HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.147 İtibar Gücü: 18 | ...:::Hiiiç Hiççç:::... Hiiiç Hiççç... Bir insani hayatindan sonsuza kadar cikartmak zorunda kaldin mi hic? Hani ölmüs gibi, hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi, her an kapindan iceri gülümseyerek girecegini bekleyip ama aslinda hic gelemeyecegini de bilmen gibi. Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana, ne kadar katlanilmaz bir gercek degil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek,etini kemigini yakarcasina özlemek. Cok kötü degil mi?Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu isitememek , artik sonunun "Pi" hali degil mi? Biliyorsun degil mi? Ne kadar umutsuz bir arayistir o, kalabalik caddede gecen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek icin o yüzü, belki biraz önce gecti bu kaldirimdan diye düsünmek, belki su an arkamda yürüyen insanlarin icinde bir yerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak ne zordur degil mi? Ne kadar eritir insani fark etmeden. Sende biliyorsun degil mi bunlari.? Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu hic? Hic iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina. Güzel bir kafe kesfettiginde, güzel bir film seyrettiginde, güzel bir sarki dinlediginde güzellikleri oranynda eksik kaldıklarını hissettin mi paylasamadigin icin onunla. Bir barin kalabaliginda hic yarim vücudunla sallandin mi ortada? Hic iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi? Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün oldu mu hic? Sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan nefret edemedigin zamanlar oldu mu hic? Gözünün icine baka baka kolunu bacagini kesen bir insanin yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar oldu mu hic? Hayatta inanligin bütün degerlerini altüst eden birisine ask siirleri yazabildin mi? Onu icinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara feda oldun mu hic? Icinde aglayan cocuga umut sarkilari söyleyemedi?in, özlemini, susuzluğunu, açlığını gideremedigin zamanlar oldu mu hic? Kanayan yarasini gördügün ama merhem olamadigin zamanlar. Gücünün, hani o tanrisal gücünün bir cocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu gördügün zamanlar oldu mu hic? Hiiiiiiiç.... Hiiç Alıntıdır... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... harıka. paylaşım için tŞk canım |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.147 İtibar Gücü: 18 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... Göslerine Sağlık Canısı ... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... yüReqine naSar deqmesin |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() canını yakacak eller uzatıyor insanlar.. Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 853 İtibar Gücü: 16 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... sen hiç sevdınmı kendını en az benım kadarr yada bosfer hiç iştee ---- cok guzel bı yazı elıne salık |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.147 İtibar Gücü: 18 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... Gözlerinize Sağlık ... |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... yüreğine sağlık canım |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() ღBad-ı sabahღ Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 4.554 İtibar Gücü: 73 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... Güzel bir yazıydı,sağol paylaşımın için. |
| | |
| | #9 (permalink) | ||
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.147 İtibar Gücü: 18 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... Alıntı:
![]() Alıntı:
| ||
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ...:::Hiiiç Hiççç:::... Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü... Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim. Ve, “yar”lığa süzülüşünü. Ben seni, sesini duymadan sevdim... Ve duymadan nefesini. Ben seni adını bilmeden sevdim... Ama; sevdim!.. Üşüyüşünü sevdim... Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü; “Gel, ısıt” deyişini!.. Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi... Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim... Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim. Bir de; “Gel, ışıt” deyişini!.. Ben seni, adını bilmeden sevdim. İhtiyacım... Cevabım... İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem... Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem... ...Sevdim işte! Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı! Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim. Ben seni, sesini duymadan sevdim. Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni... ...seni sevdim. Seni sevdim. İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle... Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan! Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım. ...Koklayamadım! Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına... Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde? Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!.. Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden... ...seni bilmeden sevdim. Seni, “bilmeden” sevdim! Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız! Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler... Sen yoktun orda ve ben de yoktum; Ama sevda vardı! Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |