HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Beklemek mi gitmek mi oldu adın, hiç bilmedim. Gittiğim zamanların bekleyeniydi yerin, geldiğim zamanların gideni. Kocaman uğultuların gözü yaşlı sessizliğiydi sende durmak, sana bakmak, ve belki her gelişte senden gitmek. Deniz gözlü bir kız olurdu sende kent ve sen kente her düşüşünde, ben sana her dönüşümde isli hatıraları çalardı şarkılar; sen susar, ben susar biz ağlardık… Katran karası acıların su üstüne düşmüş siluetiydi tenin ve sana yaslanmış bir hayatın ezim ezim ezilmesi olurdu kayganlığında gezinmek. Bir valiz dolusu kimsesizliği sırtlanmaktı sana gelmek; kente bırakılan yalnızlıkları umuruna bile almadan… Yalnızlık basamak olurdu kimsesizliğime ve sen kimsesizliğim olurdun. Gelmek alacanın beyaza döndüğü bir gülümseyiş, gitmek akşam kızıllığı kaplı bir ağlamaktı senin yüzünde ve sana her bakışta basamak basamak tırmanırdı gözyaşlarım yerçekimine inat gözlerimden gözlerine. Sen belli belirsiz bir yeşile dalardın, ben içinin duman kokan pencerelerinden bitip tükenmek bilmeyen bir maviliğe… Sana bakmak denize bakmaktı ve gözlerimin sana her değişinde su yeşile çalar, zaman durur, an yosun kokardı. Sesine de sessizliğine de yoldaş ederdin kıyına gelmiş çığlıkları. İnleyen her vapur düdüğü, yalnızlığına tecavüzdü. Sen kalabalıklaşır, ben yalnızlaşırdım. Bazen bir kaçıştın sen. İçinin duvarlarına suçumu haykırdığım. Kaçandım.. Tanıktın.. İs rengi sesin ihbar ederdi beni, kimseler duymazdı… ………… Şimdi Kadıköy’ün, içinde bin ağlamak gizli kahkaha taşan siluetinden bakıyorum küskün duvarlarına. Rengin solmuş, sesinde gün be gün artan katran karası… Ve ne zaman sana baksam gözlerimden avuçlarıma kusuyorum geçmiş diye içime kilitlediklerimi. Siyah beyaz hayaletler dans ediyor hayat ayamda. Müzik kırgın, gitar ağlamaklı… Nasıl bir senfoniydi yaşamak seni aşkın kimsesizliğinde. Can çekişen ruhlardan yapılma uğultuların ortasında kulağa fısıldanmış sevişmelerdi terimize bulaşan. Her dokunuşun içinde bin ah gizliydi dilimizden sakındığımız. Aynı söylemlerle açmışken kapılarımızı, ayrılığın pimi şimdi neden gözlerimde. Patlasa, tüm renkler dönecek ya kızıla. Oysa en çok yeşil yakışırdı hem sana, belki biraz da bana… Bir şarkının dizelerinden asıyorum kendimi boşluğa. Ellerin yok. Sesin gömülmüş içine. Bağır şimdi. Bağır çağır… Sustur çığlıklarımı sana. Yan,yak.Bırakma öyle;öleyim gitmelerin ertesinde. Bil sözlerin düştüğünden beri içime, an’ ın gerçekliğinde Hak’ tı her şey. Kelimelere asılı heceler tersine döndü, gizlendi isimler. |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() Yıllar geçiyordu hızla... Ve sen artık güçsüz düşmeye başladın. Gün geçtikçe eridin gözlerimin önünde. Okadar büyük bir acıki anlatamam bu. Artık hastanede baş ucundan bir an bile ayrılmıyor, Tüm yemekleri sana ellerimle yediriyordum. O güzel gözlerindeki ışık gittikçe sonmeye başlamıştı içim titriyordu... Senssizlikten, sensiz gelecek günlerden korkuyordum artık. Sense nekadar güçsüz ve yorgun olursan ol, Espirilerine devam ediyor beni güldürmeye çalışıyordun. Sonra birgün baş ucunda uyuya kalmışım. Hemşirenin sesiyle uyandım. Doktor beni çağırıyordu yanina. Yoksa mutlu habermiydi, yenmişmiydik kanseri. Büyük bir umutla koştum doktorun yanına. Doktorun umutsuz bakışlarını görünce dünyam yıkıldı. Yaklaşık 1 haftalık ömrün kaldığını öğrenince orada bayılmışım. Kendime geldiğimde hemen yanına koştum. Ve sana sıkı sıkı sarıldım. Sen sanki herşeyi biliyormuşcasına gülümseyerek eee sen nezaman geliyorsun peşimden dedin. İçimden hemen peşinden geliyorum diye mırıldandım. Sonrada sana dönerek saçma saçma konuşma doktor durumunun iyiye gittiğini söledi dedim... O ise herşeyi biliyorcasına gülümsemeye devam etti. O gece ellerini sıkı sıkı tutarak uyumaya çalıştım. Ama bir damla uyku uyuyamadan sabah olmuştu bile. Güneş yeni doğuyordu ve sensiz günler biraz daha yaklaşıyordu sanki. Sonra birden sen seslendin. Ne oldu birtanem diye sorduğumda seninle konuşmam gerek dedin.Yanına geldim. Senden birşey istiyorum ben olmasamda yaşayacaksın bu hayatı bana söz ver. Hayatı ben olduğum için deil beni senin hayatında olduğum için yaşa dedin. Birden kızdım gözlerimden akan yaşları saklayamıyordum ve sensiz ben nefes alamamki dedim. Sen bana cennet gözlüm ben gözlerinin daldığı yerdeyim unuttunmu. Bana söz ver yoksa ben