HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Hüzün Duvarları ![]() her gece üstüme yıkılan binlerce duvar var. Kalbimin derinliğini yitirirken gözlerim, duygularım kördüğüm.. üşüyorum.. taaaa yüreğime yüreğime vuruyor Sensizlik… diplerdeyim dağ başı yalnızlığında şimdi kelimelerim; kimsesiz… rüzgarın ıslığında saklı düşüncelerim bir çekirdek “çıt”lamasında ürkek bakışlarım çocuğun uçurtmasında asılı göz bebeklerim bisikletin tekerinde dönüyor açmazdaki düşüncelerim.. bir kayıp sevdanın yalnızlık hüznü parlayan ağlamaklı bir çocuğun düşündeki kırmızı araba, yada ıssız bayırlarda geceye ıslık çalan çoban ıslığı…yalnızlığımda… yangınların isini taşıyan yüreğimde suskun taş duvarlar gibi ıssız ve sağırım kendime kapattım kepenklerimi artık hüzün duyguları her gece sabaha dek üzerime yağan evet, gül renkli baharlar vardı kelimelerimden damlayan görebilseydin , fark edebilseydin eğer… ve bu sefer kelebek dokunmadı yüreğine hafifçe bu duygu yüklü, yağmurlara sığınmış baharları her daim içinde taşıyan kızın… duvarlara döndü hüzün duvarlarına yüreği… |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Bitiyor zaman. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı biliyorum. Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren. Ömrümü ömrünün ardında sürüyen… Kapatıyorum gözlerimi. Hadi git yâr, geldiğin gibi. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi. Anlamadım yâr Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun? Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor. Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol? İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor. Bulamadım yâr. Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım. Zamandan bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım. Ben acıyı aşka yama yaptım. Hafife almadım duyuları. Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı. Acıydı bildiğim aşkın ön adı. Ah yâr gün gün mısralar döktün içime. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın. Ben hep sana uzaktım. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım. Yanıldım… Yoruldum yâr Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum… Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de İstanbul’u saklarım alınyazımda. Nerede olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm… |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Kaç gün batımında için için ölür sensizlik... kaç hasret geceleri bekleyişin iradesi demir ayrılığın pas kokusu kabegahımda... sert bir rüzgar eser ansızın kırılır incilir kalbim avuçlarımda.... beyaz bir şerçenin kanatlarında toz misali savunur aşktan kalan külüm EY ŞAKAĞIMDAKİ KANAYAN GÜLÜM avunur sevdaya açılan hergünüm UZAYAN BİR SEN NÖBETİNDE HATIRALAR TANIK AŞK SANIKTIR... KARARDA SENSİZLİKTE HÜKÜMLÜ KALDIM.. kırık kalpler sokağında firari düşlere kurşun yarası hasret molasında KAYDI DÜŞÜLMÜŞ BİR AŞKA GÖNÜL VERDİM... noktasız,virgülsüz dolu dizgin.. sonsuzluk değilde gülüm sensizliklik içerimde üç nokta... ÖLMEK BİLE YETMEZ SEVDANIN UĞRUNA... Ağlamak yok yüreğim Alsamda nefes Bilki acılar var düşleri saran Yaşama yenilip ölüme varan... Sevdamız Kalsada köz gibi yüreğimizde Kader dedik söndürmedik ... Gerçekler bıçak gibi kessede yarınları Kızılcık şerbeti içtikte sözümüzden dönmedik... Biz ayrılığı bile dost gördük...... Nedenli Niçinli bir sohbete hiç girmedik... Güneşti Giden mevsimler boyu gün görmedik... Rüzgarla raks eden ezgiydik dudaklarda Susa kalktıkta Sonu olan bir yemin hiç etmedik Biz Sevdayı hep tek bildik... Düşerken Bahtımıza kör kuyular Aramadık kendimize ıssız bir liman Biz sevdayı ar bildik... Hasrete çalarken gökyüzünü karabulutlar KALP YANGINIMIZI GÖZYAŞI SÖNDÜRMESİN DİYE Acıyı yüreğimize buyur ettik... Kimi zaman Defter yapraklarında gül büyüttük kimi zaman Yüreğimizden sevdamıza gemiler yürüttük... Kurulurken bağrımıza dar ağaçları SORGUDAYKEN GECENİN BİTİMSİZ CELLATLARI Son söz SEVDİM dedik Yağlı urganları ödül BU UĞURDA YALNIZLIĞI KOCAMAN ŞEHİR GÖRDÜK... Biz Sevdayı hep ölümsüz bildik Yüreğimizden kurşunları Hiç Eksik Etmedik... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | ![]() Sensiz geçirdiğim bir gece daha oluyor.İçimde yine hüzün, yine yalnızlığın buruk acısı, yine büyük özlemin içimi kemiriyor bu gecede. İstemiyorum gece olmasını… Korkuyorum sensiz karanlıktan, her geceki gibi yine sensiz hayallerim, yine bu ızdırap, yine bu yüreğimin çığlığı, yine bu derin çığ…. Ne zaman son bulacak bu bekleyiş, ne zaman bitecek bu isyan… Sevmiyorum geceleri… Bu ıssız sokaklar yalnızlığımı kamçılıyor, sensizliği yaşatıyor bana. Ürkek bir çocuk gibi kapkara gökyüzüne bakıyorum endişeyle, durduramıyorum bu ızdırabı, üşüyor yüreğim sensizlikten. Nefret ediyorum gecelerden…. Öylece bakıyorum bomboş gözlerle etrafa, yoksun yine… Rüzgar esiyor delice, saçlarımla oyun oynuyor, yüzüme vuruyor bir tokat gibi gecenin ayazı Olmasın artık gece… Bilmeyim günlerin nasıl geçtiğini, özlemi yaşamasın bedenim.Gözlerim görmesin karanlığı, hissetmeyim sensizliğin nasıl bir duygu olduğunu. Bıktım gecelerden…. Beynimi yiyip bitiren bu hasret yazılarını yazmayım artık, yokluğunu anlatmayım karanlığa, paylaşmasın benimle gece sensizlik hüzünlerimi. Son bulsun geceler…. Yerden yere vuruyor bu keder beni, kelepçeler takılmış kalbime suçlu gibi, kıpırdayamıyorum nefes alamıyorum, konuşamıyorum. Kaskatıyım, taş gibiyim, öylece donuğum. Bekliyorum saatlerin geçmesini bu isyanın son bulmasını… Sabah olsun artık, bitsin bu haykırış geceleri…. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Neden hep susmalara teslim yüreğim…. Ne kadar oldu bir tende özlenmeyi hissetmeyeli, ne kadar oldu özel bir geceyi düşlemeyeli…Ben de unuttum artık..Boğuluyorum özlemlerin girdabında.Yürüyorum yollar boyu…aradığım ,belki de sana ait bir şeyler..Seni arıyorum,eksilen ruhuma yama olsun diye..siyaha çalan silinmişliklerin üstüne biraz mavi tonunu katabilmek için..Günü geceye bağlayan akşamlarda ben daha bir yalnızım artık…Biliyorum ki sende en az benim kadar yalnızsın….Elimden gelen pek bir şey yok şimdilik, yalnızca satırlarım var. Gözlerini bile göremediğim gibi, o tutku dolu yüreğe ait sesi bile özler oldum. Biliyorum ki sevgilerin tümünü hak ediyorsun. Bu nedenle seni incitmekten çekindiğim ve sana layık olan doğru cümleleri kurmak için bütün sözcüklerimi tartarak oluşturuyorum…Ne mutlu sana dokunup sesini duyanlara, seni, yüreğini tanımadan yanında gezenlere , hepsi sana çok yakın ama hiç biri hasret değil benim kadar kokuna. Susuyorum, boğazım yırtılacasına bağırmak istiyorum ama susuyorum. Korkuyorum, yüreğimi sana ihbar etmekten korkuyorum…İhanete hazırdır bedenim alışamadım kendi günahlarıma. Bakarken gecenin karanlığında gökyüzüne, suretini çiziyor kayan yıldızlar, susuyorum ve yalnızlığıma yanılgılarımı eklemeye devam ediyorum. Bu kente sığmıyor artık ne ben nede bendeki sen. Cevaplanmamış bir çok soru var şimdi bende, hüzünün gölgesinde geçen saniyeler ile yaşadığım… Her aşk kendi hikayesini yaratıyor…Hani terk edilen taraf olmak zordur da,bu hikayenin sonunu yazan olmak kolay mı? Bir gün gelse de bulsam dediğiniz sevgiyi