HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Yokluğunun Son Deminde... Yüreğindeydim yüreğimin yangınıyla. Hayatımın son demindeyim belki son haykırışlarımla.. İçimdeki tarifsiz acıyı anlatma mümkün değil. Sensizliği sana anlatmak, imkansız… Derin bir nefes alıyorum,kalbim yaşlandığını anlıyorum. Aslında sensiz hayatımda bile her şeyin sen olduğunu anlıyorum. Yemek yesem aklımda sen,uyusam,yürüsem… Yağmurda bile sen varsın. Hayatımın her deminde, bedenimin her hücresinde sen varsın. Atamıyorum seni içimden.. Söküp fırlatamıyorum bir kenara. Gece yatağıma uzanıyorum… Korkuyorum yalnız yatmaktan. Gece lambasını yakıyorum ve sol yanıma bakamıyorum. Baktığım zaman yokluğun bir kez daha yakıyor içimi.. Sensizlik yine acıtıyor yüreğimi. Yorgana sarılıyorum ama senin tenin gibi kokmuyor. Uyuduğum uykuda sen hariç her şey var anlayacağın. Kabuslar,huzursuzluk… Bir sen yoksun,bir tek sen… Artık yemek yemiyorum. Yediğim hiçbir yemek senin yaptıkların kadar lezzetli değil. Yaptığım hiçbir yemekten de zevk almıyorum. Eğlenceli gelmiyor artık bana. Yine yokluğunu hissediyorum. Bir kez daha yanıyorum yokluğunda… “ Biz aşkı meleklerden çaldık..” diye bağırıyor dışarıdan biri. Senin olmayacağını bildiğim halde penceremden bakıyorum. Yoksun. Halbuki lisede biri öyle bağırsa bilirdim ki o sendin. En çok dinlediğimiz şarkıydı diyorum ve dinlemeye başlıyorum. Sadece hoş bir melodi doluyor kulaklarıma. Yine bulamıyorum seni. İşten geldikten sonra evi toplu halde buluyorum. Her şey bıraktığım yerde. Bu ev aslında benim değil farkına varıyorum. İçinde yaşayan insanlar sana hiç benzemiyor. Odama kaçıyorum. Duvarlara bakıyorum çeşitli posterler asılı ama hani bizim geçen yaz çektirdiğimiz resim? Kitaplığıma yöneliyorum bunlar senin kitapların değil. Derin bir nefes daha alıyorum, yaşlı kalbim ağrıyor. Gözlerimde yağmur bulutu ve bir efkar sigarası. Hani seninle de içerdik ya hani Sezen abla söylerdi biz dinlerdik. Sonra bizde eşlik ederdik ona. Yokluğuna alışmak zor be Bebişim. Sensiz bir evde yaşamak çok zor. Sensiz bir ömür çürütmek bi o kadar acı. Yağmurun yağması bile anlamsız geliyor artık. Islanmak gelmiyor içimden sen olmadan. Gittiğinden beri iki kalp iki ruh taşıyorum bedenimde. Ağırlığında eziliyorum aşkın. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... hüznüm çöker şehre anlarsın bakarsın sızmıştır sakladığım aşk, kalbimin küpünden. ölüm bana renk sana haber olur anlarsın. anlarsın sakladığım neydi gözlerinde. duymak istediğin kelimeden başka hiç bir şey saklı kalmamıştır artık anlarsın bu ifşaadan ben ölmüşüm. sen ıslah et şiirleri ben yokum artık. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Yeşili severim ama gözlerinin rengini sevdiğim kadar değil, güneşi severim ama gülüşünü sevdiğim kadar değil, ağlamayı severim ama gülmeyi sevdiğim kadar değil, insanları severim ama seni sevdiğim kadar değil. Ne kadar tatlı bakıyorsun gözlerinin içine şeker mi sakladın. Güneş mi doğdu yoksa sen mi gülümsedin? Seni tanıdım ve tüm dualarım kabul oldu. Yüzüne bakınca geleceği görüyorum. Gözlerinin içine bakmak sevgi dolu bir aşk filmini