bu korkuyla rahat ölemem dedin. Neden bilmiyorum ama sana söz verdim senin için yapıcam dedim... Sonra bak sakın yokluğumda hayata küsme. Sigarayı benim için bıraktın ben yokum diyede sakin içme. Gene bizim şarkımızı dinle sokaklarda yağmur altında gez. Unutma ben sana yağmur olup yağacağım. Eger birgün seni benim sevgimin zerre kadarı bile olsa seven biri çıkarsa karşına onunla evlen olurmu diye mırıldandın. Bense ağlamaktan cvp bile veremiyordum. Diyebildiğim tek şey hayır ben sensiz yapamam neolur böle konuşma demek olmuştu... Okadar uzun konuşmuşuz ki saat akşama deyiyordu. Sen ellerimi tuttun birden ve korktum. Sanki canın yanmış gibiydi birden seni çok seviyorum CENNET GÖZLÜM diye mırldandın. Sonra o baş ucundaki cihaz acı acı ötmeye başlamıştı. Birden gözlerin kaydı sonra elin elimden kayıp gitti. Hemşireler gelip beni dışarı çıkardılar. Bense hala ağlıyor ne olur kurtarın onu diye yalvarıyordum... Hıçkırıklarım tüm hastanede yankılanıyordu. O an son bir hamleyle bana doğru bakıp gülümsedin. Hala unutamıyorum son bakışını. Sonra birden cihaz uzun uzun ötmeye başladı. Evet seni kaybetmiştim artık. Ve sensiz yaşamanın bir anlamı yok benim için. Ama söz verdim sana ve yaşamalıyım. Şuan yağmur yağıyor ÖLÜM GÖZLÜM. Tenime sen deyiyorsun yağmurla beraber. Bense şarkımızı mırıldanıyorum. EY BENİM SEVMELERİ ANNEME BENZEYENİM, BEN SENİ HİÇ BİR ZAMAN BUKADAR ÖZLEMEDİM. EY BENİM GÖZLERİMİ AVUCUNA YUMDUĞUM... SENDEN SONRA KİMSEYİ SEVMEDİM SEVEMEDİM... |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Kayıt: 28.09.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1.442 İtibar Gücü: 14 | Yalnızlık insanı boğar bazen aslında yalnız değilsin kendinlesin. O senin en yakın dostun, yoldaşındır. Bakma sen yalnızlığın boğuculuğu üzerine üretilen bir yığın teoriye. Bir düşünsene, var mıdır yalnızlığını koluna takıp hayat yollarında yürüyüp gitmek gibisi. Kendinle arkadaşlığın keyfini çıkarmak, kendi içerindeki labirentlerde dolaşırken, kendini daha da yakından tanıma fırsatı kadar hoş bir his var mı ? Kendi duygularının, kendi hayatının patronu olmaktır yalnızlığın öteki adı. Seni sen yapan, seni kendinle buluşturanın adıdır yalnızlık aynı zamanda. Üretmenin, yaratmanın, kendini bulmanın, kendi gerçeklerine ulaşmanın yoludur yalnızlık. Yalnızlık dinlenmektir. İçindeki yoldaşının sorularına yanıt vermektir en içten bir şekilde yalnızlık. Seni senden çalmaya kalkanlara okkalı bir yanıttır yalnızlık. Hayata kendi gözlüklerinle bakmak, kararlarında etkilenmemenin adıdır yalnızlık. Başkalarının insanın cehennemi olduğunu bilmek ve kendinle başbaşa kalabilmektir yalnızlık. Yalnızlık, insan dolu sokaklarda da yanında olmalıdır her zaman ve asla korkutmamalıdır seni. Zira insan yalnızlıktan değil, kendinden korkar aslında. Kendini anlamamaktan, kendini tanıyamamaktan ve kendine yetememekten korkar insan. Onun için yalnızlığı en yakın dostu olarak görmeli insan. Günün birinde "Eyvah ben bir katilim, yalnızlığımı öldürdüm ve çırılçıplak yalnız kaldım" dememek için... |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | Hayatı Boyunca Hep Bekleyenler İçin Beşinci Mektup Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini... Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Kanunlara saygı göstermesini, İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak Göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak Ve yaşayıp beklerken ölmek! Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, Yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki! alıntı |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | ellerinise ve yüreğinise sağlık arkadaşlar hepinisin paylaşımı çok güseldi defamını dilerim. |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() Kayıt: 29.09.2006