bulduktan sonra tüketip posasını atabilmek kolay değil bence..Bir an geliyor çıkıp gitmek gerektiğini görüyorsunuz hikayenizden. Bitmeye mahkum bir aşkın can damarının kesilme vakti geldi zannederim… Sen suçu bana yıkmaya,kendini haklı çıkarmaya çalıştıkça… Anladım ki, hayatımda ki tüm hikayelerin sonu aynı bitiyor..Keşke susarak uğurlamasaydın beni senden be ömrümün delisi….Kıyımların süre geldiği şehrimde, kim kahraman, kim yenik ayrılan…Asla öğrenemiyeceksin.. Gecenin esrarına yüreğimi yazdım bu gece..Dalıyorum serseri karanlığa odaklanıyor gözlerim nedense..Niye gözlerin var hala gözbebeklerimin içinde..Herhalde ben sensizliği bile seninle yaşıyorum… Sevmelerimiz, sevişmelerimiz,sensizken içime gömdüğüm sessiz çığlıklarım, seni beklerken zindanlarda zamana esir olmuş dakikalarım, hepsi senin olsun…Seni seviyorum |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Olur ya gelirsen, kapım kilitli değil ama açabilir misin bilmem… Ben bana yettim sen bana artık yetebilir misin bilmem… İstemsiz yaşanmışlıklarımın içinde istemesem bile olmam gereken yerdeyim, biliyorum… Her tercih bir terk ediş ve bir yaklaşıştır, ve her tercihte bir kaybediş ve bir kazanış… Her hatada bir öğreniş, bir eksiliş ve her hata bir gözden düşüş ve bir menzilden çıkış… Zamanın bir saniyesini bile geri çevirmeye gücün yetmezken sen kendini hala güçlü mü sanıyorsun ? Güçlü değilsin… Ve en önemlisi benden daha fazla değilsin. Dedin ya sen bu kadarmışsın diye, ne yazık sen bu kadar bile değilmişsin. Ben bu kadarım ama tekrar ve tekrar yinelenen bir yansıma aynamda: “Görüntümde kendi gözlerimin içine bakabilmenin haklı gururu var yüzümdeki tebessümümde.” Sahi aynaya bakabiliyor musun ? Sen bakabiliyorsan bile bence aynalar sana çoktan küs… Yaşamak zaten zor neden bu daha da zorlamak bazı şeyleri ? Neden aynı hataların tekerrürü? Neden bazı şeyleri düzeltmeme çabası inatla ?Yalanlar görüyorum çevremde ki yazık aşklar bile yalan… Midem bulanıyor… Yalan söylemiyor değilim bazen benimde dilimi dolanır hayali hikayeler ama hiçbirini yansıtmam gerçeğe… Neden bu dil ucuyla söylenen sevgi sözleri… Erteledim bazı şeyleri, ve bazen mecburi hatırlatışlarım var kendime gerçekleri. Gün geçtikçe kendime daha çok benziyorum, artık bazı şeyleri başkalarına göre yapmak zorunda olmadığımı anladım, artık gözlerim daha bir ben bakıyor, artık saçlarım daha bir ben dalgalanıyor, artık cümlelerim daha bir ben kokuyor… Mutluluk sadece kendim olmayı başarabilmekmiş sanırım... Yalansız dolansız... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışınızdır aslında. En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır. İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınız da, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak… Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsizdir. Ölmek var dönmek yoktur. Gün gelir anlarsınız, içten içe bir şeylerin kanadığını. Tutkulu sevdaların gizli hançeri başlar parıldamaya… Orasından burasından eleştirmeye koyulursunuz, Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa… Başkalarını örnek göstermeye, “bak onlar nasıl yaşıyor” demeye başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık. Yanlışını görür düzeltmek istersiniz. “Eskiden böyle miydi ya.”diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı. Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan. Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz. O, sevgisizliğe yorar bunu… İhanete sayar… Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. “Ya sev böyle ya da terk et” diye gürler. Bir zamanlar bir gülücüğüyle, alacakaranlığı ısıtan o rüya, Bir kâbusa dönüşür birden… Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size… Hoyrattır bakmaz yüzünüze, zehir akar dilinden, konuşturmaz. Sonuçlar, yargılar, mahkûm eder. Mühürler dudaklarınızı. Siler sizi defterden… “iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için…” dersiniz dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz. “Madem öyle”nin çağı başlar ondan sonra. Mademki siz böylesine tutkun iken O hep başkalarını seçmiştir, Mademki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir. Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece. Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre. Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni… Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Delikanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini. Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye. Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla… “bana ne… Kendi seçimi” diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre. Ama sonra… Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından, Süzülüp gelen bir korku hatırlatır onu yeniden. Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder, ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi… Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız… Sular kulağına fısıldasın diye. Dönüp, “seni hala seviyorum” diye bağırmak gelir içinizden. Dönemezsiniz. Görmedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu. Ne onunla olur, ne onsuz… Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, Hem “ne olacak sonunda” kuşkusu. Böyle sevemezsiniz, Terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz! |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Akmasi gerektigi icin akiyor zaman yada adi zaman oldugu icin akiyor sadece ve biz kâh zamanli yasanmisliklarimizla kâh zamansiz yalnizliklarin duraganligiyla akiyoruz yasamak zorunlulugundan hayatin icine ve hayat akiyor icimize zaman zaman... Calan mi calinan mi... Eksilten mi eksilen mi... Kimim ben ? Sen kimsin ? Zamanin anlamsiz bir diliminde kaybolmus yasanmisliklar... Hatiralar... Kirginliklar... Kirmalar... Hatalar... Dengeler...Dengesizlikler... Tekerrur eden bir yasamin ortasinda kalabalik yalnizliklar... Su gibi akmaktan ote zift gibi yapiskan zaman, kara... Akip gitmesi ve beraberinde her seyi goturmesi gerektigi halde, ustumuze basimiza bulasmis tum huzun ve mutluluklar zamanla, yalanla, zararla... Kacip gitsen neye yarar , bu siyahlik bulasmis tenimizin en derinine bile. Oysa hayat pamuk sekeri kivaminda agizda erimeli ve hep pembe olmaliydi... Nerden cikti bu siyahlik, bu yapiskanlik... Yakamizi birakmiyor istemesek de zaman... Gunler geciyor ve unutuluyor her sey aslinda unutulmuyor da sadece goz yumuluyor... Seni yasadim... Masal gibiydin... Oysa surekli bir yalnizlik halinin siyah yakiciliginin bir yapayalnizlik uzantisinda... Yagmur yagiyor lakin arinamiyoruz bile bu karanlikta... Uzun zaman oldu... Neydim ne oldum..Aslinda asil dusundugum neydik ne olduk... Ve neler olamadik, neleri kacirdik, tatsizlastik. .. Oysa tek sorunum zamandi... ben cok zamansizdim ve zamansiz geldi tum beklenilenler... Cekiliyorum yavas yavas bilmedigim bir yerlere bilinmezler ustume geldikce... Zaman... Degiyor bir yerden yaralarima, acilarim daraliyor, yer yer bunaliyorum ve her bunaltan havanin bir muson yagmuru var tropikal iklimimde... KarmasIk her sey. Hangi dakika ne olacagini bilmeden... Kompleks ritim... Bazen sadece bosluga bosluk ekleyerek yasiyoruz yasama