HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 15.07.2006 Yaş: 28
Mesajlar: 335 İtibar Gücü: 0 | Hayattan Guzellikler & Gercekler...., Yalanlar Soyle Bana, Iclal Aydin Bir gurup arıyla sineği bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştiriyorlar. Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşüyorlar. Ama şişenin tabanı cam ve onların da yabancısı olduğu bir madde olduğundan çıkmayı başaramıyorlar. Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kayboluyorlar. Ağzı açık olan şişeden karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmiyor. Camın önünde ışığa doğru çabalarına devam ediyorlar. İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor. Ancak biraz derinlemesine düşününce, karşımıza dikilen gerçek çok daha farklı. Çok basit gibi gelen bu deney beni oldukça düşündürdü. Arıların ne kadar akıllı yaratıklar olduğunu hepimiz biliyoruz, sinekler ise malum. Arılardan korkarız bizi sokarlar diye ama sineklerden midemiz bulanır, uzak durmaya çalışırız. Evet, ışığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır kuskusuz. Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenlerdir. Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir.Ve bu uğurda da gerektiğinde ölebilenlerdir. Yürek, azim, sevgi, ilkeler, dürüstlüktür bunu yaptıran. Kendine saygı, yasadığı topluma saygıdır. Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır, karanlığa yürüyenlerdir karanlık düşüncelerdir. Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca hiç bir önemi yoktur. Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır. SADECE kendi yaşamları söz konusudur. Nerede yemek varsa, nerede rahat yasayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Onlar için karanlık olması önemli değildir açık ağızların, karanlık sığınaklarıdır cünkü, izlerini rahatça kaybettirirler. Arıyı kovalamak isterseniz savaşır, engellere aldırmaz. Amacı sadece ışığa ulaşmaktır. İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri için ölür. Ama sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere. Her türlü pisliğe bulaşırlar, sonra da yiyeceklerinize, üstünüze, başınıza konarlar. Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar. Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler. Onlar için asıl amaç çoğalmak ve yayılmaktır |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 15.07.2006 Yaş: 28
Mesajlar: 335 İtibar Gücü: 0 | Ynt: Hayattan Guzellikler & Gercekler...., Gece ve gündüz Geceyi gördüğümüzden, ay doğduğunda veya güneşi kaybettiğimizden, gündüz demişiz aydınlığa. Gece: kimileri için yalnızlık saatleri,kimi için uyunması gereken en ideal zaman, şairlere ilham vakti, bazıları için hırsızlık, cinayet gibi olayların hayata geçirilmesi için en uygun vakit, kimine açlık, kimine özlem, kimine soğuğu çağrıştırır. Kimine karanlık gelir gece, kimine aydınlık. Bana hep kendimi çağırtır gece. Özlemler, hatırlar, olaylar, olgular anımsarım hep(geçmişe dair) şiirler en güzel bu saatlerde dinlenir. Sevda kırıntılarının üstümüze tekrar dökülmesi hep gece saatlerine tekamül eder. Bazen yalnızlığınız en koyu haliyle bir şiir bir şarkı bir yazı halinde sunuluverir önünüze. Derken hep Acabalar işgal eder beyin hücrelerinizi, acaba sevdiğimde şimdi beni düşünüyor