HIZLI ARAMA
| Osmanlı Devleti 3 Kıtaya hakim olan ceddimiz osmanlı imparatorluğuna ait olan tüm paylaşımlar buraya.. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | Mehter Takımının Çalgıları BORU Boru, eski okunuşlarıyla borı, borguy, kurrenay ve Arapça'dan alınan nefir, hepsi aynı çalgıdır. Boru çalanlara, borizen veya nefiri denilirdi. Boruzen tabirine 1499 yılındaki bir kayıtta rastlanmaktadır. Boru, Türkçe bir kelimedir. Boruyu Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan'ın icat ettiği rivayet olunmaktadır. Türklerin 12.nci yüzyılda kullandıkları boru ya "Nay-ı Turki& quot; deniliyordu. Eskiden tunçdan yapılan boruların Osmanlılar devrinde pirinçten yapıldığı anlaşılıyor. Nay-ı Turki, Hata ve Huten Türklerinin kullandığı bir buçuk arşın uzunluğunda bir borudur. Düdük gibi delikleri vardır ve bir kattır. Başı deve boynu gibi eğridir, sesi gürdür. Osmanlı Mehterhanesinin çaldığı borular sarı pirinçten yapılıyordu. Bu borular yalnız Osmanlı Mehterhanesine özeidi. Kırım Hanlarının mehter takımlarında ise Efrasiyab borusu denilen başka çeşit bir boru kullanılıyordu. Adına kurrenay denilen bu boru, Acem ve Osmanlı Mehterhanelerinde çalındığı bilinen uzun ve gittikçe genişleyen madeni iri bir borudan ibarettL Farsça Ferhenklerdeki nefesli sazlarla ilgili bilgiler arasında şu açık notlar vardır. Türk ve Acem'e mahsus korrenay Efrasiyab icadıdır. (Efrasiyab Orta Asya'da yaşayan bir Türk Hakanıdır. Türkçe adı Alp Er Tonga'dır.) Şahney ve Nay-ı Turki diye anılan bu boru savaşlarda da çalınırdı. |
| | |
| KaaN isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | cuxia (15-01-2008) |
| | #2 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | CEVGEN ![]() Bir metre uzunluğundaki değneğin uç kısmına geçirilmiş bir hilalin etrafına dizilmiş 8-10 çıngıraktan oluşur. Ritim tutmaya yarar. Çevgen mehterde okuyucların kullandığı müzik aletidir. Osmanlı döneminde çevgenler Mehter içinde kullanılmaz, Yeniçeri ocağında habercilerin duyuru aracı olarak kulanılırdı. 19. yy. Mehterinde Afir-i Paşa albümünde yer alan mehter gravüründe çevgen mehterin içine girmiş, okuyucudan ziyade dualarda kullanılmış ve Mehter başının davetinde rol almıştır. 1911'den sonra çevgen okuyuların mehter içinde marşlara söz ile eşlik edilmesinde aktif olarak kullanılmıştır. Yeniçeri ocağında toplantı esnasında kapıya asılan çevgen, odaya girilmeceğinin ve içeride önemli bir karar alındığını belli eden bir unsur olarakta kullanılmıştur. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | DAVUL ![]() Bilinen en eski vurma calgısıdır. Değişik ebatlarda olabilmektedir ve genellikle açık alanlarda; düğün halk oyunlarında ve değişik törenlerde kullanılmaktadır. Daire biçimine getrilmiş ağaç kasnak üzerine iki adet çıtadan yapılmış ve deri gerilmiş çember kalın ip veya kayış yardımıyla geçirilir. Deri veya ipten örme bir kayış yardımıyla omuza asılarak çalınmaktadır. Davulun bir yüzündeki deri kalın diğer yüzündeki deri ise daha incedir. İnce kısım keçi, kalın kısım ise koyun derisinden yapılmaktadır. Kalın derinin olduğu kısma tokmak ince derinin olduğu kısma ise ağaçtan yapılan ince çubuk vurularak çalınmaktatır. Çubuk ile tarama ve tremolo yapmak mümkündür. Davul omuzda kayışla asılarak çalındığı gibi koltuk altında eller ile de çalındığı gibi koltuk altında eller ile de çalınabilmektedir. Davul, belki de insanların kullandığı çalgıların en eskisidir. En yaygın vurmalı çalgılardan biridir ve dünyadaki hemen bütün halkların kültürlerinde yeri vardır. Yazılı tarihden çok önce Eski Mısırlıların, Asurluların ve Uzak doğuluların davulu kullandıkları bilinmektedir. Amerika yerlileri dinsel törenlerde dans ederken, tempo tutmak için davul çalarlardı. Afrika'nın Siyah halkı, hem dans ederken hem de şifreli vuruşlEL kabileden kabileye haber yollarken davulu kullanırdı. Afrika'da bu amaçla hala davul davul kullanılmaktadır. Davulun başka adları; köbürge, tuğ, tavul, tabıl (BABL)dır. Davul çalanlara davulçu, tabilzen, tabbal gibi adlar verilirdi. VIII yüzyılda köbürge, daha sonraları tuğ ve XL yüzyılda küvrüğ adını almışdur. