HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Burası bir dünya… Burası kalabalık bir meyhane. Burada erkekler hep çoğunlukta. Umutsuzluk da öyle… Birileri camları kırıyor. Dışarı bakıyor bir adam. Sokağa, geceye bakıyor… Öldüğüne bir türlü inanmak istemediği sevgilisine bakar gibi bakıyor hayata… Öyle bir bakıyor ki, sevmeye hak kazanmak için bile savaşmak gerekiyor, gecikince insan ömür boyu ölü bir sevgiliyi kollarında taşımaya mecbur kalıyor, der gibi bakıyor… Bir kadın kucağına gelen kedinin tüylerinde arıyor kaybettiği sevginin büyüsünü… Karşı köşedeki eski duvara vuran sarı ışığı seyrediyor iki adam. Sanki suçlu, sanki yasak bir sevişme yaşıyorlarmış gibi mahçup, ama yine de hiç konuşmadan seyrediyorlar duvardaki o sarı ışığı. Bu gece bana gelmeni istiyorum, ya da sana gelmeyi, ama telefonun hep meşgul. Böyle anlarda hep tasavvufa sarılırım ben. Sabrın yüceliğine… Telefonun meşgul çalarken eski duvardaki sarı ışığı seyreden adamlara bakıyorum bir taraftan… Lodos rüzgarları vuruyor o sarı ışığa. Tenteler uçuşuyor. Biliyorum, boşuna bekliyorum bu telefonun önünde, burada, bu dünyada; ama olsun, yine de ümitsizce seviyorum seni… Umudum olsaydı, inansaydım bu hayata, insana ve sana, önünde tükenmek isterdim, önünde veda ederdim bütün bildiklerime, herkesin bilip tanıdığı kendime. Ben okullarda okurken, yine de hep böyleydim. Sevmezdim herkesin yaptığı şeyi. Sevmezdim müsamereleri. Çabucak biten, sınırları çizilmiş zavallı piknik gezilerini. Gökyüzünün mavisine bakıp terlerdim hep, kapana kısılmış gibi terlerdim. Oysa görüp göreceğimiz en güzel yerdi dünya; ama bu dünyanın geçerli yasalarına göre en büyük suçtu bunun farkına varmak, okullarda ve her yerde… Sadece bu bile yetmişti zaten hasta biri olmama… Yetti bu zaten, sıradışı ve güvenilmez biri sayılmama… Beni hasta, beni sıradışı, beni güvenilmez kılan bu yanım yüzünden tatmadığım acı kalmadı, tatmadığım kuşku ve belirsizlik… Bir gökyüzüne bakıyordum, bir hayata, bir de insanlara… Dikkatim hep dağınıktı bu yüzden… Böyle olmaması gerekir, bu hayat yanlış diyordum acemi sesimle, çocuk sesimle… Yaşadıklarımı anlıyordum ama tecrübe dedikleri o şey oluşmuyordu bir türlü bende… Etrafımdakiler öyle dikkatli ve öyle öfkesizdiler ki, onca yıl boşuna yaşadığımı hissettiriyorlardı sanki bana… Konuşmak soyunmaktı benim için. Sılaya dönmek istemekti. Ne denli çok sıla hasreti çektiğimi hissettirmekti konuşmak. Oysa sılama kavuşmak ister gibi konuştukça umut kesiliyordu benden. Hatta utanç vericiydi göründüğü gibi olması bir insanın. İnsanın ve hayatın değişebileceğine inanmak aptallık derecesinde ayıptı burada ve her yerde… Anladım bunu, anladım. Kendim olduğum ve yaşadıkça tecrübe edinmediğim, onca yıl boyunca kendimi dünyanın soğuk gölgelerinin arkasına gizlemediğim için üşüdüm hep ve hiç olmadık zamanlarda utandırıldım; utandırıldım tecrübesiz kendimden… İşte bu yüzden yıllarca kendimi sevmem için birine muhtaç oldum ben hep. Kendimi sevmem, hayata yeni bir başlangıç yapabilmem için hep birini kendimden çok sevmem, bu yüzden ona ümitsizce bağlanmam ve onun bana