Abdullah Yeğin ile röportaj. - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Hayatın İçinden » Paylaşmak İstedikleriniz » Abdullah Yeğin ile röportaj.

Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 18-02-2008, 07:16
Hırslı 2de1'ci
 
fatihk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

((SELÂMETLE))
 
Kayıt: 27.07.2007
Yaş: 30
Mesajlar: 728
Rep gücü: 7
Rep derecesi: fatihk Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

Lightbulb Abdullah Yeğin ile röportaj.

 
Abdullah Yeğin: Gaye bir ise hepimiz biriz

Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir. Kısaca değerlendirir misiniz?

Ben 1951’de Emirdağ’da Üstadın yanında ve hizmetindeydim. 1940 senesinde de Üstadı Kastamonu’da ziyaret ettim. O zaman ortaokulda talebeydim. O zamandan beri bu işin içindeyim. Elbette ki hizmet çok ilerledi. O zamanla bu zamanı mukayese edecek olursak, o dönem bir vilayette bir-iki Nur Talebesi ya var, ya yoktu. Fakat şimdi elhamdülillah nereye gidersek gidelim—başta Türkiye’nin her yerinde—Risale-i Nur dersaneleri açıldı, Risale-i Nurlar okunmaya başlandı. Siyasîler de bu işi ele almak istediler. Fakat neticede Risale-i Nur’daki delilli-bürhanlı hakikatler, hiç siyasete ihtiyaç kalmadan kendi kendine intişar ediyor ve etti elhamdülillah.
Şimdi o zamanı düşünecek olursak çok ilerleme var. Dünyanın her tarafında—ben Amerika’ya da gittim, Almanya’ya da gidiyorum, Kazakistan vs. Rusya’ya da gittim—elhamdülillah Risale-i Nur’un dersaneleri faaliyette ve bir ilerleme mevcut. Şimdi bu işe kendini tamamen veren bir çok talebe, Risâle-i Nur’a kendini adamış yüzlerce vakıf talebe var. Öğretmen gibi dersanede çalışanlar da var. Her bakımdan Risale-i Nur—hatta biliyorsunuz o sempozyumdan sonra gazetelerin neşriyatı, vs. gösteriyor ki—bu millete en büyük hizmeti yapıyor; komünizmden, anarşiden, imansızlıktan, dinsizlikten memleketin halâsını, kurtuluşunu temine vesile olmuştur ve oluyor elhamdüllilah.
Şimdi aleyhimize çalışanlar yok gibi görünüyor. Tabiî gizli din düşmanları durmazlar, çalışırlar, onlar başka... Fakat şimdi açıkça görülmüyor, çünkü Risale-i Nur’un hakkaniyeti sayesinde onlar susturuluyor. Her tarafta Risale-i Nur galip geliyor.
Almanya’da bile ben kaç kişiye Risâle-i Nur verdim; papazına, profesörüne, öğretmenine, çeşitli münevver kısımlarına verdik. Hiçbirinin itirazını görmedim. “Biz buna karşı bir şey diyemeyiz” diyorlar. Çünkü aklî, mantıkî, ilmî... Sonra Risâle-i Nur “Dünyada şu gayemiz var” diye bir hedef göstermiyor. Diyor ki: “Bizim esas vazifemiz imana hizmettir.” “Allah’ın işine karışmayacak şekilde, Cenab-ı Hakkın emirlerine teslim olarak bizim vazifemiz imana hizmet etmek” diyor. Ve her tarafta elhamdüllah asayişe hizmet eder tarzda müsbet hareketi Nur Talebeleri esas yapmışlar. Kimseye bir zarar vermemeyi, kimseden birşey istemeden sırf lillah için Risale-i Nur’a hizmet etmeyi gaye edinmişler. Çünkü bir insan dinî bir hizmeti Allah rızası için yaparsa o hakikî halis ibadettir. Eğer dünyevî bir maksat, herhangi bir makam, menfaat ve şan-şöhret için yaparsa o dünyevîdir. O adamın ihlâsı bozuktur ve zaten o tesir etmez de. Vesveseden hâlî değildir. Risale-i Nur bize daima hiçbir karşılık beklemeden ihlâsla Risale-i Nur’u tanıtmayı, Risale-i Nur’a hizmet etmeyi öğretiyor.
O zamandan bu zamana çok ilerleme var elhamdülillah. Şimdi dünyada dine karşı bir hareket yoksa ben bunu başta Risale-i Nur’a veriyorum. Evet her cemaat çalışıyor; Risale-i Nur’u program yapan da var, kendilerine göre başka yol tutanlar da var. Fakat hepsinin hizmeti nihayet aynı gayeye götürüyor. Milleti yavaş yavaş imana, Kur’ân’a, hakikatlere doğru götürüyor elhamdülillah.
Nur Talebeleri arasındaki gruplaşmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Birleşme olmayacak mı?
