HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | Dudakta SUS,gözlerde YAŞ'ım... ![]() Biliyordum... Suskunluğuna öyle alışmış ki zemheri yüreğim, Sen söylemesen de,getirmesen de dile ve anlam getiremesem de;buralara ait olmadığını kabullenebiliyorum... Kimlere uzanıyordu ellerin? Benimkilere dokunmama nedenine nasıl da uzaktı gözlerim... Oysa tenim bir nefes uzağındaydı, Sense sadece soluksuzluğunu verirdin bana... Cayır cayır sana yanan ve bir o kadar susuz, Bir o kadar ıssız, Sana,varlığına,bana kattıklarına ve belki daha da fazla aldıklarına rağmen hâlâ masum bir bekleyiştir bu... Ekmekle katık edecek kadar bile değildir umudum Olsun da...doyurmasa da olur Bir bak yeter...konuşmasan da olur Karmakarışık,derbeder bir yerlerdeyim ben Kendimi kaybettim,bulamıyorum...(Bulsana beni...) Sonu gelmeyen bekleyişlerden,gecelerin bitimsizliğinden,içimdeki sancıların canımı yakmasından öyle yoruldum ki... Ve sıkıldım... Bunları tek başıma aşacak gücü kendimde bulamamak çok koyuyor bana Yokluğun vurdu zayıflığımın ortasındayken ben, Yediremedim gururuma...dudaklarda sus kaldım Yağmurlar yağdırdım gittiğin şehre, Sen olmayınca...gözlerde yaş kaldım |
| | |
| M'LANCOLY isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | SweetWitch (12-11-2006) |
| | #2 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Yine gece... Yine uykusuzluğumda nöbetliyorum... Ve yine sigara dumanına senin hayali karışıyor, Yine nefes diye seni içime çekiyorum. Nasıl bir özlemektir bu?Kendimi bir bıçak üstünde ayaklarım kan içinde kalmış yürümeye devam eder bir halde buldum.Kaçtıkça nefesin daha da içine giriyor ayaklarım o bıçakların...Daha derine yürüyorum... Herşeyi bir kenara bırakmış kendimle savaşıyorum...Hiçbir şey optimum değil biliyorum ben her şeye savaş veriyorum...Canım yandıkça kendimden kendime dönüyorum... Yalnız... Yal_nız... Hep olduğu gibi! Umutlarım yeşerdiler yeşerdiler...Yosun tuttular artık atıldıkları kuytu köşelerde.Mutlu anılara dalıp dalıp gülümsemeyi hatırlıyorum.Mutlu olmanın keyfini hayalimde anımsıyorum...Şimdi öyle uzağım varlığına... Sevdim,delicesine... Ellerim bir senin ellerinde üşümedi.Ve ben aşkı seninle tattım ilk defa ölürcesine huzurlu doğarcasına umutlu... Özlemler düştüyse payımıza yaşarız diyordum...Şimdi sancılarımdan özlemenin tadını anımsayamıyorum...Huzursuzluğumuzu ben büyütüyorum belki benden çıkıyor ama hepsi bize dair... Üşüyorum... Artık üşüyorum uyuyamadığım geceler boyu düşüncenle ürperip sonbaharda sararan bir yaprak misali düşüyorum...Sana düşüp rüzgar beklemeksizin sana geliyorum...Düşlerimde... O yollar... Yollardan öyle nefret ediyorum...İlk defa bu kadar seviyorum otobüse binip bir şehirden diğerine gitme hayalini...Ve ilk defa bu kadar özlemini duyuyorum otobüsten inecek birini görmeyi...Oysa hepsi düşlerimde kalıyor...Yine içimde sol tarafından göğüs kafesimin kan sızdırıyorum...Acılanıyorum... Olumsuz herşeyin içinde tüm kuşku ve gizeminde dünyanın sıcak bir nefes duyuyorum kilometrelerce ötemden...Ve o nefesi aslında ben alıyorum...Ve her solukta aslında sana geliyorum... Bilmiyorsun! Anlamıyorsun! Çözemezsin de! Bulamazsın da beni arama hiçbir yerde...Ben sende kaybolmuşken yokluğun benimle...Oysa ben sendeyim...Sense heryerde her hücremde... Düşlerimi serbest bırakmıyorum artık bir bırakırsam boğulacaksın diye korkuyorum...Korkuları da hep sana dair...