HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Gözlerimden Çok Yaramı Sevdim... Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden... Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı... Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor... Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde... Belki aynı gece,belki yıllar boyunca konuştuğumuz yerden bana geldik...susuz ve yorgun...Yaşamaya köpekler gibi aç,ama ölüme dünden razı... Bana geldik...Belki içimizdeki acıyı avutur,koptuğumuz ışığı ikna eder,biraz olsun hiç yaşamamış,hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapar,içimizden bir ömür çalar,yitirdiğimiz ve anlayamadığımız ne varsa uzakta bırakır,buradan,bu hayattan yolumuza devam ederiz,sanmaya geldik... İçtik,şımardık,ağladık,hayatı özledik,çığlık attık;ardımızda bıraktığımız ve bir kez olsun sahiden dönüp bakmadığımız onca kırıl kalp,onca vazgeçiş,onca erteleyiş,onca unutuş bir gecede bağışlanır sandık... Ama olmadı...Bunu ilk ve son kez sevişirken anladık...Birbirimizin çıplak bedenlerine dokunduğumuzda...Aynı anda,belki de peş peşe,derinden,çok derinden öksüz kalan bir çocuk gibi kesik kesik ağlamaya başladık...Engel olmaya çalışsak da,yine de kahredici bir hoşluğu vardı bu ağlayışın içimizde...Bu hayatta sevgili olarak birlikte gidecek bir yerimiz yoktu...Geçmişimiz bizi geri çağırıyordu...Gidecek bir yerimiz yoktu,ama kaybolmamıştık...Bu yüzden kahredici bir boşluğu vardı göz yaşlarımızın... ... Sonra o gitti,yaramda hiç unutamayacağım bir ürperti bırakarak gitti...Yaram ki,kimse onun kadar beni anlayamaz,yaram ki onun kadar kimse beni sevemez...Gözlerimden çok içimdeki yaramı sevdim ben...Çünkü ondan başka kimse bana beni gösteremedi...Herkese,ama herkese yalan söyledim,ama bir tek o biliyordu hepsini...Bir tek o gördü beni kendimi aldatırken...Onu unutmaya çok çalıştım...Yok saymaya...Hayat diye içine girmediğim akvaryum kalmadı...Her mevsim mutluluk modaydı...O akvaryumların içinde mutluymuşum gibi yaptım...Yaramı unutup herkes ne yapıyorsa onu yapmaya çalıştım...Akvaryumun içinde,herkes gibi camların dışında bir yeri özledim...Bana ait olmayan bir hayatta,hiçbir ortak yanım olmayan insanlarla akvaryumun dışını özledim...Yaramı unutup,neyi özlediklerini bilmeyen insanların özleyişlerini sevdim...Bilmiyorum,belki bunu da kendi yaramı unutmak içim yaptım hep...Anladım ki,nereye gitsem sonunda yarama dönüyorum...Ne yapsam,ne etsem döndüğüm tek yer yine o eski kalbim...Bütün o oyunlardan bana kalan o eski yadigar...Ne kadar sevse de insan,tükenip,yorulduğu bir saat var...Herkesin bencil bir ömrü var...İşte en çok o zaman hatırlarım o eski kalbimi,onca insana kendimden öç alırcasına dağıttığım kalbimi,çok sevdiğim bir yabancı gibi hatırlarım...Mahcup bir özlemle çağırırım onu dağıttığım yerlerden;hayatlardan,yorgun ve bencil sevgilerden... Utanarak...Sanki kendi kalbimi geri çağırmak bir suçmuş gibi çağırırım...Güzellik ve soyluluk saklıdır o kalpte...Kalbimdeki kimsesiz kalmış güzelliğe ve soyluluğa vurgunumdur ben... ... Yaşamak ne ki,hem kendini,hem sevdiklerini durmaksızın kimsesiz bırakmak değil?..Yaşamak yüzünü onca yemine rağmen ortada bırakmak değil mi?Yaşamak her gittiğin yerde bıraktığın yüzleri kanayarak özlemek değil mi?.. Yaşamak,içindeki o sonsuz ve tesellisiz acının tesellisini bu hayatta aramak değil mi?.. Bu hayatın ne yengisi,ne yenilgisi teselli etti beni...Ne zaman kazandım,ne zaman,artık kurtuldum,desem,daha derin bir boşluk açıldı önüme...Bu hayatın kurallarıyla ne zaman çıksam yola,kazandıkça kaybettim,yükseldikçe alçaldım...Ne aklımdan kurtuldum,ne delirdim... İçimdeki erdem öylesine soluksuz kalmıştı ki,ne zaman aşkın bir güzellik görsem ertelediğim hayatım gelirdi aklıma...