acı çektirmesi gerekiyordu, birine eksilmeden tutku duymam için de onun beni üzmesi gerekiyordu. Öyle çok utandırmışlar, beni benimle öyle çok karşı karşıya bırakmışlardı ki, benim kendimi sevmem için beni benden kopartan, yolumu şaşırtan, sılamı unutturan, bana anlamsızca acı çektiren birine bağlanmam gerekiyordu… İşte böylesin sen de… Beni benden koparttın. Asıl gitmem gereken yeri, sılamı unutturdun bana. Belki de en çok bu yüzden bağlandım sana. Yıllardır yanıbaşımda derinleşen boşluğumdan, kasvetli geçmişimden, kapana kısılmış gibi geçen döküntü günlerimden kurtardığın için bağlandım en çok sana… Evet, ölecek kadar acı çekiyorum şu an. Ama bir taraftan bu acının ne denli anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorum. Ve yine de engel olamıyorum bu acıya… Belki de engel olmak istemiyorum. Bu boşluktan beni kurtardığın için herşeyi yapma hakkını tanıdın kendine. Bana da seni tanımanın, seni anlamanın o büyük yolculuğu, o büyük gizemi düştü… Kendimi unuttum, senin peşine düştüm. Bir gece aramızda nasılsa bir suskunluk olmuştu. Ne gördüysen gözlerimde, ne duyduysan suskunluğumda, seni kıskanıyorum, demiştin bana, hatırlıyor musun? Saflığımı kıskanmıştın, ne tuhaf; sana duyduğum aşkı kıskandığını söylemiştin… Beni kendinden kıskanmıştın. Çünkü, hani bireydin ya sen. Kimseye ait olamazdın ya. Bedenin ve ruhun yalnızca sana aitti; hem Tanrı da yoktu gökyüzünde ve vaktin de çok azalmıştı ya… Hiç düşündün mü peki, bir kez olsun düşündün mü, neden bu kadar doyumsuz ve aceleci olduğunu. Eminim düşünmüşsündür. İsteklerinin sınırı olmadığını, kendini arzularının ve hazlarının rüzgarlarına niye bıraktığını düşünmüşsündür… Biliyor musun, benim için bunların zerrece önemi yok! Kiminle istersen yat. İster kadın, ister erkek… İstediğinle seviş. Özgürlük bir tek geceleri, yatağında ve sadece sabaha kadar tanınıyor sana, bunu benden daha iyi biliyorsun. İstediğin kadar seviş. Ve beni de arzuladığın zaman ara sadece… Ama bana bir kez olsun gerçekten anlat, neden bu kadar aceleci ve doyumsuzsun. Neden böyle olduğunu ben çok iyi biliyorum aslında, ama sen anlat, senden duymak istiyorum… Bazen, gecenin bir yarısı kalkıp bana geldiğine göre, sen de benim seni ümitsizce sevmeme bağlısın aslında. Vazgeçemediğin tek şey bu belki de bende… Hayatındaki tek sahici şey… Herşey sevişmek değildir, herşey ten değildir… Çünkü bir yanın hazzın ve arzuların peşinde koşarken, bir yanın giderek derinleşen o boşlukla savaşıyor… Senin aşk dediğin o boşluğu kapatmak, mümkünse unutmak istemek değildir, biliyor olmalısın… Bak, bunu en çok da kendime söylüyorum. Bir gün arzuların ve hazların dinerse, anlatmak isterim sana neden en çok boşluğumuzdan kaçmak için aşık olmak istediğimizi… Hatırla ne olur, hatırla, kimden ve neden kaçtığını hatırla… Kendimizden, yanıbaşımızda büyüyen boşluklardan kaçtığımız sürece gidecek bir yer yok aslında, anla… Ve bu yüzden bana hiçbir şey ifade etmiyor, sen benim için fazla iyisin demen, hiçbir şey ifade etmiyor bana. Ne olur yıllardır beni benimle karşı karşıya getiren, beni benden kopartan insanların diliyle