilmak" dedi. "dost" dedim. Durdu. Bana bakti. "dost" diye mirildandi. "yüregime nasil koysam bilemedigim"dedi. "yürek" dedim. "dünyalari içine sigdiramadigim" dedi. "dünya" dedim. "hayatin bir yüzü" dedi. "yüz" dedim. "ardinda ne gizli bilemedigim" dedi. "giz" dedim. "hep çözmeye çalistigim" dedi. "çalismak" dedim. "bitmeyecek öykü" dedi. "öykü" dedim. "binlercesini içimde gizliyorum" dedi. "gizlemek" dedim. "iste her seyin bitimi" dedi. "sey" dedim. "sevda" dedi. "sevda" dedim. "pesinden kostugum" dedi. "kosmak" dedim. "hayat bir maraton" dedi. "hayat" dedim. "öyle kisa ki!." dedi. "niçin kisa?" diye sordum. "yasanacak çok sey var, zaman yok" dedi. "yasanmasi gereken ne var?" diye sordum. "ask" dedi. "kaç kere?" diye sordum. "bin kere" dedi, "milyon kere" "neden bir kere degil?" diye sordum. "bütün asklarin toplami, en yüce ve tek ask" dedi. "önce ona varsan olmaz mi?" diye sordum. "keske olsa" dedi, "ama önce yogrulmak gerek" "aci çekmek mi?" diye sordum. "evet, ask acisinda yok olmak" dedi. "yok olunca!." dedim. "iste gerçek askta o zaman yasamaya baslarsin" dedi. "gerçek ask!." dedim. "büyük o!" dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! "neden sustun?" diye sordu. "yüregim titredi sanki" dedim. "neden?" diye sordu. "bilmiyorum" dedim. "büyük o!" "evet." dedi, "büyük o!" "nerede?" diye sordum. "her yerde" dedi. "nasil?" diye sordum. "yüregini aç" dedi. "yüregimi açmak!." dedim. "bir tebessümle bak her seye" dedi. "tebessüm" dedim. "her kapinin anahtari" dedi. "kapi" dedim. "girmeden bilemezsin" dedi. "ya korku!" dedim. "bilinmeyenden korkar insan" dedi. "ben bilmiyorum" dedim. "neyi?" diye sordu. "ben'i" dedim. "sen kimsin?" diye sordu. "ben kimim?" diye sordum. "sevgiyle beslenensin" dedi. "kimin sevgisiyle?" diye sordum. "büyük o'nun." dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. "kimsin?" diye sordum. "sen'im" dedi. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | Bunca aci, bunca hüzün.. Gecse artik, yeride kalsa istemezmisin? Gel hadi otur yanima, biraz peynir var, birazda raki severmisin? Biliyorum yorgunsun. Yasananlar bu kadar yogunken, bir gün hic beklemezken, aniden yapayalniz kaldigin görürse sanki bütün dünya omzuna yüklenmis de tasiyamiyormus gibi hisseder insan. Üstelik o agirligin ne zaman kalkacagini asla bilemez. Sanki hayatinin sonuna kadar hep böyle hep yogun ve bitkin yasayip gidecegini düsünür. Umudu Kalmamistir, sevinci kalmamistir. Kirgindir herkese ve herseye. Yarina dair hicbir sey düsünemez olur. Hatta, slk slk ölüm gelir aklina. Sanki ölürse b acidan, bu yükten cok cabuk kurtulacakmis gibi.. Pencereyi acacagim, temiz hava iyi gelir, rahatlatir seni, icine derin derin cekermisin? Simdi sen bana icinde kanayan yarayi anlatiyorsun ya, benim yaralarim da aziyor, yeniden kanamaya basliyor. Herkesmi vefasiz diye düsünmekten kendimi alamiyorum. Bu kadar kolaymi ask? Bukadar cabuk harcanabilirmi? Ah yüregim, ne cok kandirildin ne cok.. Bir sarki calacagim, "Nerede bende o yürek, yardan kacacak.." dinlermisin? Herseyi bosverip sadece aska adamistin kendini oylemi? Zaten böyle yasandigi zaman onun adi ask. Diger türlüsüne ne denir bilmiyorum, ilgilenmiyorum. Birak herkes diledigi gibi yasasin ama sen herzaman aska ada kendini. Kirilsanda, yikilsanda aska ada. Baska türlü bulunamiyor ki