HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() pardon ... Kayıt: 28.09.2007
Mesajlar: 8.124 İtibar Gücü: 80 | Leyl Yağmurun ayak sesinde uyuyan kalbimin ağrı molalarında hiç doğmuş sancıları döküyorum sesimden. Tüllenen grinin hüzzamı kirpi ime iniyor yavaş yavaş. Avazımın göçebe hüsranları dokunuyor giz’imin kuytularına. Fırtına başımın üstünde. Mecnun’un dolaştıgı çöllerde yalnız kalıyor yıldızlar. Lapa lapa yagıyor deniz avuçlarıma. Hangi sesini dinlesem aşkın gece yine siyah kalıyor gök/yüzüme. Ölümü öldürsem kaç yıllık ölümlülüge çarptırılır bedenim ya leyl? G ö z l e r i n d i r h e l a l i m. Vuslatı çagıran ayrılıklarda büyüterek aşka mahfuz düşleri, kalbimi yokluyorum sende can veriyor mu diye. Kahrın kavurganlıgıyla intizarın velvelesi arasında kayboluyor perçemine ´gün´ vurmayan uykular. Sefilim. Zelilim. Kurşun kadarım gövdeme. Alnımdaki aşk izine dokunma. Kırılır yar çehresine harını resmetti in cehennemin şeddesi. Kesme saçlarını ben üşümeyeyim diye. Bas gözlerini içime tuz niyetine ya leyl! BiLiyorsun, yar/adır bütün Sızlanmalar. A h L e y l, acım tufanımın sırtında. Kambur ruhları taşıyorum nun’a varmadan aglayan dervişin duasında sırlanan kavlime. Döşümde ezgisel yankıların iz/düşümü ugulduyor. Bak, kulaklarımda asılı kalıyor yabani kuş çıglıkları. Pencere önlerinde biriktiriyorum isyana dönük gelişlerini. Y a L e y l! Yıkılsın aşk muammalı yalnızlık oyunu. Perde kana boyanmadan, sahne arkalarında bo madan dilimin altındaki sahici repliklerimi, bu kez tut elimden. Azalan denizlere kanat çırpmadan hüznüme yuvalanan rüzgar, savurmadan saçlarıma ölü kadınların öykülerini, bu kez tut elimden Leyl. Nasıl olsa, meyilliyiz morg gecelerinde aşk üzere delirmeye. Vakte ermeyen sesin niyetsiz fırtınalarda dalgalanışında uyutuyorum küflü yagmur yaramı. Mahşer kalabalı ında çırpınan tenhalıgım huysuz aglayışların kaosunda yırtılıyor. Eziliyor gögsüm kabusların ıssız kanayışlarında boydan boya. Yabanıl yakıcılıgın daglanışıyla savuruyorum giz’ime, güle degmeden ufalanan devşirme kederi. Mu lak cümlelerin eşkiyalıgına yatıp uykumun derinliginde küfürbaz katilligimin adını saklıyorum yanagıma, adıma yok kala. Salkım saçak yorgunlugumla kapındayım leyl. Öp beni kırıkları acıtan düşlerimin sızısından. Kalbimde z*******e eyvah, nara sürgün ‘gün’ izin var. Çıkar/sana beni beyhude agtlarımdan aglatmadan. Aşktan haberdar bu rüzgar leyl. Baksana, ölüm sızıyor feverana çekilen gözkapaklarından. A h L e y l, gülüşün uçurum gibi ziyan etmeye yakın duruyor. Ya leyl! Şehir korkakları bekliyor kalbimi. Her defasında cesaretim (el) altından satılıyor. Zaman zamansızlıgı tetikleyen iç yangın inşirahsızlıgının zulmünde büyütüyor kahkahasını. Daüssıla yorgunu bakışlarımdan zift kokan devrik hecelerin tutsaklıgı düşüyor. Devrikebir bir makamın hüzünbazlıgına sere serpe gömülüyor şarkılar. Aşkın koridor boşluklarında intihara gönüllü yalnızlıgın hükümranlıgına yabancılaşıyor aşina suskularım. Ya leyl! El vurulmuyor yaralara bu mevsim. Dayanılacak yanı yok hasretinin, hep mahva mülteci gözlerine düşüyorum. Şiir olup dökemez misin dizelerini kanayışlarımın kıyısına? Tükenirken şakagımdan aşagı kayan hüsran birikintileri, kirli kasırgalarım yıkanmaz mı ellerinin duru denizinde? Aşk kimligimde yangın gibi aglıyor. Suretimden gecenin onulmazlıgı akarken kırılmasın şarap kızılı uykuların hevesi diye. Düşsen seferi agrıların kirpigine, ayet diye tanımlanacak yüzün... |