seyretmek gibi. Yaşamaksa seni sevmek ben hiç ölmeyeceğim. Gözlerim seni göstermiyor diye gözlerime bakamıyorum. Gözlerim güneşi görmedi senden sonra hasretin ateşi sönmedi senden sonra Baksaydın görebilirdin, her şey gözlerimdeydi gözlerimde bir damla yaş vardı ağlayamadım; o bir damlada sen vardın anlayamadın… Okyanuslarda büyüttüm sevgimi rüyalarımda hep sen vardın... Yüreğin sıkışır, nefesin daralır, gözünden yağmur yaşlar boşalır; yanarsın sönmek bilmez, kovalarsın gitmek bilmez, bu aşka gücün yetmez sende ağlarsın… İsyan eden kalbimi biraz olsun duy yeter; aşka susayan gönlümü seveceksen sev yeter... Korkma sakın gecelerden yıldız gibi parlayacağım; uzaklarda yalnızım sanma nefes gibi içinde, gölgen gibi peşinde, kan gibi canındayım… Bir çiçek olmak isterdim; dağlarda gezmek için, bir rüzgar olmak isterdim; mutluluklara esmek için, bir aşk olmak isterdim sadece senin olmak için… Sen bazen dudağımdaki gülücük, bazen yüreğimdeki ateş bazen gözümden akan yaşsın ama her zaman küçük kalbimde en büyük parçamsın Boşuna arama kendini gözlerimde… Çok uzun zamandır gözlerimde değil kalbimdesin. Seni gittiğim her yere taşıyorum, sevgili! O yüzden yabancı gözlerde aramıyorum gözlerini. İçim o kadar senle doldu ki… İnsanlar seni göz bebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum. Aynaya bakınca seni değil kocaman bir yürek ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm. Karşımda dur gözlerimi kapatıp seni seyretmek istiyorum. Gözlerim seni göstermiyor diye gözlerime bakmıyorum. Gözlerim sende kaldı bir daha istemeye utandım. Görmedin mi? Karanlıkta sana göz kırptım. Gözlerimle sana esir olacağıma ya seni gözlerimden silerim ya da seni kalbime nakşederim. Öyle sarılmıştım ki sana aramızdan rüzgar geçmezdi. Ruhun dudaklarını kullanıyorsa öpebilirsin. Yok eğer ruhun dudaklarından kopmuşsa yok hayır dur öpme. Seni yeterince anlatmadılar diye gözlerime hesap sordum. Gözlerim gözlerine vurgun olduğundan beri artık her şey anlamını yitirdi. Artık her şeye senin gözlerinden bakıyorum. Sana öyle bir sevgim var ki, sana bu sevgiden zarar gelmesin diye bakmaktan korkuyorum. Bakışlarımın ölülüğünden sevgimin diriliği okunur. Titrer durur ellerim yanında. Vücudum ürpermeye dolar. Üşürüm ben senin yanında. Çünkü varlığın içime serinlik verir. Seni gözlerinden seyredemiyorum. Bana kalbinin gözlerini aç. Seni acılarımın içinde canım gibi saklıyorum. Ben senin yüzünden çektiğim her şeye razıyım. Ama senin benim yüzümden azap çekmeni istemem. Acını acım bilerek acını yüklenmek istiyorum. Açılırken avuçlarım sessizliğe ellerinin içindeyim. Ağlamak geliyorsa içinde, ağla; gözyaşının içindeyim. Dokunsan haykıracak bıraksan ağlayacağım. Kim ağlasın gülüşlerine. Kim gülüp geçsin insanların çekilmez dert dediklerine Göz yaşların neden düşer o gözlerinden bilmem ki? Yıldızlar yere düşmezdi benim bildiğim… Dağ düştü üstümüze yıkılmadık ama; insan değdi tenimize acısı yıktı bizi. Sensiz geçirdim tek bir an yokluğunda ki sevgine vurulan bir düğümdür. Gözlerimde bir damla yaş olduğun gün, korkarım ki seni hiç bırakamayacağım. Birlikteliğimiz ayrılığın