Ehl-i Sünnet Hassasiyeti... - Herşeyde biraz 2de1


Herşeyde biraz 2de1 » Genel » Osmanlı Devleti » Ehl-i Sünnet Hassasiyeti...

Osmanlı Devleti 3 Kıtaya hakim olan ceddimiz osmanlı imparatorluğuna ait olan tüm paylaşımlar buraya..

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:38
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

Ehl-i Sünnet Hassasiyeti...

 
Osmanlı devleti; Mekke Hanefi müftüsü meşhur Seyyid Muhammed İbn Dahlan’ın da övgü dolu sözlerle vurguladığı gibi Asr-ı Saadetten sonra İslamiyet’e en çok hizmet eden İslam devletidir. Özellikle; İslamiyet’in öğrenilmesi, öğretilmesi, yaşanması ve yayılması, ilahî nizamın uygulanması konusunda üstün gayretler ve destanlaşmış fedakârlıklar gösteren Osmanlı yönetimi; bunu yaparken de “ehl-i sünnet ve’l-cemaat” çizgisindeki hassasiyeti ile temayüz ve tebarüz etmiştir.

Osmanlıların ehl-i sünnet hassasiyeti daha devletin kuruluş aşamasında karşımıza çıkmaktadır.

Ertuğrul Bey’in Kuran-ı Kerim’e karşı hürmeti ile başlayan bu kutlu uğraş, Osmanlı cihan devletine adını veren Osman Gazi’nin yaşayış, anlayış ve imanı ile çağları aşan bir devletin ve medeniyetin muştusu haline dönüşmüştü.

Osman Gazi; oğlu Orhan Bey’e bıraktığı vasiyeti ile devletini hangi sağlam temeller üzerine oturttuğunu da ortaya koymuştur: “Ey devlet ve ikbal sahibi oğlum!... Ulemaya riâyet eyle ki din işleri nizam bulsun!... Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbal ve yumuşaklık göster!... Askerin ve malın ile gururlanıp, âlimlerden uzaklaşma!... Padişahlığın aslı ve esası İslamiyet’tir. Bu sebeple Hz. Allah’ın emirlerine muhalif bir iş yapmayasın. Bizim yolumuz Allah yoludur ve gayemiz Hz. Allah’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir.”

Bu sözler, Osmanlının neden hâlâ kıtalar ötesi Müslümanların bile sevgi, dua ve hayranlığını kazandığını, neden hâlâ hasret şiirlerine, çileye uğrayanların ağıtlarına konu olduğunu göstermektedir. Hatta eski Osmanlı coğrafyasının gayr-ı Müslimleri bile bu ağıt ve hasret destanlarına katılarak tek kutuplu, küresel emperyalizme karşı “Osmanlı adaleti” istemektedirler.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
goldengirl için teşekkür edenler 2 kişi.
KaaN (11-01-2008), MUSE (11-01-2008)
  #2 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:39
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
Kuran-ı Kerim’in Tahrifini Önleme Yöntemi
Osmanlının ehl-i sünnet konusundaki hassasiyeti kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha’yı şeri delil olarak kabul eden devlet anlayışının tabii bir sonucudur. Kuran-ı Kerim’in basımı, dağıtımı, öğrenimi, öğretimi, tefsiri ve tatbiki konusunda Osmanlı yönetiminin gösterdiği hassasiyet konusunda Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde binlerce belge bulmak mümkündür.

Belgelere göre mukaddes kitabımızın basımı, sadece Osmanlı Devlet Matbaası tarafından yapılmıştır. Böylece Kuran-ı Kerim’in tahrifine yönelik sinsi girişimler önlenmiş, basımında ve dağıtımında gerekli hürmetler gösterilmiştir.

Osmanlı Sultan ve devlet adamlarının emri ile Topkapı, Dolmabahçe, Çırağan ve Yıldız Sarayları’nda; Sultan Ahmet, Süleymaniye ve Bayezid gibi İstanbul’daki Selâtin camiilerinde, Konya Kapı Camii, Edirne Selimiye, Şam Emeviyye Camii gibi Osmanlı ülkesindeki büyük camilerde, Kâbe-i Muazzama ve Ravza-i Mutahhare’de her gün, her saat, her an daimi Kuran-ı Kerim hatimleri yaptırılarak, başta Resûlullah (SAV) Efendimizin ve Ashab-ı Kiramın mübarek ruhları olmak üzere tüm Müslümanların ruhlarına hediye edilmiştir. Bu faaliyetler için vakıflar yapılmıştır.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:40
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
Osmanlı yönetiminin Hz. Peygamberimiz (SAV.) hakkındaki hassasiyeti de dikkat çekicidir.

