HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Ynt: Kimsin sen ? ![]() Sen gelmeden önce diye başlayan binlerce cümle geçiyor aklımdan... Sen gelmeden önce ben daha bir bendim. Sen gelmeden kurallarım, yasaklarım vardı. En güçlüsüydüm hayatımın. Bir monitöre saatlerce boş boş bakamazdım mesela. Şarkılarım vardı sensiz söylediğim, sesim sadece benimdi. Daha bir umutluydum ya da daha bir boştu herşey. Çözemedim. Sonra sen geldin, ne oldum, neyim oldun çözemedim. Ben çözmeye çalıştıkça sen daha çok geldin. Ne sana sığınabildim ne kendime sığabildim. Tek başıma taşırken bütün yüklemleri, öznelerimi kaybetmişim sen gelince anladım, Bütün roller benimdi, hayata oynuyordum, sınırım, çekincem yoktu... Ezberlemiştim ben aşkı senden önce... Sen geldin ezberlerim karıştı... Repliklerimi unuttum, susuyorum, doğaçlama da yapamıyorum artık. Tek kişilik dev bir oyununun son perdesi, söz bitti... Yaralarım kanıyor, her kanayan yerden bağıra bağıra umut doğuruyorum. Daha çok acıyor yaralar umut doğarken. Olsun diyorum umudum var artık... Varsın acısın... Sonra aklıma geliyor bir sokak ötede oluşum sana ve senin bana gelmeyişin... Aklından geçenleri sorguluyorum kendime... Hak vermek istiyorum çünkü hayatına rağmen bana dönüşüne ve hak vermek istiyorum vazgeçemediklerine.... Belki de seni temize çıkarıyorum ruhumda, adın aşk olsun diye... Yine de Hoşçakal Zamansız |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Ynt: Kimsin sen ? ![]() Hayatın sana sunduğu herşeye alışmalısın. Bırakıp gidenlere ve geride bıraktıklarına da. Çünkü kendimden biliyorum, eninde sonunda kazanan hayat oluyor ve bize düşen istesek de inat etsek de unutmak oluyor veya alışmak.... Sevmeyi öğrenmemek en iyisi, biliyor musun? Belki hayat tatsız tuzsuz bir yemeğe benziyor ama kalbin yanmıyor en azından. İlk defa bu acıya düştüğümde yüreği elinde bir delikanlıydım. Aşkın kendisi zaten tüm damarlarımızdaki kanı çeken bir dertken ben daha kötüsünü yaptım, canımdan çok sevdim. Bir kat arttı çektiğim acı. O zamanlar bir daha cesaret edeceğime inanmazdım asla, ama bir defa öğrenmeye gör. Zihnini bulandıran esrar gibidir. Bir kere de tiryaki olursun ve bile bile dalarsın acının içine yeniden. Bir kere öğrendin mi aşık olmayı, hiç yapamazsan yoldan geçenlere aşık olursun. Ve bir defa alıştın mı aşk acısına yoldan geçen hepsinin arkasına bile dönüp bakmazsın, acısı içinde kalır yine de. Ve kalbin alışmıştır aşık olmaya, kaybetmeye. Giderek daha delice aşklar bulur seni, zamanla anlarsın ki aşık olunan çok da önemli değildir. Bizzat aşkın kendisidir aşık olduğun. Duymadığın, görmediğin, dokunmadığın ve koklamadığın -belki de bunları ummadığın bile- birine aşık olmak nasıl bir şeydir. Aşk değişir. İşte sen tam da o günlerde buldun beni. Ve onun için çok sevdim seni. Onun için aşık oldum. Yirmili yaşlarımın sonuna gelmişim ve aşk deyince acıdan başka bir duygu yaşamamışım. Aklımda aşktan kalma bir kucak dolusu kaçış, terkedilmişlik ve aldatılmışlık var. Yine de bile bile düşüyorsam, bu aşk değil. En azından adı aşk gerisi ruhu değil. Sen geldiğinde de biliyordum. Ya senden kaçacaktım ya sen de gidecektin. Sahi bu defa hangisi oldu? Onu bilemedim. Aslında tüm bu yaşadıklarımız benim "kader" diye anlattığım bir hayat sahnesi. Bizden habersiz kuruluyor sahne, oyun oynanıyor ve biz de oyunun baş aktörleriyiz belki, sonra perde kapanıyor. Böyle bir şey. Seni bulmak ne kadar güzelse, seni kaybetmek de o kadar güzel. Hayır yanlış yazmadım. Çünkü içinde sen varsın. İçinde sen varken bir şey nasıl kötü olabilir? Belki bir gün okuma fırsatın olur, ama sana yazıldığını bilmeden. Buraya bir işaret koymalıyım diye düşündüm, bir kelime. O kelimeyi okuduğunda kalbin burkulsun ve anla ki bunu yazan benim, hikayesi bizim hikayemiz. Ben alışkınım kaybetmeye... aLıntI |