Mesajlar: 493 İtibar Gücü: 13 | ![]() >>>>>Mucizeni bekleme Bir mucize bekliyordu; kapı çalacak, telefon çalacak, bir korna sesi duyulacak, yolda biri durduracak, peşine takılacak. Ve mucizesi gelecek. Ben geldim,hayatını istediğin gibi yaşabilmen için isteğin şeylerin hepsi bende, şimdi gözlerime iyice bak ve bu anı kaçırma. Bir kez daha seni bulamayabilirim, birkez daha bu kapıda olamayabilirim, ya şimdi ya hiç. İnanmıyorsan zor bu iş, ancak inanan farkedebilir varlığımla yokluğumu, ancak inanan görebilir gözümdeki ışığı. Şimdi uzatığında ellerini, gözlerini bir açıp kapadığında hayalinin ötesinde bir yerde bulacaksın kendini. Unutma ben sana hiçbirşey vaat etmiyorum, sadece kendin için istediklerini sana sunuyorum. Ne istediysen, ne düşündüysen onu alacaksın. Sihirli bir değneğim yok, burnumu oynattığımda bulaşıkları yıkayamıyorum, parmaklarımı birleştirip zamanı da durduramıyorum. Yaptığım tek şey isteklerini sana hatırlatarak gerçekleştirmeni sağlamak. Herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde karşına çıkabilirim. Bir kalıba sokmaya çalışma beni. İzlediğin bir filmde, dinlediğin bir şarkıda, okuduğun satırda, yediğin yemekte, baktığın gökyüzünde, yandığın güneşte, ıslandığın yağmurda, kirlendiğin çamurda. Görmeyi bilene heryerdeyim, duymayı bilene her seste, koklamayı bilene her çiçekte, tatmayı bilene her yemekte, dokunmayı bilene her tende. Nedenleri, niçinleri kendinden başka yerde arama. Birgün beni bulmaya karar verirsen, yola umutsuz çıkma. Onsuz yolu bulamazsın… |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Sen sevgili evet sen, Bir kez olsun dinle beni… İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım. İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana… Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana… Ne olur bir kez sus da konuşayım… Sus ve dinle.. Dinle ve gör ne dediğimi sana… Gidiyorum… Evet bak gidiyorum artık sonsuzluğa… Sessiz sedasız istifa ediyorum yüreğinden, Ağır ağır atıyorum adımlarımı,son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden… Ben giderken, İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor, Tenim yırtılıyor her adımımda… Bedenim isyan ediyor,kalmak istiyor delice sevdan yüreğimde… Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama kalmak çare olmuyor…. Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içimden … Kalmak inadına… Ama yok… İnan olmuyor… Cevap verme.. Sus… Sus ve dinle… Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda… Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım… Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım… Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim, Nefes aldırmayan kimi zaman,kimi zaman ağlatan… Ama hep var olan ve hep kışın karşıma çıkan… Sen sevgilim… Sen kış güneşi gibisin canıma… Tenime asla ısıtmayan… Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan… Belki de kendine bile hayrı olmayan… Bu yüzden gidiyorum sevgili, Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha… Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana… Sus ve dinle… Biliyor musun sevgili, Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma… Tüm anıları bırakıyorum sana, Kaçamak öpüşmelerimizi, Sevişlerimizi,Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna… Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına… Bir kendimi alıp çıkıyorum yola… Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan… İstifa ediyorum yüreğinde olmaktan… Sen uyurken yatağında ,saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana… Sen sevgili evet sen, Bir kez olsun dinle beni… İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım. İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana… Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana… Ne olur bir kez sus da konuşayım… Sus ve dinle.. Dinle ve gör ne dediğimi sana… Hoşça kal… Tüm çabalarına rağmen inadına seveceğim seni..Giderken bile... |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Seni unuttuğumu sanma sakın Bir bulut güneşi nasıl arkasında sakladıysa Bende seni kalbimde öyle sakladım Çok istedim belki seni unutmayı Çok istedim belki bir saçak altında Gözyaşlarından korunmayı Olmadı unutamadım Ve her çaresizce kaçışımda Gözyaşlarında ıslanmaktan kurtalamadım Olmadı unutamadım Meğer ne çok seviyormuşum seni Unutmak isterken yalnızca bunu anladım |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gidenin Ardından... | bLue | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 02-01-2008 10:56 |
| Gidenin ardından | anibus_rocker | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 29-11-2007 19:33 |
| ardından.. | PaçoSS | Paylaşmak İstedikleriniz | 16 | 28-10-2007 17:38 |
| Ardından... | ^^DoLCe^^ | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 04-04-2007 23:20 |
| AYRıLıĞıN ARdıNDaN..... ! | ahSenTi | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 03-02-2007 00:18 |