zirvesinde devam etmeli. İnsanlar seni tanımak istiyor, sen ise bana kendini tanıtıyorsun. Ben bir insanı sevme cesaretini gösterdim. Sen ise bir insan olma cesaretini gösteremiyorsun. Sen sende olmak istersin ama sende olan nerde olmak ister bilir misin? Sen seni bil. Sende olan varacağı yeri bilir. Sen insanlar için var olmalısın. İnsanların senin için var olmasını istememelisin. Dünyayı değiştirmeden evvel, dünyanın seni değiştiremeyeceği bir sağlamlığı elde etmeye çalış. Gökler temizdir yerlerse çamur. Gökleri isteyen ışığı bulur. Yerde kalansa çamurda yürür. Artık kimseler senin dünyana giremiyorsa sen herkesin dünyasına girmişsin demektir. Böldün aydınlığımı, karanlığım sende kaldı. Beni insanlarda arama, kendinde ara beni. Sen hangi dünyanın insanısın. Gerçeklerin mi doğruların mı? Yıllara bölüyorum geceleri bitmiyorlar. Ne diye sensiz böyle zor |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Sana ihtiyacım olduğu zamanda yanımda olmadığını...Seninle bitirmeyi düşlediğim ömrümün kalan yıllarındsa beni bir başkası için yarı yolda bıraktığını...Herşeye rağmen yaşattığım aşkımı nasıl yok ettiğini...Mutlu olduğumuz günlerde Sevgiline ''zaten ilişkimiz senden önce bitmişti''demeni..Yıllarca ayrı yatmadığımız beni ,yeni bir heyecan yaşamak uğruna yalnız bıraktığını...Beni sevdiğini söylemene rağmen,yeni aşkına mutluluğu sanki ilk kez yaşıyormuşcasına konuştuğunu...''Gülden kale düştümü alacak sanıyorsun?''dediğini ve gerçekten aynısını yaşadığımızı...Eve döndüğümde.portmantodaki ayakkabılarının hepsinin gittiğini gördüğümde dünyamın nasıl yıkılıdığını.... Evden son kez ayrılışında bir yabancı gibi tokalaştığını ve arkana bakmadan gidişini...Sana baba olmayı öğreten çocuğunun annesini,senin olmayan başka çocukların annesi için bırakıp gittiğini...Başka bir gün,ağlayarak boynuma sarılıp,bu yanlış tutkuyu yaşamak ve yanlışı yaşarayak öğrenmek içim gitmek zorunda oluğunu söylediğini...30yıldır sevdiğini söylediğin eşini,ondan ayrıldığın uzun gecelerde hiç aramazken,sana sözcüklerden başka hiç bir şey veremeyen biriyle gündüz ve gece saatlarce telefonda konuşanı...Sanal dediğin sevgilinle gecenin ilerleyen saatlerinde yazışırken,yatağımızda seni,tuşların tıkırtısının beynimde yankılanan sesiyle uyumadan beklediğimi ve geldiğinde uyumuş gibi yaptığımı.... Birlikte yaşamak için aldığımız evimizi,bana geceleri ilaçlarla uyuyabildiğim büyük bir hapisane hücresine dönüştürdüğünü...Balık yiyeğemediğimi,sana yaptığım yemekleri yapmak istemediğimi ve sadece atıştırarak yaşadığımı....Senin artık bir başkasını sevdiğini,benim olduğunu sandığım o kalbin,başkası için heyecanla çarptığını,senin tenine bir başkasının teninin değdiğini ve değeceğeni....Ve tabi artık benim için hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını..... Ben nasıl unutabilirim !........... |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Ölemiyorum bile… Şişirip yelkenleri, açılma vaktin gelmiştir denize. Bilirsin ki ne fırtınalar, ne deli dalgalar beklemektedir seni. Korkarsın, terk edemezsin limanı, bir köşesine sığınırsın. Kabullenmesen de artık aşk bitmiştir, İşte son bu... İçin hep hüzün doludur, bir türlü kabullenemezsin bittiğini. Gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demesini beklersin. O sözler hiç çıkmayacak o dudaklardan bilirsin. Yinede umudun yeşildir, İşte hayal bu... Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. An olur ki ne olur bitmesin dersin. Bu sözlerin dudaklarından nasıl çıktığına kendin bile inanamazsın. Oysa o yüzüne bakıp sadece gülümser, İşte acı bu... Ondaki sıcaklığı kimsede bulamayacağını düşünürsün. Kimse onun gibi gülemez, onun gibi dokunamaz dersin. Ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin. Kahredip başını eğersin önüne.İşte hüzün bu... Nefes alamaz hale gelirsin, daralır için. Bir kaç saatlik derin bir uykuya hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapasan da terk etmeyecektir hayali. Atarsın gecenin kollarına kendini, İşte huzur bu... Ondan gelecek tek bir haberi umutsuzca beklersin Bir de beklemek ölüm gibi gelir insana böyle zamanlarda. Aslında ölüm fikride garip değildir artık sana. Geri dönerse diye ölemezsin bile, İşte sabır bu... Hayat devam ediyordur ama her şey yarımdır, hep bir yanın eksik. Yüreğin eskisi gibi atmayacaktır, başka aşklarsa seni kandırmayacaktır. O başkalarıyla, mutlu bir hayatı yaşıyor olsa da, yine de sevginden vazgeçemezsin. İste aşk bu... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Camdan yapılmayım, Kırıldım bir kere, Zor bir araya getirdim parçalarımı, Tahtaların aralarına giren küçük kırıkları, Gözyaşımla ıslattığım parmak uçlarımla topladım, Halının tüylerine dek fırlayan camları ararken, Yüzümün düşlerle dokunmuş desenleriyle bakıştım Anıların üzerine basmadan, kanatmadan kendini, Yarım yansımalarınla yüzleşmeden iri cam parçalarında, Kendini yeniden bir araya getirmek, Yapıştırmak kırıkları yerine, Sandığın kadar kolay değil! Benim doğallığımın yerine, O kırıklıktan sonra işte bu yapaylık oturdu, Anla artık, Yapıştırarak kendimi oluşturdum yeniden. Bu yüzden kaldıramam ikinci bir kırılmayı. Sen hiç bir şeyi ikinci kez yapıştırmayı denedin mi? Tutmaz... İki kıyı tüm girinti ve çıkıntılarıyla tamamlamaz birbirini. Bir daha olursa, Olursa bir daha kırıklık, Daha keskin, daha tutulmaz, daha tehlikeli olurum. Tene değen her parçam, keser kanatır. Ki anlasana, Sindiğim kıyılardan köşelerden, Ansızın batarım insanlara. Ki anlasana, Kırılıp dağıldığımı unuttukları an, Gittikçe büyüyen bir tehlike olurum Sakın! Sakın, durduğum şu zaman ve yer içinde, Dengemi bozacak kadar ağır dokunma bana, Sakın beni bir daha düşürme! |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat, sımsıcak kavuşmalar borçlusun. Hiçbirzaman karşı çıkmadım sana. Yürekleri sararmış insanların içinde yaşadığım acılar var, ve onlar kadar varoldum. Yaşayamadığım acılarıda yaşatacaksın biliyorum zamanı geldiğinde, ama yinede yalnızlığımla yaşıyorum seni. İşte senin farkında olmadan yarattığın eserim ben. Karşındayım. Desemki terk edip gidiyorum sendeki yaşanmışlıkları, umursarmısın acaba? Zaten hep itilmiş duyguların gölgesinde yaşanıyor aşk acısı. İnsan önce beyninde seviyor, önce beyninde haykırıyor sevgi