| | |
| | #13 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Kimsin sen ? alınTı İsminin her harfini gönlüme kazımışım, başka bir ismi kabul etmiyor!.. “Dur” diyorum, durmuyor, “sus” diyorum, susmuyor!.. Her atışında seni haykırıyor.. Kırık bir dal gibi, dökülmüş yaprak gibi, hazan gibi, kor gibi.. Biraz buruk, biraz donuk, biraz da yanık bu kalbim.. Sadece sende can buluyor!.. Ölmeden öldürüyor, gülmeden ağlatıyor.. Bilmem, ne hallerdeyim.. Perişanım, derbederim.. Halimi arzetmeye ne kelimeler yetiyor, ne şarkılar, ne şiirler.. Ruhum, ruhunu arıyor, bedenimden uzak gibi.. Ama ne tamamen gidiyor, ne de benim oluyor.. Usandım halimden yar!.. Özlem yapışmış yakama!.. Her gece çöktüğünde boğazımda bitiyor, düğüm düğüm, lokma lokma.. Gitmiyor!.. Kor gibi, lav gibi, ateş gibi gözyaşlarım, ta sinemden geliyor!.. Bu yastığım her gece şahit! Gözyaşlarımla yıkanıyor.. Dayanamıyorum!.. Artık gel!.. Sevdamı ve ruhumu al götür bu bedenden kendi ruhuna kat.. Ben artık yaşamayayım, sonsuza kadar sende hapis kalayım.. Seni sende yaşamak istiyorum!.. “Ben”de mecal kalmadı.. |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Ynt: Kimsin sen ? Biliyor musunuz özgürlüğün en zor tarafı karar verme zorunluluğudur. Başkalarının doğruları ile hareket etmek onların yolundan yürümek her zaman daha kolay gibi. En azından ben de herkes gibi yaptım diyebilir insan. Uyum içinde kendini bir süre daha güvencede hissedebilir. Sorumluluk taşımaya da pek gerek kalmaz. Sanırım birçok insan böyle yaşıyor. Sonra birden özel hayatımızla ilgili kritik bir durum yaşıyoruz ve karar vermek gerekiyor. 'Evet' dersem bir dolu şey geliyor başıma, 'hayır' dersem kapkara bir dünya ve boşluk mesela. "Aslında böyle yapmamam gerek ama yapmazsam huzur bulamıyorum, müthiş bir kararsızlık - nedir bu bilmece, bu çıkmaz?" Kendimizi yargılamak yararsız Bir de üstüne kendimizi yargılamamız başlar. "Of, niye böyleyim, niye bilemiyorum nasıl karar vermem gerektiğini, aptal mıyım, neyim eksik?" "Başkaları nasıl karar veriyor, hiç can çekişmeden benim gibi? Niye cesaret edemiyorum", vs. vs. Arkadaşlara, güvendiğimiz kişilere sorarız çaresiz kalınca "Sen olsan ne yapardın", ben bir türlü karar veremiyorum" şeklinde. Onlar da canı gönülden, anlatırlar, nasihatlar, örnekler verirler, kendi hayatlarından, ata sözlerinden, geçmişten, onun bunun başına gelenden. Evet, doğru, siz de biliyorsunuzdur bunları, çok kereler düşünmüşünüzdür aynı şeyleri. Ama yine de tuhaftır içiniz - rahat değildir. Hak da verirsiniz onlara ama niye o kararı öylesine vermek doğal gelmez, kolay gelmez sizi rahatlatmaz! "Herkes için doğru olan benim için de doğru mu? Benim doğrumu bulmam için benim karar vermem gerekmez mi?" Karar vermekten korkmayın! Kararlarımız yaşantımızın kaçınılmaz parçaları. Sorumluluk taşıdığımız sürece verdiğimiz kararlar ile ister istemez hayatımızı belirli yollara yönlendiriyoruz. İnsanların karar vermede karşılaştıkları en büyük sorun sonradan pişman olmamak ve yanlış bir şey yapmamak için kendilerini doğru karar vermeye zorlamaları oluyor. İşte ben o yanlış karar kısmında durmanızı istiyorum. Kime göre yanlış olabilir kararınız? Evet bir sürü insan "Ayol çıldırdın mı?" diyebilir. Sebep, onların böyle bir karar almayacaklarıdır. Olabilir. Ama onlar siz değilsiniz. Sizin yaşamınız boyunca edindiğiniz deneyimler, sizin gereksinmeleriniz, sizi böyle bir karara itiyor olabilir. Ve bu sizin gelişiminiz için çok önemli bir yol olabilir. Diğerleri buralara gelmemiş olabilir, böylelikle sizin daha yaşamanız gereken yeni duygulara, yeni olaylara