zorunlulugundan, degersizlesiyor her sey , tum anlamlar kayboluyor, uzaklik... yakinlik... her sey yok oluyor, hisler bile donuyor, birbirimize teget bile gecemiyoruz... Dusey asimptot... Ayni yine gunler... Suskun...Sakin... Yorgun... Ama sanirim mutsuz degil... Yetiyorum kendime zaman zaman ve bazen her sey cok yetersiz anlatmaya kendimi, bilinmezlerimi, icime sinmeyenleri, icime sinip silinmeyenleri, sinmesini istemeyip de zorla icime isleyenleri... Cok zor oyunlarla oynatilmak... Dar geliyor her sey, sIkiyor, geriyor, bunaltiyor, yetmiyor... Standart sapma... Yuzeysel her sey ve cok icerde gizli aslinda butun gercekler ben iniyorum ama kimsenin pesimden gelmesine izin vermiyorum, sakliyorum, saklaniyorum. Kor bir kuyu gibi benligim... Derin...Bazen gucum yetmiyor... Gucsuzlugume ragmen yine de hala aynaya bakabilmenin hakli gururu yuzumde... Uzun zaman oldu.. Konusamiyorum... Eziliyor kelimelerim haksizliklarin haksiz galibiyetiyle... |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Adın; Sükut deyip susuyorum.. Gece; Yine seni düşüyorum.. Bak ellerimde kırık dökük Umut sökük, neş'e sökük Giyindiğim hicran, en yenisinden, Kanattım yine dünleri. Uykular kan tadında ey sevgili! Yetim kılıp herşeyinden beni Yokluğunu ilikliyorlar yüreğime.. İzbe çukurlarda dermansız, Bir başıma, Naçar soluklardayım. Hangi nefeste ansam adını Bir bahar havası ,avuçlarımda. Göğüm mavileniyor , Yeşilleniyor dalım. Sensiz hep divane, yorgun Bilinmez yollara çıkıyorum sevgili! Kapanıyor, yüzüme kapılar. Elimde kalıyor tutunduklarım. Devriliyorum!. Sendeliyorum, yokluğunun üzerinde. El ver düşüyorum sevgili! Ölesi iliştirildim ki acıya, Sıyrılamıyorum!.. Gel döndür beni bu yollardan! Sağnak sağnak bir hüzün yağıyor üstüme Acının küf kokusu ağır, Kırılgan ellerimde.. Birbirine dolanıyor ayaklarım Düşüp kalıyorum.. Avuç avuç sen ağlıyorum, Direniyorum sevgili! Kanadı kırık Serceler gibi, Yağmura hasret bulutlar gibi, Sabahı bekleyen geceler gibi, Bekliyorum!.. Yokluğun kaplıyor göğümü, Gülmeler kan tadı, Geceler hüzün makamında. Toprağını örtüyor üzerime, Kaskatı gecenin solukları. Bir el ver sevgili ne olur Doğrulamıyorum!... Adın; Sükût deyip susuyorum.. Gece; Yine seni düşüyorum.. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Sevdanın tadına varamadım. Ne zaman bir aşk yaşasam sevdam hep yarım kaldı benim... Yaşayamadım tüm güzellikleriyle şu AşK denen şeyi, Ya ben yarım kaldım, Ya YaRiM dediğim yarım kaldı, Ya da BiZ yarım kaldık... Tamam olan birtek şey vardı, O da benim sevdamdı... Sevdam tastamamdı çünkü giden hiçbir zaman ben olmadım, Olmayacağımda!... Hep savaşlar içindeydi yüreğim, Her defasında yenilse de bitmedi içindeki sevgi de, umutta.... Zaten şu sevgim ve umudum da olmasa biterim ben o anda! Daha ne kadar dayanırım bilmem ama; Varımla yoğumla burdayım, SeVDa SoKaĞıNDa!... Kapımı yine kim çalar? Kalıcımı gelir, yoksa diğerleri gibi yüreğimi talan edip gidermi? İçindeki sevgiyi benimle paylaşırmı? Kafamdaki sorular bitmek bilmiyor, Çünkü yüreğim artık yenilmek istemiyor... Bu sefer de AŞK kazansa n'olurki?... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| hüzün | AH MİNEL AŞK | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 03-06-2008 23:59 |
| Hüzün | Life_is_beautiful | Slaytlar | 2 | 24-01-2008 08:47 |
| hüzün | gizemliler | Hikayeler ve Efsaneler | 2 | 30-11-2007 21:18 |
| İki binanın yan duvarları aynı anda çöktü | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 01-02-2007 19:20 |
| Aşk ve Hüzün | Haberci | Magazin Haberleri | 0 | 15-11-2006 01:50 |