Saray ve büyük camilerde huzur dersleri, hatm-i Buharilerle hadisi şerifler okunmuş, medrese ve mekteplerde Hz. Peygamberimiz (SAV.) öğretilmiş, O’nun emir ve tavsiyeleri İstanbul’un fethinde olduğu gibi “Kurtuluş reçetesi” olarak kabul edilmiştir. Sultan I.Abdülhamid “Hz. Peygamberin (SAV.) emir ve işaretleri varken; nücum ehlinin, yıldız falı ile uğraşanların boynunu vururum” derken, Sultan II. Abdülhamid Fransız yazar Bornier’in “Muhammed” adlı iftira dolu piyesinin oynanmasını Paris, Londra, Roma ve Washington tiyatrolarında Osmanlının siyasî nüfuzunu kullanarak yasaklatmıştı.

“Ulu Hakan”, Müslümanların halifesi olarak Avrupa sahne ve fuarlarına müdahale ederek; o günün Teslime Nesrin’lerini, o günün Selman Rüştü’lerini birer birer susturmuştu.

Sıbyan mektebi ile başlayan Osmanlı eğitim sisteminde; Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şerif eğitimi yanında; akaid’de İmam-ı Maturidi ve Ömer Nesefi, fıkıhta İmam-ı Azam, İmam-ı Yusuf, İmam-ı Muhammed ve Halebî gibi en kıymetli ehl-i sünnet âlimlerinin ve önderlerinin eserleri okutulmuş, onlara sayısız şerhler yazılmıştır.

Ayrıca; ehl-i sünnet dışı medrese eğitimine de izin verilmemiştir. Büyük Selçuklularla Nişabur’da; ehl-i sünneti müdafaa için başlayan medrese geleneği; Osmanlılarda tarihinin en üst seviyesine çıkmış; bu dönemde kurulan ihtisas medreseleri ile Osmanlı uleması İslam dünyasını en muteber âlimleri olarak dikkatleri çekmişlerdir.

Molla Güraniler, Molla Hüsrevler, Hoca Sadettinler, İbn-i Kemaller, Kâtip Çelebiler, Gelenbevîler, Ahmet Cevdet Paşalar, İskilipli Muhammed Atıflar, Ahıskalı Ali Haydarlar bu gelenekten yetişerek; medrese adlı bu müstesna ilim mekânlarının kıymetli birer mahsulü olarak İslam ümmetine rehberlik ve önderlik yapmışlardır.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:41
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 


Tahrifata Karşı Komisyon Kuruldu
Osmanlı yönetimi, Orhan Gazi’den başlayarak ehl-i sünnet dışı tasavvufî hareketlere karşı mesafeli dururken, Nakşibendîlik, Kadirilik, Cerrahilik, Rufailik vb. sünni tarikat mensuplarına; hem hürmet, hem rağbet, hem riayet, hem de muavenet etmişlerdir.

Onları hem kendi gönül dünyalarının ebedî ışığı, hem İslamî tebliğ faaliyetlerinin alp-eren aşığı olarak hayatlarının her safhasında, attıkları her adımda, hatta aldıkları her nefeste yanlarında hissetmişlerdi. Şeyhülislam Hoca Saadeddin Efendi, “Tacü’t-Tevârih” adlı meşhur eserinde bu durumu şu kelimelerle ifade etmektedir: “Fatih Sultan Mehmed, seferlerinde Ubeydullah Ahrar (K.S.) Hazretlerinin nefeslerini ensesinde hissediyordu.” Tüm Osmanlı Sultanları, Fatih Sultan Mehmed gibi hep gönüllerinde ve yaşayışlarında evliyaullahın nefeslerini enselerinde hissetmişlerdi. Bunun için de sayıları onbinlerle ifade edilebilecek miktarda tekke ve dergâhın taam ve diğer masarıfı; Osmanlı Sultan ve yöneticilerin kurduğu vakıflardan ve verdikleri teberrulardan sağlanmıştı. “Ehl-i dua” olarak adlandırılan mutasavvıflar, dervişler ise; Osmanlı yönetimine yönelik tenkit ve takdirlerinde asla kendilerine yapılan bu yardımları tesirinde kalmamışlardı.