yeni deneyimlere şans vermeniz şart. Diyelim ki yanlış bir karar verdiniz. Hani o en korktuğunuz şey başınıza geldi. Bu ne ifade eder? Çok basit: Kendinizi daha yakından tanımanızı, tecrübe edinmenizi ve en önemlisi yeni sonucun, sizi yeni çözümler aramanız için zorlamasını. Evet en kötü ihtimaliniz. Ben böyle istedim, ben sonuçlarına katlandım, ben her türlü duyguyu, aşk, sevinç, korku, umutsuzluk, acı, başarı, güven; evet hepsini yaşadım. Ben yaşadım diyebilmek! Yanlış yapmaktan korkmayın Sorumluluğu üstlenip, ne olursa olsun bir çözüm bulabileceğinize inanıp kendinize "Ben becerebiliyorum" diyebilme şansını verin. Eğer karar verememe sürecinde çok bunalırsanız, en azından "Bugün karar vermeyeceğim, yarın karar vereceğim" diye karar verin! Bir takım yeni zorluklara çözüm bulmak zorunda kalmanız, bunları mecburen çözmeniz ve başarı sağlamanız gerecek ve bu da sonuçta sizi daha güvenli ve mutlu bir insan yapacaktır. |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Ynt: Kimsin sen ? paylasimlarin cok lezzetli harika arkadasim ![]() Ben böyle istedim, ben sonuçlarına katlandım, ben her türlü duyguyu, aşk, sevinç, korku, umutsuzluk, acı, başarı, güven; evet hepsini yaşadım. Ben yaşadım diyebilmek! Yanlış yapmaktan korkmayın Sorumluluğu üstlenip, ne olursa olsun bir çözüm bulabileceğinize inanıp kendinize "Ben becerebiliyorum" diyebilme şansını verin. Eğer karar verememe sürecinde çok bunalırsanız, en azından "Bugün karar vermeyeceğim, yarın karar vereceğim" diye karar verin! Bir takım yeni zorluklara çözüm bulmak zorunda kalmanız, bunları mecburen çözmeniz ve başarı sağlamanız gerecek ve bu da sonuçta sizi daha güvenli ve mutlu bir insan yapacaktır |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Ynt: Kimsin sen ? Her yaşananın bir anlamı olmalı,anlamsız şeyler yapma. Bırak bencilliği,hissiz bakışlar ve soğuk dudaklarında... İşte , işte o gün öldürdüm ,seni ve sana olan sevgimi. Hala bir kararsızlık ve ikilemler var ya da anlamı olmayan bir duygu. Ben seni sensiz sevmişim, hatırlanmaya ihtiyacım olduğunu hiç hatırlamadın. Artık içimdeki mutsuzluk olacak mutluluğum ve inadına mutlu olacağım. Kendimi seçeceğim, sadeleşeceğim. Uyandım , pençeliyorum dünyayı... Gözlerimi açmaya çalışıyorum. Seni bedenimde, ruhumda, hissediyorum. Fakat ! soğuk, çok soğuk... İçe atılamayacak kadar bunalıma sebebiyet verdin. Anladım ki biz bitmişiz... Oysa senin için,senin için neler feda ettim neleri sildim, o kadar çok sevmiştim ki gurur duvarlarımı yıktım. Yaralanmaktan bıktım. Seninleyken öyle çok kasırgalarla mücadelelerde bulundum ki, simdi yaralı yüreğimin hafif esen rüzgarda bile savunacak gücü kalmadı. Fırtınalar dinsin istiyorum. Sevecen , masum bir bakış istediğim gibi sevmek, sevilmek istiyorum. Rezil bir yaşam , sahte aşkların ortasında kaybolmuşsun. Onlardan biri olmayacağım. bir su damlası gibi topraklara karışır giderim, ama asla senin avuçlarında oynattığın oyuncağın olmam. Daha fazla eğilmeyeceğim, kaybolup gideceğim... Seni çok seviyorum,Ben hep seni düşünüyorum deyişlerinde oyunlarının bir parçasıydı. Sen beni değil,seni nasıl deli gibi sevdiğimi görmeyi sevdin. Senin için yaptığım mücadeleleri seyrettin. Katlandığım zorlukları az bulup yeni oyunlar çıkardın. Egolarını , zaaflarını tatmin etmek adına bana bunu neden yaptın. Şimdi ..Nedensiz bir kayboluş, kopkoyu bir karanlıkta hasretlere karış git... Yokluğun beni deli etsin, dağıtsın, İyisiyle ,kötüsüyle beni bana bırak. Yokluğunda boğulup kahrolayım, Yoruldum seni sevmekten ...içimi acıtıyorsun git... Seni ilk tanıdığım zamanlarda sensiz mutlu olacağımı hiç düşünmemiştim. Artık yeni bir bahar, yeni bir yolun yolcusuyum... Yani seni tanımadan