İçtiğim her yudum suda seni anımsıyorum çünkü hayat buluyorum... Uykulara terkediyorum kendimi bir nebze olsun yokluğunu unutayım diye... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | gittigine inansam donmenı beklerdım hangı sokaga dalsam hangı kapıyı acsam ardında sen hep sesıne bı kulac kala boguluyorum bılmem senmı erken demır alıyorsun yoksa benmı gec kalıyorum ellerımı bıraktıgn yerden cıglar yuvarlanıyor ta surama her gece fırlatıp denızler yıtırılmıs tebessumlerı bır cıgarayla parmak uclarımı olduruyorum curumus ruyalardan arta kalan mırasımla yolcusuz yollara dondum alnımdakı gırdaplar sımdı kan tarlası fırtınalar kopuyor demıstın yuregının en ruzgarsız yerlerınde oysa ben bın mevsım sana fırtınalandm sen bılmedın gıttıgıne ınansam donmenı beklerdım |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Bir kum tanesi gibiyim; Soğuk bir yel eserde savurur beni oradan oraya, Kıpır kıpır yüreğimle, Seni düşünüyorum bu yalnızlık gecesinde, Gözyaşları mı saldım yanaklarıma, Nedensiz küsüyor,sebepsiz affediyorum kendimi aslında, Yıllar yılı ardına sığındığım kalbim, Şefkate kanmış zavallı biriyim,hayal kırıklığında yüzen aptal gibiyim, Aşkın karşında… Hatıralarımla dünlerimi suçladım, Bu günlerimi hep haklı çıkardım, Adaletsiz düşlere daldım ve zaaflarımı ele verdim aldattım kendimi, Gururumu hançerleyen bitkin hitabımla anlatamam seni, Ben beni bensiz yaşıyorum ruhumda sığınak ararken, Farkında mıyım? son günlerde acizliğimle insanlar beni suçlarken, Ağlamaktan gözlerim bana küserken;ben hep susmuşum,anlatamamışım, Bir romanın tozlu sayfalarında sakladığım seni, Bir kum tanesi gibiyim şimdi… Engelleyici tepkilerdeyim, Sırların gizli kalmış çürük sevgileriyle gerçeklerindeyim, Gürültüye maruz kalmayı özledim, Sessizliğin sınırlarında, Hasretin en düşük tansiyonunda, Vasat saçlarımın dökülen her telinde aşkım, Parmaklarımla adını yazdım menfaatlerin karşında, Özetlerin yarattığı hayretlerin yanındayım, Hasta bestelerimin afetinde eyle dilde huzur, Rızasını aldım kalbimin benle yolu uzun, Nefsimi mutlak hükmünden çaldım mutluyum, Aşkım bana kızma ben seni severken deliydim ve suskundum, Şimdi bir kum tanesi gibiyim durgunum… |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 75 | Ne seni unutabiliyorum , ne senden kalanları. Başımın içinde bir kanser tümörü gibi büyüyor büyüyorsun. Seni unutamamanın verdiği acılara dayanamıyorum artık. Unutamamanın bu kadar kahredici, çıldırtıcı olduğunu bilmezdim. Her yerde, her zaman benimle birliktesin, işin kötüsü her şey seni hatırlatıyor. Kalabalıkta gelişigüzel söylenmiş bir söz bile yetiyor seni düşünmeme. Yalnızlığımda ise sesin kulaklarımda çınlıyor. avuçlarının serinliğini hissediyorum anlımda. Yaşanmış zamanlar bir flim şeridi gibi geçiyor hafızamdan. Anılarımızı en küçük noktasına kadar birer birer hatırlıyorum. İşte o zaman; bu seni unutamayan başı, duvarlara vura vura parçalamak geliyor içimden. Renklerin, kokuların, seslerin ve ışığın bile seni hatırlattığı bir dünyada yaşamak, harikulade bir şey olurdu belki. Ama sen de unutmasaydın. Beni unutmadığını sevdiğini bilsem her şeye katlanırdım. Unutamamanın biriktirdiği o dayanılmaz acılar, unutulmamanın vereceği eşsiz mutluluğun içinde erir, kaybolurdu. Sevmek bir bakıma unutamamağa mahkum olmaktır. Sevilmemişsek; bir de unutulmaya mahkum oluşumuz var