Bektaşilik ve Melamilik gibi Sünni hususiyetlerini zamanla kaybetme tehlikesi ile karşılaşan tekkeler; ya kapatılmış, ya da çok itimat edilen Nakşibendîlere verilerek onlar vasıtasıyla ıslah ve tecdid edilmişlerdi. Ayrıca, tasavvufla alakalı kitapların basımında çok dikkatli ve titiz davranılmış, hatta başta Abdulkadir Geylani hazretleri olmak üzere birçok tasavvuf büyüğünün kitaplarına sonradan ilave edilmek istenen ehl-i sünnet dışı bilgilerin ayıklanması için devrin meşhur ve makbul âlimlerinden bir komisyon kurulmuştu. Tüm tasavvuf kitapları bu komisyon tarafından titiz bir şekilde incelendikten sonra basılabilmişti.

Osmanlı Sultanları; Emirü’l- Müminin olarak tüm İslam ümmetinin halifesi idiler. Bu açıdan ekmel bir halifelik icra edilmiş, bu konuda da ehl-i sünnet hassasiyeti dikkate alınmıştır.

Özellikle; İran’la olan münasebetlerde, yapılan antlaşmalarda İranlıların “Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’e hakaret etmemeleri” sürekli özel bir şart olarak muhafaza edilmiştir.

Ayrıca; İranlı Şii erkeklerle; Sünni Osmanlı hanımlarının evlenmelerine de bu hassasiyet sebebi ile izin verilmemiştir. Yemen’deki Zeydiler, Lübnan ve Suriye’deki Nusayriler, Anadolu’daki Aleviler, baskı ve zorbalıkla değil; gönül ve ilimle ehl-i sünnete kazanılmaya çalışılmış, bu konuda özellikle II. Abdülhamid döneminde önemli başarılar elde edilmiştir.

Suriye ve Lübnan’daki Nusayrilerden bir bölümünün gönlü kazanılarak, onları istismar etmek isteyenlere, özellikle de onlara yönelik okullar açan Protestan misyonerlere fırsat verilmemiştir.

Lübnan’da Nusayrilikten ehl-i sünnet’e katılan ailelerin en önemlisi Arslan ailesi olup, bu aileden gelen Şekip Arslan; özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı devletine ve İslam ümmetine çok başarılı hizmetler sunmuştur
.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:42
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
İslam’ın Protestanlaştırılması Engellendi
Osmanlının son döneminde ortaya çıkan “dış kaynaklı” sözde “Islahat” hareketleri de; Osmanlı yönetimi tarafından çok başarılı bir şekilde takip edilmiştir. Özellikle Blunt, Lawrence, Bell vb. İngiliz ajanların desteklediği Bahailik, Selefiyye, Arap milliyetçiliği ve Vehhabilik gibi “doğru yolun sapık kolları”; Osmanlı yönetimi tarafından “hem teşhir, hem teşhis, hem de tahdid” edilmişlerdir.

Bahaîler, Edirne’den Kıbrıs ve Akka’ya sürülerek etkisiz hale getirilirlerken; Arap milliyetçiliğini Beyrut Amerikan Koleji’ndeki Hıristiyan Arap öğretmen ve öğrencilerin yönettiği birer birer ortaya konmuş; bu ve benzeri okullara karşı alternatif eğitim hamleleri yapılmıştır.

Cemaleddin Efganî; İstanbul’da kendisine verilen evde göz hapsinde tutularak dış ilişkileri kontrol edilirken; Muhammed Abdul’un İstanbul’a gönderdiği ıslahat dilekçesi reddedilmiş, yazdığı Tebâreke tefsiri yasaklanmış, İngilizlerin kontrolündeki Mısır’da Osmanlı’ya karşı İslam Kongresi toplama faaliyeti engellenmişti.

Abduh’un İstanbul’a gelip, Sultan II. Abdülhamit’le görüşme talebi “Bizde müftüleri halife tayin eder. Siz Mısır müftüsü olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz sizi müftü tayin etmedik. Sizi kim müftü tayin etti? İngiltere mi?” denilerek reddedilmişti. Böylece İslam’ın Protestanlaştırılma girişimine de engel olunmuştur.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:43
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
BOP’un Tarihi Seyri
Osmanlının ehl-i sünnet konusundaki hassasiyeti, misyonerlerin de dikkatini çekmiştir.

1906’da Kahire’de; İngilizler tarafından Seylan’a sürgün gönderilen Arabî Paşa’nın Bâb-ı Luk’taki el konulan Köşkü’nde yapılan ilk büyük Dünya Protestan misyonerler kongresi’nde de “ehl-i sünnet” gündeme gelmişti. Hem de Kongrenin Başkanı, Yahudi asıllı Amerikalı Papaz Samuel Zwemer tarafından ilk kez Protestan misyonerlerin gündemine “İsimsiz Hıristiyanlık” projesini getirmişti.