mutluluk.. Bir kadeh daha icecegim ben, ya sen? Peki buzda istermisin? Ikindi rakilarim vardi benim bir zamanlar. Sevgiliyi düsünerek günesin batisina yakin icilen rakilar. Sevgili yoktu yanimda belki ama aski vardi ya, yeterki bana. Zaten rakimi Sevgilinin hayali tadlandirirdi sadece. Hay Allah, kendimi anlatmaya basladim, oysa seni dinleyecektim degilmi? Hüznü, aciyi geride birakcaktik. Yara, yarayi desiyor ne yapayimki.. Kizma kendine, sen hatali degilsin. Yasamak istedigin gibi yasadin, kendini tercihini yasadi. Anlamadiysa, cekiver kuyrugunu gitsin.. Rahatlat icini, elinden geleni yaptin. Son ana kadar vazgecmedin, ki bu yakisirdi sana zaten. Agla, utanma. Gozyaslarin onurndur, saklama. Sen asil aglamaktan korkanlari ayipla, yadirga. Bir sigara daha yakarmisin? Kül tablasini bosaltayim ben, yine fazla kacirdik bu gece. Uykun geldimi? Uzanmak istermisin? Aslinda uyusamda uyanmasam diye düsündügünü biliyorum. Yada herseyin sadece bir rüyadan ibaret oldugunu.. Gercegi kabullenmek öyle zor ki.. Sen simdi, ayni sokaklarda, tek basina dolasacaksin. Her adim canini yakacak, her yerde o olacak. Gözünü kapatmak isteyeceksin ama bu kez hayalleri beynini dolduracak. Kacis yok, bu aci yasanacak Ve ancak yasaninca tamamlanacak. Birgün yeniden, ask kapini calacak. "Daha dikkatli olacagim, bu kez aglamayacagim" diyeceksin ama bunun da yarari olmayacak. Aski önceden kim hesaplayabilmiski sen hesaplayasin? Kim yüreginin kapisini kapatabilmiski sen kapatasin? Kac yarini daha böyle umutsuz, böyle aciyla gecireceksin belli degil. Yinede herseye ragmen aciya inat, vefasizlara inat, hainlere inat ve kalpsizlere inat Aska yeniden GülümSermiSin ? |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 28.09.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.442 İtibar Gücü: 14 | Mükemmel biri değildim mutlaka... Allah kuluyum çünkü... Hatalarım vardı benim de; her insan gibi. Yaptığım en ufak hata, seni biraz incitse beni yıkardı...Benim sevdamı taşımak kolay değildi, yorardı seni, belki de yıkardı..Aşkın yarını yoktu, kabul ediyorum... Ama bizim beklediğimiz yarındı... O yarın hiç yaşanmadı Kabul etmelisin ki vefasız senin sevdan daha da ağırdı... Seni sana rağmen yaşadım ben... Bir tarafını tamamlasam, bir tarafın hep yarım kaldı... Oysa nasıl da umut doluydum başlarken... Ben beyaz atlı prens, sen prenses olacaktın... Ben tutunacak dal olacaktım sana; sen bende yeşeren yaprak... Sonbaharı yaşamayacaktık biz... Sevdamız İlkbahar olacaktı, çocuklarımız bu baharda açmış çiçekler... Yıllarımı, kendimi, hayatımı sana adamaya hazırdım oysa... İhanet tuzağına hiç düşmeyecekti bizim aşkımız... Buna ilk gün karar vermiştim ben; ve kendimden emindim Ağaç ağaç gezmeyecekti benim yaprağım... Sonbahara yenik düşmeyecekti Başka coğrafyalara göçmeyecekti bizim aşkımız... Çok ani oldu gidişin... Hiç beklemediğim bir anda, zamansız bir yalnızlıkla karşı karşıya kaldı yüreğim... Ama gittin... Yaşanmış tüm güzellikleri ardında bırakırken, yaşanmamış ne varsa alıp gittin...Öylece gittin Bense arkandan bakakaldım çaresiz...Bir yıkım gibiydi gidişin...Nereye gittiğin önemli değildi aslında..Önemli olan giderken içimde ki umut dolu çocuğuda benden alıp götürmendi...Sen gittin, o çocukta gitti Ne kadar zamandır yoksun; ne kadar zamandır karanlıktayım; ne zamandır yıldızlar yok gökyüzünde hatırlamıyorum...