İçimdeki erdemi suç ve günahla sınamaya geç başlamıştım çünkü... Çünkü ne zaman yasadışı bir gece yaşasam anlamsızca ve kimsesiz bir ağlayış gelirdi içimden... Ne zaman beni bana hissettiren birine sarılsam;çok uzaktan,çok eski bir duygu bana rağmen,bana inat yanımdan geçip giderdi...Kimi sevsem hiç olmadığı kadar yalnızlaşırdı...Kimi sevsem bütün o yanlış hayatım gizlendiği yerden çıkıp gelirdi...Kimi anlamaya çalışsam hayatımın boşluğu çarpardı yüzüme...Kime elimi uzatsam o unutulmuş ömrümle karşılaşırdım... Kendimi daha fazla ne kadar tüketebilirdim...Kime sarılsam verip de tutamadığım sözler çıkardı karşıma... İnsan her sabah doğan güneşten utanır...İnsan er ya da geç gelen mevsimlerden utanır... İnsan yalan bir hayattan onca yıl bir kurtuluş beklediğine utanır... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 28.09.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.442 İtibar Gücü: 14 | Seni düşünüyorum sevgili... Uykunun huzurlu kollarına kendimi bırakamadığım, yatağımda uykuyu bekleyerek dönüp durduğum gecelerde düşlüyorum seni. Kelimelerden köprüler kurabilmek, bazen de söylemeden bilebilmek istiyorum seni. Senin kelimelerinde; benim içimin en derininde sakladıklarımı bulmak istiyorum. Dünyaya senin gözlerinden baktığımda; hiç yabancılık çekmeyeceğimi bilmek istiyorum. Yaşamlarımızın o incecik detaylarında bulduğumuz yakınlıkları, aynılıkları paylaşabilmek istiyorum. "Kimse bilmez, anlamaz nasılsa hepsi bende saklı kalsın" diyerek biriktirdiğim bütün "az"larımı seninle çoğaltacağımı hissetmek istiyorum. Benim yaşamım yaşanamayacak kadar karmaşık olmadı hiç. Karamsar ve iç sıkıcı dönemlerim oldu. Hatta kendime acıdığım uzun dönemlerim bile oldu. Karamsar ya da iyimser olmanın sadece bir tercih etme hali olduğunu öğrendim zaman içinde. Somurttuğum da hep zifiri karanlıklar sarmaladı beni. Gülümsediğim zaman hep karşımda parlayan bir umut ışığı gördüm. Sırf bu yüzden sana dair, sadece senin olan gülücükler biriktiriyorum kocaman. Cevaba ihtiyacı olmayan sorular sormak istiyorum. Soru işaretsiz cümleler düşlüyorum seninleyken. Bazen kitap gibi kurallı kaideli, olmalı ilişkimiz. Sonra çoklukla bozmalıyız o kuralları. Çünkü yaşarken kitap gibi olunamıyor bilirsin. Yaşarken her kelime kendi anlamını beraberinde getiriyor. Ancak yaşarken kelimesiz kalmaktan korkuyorum sevgili... Kelimesizliğin soğuğunda üşümekten çok korkuyorum. Çok kelimem var sana koşmaya can atan. Hiçbirinin sonunda soru işareti, nokta, virgül, ünlem olmasın istiyorum. Söyle sevgili; sence ben imkansız olanı mı istiyorum? |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Kendimemi yanayım, içini yaktıklarıma mı?... Kimi sevsem, kime sevgi versem, avuçalrımda kor kor yandılar... Ben ardlarında bakakaldım...Ağladıklarında çok geçti. Benim gözyaşlarımın tükendiği ana denk geldiler. Ben beni satamazken şeytana, ruhumu çoktan almışlar. Ben kendime bile söyleyemezken yitip gitmişliği ,onlar çoktan yasımı tutmuşlar. Ne sevdaya dair kalmış söylenecek kelime , ne ayrılığa.. Ayrılıkta sevdaya dahil demiş şair.Onlarda bu modaya uymuşlar.. Hayatta hep birileri için yaşar olmuşum.Kimse üzülmesin , kimse ağlamasın diye.Bir gün tükendiğimde beni tüketenler ağlar olmuş.. Kıyamamışım.. Ağlama demişim de , yüreğime batan kıymıkları çıkaran olmamış... Şimdi ölür müyüm diye yas tutar olmuşlar , üzülmüşler.. Susun demişim de , sesimi duyan olmamış.. Benim içim alev alevmiş de söndüren olmamış.. Gözyaşı eskitmişim defterimin arasında.Kim sorsa , al bak der olmuşum... Zaman geçmiş , sonbahar kışa dönmüş , yapraklar sararıp solmuş , ömrümden yapraklar nasibini almış... Eylül aniden gelmiş... Ayris'in dili lal olmuş,benim yüreğim taş.. Eylülü yaşamışız , kimse duymamış... Ben kendimemi yanayım , içinimi yaktıklarımamı der olmuşum... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | ![]() Önümde bir ayna..yüzümün her detayını inceliyorum..minik bir burun..hatırı sayılır bir çift göz..ince dudaklar..buraya kadar iyi diyorum gülümsemeye başlıyorum derken..gözüm çizgilere takılıyor.derin derin arka arkaya çizgiler..derler ya hani insanın yüzündeki çizgiler Yaşadığı acıların bedelidir diye..buruk bir gülümse ile öylece dalıp gidiyorum kendime.. Biri çıksın da ne oldu sana desin diye bekliyorum.umut bu ya..aldırma sen o çizgilere geçer desin diye bekliyorum..ama sanki ben baktıkça daha derinleşiyorlar..aslında aynada baktığımda ben olmadığını anlıyorum..sen..sana verdiğim hayatı görüyorum..ellerime saçlarıma götürüyorum o beğendiğin saçlarıma..hani avuçlarında tutup saatlerce öptüğün kokladığın saçlarıma…eskisi gibi değiller değil mi..bence de…kimin suçu.boş ver… Kapı çalıyor.. Hafifçe başımı sağa çeviriyorum kapıya doğru.”Girin” diyorum.Gelen annem..”kızım iyi misin” diyor..Sesin çıkmıyor..Gülümsüyorum..Kafamı iyiyim der gibi sallıyorum..Aslında “ben içimden çığlık atıyorum be anne” diyemiyorum..Başını öne eğiyor gidiyor..Mutlaka gözünde bir damla yaşla…Göz ucu ile bir kez daha süzüyorum kendimi.Üstümde mavi bir kazak ,sen almıştın…”Gözlerinle bütünleşiyor” demiştin..Hep yakışırdı, şimdi yakışmıyor hiçbir şey sanki.Bu sefer telefon çalıyor ısrarla.Muhtemelen “O” Yerine geçmeye çalışan adam..Geçemeyeceğini hep bilen adam.. Beni bekliyor Taksim’de. Gitmem lazım. Hatta şu an yanında olmam lazım ama ayaklarım gitmiyor.. Annem bağırıyor içerden.. ”Sıla..”O” arıyor” diye… ”O” Hep “O”..onun adı…”Tamam” diyorum..Aslında tamam kelimesi..”tamam vazgeçiyorum ve “O” nun yanına gidiyorum içi rahat etsin” demek… Çantamı alıyorum. Bir kere daha bakıyorum kendime. Senden yadigâr bana bu çizgilere ve yakışmayan kazağa ve sonra… “O” nun bana verdiği emeğe bakıyorum aynada ve hak edenin yanına gidiyorum… Hoş çakal… |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | ![]() Hayatta dokunamadığım anları çiziyorum beynimde birer birer.. Ellerimi birbirlerine ulaştıramadığım anları.. Sevgimi, hüznümü yazıyorum,bir de sana olan aşkımı.. Kalbimi iniltilerini duyuyorum.. Dur diyorum, yeter artık, dur... Bilinmezlerde kaybolmusum..Etrafim sessiz,kulagim sanki sagir...duymuyorum...İcime kapanmisim,sadece kalbimin atislarinı duyuyorum....hissediyorum... Savasim kendimle.... savasim sevgimle..... savasim "o"nla.....bilinmeyinimle... Askimi aldim gidiyorum uzaklara....Etrafimda biraktigim onca seyi es geciyorum... Bosveriyorum bundan önceki hayatimi...Sadece sana ve sensizliğe adiyorum kendimi..Yollara düstügüm andan itibaren bir aci kapliyor her bir yanimi....pismanlikmi bu....belirsizlikmi.... Ölüyorum galiba..Senin varligin bana mutluluk verdigi kadar acida veriyor...hissedemiyorum...yolun sonunami geldim hic farketmeden.... Ay ışığı yok benim gecelerimde.. Bir ben.. Karanlıklar prensi.. Birde yıldızsız gece... Sensizliği unutmamak lazım bir de |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| !!! gözlerimden okuyun !!! (resimli) | _aLmİrA_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 12 | 17-02-2008 17:13 |
| Susmak Gelmiyor Gözlerimden | yumah | Şiir Köşesi | 5 | 28-08-2007 13:51 |
| Selam ben ve tamamım(gözlerimden sonna) | busracivan | Üye Resimleri | 12 | 14-04-2007 18:00 |
| Bir yalnızlık var gözlerimden akan her damlada | azerhan | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 30-12-2006 00:57 |
| İki DamLa Gözyası Akacak GözLerimden.... | aSi MeLeq | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 04-08-2006 13:17 |