HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | "O" NA... BİR DEMET YÜREK KIRINTISI.....^^BY_HİS^^ Hiçbir şey senle olduğumuz gibi değilmiş... Öylesine serseri bir gün geçiyordu saatlerimden, öylesine serseri bir hafta geçiyordu günlerimden, öylesine serseri bir ay geçiyordu haftalarımdan, aylarımdan yıllarımdan ömrümden... Parça parça öldürüyor yokluğun, azar azar bitiveriyorum. Her şeyi güzel eden senin varlığınmış; çok yazık; Çirkinlikleri görmeme engel, senin bana taktığın cennet gözlükleriymiş. Bu aşk bitti sevgili, bu dem bittim sevgili! Haramdır diye kıyamadım bu cana, yaşayan ölüye mezar yok diye gelemedim yanına! Yani zindanlık bir dünyadır bana kalan şimdi! Hediyen vardı ellerimde, ruhuma işlemiştin, kokun sinmişti elbiselerime... Uğraştım, çabaladım; elbiselerimi yakıp kokundan kurtuldum ama ruhumdan atamadım bir türlü varlığını... Tutku denen şey hep böyle midir? Titrek, yorgun ellerimin tuttuğu, kalem kalem, kağıt kağıt şiirlerimi, senli geçen her şeye köprü yapsam da, mavi deniz gözlerinden bir ışıkla o köprüden geçsem, sana tutkuyu yazabilir miyim ki? Bedenimi toprağın yaptım unutma! Hep bedenini saracak!... Ben hep bekleyeceğim; Ağlayarak annesine koşmak isteyen bir çocuk gibi, sana koşmak isteyeceğim ama, soluğum yetmeyecek. Yılmak yoktu biliyorum, ölene kadar sevecektik... Şimdi ikimizde öldük! Sen toprağın altındasın, bense üstünde! Bu saatler de geçecek, bu günler de, belki bu ömrüm de bitecek ama, sen hep sol tarafımda cayır cayır yakacaksın beni. Ateş olup eriteceksin. Hiçbir soğuk üşütemeyecek bu yüreği! Gözün arkada kalmasın! Bu gözler, kaldırıp da göz kapaklarını görmeyecek hiç kimseyi, bilmeyecek... Bu dudaklar öpmeyecek bir başkasını ve konuşmayacak... Hızlı hızlı atan şu kalbimi, göğsümden çıkarıp da yerden yere vursam, sana tutkuyu anlatabilir miyim ki? Tutuyorum, ağlamayacağım diyorum; olmuyor, yapamıyorum. Sen gittin, inanmaya çalışıyorum; inandıramıyorum kendime... Yılmak yoktu canım değil mi? Biz ölene kadar sevmeyecek miydik? Şimdi ikimizde öldük işte! Sen toprağın altındasın, bense üstünde!.. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: Ölü Sevgiliye Yakarış... Yorgunlugum , yuregimle savasim ve hayatla kavgam... Yuregimdeki aciya , icimde kopan firtinalara daha ne kadar tahammul edebilecegimi bilmiyorum? Seni sensiz yasamayi ben cok uzaklardan gelirken terketmis olmak isterdim.Onume takilan her engeli cok uzaklarda birakmis olmak isterdim.Gercekten sevenlerin birbirine kavusamadigi dogru mudur? neden yuregim seni icinden cikartmak istedikce daha da derinlere batiyorsun?Artik gercekten icime islemissin biliyor musun , hucrelerimde bile hissediyorum seni... Yoklugun , burdaki yoklugun tarif edilemeyecek bir duygu.Ben cok uzaklarda seni sensiz yasamaya calisip yapamazken , burda nefes alamadigimi hissediyorum cogu zaman.Bu bombos kalabaligin icinde sana denkgelme umudumu bile kaybetmek , bir hastane odasina guluslerimi saklamak ve bir takvim yapraginda gun hesaplamak...Ya senin yasadiklarin , daha nereye kadar yuregine aci yukleyeceksin?Daha nereye kadar sevindirmeyen zaferler kazandiracaksin yuregine? Disari ciktiginda ne olucak? Her cikanin saskinligi nasil bir seydir? O sana da ugrar mi? Hayattaki hic bir zorundaligi sevmeyen biri oldugunu biliyorum ama aklini guzel kullanmak zorundasin artik , aklina eseni degil aklina yatani yapmak zorundasin.Zamansiz patlamalari degil sessiz volkanlari beklemelisin.Kendi dogrularinla hayattaki dogrulari birbirine uyarlamak zorundasin.Artik dusunmek zorundasin kendini... Seninle yasadigim bu sevdayi ne benim , ne de senin gibi yasayan bir