konuşma… Beni senden ayıran tek bir şey var oysa… Tek bir şey: Benim seni ümitsizce sevmem… Senin benim tarafımdan ümitsizce sevilmen… Bunun dışında birbirimize öyle çok benziyoruz ki, git gidebildiğin, kaç kaçabildiğin kadar… Git, benden uzaklara git… Unut bütün değerlerini, değersiz ol. Hiç bir değerin olmasın. İster kadın, ister erkek önüne gelenle yat… Ne yaparsan yap, farkında olmadığını sanırken bile ele vereceksin yine. En güvenmediğin insanların yanında, belki de en çok onların yanında ağzından kaçıracaksın gerçekten seni ele verecek olan şeyleri. Doyumsuzluğunun peşinde koştuğun anlarda, belki de en çok bu anlarda çarmıha gerilmek isteyeceksin… Biliyor musun, benim hiç bir değerim yok, derken bile, bir başına kaldığında, seni senden kurtaran kimse kalmayınca yanında, dünyanın bütün günahlarını üstüne almak isteyeceksin. Tanıyorum seni. Tanıdığım için de kaçıyorsun benden, kaçtığın için de ümitsizce seviyorum seni ben… Çünkü ben, seni sana hatırlatıyorum. Kendimden önce seni boşluğuna çağırıyorum. Bu dünya, bu hayat böyle olmasaydı, en çok beni severdin biliyorum; ve şimdi en çok bununla avunuyorum… Seni ümitsizce sevdiğim için ne olur kızma, ne olur gücenme bana… Bunu çok istedim. Benim yerimde sen de olabilirdin… Kıskanırdım seni en fazla, ama kızmazdım, anlardım, hak verirdim, gücenmezdim… Sürekli mağdur üretiyor bu hayat, sürekli yoksul, sürekli köle… Herşeye sinmiş bu derin haksızlık, bu uçurum yasası. Biri efendi öbürü köle olmazsa aşk bile olmuyor bu hayatta… Ne olur kızma bana…Git kiminle istersen seviş, ne yaparsan yap; geceler senin, kimi arzularsan arzula, ister sevmediğin insanların bile seni sevmelerini bekle, durmadan onaylanmayı bekle onlardan; isterse durmadan derinleşsin o boşluğun; biliyor musun ümitsizce sevdiğim için seni, daha iyi anladım bu hayatı ben. Bu imkansız aşk bana insanları ve hayatı daha iyi tanıttı… Bu ümitsiz aşk senin aslında ne denli yalnız ve ne kadar çaresiz olduğunu gösterdi bana… Bu yüzden kabullendim işte; seni efendi yapan, seni değerlerinden kopartan, etrafındaki onca insana rağmen seni yapayalnız kılan bu aşkın kölesi olmayı kabullendim… Bana düşen de bu… Değiştirmek isterdim bu hayatı, ama değiştiremiyorum, gücüm yetmiyor… Seni ümitsizce sevmeme kızma, kızma ne olur… Cezmi Ersöz |
| | |
| **Zerd@** isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | yanlız_ask (26-03-2007) |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.088 İtibar Gücü: 16 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma daha öncede okumuştum.çok güzel.saol zerda paylaşımın için. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Kaldığımız yerden başladık yine.Yine uykumuz kaçana kadar uyumuyoruz.Evin, eskisi gibi dağınık...Sen kendini toparladıkça "biz"de, o dağılıyor.Nedense? Ama bu defa içimiz yalınayak geçiyor içimizden. Batacak birşey varsa,içimize batıveriyor doğrudan.