Bu projeye göre; eğitim, sağlık, spor, siyaset, basın, vb. her türlü sosyal faaliyet, gençlik ve kadın hareketleri istismar edilmeli, ama bunlar yapılırken misyonerler hep arka planda “görünmeyen yöneticiler” olarak kalmalı idiler. 1906 Kahire Kongresinde ittifakla kabul edilen bu proje hemen İslam dünyasının her tarafında uygulanmaya başlanmıştı.

Misyonerler; özellikle Hilafetin merkezi olan İstanbul’da bu projeyi uygulamak için, II. Meşrutiyet sonrası aktif bir faaliyet içine girmişlerdi. Bu kapsamda, 1910’larda İstanbul’da kurulan Hıristiyan Gençler Cemiyeti(YMCA); başta Abdullah Cevdet, Baha Toven, Sabiye Zekeriya Sertel, Cenap Şahabettin vb. olmak üzere birçok Türk aydınına konferanslar verdirerek; ateist hale getirmeye çalışmışlardı. Çünkü onlara göre ateist Türkleri Hıristiyan yapmak, Müslüman Türkleri Hıristiyan yapmaktan çok daha kolaydı.

Ayrıca Amerika ve İngiltere’ye giden Osmanlı talebelerine yönelik misyonerlik faaliyetleri de hızlanmış, âdeta bir taarruza, silahsız bir “haçlı seferi’ne” dönüşmüştür.

Bu taarruz o hâle gelmişti ki;1918’de Amerika’ya giden Türk talebelerden Ahmet Emin Yalman; meşhur Protestan Papaz Samuel Zwewer’ın kendilerini Hrıstiyanlığa kazanmaya yönelik aktif misyonerlik faaliyetlerden dolayı hatıralarında onu “ruh avcısı” olarak suçlayacaktır.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink) Alt 11-01-2008, 02:44
Kendini aşan 2de1'ci
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

ღBad-ı sabahღ
 
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.724
Rep gücü: 35
Rep derecesi: goldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsungoldengirl Oy Oy Oy Tutabilene Aşkolsun

 
İslam Gemisi’ni Boşaltmak
Osmanlının ehl-i sünnet hassasiyetlerinin ne derece önemli olduğunu anlamak için, 1906 Kahire kongresinde, kongre başkanı Papaz Sammel Zwemer’in şu tavsiyelerini okumak yeterli olur kanaatindeyim. Zwemer şöyle diyor: “Bir Müslüman’a dinini bırak dersen, onun İslam’ı bırakması asla mümkün değildir. Nitekim 25 yılda ancak 25 Müslüman’ı Hıristiyan yapabildik. Onlar buna karşılık her gün en az 25 Hıristiyan’ı Müslüman yapıyorlar. Biz Müslümanlara; ‘Sizin dininiz olan İslamiyet; mücevher yüklü çok kıymetli bir gemiye benziyor. Ama bu gemi’nin yükü çok ağır. Geminin karşıya batmadan geçebilmesi için, bu yüklerin bir bölümünü denize atmamız gerekir’ demeliyiz. Böylece mübahlardan, müstehaplardan, sünnetlerden başlayarak, vaciplere, farzlara gelinceye kadar onlara geminin bütün yüklerini boşalttırmalıyız. Böylece gemi karşıya geçse de boş geçmeli!..”

Bu gün, Osmanlı’ya düşman olanlar geminin yükünü boşaltmaya çalışanlar ve onların yerli işbirlikçileridir. Osmanlı; İslam gemisinin yükünü muhafaza ettiği için hâlâ dünya Müslümanlarının gönlünde taht kurmuştur.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Rambo hassasiyeti ! Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 19-01-2008 03:20
İnönü Stadı'nda Türkiye'nin ortak hassasiyeti vardı Kr㣠Spor haberleri 0 26-10-2007 08:00
73 Fırka ve Ehl-i Sünnet Nedir ? Raid_IRON Dini Konular 2 17-08-2007 08:24
'Trabzonlu gençlerin hassasiyeti kullanılıyor' Haberci Son Dakika Haberleri 0 22-01-2007 17:10
7-8 yaşLarında bir çocuğun iman hassasiyeti...^^ _aLmİrA_ Dini Konular 7 29-06-2006 21:45


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:30 .

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788