insan daha bulamam yeryuzunde bence.Ne sen seni benim gibi seven bir insan bulabilirsin , ne de ben cikardigimi dusundukce derinlere sakladigim seni yuregimden sokup atabilirim.Ne garip bir sevda ki bulusturmadi bizi , kactikca yakalandik ama yakalandikca da kactik birbirimizden.Ne sen affettin beni ne de ben seni ama gozlerimiz birbirine hic kusemedi... Yuregimle savasim , hayatla kavgam ve sen... Kucuk bi selam gondermek bile agirlik yapiyor artik yuregimde... Suskunlugumu bozarsam kiyamet kopacak gibi... |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 589 İtibar Gücü: 15 | Ynt: Ölü Sevgiliye Yakarış... Yine o gün geldi bir tanem Sana susadığım gün O gün bana bir şeyler oluyor Aklımdan bir türlü çıkmıyorsun Sana bakıyorum hep susuyorsun Gözlerine bakıyorum gözlerini kaçırıyorsun Seni seviyorum diye haykırıyorum Cevap vermiyorsun İster cevap ver İster verme Seni bir daha seviyorum Diye haykırıyorum Sende be güzelim sende Buna o kadar ihtiyacım varki Bilemezsin bir tane Kalbimin tek sahibisin Bunu hep bilmelisin Bir şiir yolladım sevgilime Sevgilim bana bir kez yazmasa bile... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 589 İtibar Gücü: 15 | Ynt: Ölü Sevgiliye Yakarış... aklımda fikrimde sen gönlümde aşk yarası öyle bir sevda ki bu karanın en karası varsa sen yoksa sen bilmeme nasıl söylesem seniş bir allah bilir bir ben iyi bilirim seni annende sever ama ben daha çok severim |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Hiçbir şey senle olduğumuz gibi değilmiş... Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı... Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça, o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür... Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp,yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan... İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan..Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki,, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar, onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.. E o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!.. |
| | |
| | #6 (permalink) | |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Hiçbir şey senle olduğumuz gibi değilmiş... Alıntı:
Yüreğinize sağLık by_^^HİS^^ çok güzeldi... | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Hiçbir şey senle olduğumuz gibi değilmiş... Yuregimle savasim , hayatla kavgam ve sen... Kucuk bi selam gondermek bile agirlik yapiyor artik yuregimde... Suskunlugumu bozarsam kiyamet kopacak gibi... |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | ADIM BU..SOYADIM BU...! Ben,anlamsız kavgalarla.. Ben,yarınsız sevdalarla .. Ben,anlatılan masallarla yitirdim inancımı.. Kuralsız insanların sahte cennetlerinde,yanlışı doğrudan, karayı beyazdan,adamı adamdan,insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim.. Ben,kan gövdeyi götürürken.. Ben,can bedenden ayrılırken.. Ben,kan damardan çekilirken,öğrendim yaşamayı.. Başarmak için inanç,inanmak için yürek,kazanmak için bilek gerekliymiş.Adımlarını sert basmalı,yumruğunu sert vurmalı,sesin gür çıkmalıymış. Taş kadar ağır,taş kadar sağır,taş kadar küçük,taş kadar büyük olunmalıymış.. Karnın açken bile kuyruğun dik,belin bükülse bile başın hep dik kalmalıymış.. Şimdi tanıdınmı beni? ADIM..bu SOYADIM..bu Biz sevdiğimizi gün olur başımıza taç yaparız... Biz sevdiğimizi gün olur bağrımıza taş diye basarız... gece_yolcusu |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: ADIM BU..SOYADIM BU...! Bu gecenin tarifi imkansız... Acıların en koyusu yüreğimde,elime aldığım basit bir kalemle. Asilce