Çünkü ben her an seni yaşadım Geldiğin gün doğmuştum çünkü ben; gelişinle var olmuştum... Gri bulutları söküp atmıştım üzerimden, güneş hergün seninle doğuyordu hayatıma...Karda çiçekler açtırırdım artık... Çünkü sen vardın... Sen aşktın,hayattın,umuttun,candın... Sen hayatın tadı, gülüşlerimin adı... Sen umut kaynağımdın... Oysa gittin... En acı yalnızlığın sensizlik olduğunu öğrendim gidişinle... Bu sabah beni uyandıran sesin yoktu... Ve ben bunun etkisiyle olsa gerek biraz daha inandım gidişine... Elimde kalan son birkaç umut kırıntısıyla bekledim bugün seni... Bu günde bende bir bahar günüydü oysa...Yüreğim gidişini kabul etmedi bir türlü... Ama nedense sen Kış mevsimini yaşamayı seçtin kendince... VE GİTTİN... Bilseydim gideceğini; tutardım ellerinden, bırakmazdım seni... O da olmadı; yollarına sererdim kır çiçeklerini... Bilirim basamazdın çiçeklerin üstüne de yine kalırdın benimle... Bensiz kalamazdın ki sen hem... Beni koyup gidemezdin ki... Canım derdin her seferinde... Cansız yaşayamazdın ki Oysa gittin be vefasız... Şimdi yarımım... Yokluğunu kabul etmek öylesine zor ki... Hiç olmamanı düşünemiyorum bile... Elimde yalnızlık var...Böylesine severken gitmen akıl alacak şey değil... Bir anlayabilsem... Kalbim nasıl ağrıyor, içim nasıl acıyor bir anlatabilsem... Hayatın bana verdiği kaçıncı ders bu bilmiyorum.. Ama vazgeçmedim senden.. Bekleyeceğim...Şimdi kimin sevdasını yaşıyorsun ya da yaşatıyorsun bilmiyorum ama; İYİ BAK YÜREĞİNE... İyi bak çünkü bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim o yüreğe ait.... |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Bir ışıktın yüreğimden,tüm dünyaya iyilik saçan.Ne güzel şey seni sevmek.Bir an dursa dünya inan,senin güzel bakışın canlandırır hayatı.Yumak yumak bir kartopu nasıl büyürse yuvarlandıkça, senin sevgin de inan büyüdükçe büyüyor bende kaldıkça. Yokluğunda sen vardın gene, şimşek gibi aydınlattın yüreğimin senli sensiz her yerini ve güç verdin bana bilmeden. Bu bir gizli güçtür, bu senden bana akıştır. Nehrin yatağını bilmesi gibi sular hep sana doğru akar. Zamanın bir yerinde güneş batar belki, karanlığa boğulur tüm evren ve ben giderim . Hani hep gideceğim derdim de kızardın ya bana. Giderim işte bir gün de üzüldüğüm tek şey ,vedasız gidişim olacaktır sana. Sana doyamadım diyemeden, bir veda edemeden gitmek var ya. Asıl ölüm işte o. Düşünme diyeceksin, bak bahara diyeceksin, kuşları ve çiçekleri anlatacaksın, yaşamak varken ölmek niye diyeceksin. Ama bilmezsin ki yaşamak ölüm varken güzel. Bir gün gitme durumu olunca yaşama daha sıkı sarılıyor kişi oğlu... Kalan bir süre var ve bu sürede nasıl yaşamalı da cenneti dünyada tatmalı? Ah gülüm, yaşamak seninle güzeldi oysa. Seninle yaşlanmak güzeldi. Sana bir çay demleyebilmek güzeldi. Hayat çok güzel gülüm, çünkü sen varsın şu koskoca evrenin bir yerinde. Her sabah uyanıp güne günaydın diyorsun ve yüzünü yıkıyorsun, aynaya baktığında gördüğün gözde ben varım. Bu, dünyanın en güzel şeyi. Seni çok seviyorum aşkım. Beni unutmayacağını biliyorum. Canımsın dediğim ilk günden beri bendesin ve son güne dek bende kalacaksın. Söz veriyorum. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | Bir günün akşamüstüydü beni bırakıp gittiğin gün batımında sağanak şekilde yağan yağmurun sesi beni rahatlatırken senin söylediklerinde kulaklarımda yankılanıyordu... Herkes yağmurun keyfini sürerken sen beni terk etmiştin ne çaresiz ne yalnız kalmıştım değil mi?? Oysa ne çok sevmişim seni, kendimi yalan sözlerle avuturken nasılda aşık olmuşum sana... Şimdi yoksun yanımda, unuttun belki beni bugün ayrılığımızın ilk günü ama sen ne kadar da çabuk sildin beni ben yine boynu bükük kaldım, artık yalan sözler avutmuyor beni, inandıramıyorum kendimi her günün akşamüstü, her güneşin battığı vakit tekrar yaşıyorum seni... Yalnızlığın bu kadar zor olduğunu hiç tahmin edememiştim... Terk edilmenin mi yoksa yalnız kalmanın mı acısı vardı içimde?? Şimdi kim dinleyecek beni? Kim tutacak ellerimden?? Hayata nasıl tekrar tutunacağım?? Şimdi düşünüyorum da ben seni bu kadar çok düşünürken sen beni hatırlıyor musun hiç?? Sen benim beynimi bu kadar meşgul ederken ben senin aklına Geliyor muyum? Eğer ki bir gün, bir an aklına gelirsem sana söylediklerimi hatırla... ''Ben senin yalnızlığını paylaşmak istiyorum, yaslanmak istediğinde bi omuz olabilmek, sıcak bir el uzatabilmek istiyorum...'' Sonra istersen sil beni aklından ama sıcak bir ele hasret kaldığında, her yağmurlu günde, kendini çaresiz hissettiğin her anda hatırla beni hatırla ve düşün ben kaybettiğim sen içinde bu kadar çok şey kazanmışken sende kaybettiğin şu koca aşka yan.. Ama her şeye rağmen mutlu ol ve kimsenin seni üzmesine izin verme eğer ki gittiğin yolda bir gün tek kalırsan arkanı dön ve bak işte orada ben varım... |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() ~~O artık evLi~~ Kayıt: 19.11.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 4.816 İtibar Gücü: 0 | ![]() Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim... "Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... " Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum. Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz... Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din! Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di.... "Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye... Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi... Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum! Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"! İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım! Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi... Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum... Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum! Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım... Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın... Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin! Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum.. Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile... Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme. Sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ya SeninLe Ya SenSiz.. | BurcuUu_ | Şiir Köşesi | 18 | 12-10-2008 12:56 |
| Sensiz Olmuyor.. | GöLGe | Fotoğrafçılık ve Resimler | 8 | 21-08-2007 11:33 |
| Sensiz Olmaz... | hayal | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 27-07-2007 18:14 |
| Yine SenSiz | __ n i L i m __ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 10-02-2007 11:33 |
| bu kez sensiz | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 19-01-2007 21:46 |