Üstadımız derdi ki mesleklerde ve meşreplerde ittihad mümkün olmadığı gibi caiz de değildir. Gaye bir ise hepsi bir demektir. Meselâ siz ne yapıyorsunuz: Risale-i Nur’dan anladığınızı tatbike çalışıyorsunuz. Risale-i Nur’u program yapmışsınız. Hocaefendi mektep açmış, dersane açmış, kolej açmış. Orada da mümkün mertebe kendi anlayışları, kabiliyetleri ve güçlerinin yettiği kadar Risale-i Nur’u, birşeyleri öğretmeye çalışıyorlar. Herkesin gayesi neticede imana hizmet olduğu için hepsinin gayesi birdir. Ben hepsi dinsizliğin karşısında bir yumruktur diyorum. Bunlar ayrı ayrı gibi görünüyorlar, ama işbölümü yapmış durumdalar. Meselâ ben Urfa’ya gidiyorum. Gittiğim zaman 1951’di, Urfa’da ancak iki yerde (yazın başka, kışın başka yerde oturuyorduk) ders okunuyordu. Şimdi ise sayısı belli değil. İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum da öyle. Her tarafta böyle. Demek ki bu umumî bir ihtiyacın neticesi, gelişmesi oluyor elhamdülillah.
Risale-i Nur bütün aklımıza gelenleri cevaplandırıyor. Bu hizmette olanlar Risale-i Nur’u iyi okumalı. İhlas, Uhuvvet Risalelerini okumalı ve mü’minler arasında birliği beraberliği temine çalışmalı. Arayı açmaya değil, yaklaştırmaya çalışmalı. Mü’mine, Müslümana düşen en büyük vazife ehl-i imanın ittihadı, birliği, beraberliğidir. Bugün bir milyardan fazla Müslüman var. Ecnebîler aramıza girmişler, bizi birbirimizle uğraştırıyorlar, İslâmiyete zarar verecek faaliyetler ortaya koyuyorlar. Bunlara karşı ancak yekvücut, bir vücudun azası gibi olmakla galip gelinebilir. İmansız Cennete giden yok, imansız dünya saadeti de yoktur. Onun için en büyük ve esas mesele imanı kurtarmaktır.
Elhamdülillah Nur Talebeleri arasında şimdi eskiden daha ziyade birlik, beraberlik, yaklaşmak, samimiyet, birbirlerine gelmek-gitmek devam ediyor, daha da sıklaşacak. Nereye gidersek gidelim, hep birbirimize kardeş nazarıyla bakıyoruz. Sempozyumda da söyledim, 1940-41 senesinde Denizli hadisesinden dört-beş ay evvel Üstad şöyle demişti: “Ben gittiğim yerlerde sekiz sene kadar kalıyorum. Şimdi sekiz sene yaklaştı. Ben ya öleceğim, ya buradan gideceğim. Siz hakikî kardeşsiniz. Siz Risale-i Nur’u devamlı okuduğunuz ve yazdığınız için sizi kardeş kabul ediyorum. Birbirinizden ayrılmayacaksınız. Risale-i Nur’dan da ayrılmayacaksınız. Bir zaman gelecek, her tarafta Risale-i Nur’un talebeleri olacak. Belki bir daha görüşürüz, belki görüşemeyiz.” Böyle bir ihtimal de söyleyince çok müteessir olduk. O zaman “Merak etmeyin, tekrar görüşeceğiz” dedi. Üstad senelerce evvel “Siz kardeşsiniz, birbirinizden ayrılmayın, Risale-i Nur’dan ayrılmayın” diyor. Şimdi elhamdülillah görüyoruz ki birbirini tanımak, birbirine yaklaşmak ve müsbet hareket etmek artıyor.
Yaratılış itibariyle kimsenin kimseye benzemediğini görüyoruz. Düşüncelerde de farklılıklar var, hizmetlerde de var. Görüşler, anlayışlar birbirinden ayrı oluyor. Onun için benden darılan, mecbur ötekine gidiyor, ötekinden darılan ötekine gidiyor, böylece milletin arasına Risale-i Nur daha çok giriyor elhamdülillah. Yani bunlar hep hikmetli hadiseler.
ALTINCI MESELE’DEKİ
CEVAP ÇOK MÜHİM
Meyve Risalesi’nin 6. Meselesinde bahsedilen “Kastamonu’daki lise talebelerinden” birinin de siz olduğunu biliyoruz. “Muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar…” sualinize karşılık Üstadın verdiği cevap, geçenlerde Sabah Gazetesinden Emre Aköz’ün de çok dikkatini çekmişti. Din eğitimi meselesinin de gündemde olduğu bir vasatta Üstadın size verdiği cevap açısından değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Evet, ben sordum o suali. Daha evvel Üstadımızın bize verdiği ilk ders On Üçüncü Sözün İkinci Makamı. “Cazibedar bir fitne içerisinde bulunan ve daha aklını kaybetmeyen bazı gençlerle bir muhaveredir” tarzında bir ders var ya. “Kabir var, kimse inkâr edemez. Herkes ister istemez oraya girecek. Oraya girmek için de üç tarzda üç yoldan başka yol yok...” Bu birinci dersimizdir. Altıncı Meseledeki dersi de bundan bir-iki sene sonra verdi. O dönem Hasan Ali Yücel Maarif Vekili idi. Her tarafta Köy Enstitüleri açarak köy öğretmenleri yetiştirme ve bunları tamamen inkılâpçı yetiştirip, milleti