en hazini. İnsan, unutabildiği kadar güçlüyse; unutamadığı ölçüde yıkık ve ezik kalıyor. Beni sev demiyeceğim, ama onuda sevmemeliydin. İkimiz de olduğun yerden çok uzağız. Güzelliğinin, büyüklüğünün yanında biz neyiz ki? Unutulmak; ikimize de kadehlerden tattıracağın bir içki olmalıydı. O içkinin sefil sarhoş luğu içinde seni düşünmeli, hep seni özlemeliydik. Unutamamak, sarhoşluğumuzu kamçılayan bir kırbaç olmalıydı. Gitgide işleyen, büyüyen bir yara olmalıydı tenimizde. Unuttuğunu her ikimizde bilmeli, fakat seni hiç unutmamalıydık. Oysa şimdi unutulan da benim, unutamayanda. Ancak, bir kurşun atımı uzaktasın benden, biliyorum ve ciğerlerime saplanmış bir kurşun gibisin hala. Seni çıkarıp atmak da elimde değil, sana gelmek de... Gelsen ne değişecekti ki? Beni hatırlayacak mıydın? Hatırlasan da sevinecek miydin gelişimden ? Gözlerinin içi gülecek miydi? Hiç konuşmadan < bende seni özledim > diyebilecek miydi ellerin? Hayır, değilmi? Öyleyse hiç gelmeyeceğim sana. Böylesi daha iyi... Gün oluyor; seni unutabilmek için bu şehirden çok uzaklara gitmek istiyorum. Sokaklar, evler, caddeler, vitrinler seni hatırlatmasın diye. Gün oluyor; anlıyorum senden ve bu şehirden kaçmanın faydasızlığını. Çünkü; biliyorum nereye gitsem benimle geleceksin, ya da gittiğim her yerde senden bir şey olacak. Sen unuttun fakat unutulmadın. Bense unutulduğumu biliyor, fakat unutamıyorum. İnan, unutabildiğim gün seni yeniden ve daha çok sevmeğe başlayacağım... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | tşkler adaşlar ![]() sizlerle aynı konuda düet yapmaktan büyük keyif alıyorum |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | Gönderdiğin o güzel sözler Yerlere saçılmış bana gelirken Hepsini topladım tek tek yerden Dizdim bir tespih gibi itinayla İçinde bir sözün var ki.... Bir ucu bende, öbür ucu sende biter Hasretin dayanılır gibi değil, Vuslat ne zaman diyorsun Ya ben? ... Tıka basa doluyum özleminle İçimde taşıyamaz oldum.... Tutkum taştı bedenimden.... Biraz önce savurdum oturduğum şehrin en yüksek tepesinden İçinde onlarca kalp atışı taşıyan çağıl çağıl aşk cümbüşü vardı Bedenimdeki bütün azalarım birer meşale olup Sıra sıra dizildiler Hepsini bir arife telaşı sardı Bir semavi zikri edercesine adını söylediler Sanki hepsi birer yüreğimin tercümanıydılar Yürek dili bu, kolay mı? Bir reçineye sardım huysuzlaşan umutlarımı Bıraktım kendimi sana doğru akan zamana Zamanı bile geçtiler hızla.... Sana varmışımdır bile çoktan Bir nefes alacağım dudaklarından Yüzünde gezinecek sıcak nefesim birazdan |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | ......! Kaç defa denedim anlatmayı? Kaç defa boğazımda düğümlendi cümleler? Kaç defa geçtim sevda köprüsünden? Bıkmadın mı gönül boynu bükük kalmaktan? Usanmadın mı her kapıda kovulmaktan? Aşkı aradın yıllarca. Buldun mu ki mutluluğu şimdi pes ediyorsun? Hep karşılıksız sevmeye alıştın sen. Beklentisiz sevmek gerek dedin. Bu uğurda savaş verdin de kazanabildin mi savaşı? Zafer duygusunu tadabildin mi? Mutluluğu kaç kere yakaladın? Kaç yürekte yer edinebildin? Her şeyini verdin de sen ne alabildin? Öğren artık yalnızlığı. Alış bu sessizliğe. Her şarkıda büyüyüp küçülme kalbim, dayanamıyorum. Akıttığın gözyaşlarına yazık değil mi? Bir sana sözüm geçmiyor. Bıktım bu umursamaz hallerinden. Başına buyruk yaşamandan sıkıldım. Gittiler işte. Tüm