İçimizin dışını mı kaldırdık ne? Bi de yaş ilerliyor diye mi bilmem,biz yavaşladık.Yorulmuyoruz böyle olunca. Tıkanmıyoruz...Tertemiz olmak adına,yalan bir suyla yıkanmıyoruz.Pissek sular akmıyor diye pisiz.Mis gibi kokuyorsak, yakınız bir öpüşlük de ondan... Sana uzandığımda,uzaklaşıyorum artık. Kıpırdamasam içimdesin halbuki.Anladım ki susarsak duyuyoruz... Şimdi sen ekmek parası için yorulurken orada,ve ben ekmek parası için yorulmak adına Pazartesi'yi beklerken,bir yandan da ayaklarını ovmak için akşamı iple çekiyorum...Hele seni bana getirdiklerini de düşünürsem ayaklarının,ellerimi düşünemiyorum... "Seni Seviyorum" diyorlar ya insanlar birbirlerine,-ki ben de çok ağırladım bu iki kelimeyi-,yarından tezi yok,başka bir cümle bulmalı... Ya da buna ne dersin? "Taaa en başından beri,aşk adına kalemin ve kağıdın öpüştüğü her ilk an kadar taze,heyecanlı ve temiz,İÇİMDESİN..." Çok uzun oldu değil mi? "SENİ SEVİYORUM" |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Takvimlerde ilkbahar gelmiş.. Gel birde sen onu içime sor. Daha kaç bahar geçecek bilmiyorum dönüşünü beklerken…. Güz yağmurlarını içime doldurdum ben. Cam’a her vuruşunda her bir damlanın hep sen vardın aklımda. Gözlerimi bir saniye olsun ayırmadığım yolların her bir yanı çiçek açmış. Neyleyim ben sensiz baharı? Yaşayamadıktan sonra bahar gelmiş, çiçek açmış….. Mevsimler birbirine karıştı. … Yaz sıcağı kavurur insanı ben üşüyorum … Senin sıcak bakışların vardı o zamanlar. Hiçbirşey mutsuz etmezdi…. Kara kışlarda soğuklara direnirdi bu beden. Ellerin vardı ellerimde, gözlerin gözlerimde…. Yorganım oldun belki, belkide yastığım … Başımı göğsüne yasladım ve huzur buldum .... Hayatımın her anında seni özlüyorum … Seni düşünmediğim bir “an” bile yok … Gecem de gündüzüm de hep sensin … Seninle yatıp seninle kalkıyorum …. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Güneş’in doğuşu gibi doğuyorsun dünyama. Doğuşuyla ısıttığı yüreğimin buz sarkıkları damla damla çözülmeye başlayıp, Her bir damlanın çoğalarak birleştiği, sevgiyle taşan bir şelaleyi andırıyor adeta. Ay’ın dünyamızı aydınlattığı gibi, Zifiri karanlıklardan çıkarıp, ışıklarını saçıyorsun etrafıma. Öyle büyülü bir ışık ki bu, hayallerin gerçekleşmesi gibi, adını koyamadığım düşünceler gibi, kapımı her an çalacak beklenen biri gibi .. Beklenen sen misin ? ..... Yoksa aşk mı? ... Hayır hayır, sen aşkın ta kendisi olmalısın. Seni beklemek, açılan her kapının ardında seni aramak .. Çalan her telefona sen diyerek koşmak, yine aramadı diyerek meraklanmak.. Beklenmedik anlarda seni karşımda bulup, mutlulukların en güzelini hissetmek .. En hüzünlü anlarında, hüznünü kalbimde yaşamak, sevincini sevincim, derdini derdim bilmek .. Doğan her yeni güne, senin için hayır duaları ile başlayıp, “günaydın” diyen sesini duymak için, uykuların en tatlısından uyanmanın sevincini yaşamak .. Bana bunları hissettirdiğin için.. Bu duyguları yaşattığın için, adını aşk koydum senin, Sen aşkın ta kendisisin... Telefonum her çaldığında içim titreyerek “o arıyor” diyorsam.. Her ne kadar ses tonumu ayarlamaya çalışıp, Hala bunu başaramıyor ve yinede sesimin titremesine engel olamıyorsam... Bana baktığında, saç diplerimdeki fırtınalara dur diyemiyorsam, Gözlerine bakarak, denizlerin en derinlerine dalıyor ve bir türlü çıkamıyorsam .... Ellerimi, titrek ve bir kor gibi yakıyorsa tenin.. Yüreğimde alaboralar kopuyorsa eğer.... Bunu başaran sen misin?. Yoksa sen aşk mısın?... Bana bu duyguları yaşattığın ve hayatıma girdiğin için .. Aşkı yalnız sana yakıştırdığım için Adını aşk koydum senin .. Sen aşk olmalısın.