| | |
| Mahbube isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | kadirhan58 (25-04-2008) |
| | #2 (permalink) |
![]() pardon ... Kayıt: 28.09.2007
Mesajlar: 8.124 İtibar Gücü: 80 | leyl leyl leyl .... üç kere secde ettim yandım ezelsizim ebedsizim sensizim leyl.... unutuş ırmağında kandım kendime kırk kere tövbe ettim kırk kere tövbe bozdum... inadına devrilmemiş bir karaağacın tüm yapraklarında senin yüzün ve gözlerinde soyunan mahcup bir hüzün... yitik bir şafağın gergefine battım sahipsiz düşlerin düşkünüydüm düştüm kandayım yangınlar devrildi üstüme içimde destursuz bir keder dolu dizgin müebbede gider sen ağlarken gözlerinden gece düştü sevgili yüreğim yer ile yeksân... örtünüp kurşunların ağırlığını suretini tavaf ettim dokunmadan dayanılmaz kimsesizliğine senin kırıktım ve hatta dökük geç kalmıştım herşeye yani 'Sana'... yitik bir şafağın gergefine battım gel gör beni ben kandan bir damlayım.... acemi kumlar gibiyim gözlerinde dağıldım... çevirme bakışını benden dayanamam leyl... yandım kül olmadım korkma yangınımdan... içimde yanan sensin... ben ateşin mekânıyım.. içimde zaman sensin leyl.... geldin kimsesiz bir evin ağulu kandiliydi gözlerin sana bakıyordum belki böyle ilk kez sana bakıyordum bir kelebek kanadına sarınmış oturuyordun karşımda dokunsam dağılacaktın fakat sanırım en çok düş kelimesi yakışıyordu sana kesinlikle tekrarsız bir düştün dokunsam kaybolacaktın sana düştüm ben kayboldum... dilim ateşte dilim dilim dilim aşkın sırrı nedir ne sen bilirsin ne ben cehennemimle bir oldu cennetim söz sükûta kavuştu sevgili meâlsizim... kış geldi mütereddid suskun ve bana rağmen uysal tutkulu bir aşkın hazin kalıntılarıydı belki açılan kasımpatları sen kendindeydin gözlerinde bir kutup yıldızı parlıyordu hep bana bakıyordun leyl bense terkedilmiş bir lunapark acısıyla içimde durmadan dönen korkunç bir atlıkarıncaya tutsaktım ölüleri okuyordum ölü insanları görüyordum ağızsız yüzlerle yüreksiz bedenlerle dolaşan ölü insanları görüyordum sen kendindeydin ne ölü olduğumu hissediyordum ne diri ben sendeydim leyl... büyük bir ihtimalle ilk kez yüzümü bir insanın avuçlarına gömüp ağlamak istiyorum 'seni sevmek istiyorum' şimdiki darmadağın geçkin ve çirkin halimle değil doğduğum günkü halimle değil geçmiş yaşantıların kanlı kırıklarından geleceğin ümitli ve şımarık bilinmezlerinden velhasıl zamandan muaf 'sevmek istiyorum seni' ölüyüm diyorsun ben bir ölüyüm kendindesin ne olduğunu biliyorsun ne kadar çürürsen o kadar yeşerirsin aslında halbuki ben ne ölüyüm ne diri ölmekten korkuyorsan düş olup düş bana tüm düşlerinle yaşayalım... yaşamaktan korkuyorsan tut elimi ölelim... benden korkma leyl... üç kere secde ettim geçmiş bugün gelecek sana 'leyl' dedim... üç kere secde ettim leyl leyl leyl... (Alıntı) |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| LeyL ' e İthamdır...! | Hayâ | Paylaşmak İstedikleriniz | 38 | 22-08-2008 13:26 |
| Yoksun Leyl. | Safak | Şiir Köşesi | 1 | 12-04-2008 20:03 |
| Ah LeyL .. | KãRdé£éN | Şiir Köşesi | 4 | 13-12-2007 15:47 |
| NuN'La LeyL Söylemleri ! ... | LeyL | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 29-08-2007 20:20 |
| Ah LeyL.. | LeyL | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 22-06-2007 10:03 |