sözcüklerini, sonra , sonrası yok. Hep içinde tutuyor bir ömür boyu. Anlasana ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat. Denizi mavi olarak görmiştim ilk kez, bulutları ise beyaz olarak hatırlıyorum hala. Öptüğüm ilk kişi kayıtlardan silindi, utanarak dokunduğum ilk el ise hala kayıp. Sorgulayamadığım sadece çocukluğum kaldı, birde masumca seven yüreğim ve gecenin karanlığı kaldı ellerimin arasında. Diğer tüm değerler ise kayıp gitti ellerimin arasından. Şimdi ise hiçbirşeyim yok. Bana inat tüm yaşattıkların hep şahitsiz, hep soğuk, hep buruk gülüşmelerde kaldı. Tüm geçmişime inat, tüm bu satırlara inat, sakın unuttum sanma. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Sonunu bilmedigim yollardayim..Sonu ben belirlemiyorum..Bu senin secimin.. Bu rüyanın perisi sensin..Ne zaman bitiricegine sen karar verirsin.. Senaryo sana ait..Ben sadece Figuranım verdiğin rolde..İstediginde üz,istediginde güldür..Bende bir kuklayım,İplerim senin elinde..Nereye cevirirsen oraya döner-DİM...!Ama iplerimin biri koptu gördünmü? Artık bir yarımı sen kontrol etmiyorsun! Hep olmak istediğim gibi.. Ama hiç bir zaman olmayı başaramadığım gibiyim... Kimseyi çekmiyorum tuzaklarıma... Ya da sonu bilinmeyen dipsiz kuyular.. Yok artık... Kimseyi zehir gözlerime mahkum etmiyorum... Başımı dik tutup ileri bakıyorum sadece.. Bir çift gözle buluşturmuyorum gözlerimi... Yürüyorum nereye gittiğimi bilmeden... Sol yanımda... soğuk rüzgarlar... |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Bir öykü yazmak istiyorum düşlerimde... Bir düş, bir masal, bir dilek gibi! Hayalimde dans ediyorum gri göklere nispet edercesine... Kulağımda sürekli aynı melodi yankılanıyor, kelebeklerin dansını dinliyorum... Geç kalınmışlığın son dansı bu... Sanki yıllar önce yapılması gereken ama yapılamayan, ertelenmiş bir dansın ürkek başlangıcındayım... Ellerim titriyor ellerini tutarken gölgenin. Kalbim dayanır mı bilemiyorum kelebek dokunuşlu heyecanlara... Rüzgarın kokusu geliyor uzaktan, çiçek kokulu esintilerden onu süzüyorum ruhuma... Gelincik bahçesinde sevgiliyle kucaklaşmak gibi bir şey bu... Bana yorgun bir merhaba diyor,susuyorum... Kelebekle dansa devam ediyorum düşümde... Bir yer hayal ediyorum uzaklarda... Ahşap duvarlarının sıcaklığında ısındığımız, radyodan yükselen aşk şarkılarında dinlendiğimiz, sabaha kadar konuşabileceğimiz bir yer... Mumlar eriyip bitene, ay yerini güne, dalgalar hırçınlığını dinmeye terk edene kadar onu dinlemek istiyorum... Bambaşka bir boyutta, soyut dünyamı paylaşıyorum onunla... Düşlerimizde ilki hiç olmayan son dansımızı yaptığımı unutuyorum bir an... Sevmeyi seviyorum yaşama inat... Bir zaman düşlüyorum sonra... Sabah, öğlen, akşam veya gece fark etmiyor... Kelebeğin kanatlarında dans ederken sadece gülümseyebileceğim bir zaman olsun yeter diyorum. Bu hangi gün, hangi mevsim olur umursamıyorum... Hiç bir mevsimin düşlerimdeki zamanı veremeyeceğini biliyorum. Belki 5. mevsimden bir zaman düşlüyorum... Beşinci mevsimin bir gününün 25. saati gibi, bir anda ayın, aydınlığa yasağını kaldırabilmeyi umut ediyorum... Ve düşlerimde umutlanıyorum... Bir anlam yüklüyorum düşüme... Masanın üzerinde üç kapalı, bir açık kart koyuyorsun. Sinek, karo, maça ve kupa kızlarını... Sonra kaldırıyorsun üçünü. Açık olan kartı törenle kızıl bir mendile sarıp bana veriyorsun... Kupa kızını bana emanet ediyorsun, itina ile emanetimi alıp sol göğsümün üzerine koyuyorum... Tan yeri ağarırken; gökyüzü, ay tutulmasını usulca öpüyor ve yavaş yavaş yüzünü güne çeviriyor... Görüyorum... Ne yazacağım başka bir öykü, ne kuracağım başka bir düş, ne başka bir vals, ne başka bir an kalmadığını biliyorum... Artık gitmelerin zamanı; beşinci mevsimin 25. saatinde başlayan yasaksızlığı, titreyen ellerimle ay tutulmasına terkediyorum... Ona uzanıyorum son kez; yıldız sağanağında, Ben yaklaştıkça o uzaklaşıyor... O yaklaştıkça; ben kayboluyorum Bir düş, bir kabus gibi grilere dalıyorum, Üşüyorum... Usulca kapıyorum penceremi... O dansa çok geç kaldığımı anlıyorum... |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() ... . .-. .--. .. .-.. Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 7.764 İtibar Gücü: 34 | Ynt: Yokluğunun Son Deminde... Herkes kaptırmış,koşturmaya hayat içinde.. Ben de dahil,koş babam koş..nereye varacaksak? Gün gelip de bir soluk kesiliverince nefes borumuzdan,bunca senenin uzun sandığımız varlığı yok olup gidiverecek,sadece bir kaç saniyede! Belki bir hasta yatağında,ertesi güne uyanamadan ve tabii ki farkında olmadan uçup gidicez öte aleme.. Niye mi söyledim tüm bunları, Takılıp kaldığımız düşüncelerden sıyrılıp da,aslında herşeyin an'da olup bittiğini farkettiğim için! Sen farkındamısın peki?.. Sen,neresindesin şu an’ın? Ben mi..dilim bir karış dışarda,kafam ise çok ötelerde,belkide sende,belkide bir iskelenin üstünde,dalga seslerinde,bugün harici her yerde! İplerimi oynatıp duruyor ordan oraya hayatımın rejisörü her kimse!..kolum bir aşağı bir yukarı sallanırken,nedir bu halim diye bile sorasım yok! Ve hayır,o ipler benim! Hatta iplerim yok...özgürüm ben...hayat beni değil,ben hayatı ödünç aldım artık Yaşanan her hayatın içinde olan ben’im, Her adım gidilmemiş zirvede,her akan gözyaşında,her kavgada,her heyecanda,her gülüşte,her hüzünde,acıda ben varım.. Karar verdim ben hayatı ödünç aldım... Peki Sen,neresindesin şu an’ın? Bir ufacık umut kırıntısı peşi sıra yüreğim.. Atıp kendini denizlere yakamozlara yaren olmak istiyor.. Hangi rüzgara yalvarsam al beni diye Bir başka fırtına ardına sürüklüyor.. Yorgunluğun adı olmuş hayat denen bilmece.. Her sorunun ardında sen her cevabın sonunda sen var.. Ama Sebebini sormadım bugün yaşama sebebimin, "Sen değilsin" onu anlamalıydım... Akışına bıraktım zamanı umarsızca, Akıp gitti yine sensiz.. Bu defa yokluğunu umursamadım.... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Satır Aralarına Ördüm Yokluğunun Sancılarını | zuzu | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 04-10-2007 14:56 |
| YokLuĞuN SoN DemiNdE | Shef | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 15-07-2007 16:24 |
| Satır Aralarına Ördüm Yokluğunun Sancılarını... | bLue | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 03-12-2006 22:53 |