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Pencereden baktığımda görüyorum Senin yüzün incir yaprağında Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen Bir kedinin kıvraklığında Aynada dururken görüyorum Kırmızı öpüşün sol yanağımda Dişimi fırçalarken senin ağzın Serin suların berraklığında Rakı devrilmiş masalarda yokluğun Veya benden önce kalkıp gitmişliğin Gece boyu dolandığım barlarda Sarhoşlara tekrarladığım adın Balıkçı kahvesinde,çorbacıda,kenarlarda Dökülmek istemiyorum hayır!.. Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında Bilmediğim soruların açtığı çukuru Yalanlarla doldurmak istemiyorum Seni kaybettim galiba İki taşın arasında kaldım Bu, benim hatam değildi Seni ben çook geç tanıdım Derin acılar bahçıvanı Yüreğime ne ektin böyle... Aşk korkağını bağışlar mı? Söyle... Aramak ne kötü herkeste seni Her gözde bulup yanılmak seni Ah turuncu rüyalar güzeli Hem kendini yok ettin Hem beni Başka ne acıtabilir içimi Yaşım kırkı devirmişken Seni böyle patavatsızca sevmişken Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken Başka ne... Seni vefasız aşklara bırakıyorum Yüzümü kırılan bardaklarda ara Düşünme ben ne olurum Sanırım bi daha onarılmaz İncinen gururum.... |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Aşk korkağını bağışlar mı? Söyle... Aramak ne kötü herkeste seni Her gözde bulup yanılmak seni Ah turuncu rüyalar güzeli Hem kendini yok ettin Hem beni Başka ne acıtabilir içimi Yaşım kırkı devirmişken Seni böyle patavatsızca sevmişken Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken Başka ne... Seni vefasız aşklara bırakıyorum Yüzümü kırılan bardaklarda ara Düşünme ben ne olurum Sanırım bi daha onarılmaz İncinen gururum.... teşekkürler paylaşımın için... yazının bu bölümü beni çok etkiledi.. saol.. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 22.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 505 İtibar Gücü: 15 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma Ben sen gelmeden önce gülleri sevdim.O güzelim kokuları,o eşsiz duruşlarıydı sana benzeyen ve beni sana getiren. Goncası başka güzel, açınca bir başka güzeldi hepsi.Ama hepsi bir araya geldi de birtek sen edemediler.Ben yinede sen gelmeden önce onları sevdim. Ben sen gelmeden önce yolları sevdim. Hepsi çok fazlaydı, karmakarışıktı.Kimi sakindi, kimi ise sonu belirsiz bir uçurumdu. Bazısı mutlu ediyor,bazısı karanlık kör labirentlere benziyordu.Ama ben sen gelmeden önce yolları sevdim, Çünkü hepsi bir şekilde sana çıkıyordu. Ben sen gelmeden önce yağmurları sevdim.Yağdıkça yüreğimi ıslatan, yağdıkça en derin nerelerim varsa oralara işleyen yağmurlatı,toprağa,havaya,suya karışan yağmurları sevdim sen gelmeden önce.Serin tutsunlar diye yüreğimi,Birgün gidersen içimi yakacak olan yokluğunun acısını