| |
Ne güzel şeymiş Seni Seviyorum diyebilmek, sevdiğini haykırmak gözlerine bakarak, saçlarınla küçük bir çocuk gibi oynayarak… Varlığında kutsal kıldığım bu söz bile o kadar sırandan geliyor ki şimdi bana… Her şey bir yitirilmişliğin koynunda saklı şimdi, gizlenmiş en güzel zamanlar… En güzel hatıralarım pas tutmuş iliklerimde, ve gözlerimde yağmuru andıran damlalar…
Düşündükçe seni, koca bir yürek dolusu ‘aaaaahhhh’ çekiyorum şimdi… Kaybedişlerimi anımsıyorum birer birer, sonra buluşlarımı, sonra yine kayboluşlarını… Bir deli özlem sarıyor da içimi, susuyorum… En kalleşlerini yaşıyorum ayrılığın, gözlerin gözlerime bakarken, ben seni düşlerken tenimde, elimi uzatsam sana dokunacakken, her şey içimde sönüp gidiyor… Her alev alışında yeniden bağlanıyorum sana.. Gel gör ki bitanem, bu sönüşler ve tekrar alev almalar an be an kendini yeniliyor… Seninle olmayı beceremedik ya, sensiz de olmuyor…
Bilsen nasılda kızıyorum şimdi hem kendime, hem de sana… Senden ötesi yok biliyorum, benden ötesini aklına bile getirme… Yitirilmişliğimiz, vazgeçişlerimiz anlamı taşıyor… Bir ellerim taşıyor hala avuçlarının sıcaklığını, bir yüreğim taşımaktan bıkmıyor aşkının güzelliğini, bir de gözlerim, gözlerinin yeşilini…
Düşündükçe seni, en tatlı yanların geliyor aklıma… Kimi zaman gülüşlerin, kimi zaman akıl almaz bir çocuksulukla kaşlarını çatışların, saçlarını arkaya atışların, bir hayat veren dokunuşun, bebekleri andıran kokun…. Ve can yakıyor yokluğun…..
Seninle yeniden doğuşlarım yok artık, gülüşlerim sahte, sözlerim yalan, aynalar yabancım… Her geçen gün artıyor da sana muhtaçlığım, sırf tekrar üzülme diye, kendim den oluyor kaçışlarım… Her gece mehtabı adımlıyorum gözlerinde, her gece mutluluğu diliyorum uyumadan önce, en güzel rüyaları sende görüyorum ve rüyalarıma geleceğini bildiğim için sabah olmasın diye dua ediyorum…. Doğan her yeni güneş düşmanım…
Sensizliği içiyorum bardağımda, tabağımda bir dilim hasret, yastığımın altında kanlı bir bıçak…. Öyle ya sende yoksun zaten yanımda, en tepelere ulaştığında hasretin, can almaya geldiğinde özlemin beni kim koruyacak…
Şimdi tam karşımdasın işte… Bir ekran var aramızda sadece… Kim bilir nelerle uğraşıyorsun? Habersiz gözlerini izlemeyi o kadar özlemişim ki, kaşların bana inat yine çatılıyor arada bir aynı çocuksulukla, saçların bana inat hala aynı okşamaya doyamadığım zamanlarla… Ve bana inat gizleniyor gözlerinin yeşili…
Özledim seni Sevgili! Hep senli zamanlara oluyor yolculuğum, yarın değil sen gitmeden önceki günde yaşıyorum hala…. İçime çekiyorum nefesini, sonra ürperiyorum, bir sancı çörekleniyor yüreğime, tam şuraya…
Seviyorum seni sevgili… Şimdilerde bu söz bana sıradan ya… Gitmeden önceki halimle seviyorum…. Sen şimdi farkında olmasan da sana bakıyorum, kaşların yine çatık, gözlerin televizyonda, saçların firar etmiş kulak arkalarından, yanaklarında… Bak ne diyeceğim…. Seviyorum Seni… Boş ver sen yine de duyma….. | |