sevdiklerini tek tek yitirdin. Kabul etmedin yenilgiyi yeniden denedin. Olmuyor yüreğim anla artık. Baş başayız bu dünyada. Bir sen, bir ben. Yok bundan ötesi gör. Dile gel de derdini bileyim. Konuş ki elinden tutabileyim. Senin benden, benim senden başka yarim yok. Bize bizden başkası yar olmaz. Yarenlik düşmana altın tepside sunulmaz. Sen kendini sundun da ne oldu? Paramparça ettiler her yerini. Yetmedi üzerinde tepindiler. Yetmedi köpeklere yem ettiler. Bir ben kaldım yanında. yaralarını kapatmaya yetmiyor gücüm. Kan ağlayıp durmana alışamıyorum. Sevda sebilleri bile kurudu anla. Gücüm tükendi dayanamıyorum. Kopup gidecekmişsin gibi geliyor benden. Vazgeç sevda arayışlarından. Yorulmadın mı aldatılmaktan? Her gönüle güvenmemeyi öğretemedim ki sana. Anlatamadım ki yalancı kalplerden uzak durmanı. Hayallere dalmaktan usanmadın mı? Yarını olmayan gönüllere konmamayı öğren artık. Sevilsen bırakıp giderler miydi seni? Boş kadehlerle avunur muydun böyle? Olmazlar mıydı yanında? Unut yüreğim. Vazgeç bu sevdadan. Konu aSi MeLeq tarafından (13-11-2006 Saat 01:06 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #9 (permalink) | |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | Alıntı:
bu, yazdığım son satırlar sana... artık, ne ismim, ne şiirlerim, ne gölgem , çıkmayacak karşına hiç bir yerden... hiç bir şey, beni hatırlatan hiç bir iz kalmayacak ne günden, ne geceden... bir yaş gibi siliyorum kendimi gözlerinden.. . duymayacaksın artık, ne ses ne nefes , ne şarkı, ne sitem hiç bir şey kalmayacak maziden bana ait ne varsa alıp yaralı bir güvercin gibi, son bir çırpınışla uçacağım ellerinden ne lodos fırtınalarım olacak artık seni rıhtımalara sürüyen, ne de, poyrazlarımda acı soğum kalacak iliklerine dek işleyen ... hüzünlü eylüllerimi, kasvetli şubatlarımı, kararsız mayıslarımı ve çorak ağustoslarımı alıp gidiyorum bu taşı toprağı, havası suyu sen olan şehirden.... sokak çocuklarının kocaman kara gözlerine bakıp ta, uzanan avuçlarına bıraktığın bozuk para misali verdiğin sevgiyi dağıt şimdi kime istersen derin bir nefes gibi içine çekip sonra bıraktığın ben , vaz geçtim senden... hadi şimdi git, nereye gidersen camlarda yol gözleyen telaşlı bir anne gibi merak eden, ve seni senden çok düşünen ben, vaz geçtim senden... gidiyorum, bu havası, suyu, taşıi, toprağı sen olan şehirden.... vazgeçtim senden, vazgeçtim senden.... | |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | iskelede delik deşiğim kendi şiirimde yavaştan çekiliyor terim tenime... nereye gitsem kovuluyor gölgem ardımdan hiç yokmuş gibi zaman boğuldukça utancımdan üzülmez oluyorum üzülmez.. intikam aldıkça bu şehirden yalan yanıma beyaz harfler diziyorumöleceğim günü beklerken izmirin diri bedenine atacak toprak arıyorum.. sokaktaki suç meydandaki militan pankarttaki isyan oluyorum... iskelede denize atlarken üzülmez oluyorum üzülmez.. intihara özendikçe kovuluyor gölgem ardımdan eski size yeni ben oldukça ağlıyor üzüntüsünden bendeki eski gölge adam... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| DudakLarda SUS, GözLerde YAŞ KaLdım.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 05-09-2007 14:18 |
| Gözlerde ''YaŞ'',Dudaklarda ''SuS'' Kaldım... | zuzu | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 29-03-2007 10:56 |
| Gözlerde Yorulur | Deli_Sibz | Sağlık | 1 | 22-06-2006 15:27 |