dinden arındırma teşebbüsüne geçtiler. Demokrat Parti geldi, elhamdülillah, onların hepsini kaldırdı. Altıncı Mesele’deki cevap çok makul ve mühim bir cevap. Hatta Üstad derdi ki; “Fizik, kimya, tarih, coğrafya vesâire dersleri eğer siz Allah’a inanarak okursanız, aynı Risale-i Nur gibi onlardan istifade edersiniz.” Çünkü hepsi aklımızı çalıştırıyor, tefekküre sevk ediyor. Kâinattaki nizamı-intizamı öğretiyor. Cenâb-ı Hakkın isimlerinin tecellilerini gösteriyor. Hepsi faydalı. Üstad en büyük düşmanımız cehalet demiyor mu zaten. Allah cümlemizi ehl-i iman dairesi içerisinde muhafaza buyursun.
Üstadla ilgili, hatırladığınızda sizi en çok etkileyen, hiç unutamadığınız bir hatıranızı bizimle paylaşır mısınız?
Herşeyi bırakıp, okulu vesâiresini hiçbir şeyi düşünmeden—Dil Tarih son sınıfa gelmiştim o zaman—Üstadımızın yanına gittiğimde, yanında kalmak istedik. Bize şöyle bir şey söyledi: “Benim yanımda herkes kalamaz. Şartlarım var. Benden duâ dahi istemeyeceksiniz, hiçbir karşılık istemeyeceksiniz. ‘Biz bu zata hizmet ediyoruz, duâsını alırız, ilminden istifade ederiz’ gibi bir niyetle duramazsınız. Ancak ‘Bu adam ihtiyardır, hastadır, gariptir, kimsesizdir, bakıma muhtaçtır’ diye Allah rızası için hizmet ederseniz kalabilirsiniz” demişti. Bunu unutamam hiç.
Yine bir ara ziyaretine gitmiştim. “Üstadım, Ankara’ya, Konya’ya, İstanbul’a, çok yerlere gidiyorsunuz. Urfa’ya da geleceğinizi vaad ettiniz. Urfalılar şimdi sizi bekliyorlar. Ne zaman geleceksiniz?” diye sordum. Dedi ki: “Risale-i Nur orada yok mu?” “Var” dedim. “Orada Risale-i Nur varsa benim gelmeme lüzum yok” dedi. Ama “Gelmeyeceğim” de demedi. Ben aklımdan diyordum ki, Üstad gelecek, ama söylemiyor. Çünkü on sene evvel bizi gönderirken “Ben de Urfa’ya geleceğim” dedi. Hatta “Sana başın sağolsun diyecekler” dedi. Hep böyle işaret etti o. Fakat bizde kafa yok, düşünemedik. Düşünsek bile ehemmiyet vermedik. Orada vefat edeceğine bile işaret etmişti. Cenab-ı Hak kusurumuzu affetsin.
Gazetemiz aracılığıyla okuyuculara vermek istediğiniz son bir mesaj var mı?
Ben diyorum ki, Risale-i Nur okuyanlara konuşmaya fazla lüzum yok. Risale-i Nur’da her istediklerini bulabilirler. Risale-i Nur’u iyi okunsunlar. Üstadımız “Ben derse muhtacım. Risale-i Nur’u kendim için yazdım, kendim için okuyorum” diyordu. Her nefis derse muhtaçtır. Başta nefsimizi ıslâh ile mükellefiz. Allah bizi kendine güvenenlerden etmesin. Allah’tan başka hiç kimseye güven yok. Üstadımız onun için bizi hakikatlere bağlamış, delillere bağlamış. Kendine bağlamamış, “İnsanların peşinde gidin” demiyor, “Benim peşimde gelin” demiyor. Son zamanında demişti: “Bana bağlanma, Risale-i Nur’a bağlan. Risale-i Nur yeter.”
M. İsmail TEZER
23.03.2005

Vakit Gazetesinde çıkan röportajı
fatihk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
fatihk isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler:
mestan_canbaz (18-02-2008)
  #2 (permalink) Alt 18-02-2008, 10:48
Hırslı 2de1'ci
 
mestan_canbaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 21.01.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 362
Rep gücü: 8
Rep derecesi: mestan_canbaz Biraz daha dikkatli olaması gereken bir üye

 
Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir paylaşım olmuş...

Allah cümlemizi ehl-i iman dairesi içerisinde muhafaza buyursun.Amin...
mestan_canbaz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
fatihk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Kosova'dan özel röportaj - Video Haberci Son Dakika Haberleri 0 15-02-2008 15:00
Röportaj(Böyükler Bilir) fatihk Şiir Köşesi 5 29-12-2007 02:48
Selen Seyven Röportaj özel KaLpsiz Genco 0 25-07-2007 01:59
Hayat İle Yapılan Bir Röportaj didoşum Paylaşmak İstedikleriniz 4 08-06-2007 23:41
Yıllarımı Yedin Bir Günümü Daha Yedirmeyeceğim Sana ... sechill Paylaşmak İstedikleriniz 4 17-06-2006 01:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:07 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789