dindirsinler diye. Hepsi bir başka kötüi herbiriyle öğrendim aşka dair ne varsa; aldatılmaksa yaşadım;aldatmaksa yaşadım,mutluluksa öğrendim öğrettim.Yalnızlıksa terk edildim.Yalnız bırakmaksa eğer terk ettim. Ben sen gelmeden önce kendimi sevdim.Kıymet verdim kendime,seni bulunca bırakmamak için.mutlu etmek için ne kadar mümkünse o kadar sevdim kendimi, o kadar çok ilgilendim.Bir gün geldiğinde beni sevmen için ne mümkünse yaptım. Ve sen geldin...O güne kadar ne varsa sevdiğim hepsi yitirdi birer birer bendeki anlamını.Ve seninle yeniden yeni birer anlam kazandı. Gül senin elinde güzeld yollar sen yürüdükçe taçlandı..Yağmurlar seninle birlikte ısıttı yüreğimi senden öncekilerse mazide kaldı.Kendimi daha çok sevmeye başladım sen gelince,içimde sana sahip olmanın gururu vardı. Ben sen gitmeden önce herşeyi daha çok sevdi seni bana veren, beni sana getiren herşeye ayrı bir değer verdim.Hayatım senden çok öncelerde başlamıştı belki ama,bilinen tarihimde ben hep seninleydim. Ve sen gittin;Ne çiçekler umurumda artık ne yağmurlar,yollar.Ne kendimi seviyorum nede başka birini. Ne dünüm var geri gelecek nede bugünüm nede yarınım var yaşanacak.Kısa ve anlamsız bir hikayeymiş yaşayıp da yazdığım. Güller soldu, yağmurlar dindi,yollar tükendi.Ben tükendim kal dedim gittin. Benim hikayemdin... Bittin. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma saol abla Hadi gel...aç gönül bahçemde, baharım ol...sensiz olmasın sabah, gecem ol...uçur beni yalnız sevdalara, kanadım ol...bir çift söz ol söyleyemediğim, seni seviyorum gibi... Güneş ol geceye kavuştur beni...hasretim ol vuslata götür beni...ayrılık gibi yak gönlümü...gelenim ol uzaklardan, beklediğim gibi, sevdiğim gibi...Özlediğim oldun, gözbebeklerime hapsettiğimdi yüzün...bakışlarımda bir sen vardın, bir de hüzün...aşkın adı sen olmuştun, sevdanın adı sen...şarkılar seni söylüyor, şiirler seni haykırıyor...sen bir özlemdin, özlemimdin adını koyamadığım...güllerimdin koklamaya kıyamadığım...yüreğimdin koparıp atamadığım...sendin işte, sen ...nereye baksam, nereye kaçsam karşılaştığım...içimdeki çocuktun sen, başedemediğim...salıncakta sallanan, kaydıraktan kayan...şımarmak isteyip de şımaramayan çocuk...sen beklediğimdin biliyor musun...Deme bana gülüm, gülün ömrü az olur...bataklıklarda açan nilüferim...güneşin olamam bilirim, yakar kavurur bahçeleri...karanlıklarda dinlenirim...hayat dediğin nedir ki, senin için ölürüm...can...can olmak...ama sen vanımdan da ötesin bilirim...Aramızda hep uçurumlar mı olacaktı, sana hasret...zindanlar mı olacaktı yüreğimin dar koridorlarında...yangınlar mı olacaktı bahçemi kurutan...ve ben sana hasret...ben sana sevdalı...okyanuslar mı olacaktı maviye hasret, gözlerim gibi...hep hüzün mü olacaktı adım...hüzün...hep yeşili, sarısı, kızılı mı olacaktı, yapraklarımın...sevdalar mı yaşanacak, gemiler mi kalkacaktı, senin olmadığın iklimlerden...sensiz bağlanıp, bensiz mi çözülecekti halatlar...yalnızlığa mı açacaktık yelkenlerimizi...ne sen gelirsin...ne sevdan...ne meltemin dokunur gözyaşlarıma...hangi iklimin çiçeğisin sevdiğim söyle...Kaf dağının ardında mıdır ilk adım...adını sen koy sevdiğim bir sonbahar akşamıdan çalarak...adını sen koy ne istersen. Bekliyorum seni Nefise demiştin...bıraktın gecelerimle beni acımadan...Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim. Hayat bu kadar uzun mu...veya geri getirebilecek miyiz zamanı geri...Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim..Ne güzeldir seni seviyorum diyebilmek... Ne güzeldir sevdiğinin gözlerine bakabilmek... Ne güzeldir gelişiyle coşup, gidişine yanmak... Ne güzel şeydir aşka aşık olmak...ruhum bedenimden ayrıldığında...ellerim ayazlarda kaldığında...aşkın hep bende yaşayacak...Şimdi bir şarkı söyleniyor, uzaklarda... Ne güzeldir sevdiğinin gözlerine bakabilmek... Ne güzeldir gelişiyle coşup, gidişine yanmak... Ne güzel şeydir aşka aşık olmak...ruhum bedenimden ayrıldığında...ellerim ayazlarda kaldığında...aşkın hep bende yaşayacak...Şimdi bir şarkı söyleniyor, uzaklarda... Ne güz ne güllere sığar, bu kalp bir sende titrer... Yak hadi durma, senin bu küller... Ne yazı ne kışı bekler,bu kalp bir seni özler... Vur hadi durma senin bu izler... Bana sen lazımsın... Gözlerimin limanı oldu gözlerin... Kirpiklerin gardiyanım... Ağlamasınlar söyle...ben hiç gidemedim ki... |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Seni Ümitsizce Sevmeye Kızma En sonunda bitti.. Bittiğine üzülmüyorum ve seni özlemiyorum.. İlk defa ayrılığı seviyorum.. Senin söylediğin gibi.. En azından içindeki ben kirlenmeyecek.. İşte bu yüzden bu ayrılığı seviyorum.. Bu yüzden akşamları yastığıma sarılıp ağlamıyorum.. Bu yüzden sabahları uyanınca gözlerim gözlerini aramıyor!!!! Bu yüzden senden vazgeçmek daha kolay.. İçindeki yani hayalindeki ben gerçek ben ile kirlenmeyecek.... Bazen kendime nasıl bu hale geldik diye soruyorum; ilişkide neden nasıl gibi soruların sorulmaması gerektiğini bilmeme rağmen.. İlişkinin muhasebesi yapılır mı? Ben ilk defa yaptım.. Ne verdim ne aldım diye düşündüm.. Çok şey almışım ama hiçbirşey verememişim.. Bu da benim eksikliğim.. Gerçek benin eksikliği.. Senin hayal ettiğin olduğunu düşündüğün insanın değil.. Benim eksikliğim.. Gece ilerliyor.. Diğer eksikliklerim aklıma geliyor.. Sevdiğimin hayatındaki sorunlara ortak dahi olamayan beni düşünüyorum.. Bak gördün mü bu bile sendeki benden farklı.. Ama diyorum ya ben buyum, ben böyleyim.. Beni tanı.. Neredeyse sabah oluyor.. Bu seferde en büyük eksikliğim aklıma geliyor.. Seni düşünüyorum.. Şimdi git.. İçindeki ben daha fazla kirlenmesin.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| TövbeLiydim Sevmeye.. | BurcuUu_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 16-01-2008 16:25 |
| Canın mı sıkıldı ? 3 Boyutlu Kızma Bea Bilader Oyunu | Markk | Oyun Demo Inndir | 5 | 10-11-2007 23:59 |
| Kızma Bana.. Sevdim Anne | didoşum | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 19-10-2007 18:37 |
| Seni sevmeye yetecek kadar kontörüm kalmadı | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 35 | 12-08-2007 11:19 |
| BENİ SEVMEYE NİYETLİMİSİN?? | *PRinCesss* | Paylaşmak İstedikleriniz | 17 | 05-05-2007 10:28 |