mudur? Acaba yarın istediğim gibi bir gün yaşayacak mıyım?.... Sorular müziksiz de olsa dans halindedirler. Sarmaş dolaş beyninizde bir oyana bir bu hatta birde şu yana dönüp dururlar. Bazen sabah olsun isteriz aydınlık geldi mi güneş doğdu mu tüm her şeyi aydınlatacak sanırız. Gündüz: Adı üzerinde düz bir gün geliiiiiir geçer. Öyle kapılırsınız ki yaşam seyrine, ruhunuzu bedeninize ancak akşam çağırabilirsiniz. Aslında geceye yatırımlarınızdır gündüz yaşadıklarınız. En faizli haliyle gece istediğiniz saatte çekebilirsiniz. Gündüzlerin aydınlığı getirdiği pek söylenemez aslında. Çünkü ne yana dönseniz yine karanlıklar esir almıştır aydınlığı. Güneşe aldananlar yanılgı içindedir. Yani insanın ruh halini bir yana bırakırsak aslında hala gecedir. Hem de kasvetli, cinayetli, savaşlı gecedir. Dökülen kanların kırmızı dahi görünmez. Ülke karanlıklara gömülüdür sizin anlayacağınız. Geceyle gündüz kavramı, şiir yazanları, sevişenleri, uyuyanları, ilgilendirsin… Ama aslında gerçek aydınlığın geldiği falan yok. Hala ay aydın değil gündüzler, hala ışıyamıyor güneş. Bir gün bir bilge öğrencilerine sormuş: Geceyle gündüzü nasıl ayırırsınız demiş? Öğrencilerden birisi ,keçiyle koyunu ayıramadığımda anlarım ki gecedir demiş. Öteki gökyüzüne bakarım karanlık değilse anlarım ki gündüz olmuş demiş. Bilge kişi: Yanlış demiş. Öğrenciler: hocam siz nasıl anlarsınız demişler. Bilge kişi: Yürürken karşıma bir kadın çıktığında siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona arkadaş diyebildiğimde, ve yine yürürken önüme çıkan bir erkeği zengin mi yoksul mu bakmadan aldırmadan kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur. Aydınlık başlamıştır.demiş…. Biz şimdi siyah beyaz ayırmadan bir baharın en çiçekli halini görmeyi umarak yaşıyoruz. Soysuz köpekler gibi değil yani. İnsan emen adi şerefsiz keneler gibide değil… Aydınlığı bekliyoruz. Güneşe bakarken gözlerimizin kamaşmayacağı,geceleri sedalar içinde uykuya dalarken “ne olacak diye” düşünmeyeceğimiz geceler ve gündüzleri kucaklamayı umarak yaşıyoruz - Temirağa Demir - |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 15.07.2006 Yaş: 28
Mesajlar: 335 İtibar Gücü: 0 | Ynt: Hayattan Guzellikler & Gercekler...., MUTLU ASK YOKTUR insan her seyi elinde tutamaz hic bir zaman Ne gucunu ne gucsuzlugunu ne de yuregini Ve actim derken kollarini bir hac olur golgesi Ve sarildim derken mutluluguna parcalar o seyi Hayati garip ve aci dolu bir ayriliktir her an Mutlu ask yoktur Hayati Bu silahsiz askerlere benzer Bir baska kader icin giyinip kusanan Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan Onlar ki aksamlari aylak kararsiz insan Soyle bunlari Hayatim Ve bunca gozyasi yeter Mutlu ask yoktur Guzel askim tatli askim kanayan yaram benim icimde tasirim seni yarali bir kus gibi Ve onlar bilmeden izler geciyorken bizleri Ardimdan tekrarlayip ordugum sozcukleri Ve hemen can verdiler iri gozlerin icin Mutlu ask yoktur Vakit cok gec artik hayati ogrenmeye Yureklerimiz birlikte aglasin sabaha dek En kucuk sarki icin nice mutsuzluk gerek Bir urperisi nice pismanlikla odemek Nice hickirik gerek bir gitar ezgisine Mutlu ask yoktur Bir tek ask yoktur aciya garketmesin Bir tek ask yoktur kalpte acmasin yara Bir tek ask yoktur iz birakmasin insanda Ve senden daha fazla degil vatan aski da Bir tek ask yok yasayan gozyasi dokmeksizin Mutlu ask yoktur ama Boyledir ikimizin aski da Louis Aragon |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 15.07.2006 Yaş: 28