seni anlatmaya,seni yaşamaya çalışıyorum.. SEN..deli mavi hoyrat esinti.. SEN..yüreğimin üstüne kapanmaz yaralar açan VE SEN.. aşk nedir bilmeyen yalancı varlık.. Kimbilir kimlerin dizinde uyuyorsun şimdi.. Ben bu gece biraz daha yorgun,huysuzum halbuki bu gece sensizliğin bilmem kaçıncı gecesi unutmalıyım seni öyle değil mi?Hatırlamamalı,ismini anmamalıyım..Ne zordur ki ! Böyle bir ihtimal bile yok.. Şimdi buraya yazıyorum seni benden sonra bir kaç kişi okuyup ellerine,yüreğine sağlık diyecekler..Bilmeyecekler ki bunlar benim sessiz çığlıklarım,sana yakınlığım,hepsi senden bir alıntı bir parça,ve bilmeyecekler ki.. Ben günlerce yitik rüzgarlarla uyandım.. Geceleri sen diye kapattım gözlerimi.. Ve nihayetinde uykuda terk etti beni..şimdi yapayanlızım! Gitmek neyi değiştirdi söylesene? O gördüğün düşler gerçeğe dönüştümü,ben karaları bağlarken sen pembe günler mi yaşıyorsun..peki mutlumusun söylesene..? Tamam.. Al işte bütün rüyaların gerçekleşti birer birer.Oysa ne sözler verilmişti değil mi???Mutluluk denen o zavallı varlığı yutan feleğe bir çomakta biz sokucaktık.Yıkıcaktık umutsuz yolları yerine yeni ümitler yapacaktık.. yürekler dolusu isyanım var sana anlasana..?? Affetmiyeceğim seni.. Sana her yazışımda birkez daha, Bir kez daha nefret edeceğim senden.. Sen beni kimlere,nelere değiştin.. Oysa sen canım,sevdiğim,sevgilim.. nelere değmiştin.. Nerden bilebilirdim ki sevmenin diğer adınında ayrılık olduğunu!.. |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: ADIM BU..SOYADIM BU...! Bana bir resim çiz ; Mum ışığında aydınlanmayı bekleyen geceler , Kapkara gökyüzünde kaybolmuş yıldızlar , Acıyan yüreğim olsun içinde .. Acıyı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Kan revan içerisinde unutmaya uyuyan insanlar , Kırık dökük düşler , Kırılmış insanlar olsun içinde .. Unutmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yolunu kaybetmiş insanların oradan oraya savrulmaları , Aradıklarını bulamamanın yıkılmışlığı , Acı ile kanamaları olsun içinde .. Kanamayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yalnızlığın ayazında donmaya ramak kala insanlar , Sigaramın dumanında boğulan düşler , Dumansız düşünceler olsun içinde .. Ramak kalmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Beklemekten usanmayan fakat beklediği 'şey'i unutan insanlar , Titrek cümleler , ağlamaklı sözcükler , Unutulan insanlar olsun içinde .. Unutulmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Koşan ama sol tarafındaki ağırlıktan kaçamayan , O ağırlığın altında ezilirken , Çığlıkları duyulmayan insanlar olsun içinde .. Sessiz çığlıkları çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Simsiyah bir sahnede , siyah bir perde olsun , Perdenin açılmasıyla şeytanlar dans etsin , Kapkaranlık sahnede mutluluğun ve yalnızlığın son oyununu oynasınlar sonsuza değin.. Sonsuzluğu çiz bana ! . . . Bana bir resim çiz ; Adı , ihanet olsun ... Bana bir resim çiz ; Adı , ayrılık olsun ... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| """Bir Aile 30 Yıl Boyunca Her 26 Kasım da Fotoğraf Çektirmiş""" | Law | Fotoğrafçılık ve Resimler | 50 | 29-03-2009 18:54 |
| """"Sevabını 12 Bİn Melek Yazmakla Bitiremiyor""""" | NuR-u HüdA | Dini Konular | 32 | 19-10-2008 23:22 |
| " Sendeki " beni " öldürebilirsin lakin bendeki " seni " asla ! " | **Zerd@** | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 25-05-2007 16:00 |
| "H"ayatımın "E"n "G"üzel "H"atası'na | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 22-02-2007 10:27 |
| Filiz Akın "Yüzü", Özgün "Sesi" Oldu | Haberci | Magazin Haberleri | 0 | 26-11-2006 02:00 |