önceki ben olmam için, artık sensizliğe ihtiyacım var. Şimdi hiç arkana bile bakmadan beni bana bırak ve git... |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | İmkansız A$kım ![]() Aslında butun bu dusuncelerımı sana soylemek ısterdım.Ama yapamıyorum işte.Hiçbırzaman netten tanıyıp bırını seveceğim aklıma gelmezdı.Ama birgun seni tanıdım.ilklerde hep bır arkadastık ama bıranda sana asık oldum.nasıl oldu bende anlayamadım.senı cok sevdım.senı unutmak cok ıstedım ama yapamadım.hayaller kurardım hep.Ama daha sonra şunu farkettım.senle bırsey aramızda olamayacağını cunku ayrı sehırlerde yasıyorduk ve senın hala aklında sevgılın vardı.içimde yasadığım duygu selini sana anlatamam.senı hiç yakından gormedım ama en cok senı bır kere gormek sana bır kere dokunmak sarılmak cok ısterdım.her gece senın hayalını kuruyorum olmayacak bır aşkın..sevdığını soylememek ve bır sure sonra ondan kopmak benı cok yıkıvak..gormesede gözüm o guzel yuzunu kalbım hep senı sevecek ve senın için cok ağlayacak sen yeterkı mutlu ol aşkım baska bırıyle ol ama senın değerını bılecek bır ınsanla ol ..emın ol bu bana ne kadar acı vereceksede o kadar cok mutlu edecekk...... bu kalp senı unutmayacak .... Ayrılık rüzgarları senda denızlerınde, Limansız bıraksalarda benı İçimden koparamazlar sana olan ölümsüz sevgimi bebeğim |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | GörüLmeyen dEgEr ... ![]() Gülen gözlerim hayatı tie alan sözlerimdi be güzelim Sana sevgimi anlatan sözlerim değil kalbimden akan hecelerdi Bukadar $en$akrak olman seni yanılttı belkide ikigözüm Belki sana dalga geldide gelsin ama ben ciddiydim sana olan aşkımda Gerçekle şakayı ayıramazsan benide anlayamazsınki hiçbirzaman Anlamak için içimden gelenlere vermen gerekirdi yüreğini qizli sevdam ama sen içimden gelenlere değil dışımdan gülü$üme baktın sadece Belki sana dalga geldide gelsin ama ben ciddiydim sana olan aşkımda Sana verdiğim değerin farkına bir an olsun varmadınki gülüm benim İçimdeki ateşi görmedinki yanan lavları bilesin içinde hissetesin Ağlamak geldide içimden ağlamadım yinede inan bana Belki sana dalga geldide gelsin ama ben ciddiydim sana olan aşkımda Senden bir tatlı söz duyamadım içimi hiç okşamadında Zaten öncedende yoktun be gülüm hiç benim olmayı istemedinki Yokluğunda sana aşıktım senden habersiz sana susuyordum hergece ... |
| | |
| | #19 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Ynt: Kimsin sen ? Küçük bir bakışa umutlarımı yükleyip okyanuslara açıldım.Gözlerindeki pırıltılar pusulam; gülümsemen rüzgarımdı...Gönül limanına ulaşmak için kaç fersah geçtim bende unuttum. Yolum sevdaydı benim.Kalbine ne kadar yakınsam o kadar kısaydı mesafelerim.Umutlarımı taşıyamadı küçük gemim.Mesafelerle anlatılamazdı hasretim, dalgalar kırdı yelkenimi.Mavi-yeşil sular bastı umutlarımı, hasretler beyaz köpüklere dönüştü.Sevdam mavi sulara gömüldü.Bunun için sevdam okyanuslar kadar derin, hasretler ansızın esen rüzgarlar kadar serin....Ve bil ki arkandan okyanusları akıtıyorum gözlerimden, sevda okyanusundan sadece bir zerre ardından akıtılan. Her damla tuzlu gözyaşı . . . |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hayata Dair!!!!! | DiLrUbA | Şiir Köşesi | 2 | 27-09-2007 15:03 |
| Hayata Dair... | £R$$!İN | Fotoğrafçılık ve Resimler | 13 | 13-07-2007 19:41 |
| Hayata, İnsanlığa, Yağmura, Huzura ve Aşka Dair Fotoğraflar | Esedullah | Fotoğrafçılık ve Resimler | 5 | 01-03-2007 04:46 |
| Söylenen tüm sözler, yazılan bütün yazılar sana dair. | jan_flavo | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 15-09-2006 22:12 |
| hayata dair | Fudo-Myoo | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 12-06-2006 10:46 |