Mesajlar: 335 İtibar Gücü: 0 | Ynt: Hayattan Guzellikler & Gercekler...., Sur Dibinde Kıvırcık,Kuş Dilinde Pıtırcık,Yaz Gününde Bürümcüktür Yaşam Dün yine dilimde şarkılarla çıktım evden. Hava kapalıymış, soğukmuş ne gam. içimde lunapark, karınca yuvasına basmamaya özen göstererek geçtim toprak yoldan. şarkımın makamı değişti, az daha göbek atacaktım. Derin derin çektim içime kışın kokusunu, şöyle bir gerindim. Bir parka girdim sonra, mutlu mutlu yürüdüm gülümseyerek. ilerde, bir bankın üstünde kendimi gördüm. Oturmuş düşünceli düşünceli sigara içiyordum. Yanıma yaklaştım. - "Oturabilir miyim?" dedim. Bana hiç bakmadan başını salladı. - "Ne düşünüyorsun?" diye sordum. - "Karışık, sen anlamazsın." dedi önüne bakarak. Son bir nefes çekip, "Çok karışık..." diye dumanları savurdu ağzından - "Her zaman bir çözüm yolu vardır." dedim. - "Ukalâ," dedi. "Hayatım boyunca hiç derin düşündün mü sen? Hiç korktun mu? Tasalandın mı? Riskleri hesap edip planlar kurdun mu? Senin için hava hoş. Dilinde şarkılar, deli başında bahar, vur patlasın çal oynasın. Nasıl böyle iyimser olabiliyorsun?" - "işim bu" dedim. ilk kez dönüp baktı yüzüme, gözlerimin taa içine. Ne mutlu, gözlerimi kaçırmadım kendimden. - "Yaşam nedir sence?" dedi. - "şu andır işte" dedim. "Yani nasıl diyeyim, sur dibinde kıvırcık, kuş dilinde pütürcük, yaz gününde bürümcük. Evet evet tam olarak budur yaşam." - "Bu kadar basit öyle mi?" dedi. - "Öyle." dedim. - "Peki benim de senin gibi olmamı ister misin?" diye sordu. - "Sakın haa!" diye bağırmışım. "Sen benim gibi olursan, nerede durmamız gerektiğini kim söyleyecek bize, kim riskleri hesap edip plan kuracak? Kim korkacak, kim kızacak, kim derin düşünecek ve kim ağlayacak insan gibi? Senin de işin bu... " - "Demek ömür boyu ben böyle kalacağım, sense gülüp eğleneceksin."dedi. - "Üzülme" dedim, "Ben hep yanında olacağım. Sen kederlendiğinde sırtına vurup, 'hadii boş ver, sur dibinde kıvırcık, kuş dilinde pütürcük, yaz gününde bürümcüktür yaşamak' diyeceğim. En çaresiz anında omzunda omzumu bulacaksın. Ve sen, sen sevgili ben, ben hiçbir şeyden habersiz lay lay lom düşerken hatalara, uçurumların kenarında kaygısızca seksek oynarken, yetişip tutacaksın kolumdan. O ilk kez tebessüm etti ve ilk kez gözlerim doldu benim. Sarıldım boynuma. - "iyi ki varsın" dedi. Ellerimle ellerimi tuttu sıkıca. "iyi ki varsın" dedim. Ve işte böylece barıştım kendimle. Kalkıp hoplaya zıplaya yoluma gitmeden önce yüzüne baktım, gözlerinin taa içine. Ne mutlu gözlerimi kaçırmadım kendimden |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hayattan Bir Kesit :(((( | Law | Dini Resimler | 7 | 04-10-2008 15:47 |
| Hayattan beklentiniz? | Kara GözLüm | Anketçe | 28 | 28-05-2008 20:54 |
| hayattan bir esişnt | CaN'da CaN | Paylaşmak İstedikleriniz | 5 | 02-08-2007 23:44 |
| Goz Alici Guzellikler...masAllah | ~MaNoLYa~ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 2 | 03-02-2007 12:52 |
| Hayattan Nasihatlar | adLer | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 12-01-2007 12:11 |