HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | ...::::HEP YARIM KALACAĞIZ::::... Hep Yarım Kalacağız Muamma gözlüm kar taneli bir güne dolanıp gittiğinde, kırıldı karanlığın aynaları. Bu ayrılık yıldızsız gecelerden sıyrılan güz yağmurları getirdi. Adımlık yolda sensizliğin tüm renkleri mat. Mum alevinden çalıyorum tüm düşlerimi. Ve mutluluk dediğin mutsuz bir şiir, o da yazılmadan silinir. Oysa dönme dolap hüzünlerde sensizlik. Yaşamayı öğrenmenin öteki yüzünde sakladım hüznümü, ağıdını yaktığım yollar toz duman. Soluduğum rüzgar umarsız. Ben kabuk bağlarken, ceviz kabuğu kadar olamadım, kırıldım bebeğinde gözlerinin. Dönmeyi unutan dünya, bütün kaprislerini üstüme yıktı. Ve şimdi seni düşündükçe üşüyor çırılçıplak bedenim. Bir ince güne dolanıp gittin Dağları kan dağları ateş kokan ülkene Çünkü ne yapsam Sana dönüyordu yüzüm Ey ulu Tanrım söylesene kaçıncı mevsimden düşüyor ayrılık, kaçıncı vurgunlarda kimsesizliğim. Çınardı mücadelem; dallarıma kırağı vurdu, köküme yalnızlık… Son duraktayım işte ve bütün yalnızlıkları üst üste koyup cehennem ateşinden bir ateşle yakıverdim. Sadece külleri kalırken bile ellerimde, artık yalnızlığım yalnızlıktan da yalnız. Ve farkına vardım ki seni sevmek dalda kalan son yapraktı. Biliyorum yaktığım ateşin başında bile üşüdüm. Pusulasız yollarda, adressiz şehirlerde dolanıp durdum. Dokunsan şimdi bin yerinden kırılacak soluğum, şifresi çözülecek dilimin gözlerinde ve bir mayın gibi patlayacağım ellerinde nedensiz sualsiz… Sınır ötesiyim oysa, sadece sınır ötesi. Ve deli diyecekler bana biliyorum, ölümüne gizlediğim için sendeki tutsak güzelliği. Sırrını tutamadığım için beni affet, ocağına düştüm, düşüverdi gözlerimden akşam tutamadım. Yine başlıyor içimdeki yalnızlık oyunu. Ay şavkını bırakıyor Fırat’a bense yüreğimi. Sabrımın sınandığı isyanda çıkmaz olur, çıkmaz sokaklar kendi çıkmazlarında. Gece oluyor, alıyorum karanlığı sırtıma sokaklardayım. Demli bir çay sohbetinde dalıyorum yokluğuna. Reyhan kokulu sevgilim sen uzun uzun pencerelerden baksan da; kördün, kırk yıl sabretseydin de; telaşlıydın ne yazık ki. Ya şimdi hangi gurbette mahsur kaldın, hangi öksüzlüğün hikayesinde mamağdur, hangi rüzgara yoldaş olmaya hazırlanmadasın, kimbilir… Eteğine yapışmış geçmiş; her kavşakta kararsız şimdi. Söylesene hangi kargaşa, hangi kararsızlıktasın. Ve gizli bir şarkısı yok hiç kimsenin. Yani saklı bir umudun varsa da; kanamalısın, direngen bir sesin olsa da; kırgınsın, el değmemiş bir sevdan olsa da; ürkeksin işte. Gittin ama ne olursun o gülüşünü hep yüzünde sakla. Biliyorum aşk eski bir öykü, kavuşmak masal. Bilen kalp ah mı eyvah mı eder? Özlemek kaç sayfa, sana ulaşmak kaç adım bilemiyorum ki. Söyle! Hangi masalın bitişi güzeldir ki Unutmalısın başkalarının çaldığı Üç elmanın üçünü de Eylül kan ağlasa da yıldızlardan selam getirecektim sana. Ve tutup ellerinden en içten türkülerle uyutacaktım. Kırmızı şarap renginde şimdi tüm otobüs durakları. Ah alıp götürmek yok mu seni benden uzaklara… Artık ölü bir denizdir ruhum, taş kaydırsan sekmez. Senki; vakitsiz doğan tanyerisin yüreğimde alabildiğine engin, alabildiğine turuncu. Ve biliyorum ki bir umut daha paslanacak, ki o zaman seni yitirmek daha da yakın olacak… Oy benim kanlı yüreğim, cehennemden çalıntı bir hüzünle baktım aynalara, ben bedenimde erittim geçmişimi, gelecek benden çok çok uzakta… Ve bilmeni isterim ki yar en çok gökyüzüne sevdalandım, aşkı maviye boyanmış gökyüzüne, yani uğruna çığlıklar kopardığın o renge, o sonsuzluğun rengine sevdalandım kendimi bilmeden. Bağışla beni yoruldum, belki de unuttum desem gözlerinin rengini daha doğru olur. Yani artık ben bir şiir külüyüm dizeleri yanmış. Islak bir şarkı geçer her gece gözlerimden. Ağıtlar yeter mi ki senin yüreğimdeki ölümünü anlatmaya. Oysa büyük bir pişmanlıktım kendi yalanına inanmış. Ve sen gelene dek hiç cemre düşmeyecek o çiçeklerle bezenmiş baharıma. Ey demir ustaları; yaralı sevdaya zincir vurulmaz!.. Yükü çok ağır kaldırılmaz, taşınmaz sevdası. Ey sevgili her gece bir yıldız asardım kirpiklerine hatırlar mısın, sana akan sulara düşürürdüm kendimi, bulsana beni hadi bulsana. Sevebilir misin bu kadar ağır, bu kadar içten, bu kadar yaralısevebilir misin Allah’ın aşkına, sevebilir misin? Bu aşk masalının kurbanını seçmek zorunda mıydın beni, ey hayat… İşte kavalın sustuğu son şarkılar göçüyor Esmer bir çağdan kalma devrik bir ağıtla Kala kalıyorum Ve artık kanlı bir öyküden Kayan yıldızlar dökülüyor yüreğime Sen üşüyorsun derin uykunda Titriyorsun tatlı bir meltem sıcaklığıyla Uçup gidiyorsun bir kelebek tadında Su akıyor bir ömür tapılası ellerinde… Gidersin bende bir yanın kalır Bilirim ki sevmektir bütün nizamı yeryüzünün Bilirim ki bir ateş parçasıdır seni özlemek Sana hasretlik bir cehennem Gidersin, Bir yanım yetim kalır Bir yanım öksüz… Gidersin, Mavi, kan kırmızı ağlar Dengede durmaz hiçbir şey Gidersin, Gülüşün rehin kalır bende İçime kara bulutlar çöker İçime kahır… Gidersin, Yaram hep derin kalır Dokunsan, adresim olur ellerin Adımı kayıtlara bela diye geçerler Gidersin, Ben kalır mıyım bende Bende giderim benden… |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| BENSİZKEN YARIM KAL DİYE | Lider | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 14-08-2007 14:22 |
| Anlasana Can Yârim .. | shaMarıq | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 10-08-2007 23:51 |
| Aşk kokan yarim... | £R$$!İN | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 27-07-2007 19:28 |
| Yarim Edİn | karakule42 | Silkroad Bot | 5 | 20-03-2007 10:47 |
| Yalancı Yarim 25-1 | SweetWitch | Canlı dizi izle | 0 | 26-01-2007 15:41 |