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | KÖS ![]() Bakır büyük bir kase ile üzerine gerilmiş deriden oluşan iki tahta tokmak ile çalınan müzik aletidir. Farklı büyüklüklerde yapılan kösler at kösü, deve kösü ve fil kösü olarak adlandrılır. Savaşın en önemli müzik aletlerindendir. Osmanlı ordusunun mohaç ve çaldıran seferlerine 500 kös ile gittiğini bilinmektedir. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | NAKKARE ![]() Üzerine deri gerilmiş iki bakır kaseden oluşur. Önceki yerde bağdaş kurularak çalınan nakkare yürüyüş halinde bele bağlanarak çalırdı. Günümüzde ise göğüse dayalı olarak çalınmaktadır. Ana usulün, usül aralarını doldurur. Ezgiye canlılık katar. Mehterde atların nal seslerini ifade eder. Zahme adı verilen iki küçük bagetle çalınır. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | ZİL ![]() Zil en eski asya türkçesinde çeng, çang, gibi adlar taşırdı. Zile sanç ve zenç de denirdi. Zil çalanlara zici, zençci ve zilzen gibi adlar verilmiştir. Ziller, bakır ve kalay karışımından yapılır. Zillerin kenarları tam birer daire şeklindedir. Sağ elde ve sol elde birer tane bulundurarak ikisinin birbirine vurulması suretiyle özel bir tını elde edilir. Zil çalgısı ilk olarak çeng adıyla, Kaşgarlı Mahmut'ın 11.nci yüzyılda yazmış olduğu Divan-ı Lugat-it Türk'de geçer. Çeng ve cang olrak Osmanlı metinlerinde, 16.ncı yüzyıldan sonra sık sık rastlanır. Böylece Türk Müziğinde 1000 yıla yakın olan geçmişi ortaya çıkmış oluyor. Türk ordusunun Avrupa'ya akınları sırasında mehterhaneden örnek almış olan Avrupalılar 1740'da kendi çalgı takımlarında kullanarak zile yer vermişlerdi. Besteci GLUCK tarafından yazılan Mekke hacıları operasında zile, davulla birlikde yer vermişti (1964). Daha önce Alman kullanışını amlatmış, bu konuda sonrada derlediği bilgileri 1715'te ikinci bir kitapta yayınlamıştır. Yüzyıl kadar sonra BERLİOZ küçük çarplı zilleri Romeo ve Jüliet adlı eserinde kullanmışdır. Diğer bir Çampara denilen ve Avrupa adıyla da (Cymbales Turgues) adını taşıyan bu zillerin en iyisi bugün de Türkiyede yapılmakda ve dış ülkelere istanbul'dan ihraç edilmektedir. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ·«¤°Black Eagle°¤»· Kayıt: 18.06.2007 Yaş: 27
Mesajlar: 4.379 İtibar Gücü: 51 | ZURNA ![]() Turkiyenin her yaninda kullanilan, tahta, metal ve kamis kullanılarak yapılan , yuksek sesli, bu yuzden buyuk davul ile birlikte calinan, gene bu yuzden acik havada kullanima uygun, nefesli saz cesididir. Turkiye disinda Fastan Cine kadar uzanan iklim kusagindaki her ulkede kullanildigi da bilinmektedir. Zurnanin boy ve sekil olarak cok cesitleri vardir. Zurnadan zurnaya kucuk degisikliklerle ayni olan izellikleri:
|
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hidayet takımının en skorer oyuncusu | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 20-01-2008 14:10 |
| Mehmet Okur takımının en skorer ismi oldu | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 13-01-2008 17:20 |
| Mehter Takımının Tarihcesi | KaLpsiz | Osmanlı Devleti | 0 | 28-06-2007 15:02 |
| Burdur ili halk çalgıları | KaLpsiz | Burdur | 0 | 30-05-2007 12:23 |
| Takımının RenkLerini Seven KadınLar iÇin yePyeni NiKe'LaR | __ n i L i m __ | Bayanlara ÖZEL | 12 | 12-02-2007 10:50 |